SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/631 E. 2024/789 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/631

Karar No

2024/789

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/631

KARAR NO: 2024/789

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29.02.2024 duruşmanın 5 no'lu ara kararı (04.03.2024 tarihli

gerekçeli ara karar)

NUMARASI: 2023/1131 Esas

DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali İstemli

Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali ve şirkete kayyım atanması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 04.03.2024 tarihli ara karara karşı davacılar ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; toplantıya çağrı şekline ilişkin düzenleme gereği ortakların, hem ana sözleşmede gösterilen şekilde hem var ise ortaklığın internet sitesinde hem de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilanla çağrılacağını, ancak davalı şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantı ilanın davalı şirketin internet sitesinde yayımlanmadığını, davacılara ve diğer hissedarlara, iki hafta önceden çağrı yapılmadığını, toplantıdan iki gün önce gündem değişikliği ilanı yapıldığını, hakim hissedar ...'nın vefatı ile kendisinin hisselerinin mirasa konu olduğunu, İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/31 tereke dosyasının miras hisselerine ilişkin davanın hala derdest olduğundan dolayı müvekkillerinin mirasçı olmasına rağmen henüz intikal işlemlerinin gerçekleştirilmediğini, ...'nın rahatsızlanması ile tabiri caizse meydanı boş bulan davalı ...'nın, zaman içerisinde kendisinin olmayan ailenin diğer fertlerine ait taşınmazları kendi üzerine geçirerek usulsüz bir şekilde şirkete sermaye olarak kattığını, azar azar kendisini hakim hissedar konumuna getirmeyi başardığını, buna örnek olarak ... isimli teknenin önce %50 payını kendisi adına tescil ettirdiğini, davalı ...'nın usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri sebebiyle davacı ...'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/120757 soruşturma dosyasından ... hakkında şikayette bulunulduğunu, şirketin bazı tarihlerdeki genel kurullarında babasının hasta ve genel kurula katılamayacak halde olmasına rağmen hazır bulunmuş gibi imzasının bulunduğunun tespit edilmesi üzerine imza incelemesi yaptırıldığını, uzmanlık raporunda, şirketin 08.06.2020 tarihli genel kurulunun hazır bulunanlar listesi, 11.08.2020 tarihli genel kurulun hazır bulunanlar listesi, 21.01.2021 tarihli genel kurulun hazır bulunanlar listesindeki ...'nın imzalarına ilişkin "....inceleme konusu imzaların her birinin farklı şekillerde oldukları, kendi aralarında tutarlı olmayıp genellikle basit tersimli çiziktirmelerden ibaret oldukları tespit edilmiştir. ....İnceleme konusu belgelerde ... adına atfen atılı imzaların her birinin farklı şekillerde olduğu, genellikle kaligrafik özelliklerden yoksun, basit çiziktirmelerden ibaret oldukları tespit edilmiştir. Söz konusu imzaların ...'nın mukayese imza örnekleri ile karşılaştırıldıklarında imzaların oluşturuluş biçimi, işleklik dereceleri, baskı eğim doğrultu ve kalem yürütme alışkanlıkları bakımından farklılıklar saptanmakla, söz konusu imzaların izzettin Vardarlı'nın elinden çıktığını gösterir nitelikte grafolojik benzerlik tespit edilememiştir..." tespiti yapıldığını, bu sebeple davalı ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını, ceza davasının derdest olduğunu, davalı ...'nın gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlemlerin, aynı zamanda diğer boyutuyla hukuki ihtilaf da teşkil ettiğinden dolayı genel kurul kararlarının iptali için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/246 Esas, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/433 Esas sayılı dosyalar ile davalar ikame edildiğini, yargılamanın sürdüğünü, davalı ... tarafından yapılan usulsüzlüklerin devam ettiğini, davalının davalı şirketin gelirlerini de keyfi bir şekilde kendi hesabına ya da başka insanlar adına olan hesaplar kullanılarak kendi uhdesine geçirdiğini, tüm bu sebeplerle İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş, 2023/334 Karar sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep edildiğini, şirkete yönetim kayyımı atandığını, bu tedbir kararının da nihai karara ermesi gerektiğini ileri sürerek, davalı ...'nın haksız kazanç sağlamak amacı ile ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketin'de usul ve yasaya aykırı işlemler yapabilmek adına, hakkındaki sahte imza ile genel kurul yapılması yönünde hali hazırda ceza yargılaması ve hukuk yargılamaları devam ederken ve dahi vesayet davasında tüm malvarlıkları ve banka hesaplarına vesayet tedbir şerhi konmuş olmasına rağmen yapılan 14.09.2023 tarihli genel kurul toplantısının iptaline, davalı şirkete daimi olarak kayyım atanmasına, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/325 D.