İstanbul BAM 14. HD 2024/727 E. 2024/793 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/727
2024/793
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/727
KARAR NO: 2024/793
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13.03.2024 tarihli ek karar.
NUMARASI: 2024/48 D.İŞ 2024/48 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki değişik iş dosyasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 13.03.2024 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu ... ve müşterek müteselsil kefil ... arasında ...'in müvekkili şirkete karşı verdiği zarara karşılık tanzim edilmiş 08.02.2024 vade tarihli, 1.416.400 TL meblağlı senet sebebiyle alacaklı olduğunu, senedin vadesi gelmesine rağmen borçlu tarafından ödenmediğini, senedin borçlu ve müşterek ve müteselsil kefil tarafından da imzalandığını, borçluların vade gününde ödeme yapmadığını, borçluların mallarını kaçırma eğiliminde olduğunu, borçlunun adresini taşıma niyetinde olduğunu, evine şirketten aldığı kartonları götürdüğünün öğrenildiğini, müvekkili zaten zarara sokan borçlunun, senedi ödememesi nedeniyle müvekkilinin yeterince mağdur edildiğini, borçlunun mallarını kaçırması halindeyse müvekkilin mağduriyetinin artacağını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/18235 E. 2018/731 Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, borçluların sözleşme hükümlerini ihlal ederek edimlerini yerine getirmediklerinden, İİK.257. md. gereğince ve ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09/06/2004 tarih, 2004/4-351 Esas ve 2004/339 Karar numaralı kararı uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz talep edildiğini ileri sürerek, 1.416.400 TL tutarlı senede dayanarak borçluya ait taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemenin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 09.02.2024 tarihli değişik iş kararı ile; İİK'nın 257.maddesi şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile %15 teminat kaşılığında ihtiyaten haciz kararı verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, müvekkili ...'in işe alınma şartı olarak boş senet verilmesini ve kefil getirmesi gerektiğini, müvekkilinin işe girmek için karşı karşı tarafın bu talebini kabul ettiğini, diğer müvekkili ...'in ise ...'in annesi olduğunu, kefil olarak iş yerine götürerek boş senede imzaları alındığını, boş ve imzalı bir senet verilmiş olması nedeniyle kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, müvekkilinin işten kovulması sonrası doldurulduğunu, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığına dair alacaklı aleyhine menfi tespit davası açacaklarını, taraflar arasında verilen bir borç senedi söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemeden istenildiğini, müvekkilinin ikametgah adresinin Bağcılar olduğunu, yargı çevresi olarak Bakırköy Adliyesine bağlı olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin gayrimenkulünün haczedildiğini ve zarara uğratıldıklarını belirterek, itirazlarının kabulü ile yetki itirazının ve esasa dair bütün itirazlarının değerlendirilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinde duruşma açılarak itiraz hakkında ek karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 13.03.2024 tarihli ek kararında; "Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İtiraz eden vekili, yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemelerini olduğunu, müvekkili ...'in işe girmek için karşı karşı tarafın senet talebini kabul ettiğini, diğer müvekkili ...'in ise ...'in annesi olduğunu, kefil olarak iş yerine götürerek boş senede imzaları alındığını, boş ve imzalı bir senet verilmiş olması nedeniyle bononum kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını belirterek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. İİK'nun 50. maddesi ile yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Karara dayanak belge bono olup mahkemenin yetkisi belirlenirken kıymetli evrak hükümlerine de bakılacaktır. Buna göre, bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun veya borçluların yerleşim yerinde, keşide veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Yetki şartı bulunması halinde yetki şartının geçerli olması için HMK.'nın 17. maddesine göre, bono düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır.Dayanak bono incelendiğinde, bononun keşide yeri İstanbul olup, yetki itirazı yerinde değildir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, İhtiyati haciz kararına ancak İİK'nın 265. maddesinde yazılı sebeplerle itiraz edilebilir. Bunun dışında menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususlar, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemez. Bu kapsamda boş ve imzalı bir senet verilmiş olması nedeniyle bononun kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı itirazları ihtiyati haciz aşamasında incelenemez." gerekçesiyle, itirazının reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili ...'in karşı yan bünyesinde 11/10/2021 yılından bu yana satış temsilcisi olarak çalıştığını, alacaklının, müvekkilinden işe alınma şartı olarak boş senet vermesini ve kefil getirmesini şart koştuğunu, müvekkilinin de işe girme amacıyla karşı yanın bu talebini kabul etmek zorunda kaldığını, diğer müvekkili ...'i de Yasin'in annesi olduğunu, iş yerine götürülerek bir nevi zorla boş senede imzaları alındığını, iş yeri yetkilileri müvekkilini ve annesini normal bir prosedür bu, sorun yok diyerek ikna ettiğini, ne imzaladığını dahi bilmeden bu evrakı imzalamak durumunda kaldıklarını, bu nedenle boş ve imzalı bir senet verilmiş olduğunu ve kombine senedinin zorunlu unsurlarını taşıyan bir senet olmadığını, boş bir senede alınan imza sonrası bu hususların müvekkilinin işten kovulması sonrası doldurulduğunu, bu haliyle bu senedin bono niteliğini haiz olmadığını, dolayısıyla böyle bir belgeye istinaden de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, ...'i işe almak için şart koşularak imzalatılan boş senede karşılık müvekkillerinin hiçbir borcu olmadığının alacaklı aleyhine açacakları menfi tespit davasında ispatlanacağını, mahkemenin de yetkisiz olduğunu, müvekkillerinin ikametgahının Bağcılar olduğunu, Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğunu, ortada bir senet söz konusu olmadığından İstanbul'un düzenleme yeri olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkili olduğu tespitinin hatalı olduğunu, haciz sebebiyle müvekkillerinin zarara uğradığını, bu nedenle alacaklıya karşı açacakları menfi tespit davası ve tazminat davasına teminat olması ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz etmiş olduklarından davalar sonuçlanıncaya kadar alacaklının teminatı üzerine tedbir konularak teminatın alacaklıya iade edilmemesine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından tüm bu itirazlarına rağmen taleplerinin kabul edilmediğini, ortada varlığı tamamen dayanaksız olan hatta ve hatta suça konu olan senede ilişkin çok düşük bir teminatla ihtiyati haciz kararı verilmesinin kesinlikle kabul edilebilir olmadığını, senede ilişkin borçlu olunmadığına dair Bakırköy 42. İş Mahkemesinin 2024/77 Esas sayılı dosya ile menfi tespit davası açıldığını, senedin suça konu olduğundan bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/49949 soruşturma no'lu dosyası ile şikayetçi olunduğunu, bu sebeplerle, ihiyati haciz kararının kaldırılması ya da aksi kanaat halinde İİK'nın 265.maddesi uyarınca %125 teminat ile kararın ifasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen ikararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair 13.03.2024 tarihli ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, itiraz eden borçlular vekili tarafından, yasal süreleri içinde, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Dosya kapsamından, talep eden/alacaklı vekili tarafından, karşı taraf/borçlularca düzenlenen 06.02.2024 düzenleme tarihli, 08.02.2024 ödeme tarihli 1.416,400,00 TL bedelli senet nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup söz konusu senette alacaklının lehtar olarak yer aldığı, borçlu ... tarafından keşide edildiği, borçlu ...'in kefil olarak yer aldığı, mahkemece %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, borçluların itirazı üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede mahkemenin 13.03.2024 tarihli ek kararı ile itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Öncelikle, İİK'nın 258. maddesinde, ihtiyati hacze İİK'nın 50. maddesine göre yetkili mahkemede karar verileceği hüküm altına alınmıştır. İİK'nın 50. maddesi ise yetkili mahkemenin belirlenmesinde dair HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun yerleşim yerinde, bononun keşide yerinde veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Para alacağı götürülecek borç olup alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Alacaklı şirketin merkezi Eyüpsultan/İstanbul senedin keşide yeri de İstanbul olduğundan mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. İtiraz eden borçlularca yukarıda değerlendirilenler dışında ileri sürülen senedin geçerli olmadığı, senet vasfı taşımadığı, senedin boş olarak imzalandığı ve iradelerine aykırı doldurulduğu yönündeki itiraz nedenleri ve iddiaları menfi tespit davası yoluyla ileri sürülebilecek nitelikte olup, İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olan ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilemez. Borçlu tarafından ileri sürülen nedenler, ihtiyati hacze itiraz nedenleri olmayıp, açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebilir. İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca vadesi gelmiş para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği, alacağın yaklaşık ispatının yeterli olduğu, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu, yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Mahkemece %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiş olup alınan teminat Dairemizce de uygun bulunduğundan aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair verilen 13.03.2024 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurulsunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02