İş 2023/334 Karar sayılı kararın işbu dosya ile tensiben bileştirilmesine, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak müvekkillerinin selameti için mirasçı olan davalı ...'nın hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili, 06.12.2023 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı şirkette yönetim kayyımı olan SMMM ...'nın şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ...'nın yönetim kayyımı olarak atanmaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca davalı ...'nın talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, davalı şirketin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak davacıların selameti için mirasçı olan ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; mahkemece verilen 29.11.2023 tarihli ve 16 nolu tensip ara kararından rücu istemlerini içeren dilekçelerinin 10.12.2023 tarihinde dosyaya gönderildiğini, aynı konuda mahkemece mahkemenin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından verilmiş tam tersi bir karar bulunduğunu, genel kurulun iptali davası dışında harcı verilerek açılmış ikinci bir dava ve talep bulunmadığını, uyuşmazlık konusunun sadece genel kurulun iptali olduğunu, diğer taleplerin salt tedbir talebi olduğu ve esasa dair yargılama neticesinde elde edilecek sonuçlar tedbir kararı ile ulaşılmasının mümkün olmadığını, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, bu durumda işbu davada dava edilen tek uyuşmazlık konusu olan genel kurulun iptali davasında müvekkili şirkete denetim kayyımı atanmasının dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi olmadığını, tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilmemiş olması ve dava dilekçesindeki diğer taleplerin de esasa dair talepler olmaması nedeniyle, mahkemece verilen tedbir kararının davacılarca süresi içinde tedbir konusu hususlarda esas hakkında dava açılmamış olması nedeniyle HMK'nın 397 uyarınca kendiliğinden sona erdiğinin tespiti gerektiğini, genel kurul çağrısının mevzuatta öngörülen usulde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan çağrı işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırı olmamakla birlikte, anılan hususların tek başına bir iptal sebebi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacıların iddialarının aksine, şirket hisselerinin intikali işlemlerinin yapıldığını, müteveffa ... tarafından eski eşi ... lehine yapılan vasiyetname ile ...nın mirasçı olarak atandığını, vasiyetin açılması kararına karşı, işbu dosyanın davacıları tarafından itiraz edilmiş olduğundan TMK'nın 598/2.maddesi gereğince “vasiyetin açılması kararı” kesinleşene kadar atanmış mirasçılık belgesi alınamadığını, bu nedenledir ki, şirket hisseleri bakımından ...’nın dahil edilmesi suretiyle intikaller yapılamadığını, ancak şirketin iş ve işlemlerinin sürdürülebilmesini teminen vasiyet lehdarı ... tarafından ileride vasiyetten doğan hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...’ya ait miras hisselerinin dışlanması suretiyle payların pay defterine işlenmesi ve vasiyetname yokmuş gibi genel kurulların yapılmas hususunda noterden muvafakatname verildiğini, bu muvafakatname dahilinde olmak üzere, şimdilik (vasiyetin açılması kararının kesinleşmesine kadar) ...’nın vasiyetten doğan miras payı yokmuş gibi, şirket hisseleri tüm mirasçılar arasında dağıtılmış ve pay defterine de işlendiğini, tüm hissedarların paylarının arttırıldığının net bir şekilde ortada olduğunu, nitekim sermaye artırımlarından önceki tablo ile sermaye artırımlarından sonraki tablolar karşılaştırıldığında, tüm hissedarların sermayelerinde artış olduğunun görüldüğünü, hisse artırımlarının da yürürlükteki mevzuata uygun bir şekilde ve genel kurul ile gerçekleştirildiğini, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde müvekkili şirket yöneticisinin beraat ettiğini, her ne kadar istinaf mahkemesi kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmişse de verilen kararın usuli birtakım eksikliklerin giderilmesini teminen verildiğini, davacıların gerçek dışı iddialarının bitmediğini, nitekim davacılar iddiasının aksine, dava dilekçesinde bahsedilen tahliye davalarının davacısı ... olmayıp ... Vakfı olduğunu, ... isimli tekne ile ilgili iddiaların da gerçek dışı olduğunu, bu teknenin ekspertizi yapılarak belirlenen 364.000,00TL miktarlı ...’ya ait hissenin ... şirketine devredilerek ...’nın şirkete olan borcundan mahsup edildiğini, iddia edildiğinin aksine müvekkili şirkete yapılan bir ödeme veya sermaye kalemine eklenen bir tutar bulunmadığını, davacılardan ..., ... ve ...'nın işbirliği halinde hareket ile sahte borç ihdas ederek birbirlerine karşı ... şirketini avalist göstermek suretiyle senet düzenleyerek şirketi kendilerine toplamda 45.000.000 TL borçlandırdıklarını, sonra da anılan senetleri takibe koyduklarını, konuyla ilgili olarak adı geçen kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/123090 soruşturma sayılı dosyasından açılan soruşturmanın devam ettiğini, dosyada bir kısım davacı sanıklar hakkında işbirliği halinde müvekkili şirketi ele geçirmek amacıyla yasa dışı yollardan suni borç üretmeleri nedeniyle emniyeti suistimal suçlaması ile dosyanın uzlaşma bürosuna sevkine karar verildiğini, müvekkil şirketin selameti açısından ...’nın yönetim ve temsil yetkisine son verildiğini, asıl davacıların fikir ve eylem birliği içerisinde, şirketin içini boşaltmak için işbirliği halinde olduklarını, bu uğurda sahte borç ihdas ettiklerini, şirketi yönetilemez duruma getirerek amaçlarını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini, davacılar tarafından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/315 D.İş sayılı dosyasından işbu davaya konu hususlarda aynı yönde tedbir talebinde bulunulduğunu, mahkemece anılan taleplerin 14.11.2023 tarihli kararı ile reddedildiğini, 2023/315 D.İş sayılı dosyasına konu talepler ile işbu dava dosyasındaki taleplerin aynı iddia/olay/konuya ilişkin olduğunu, aradan geçen süreçte müvekkil şirket aleyhinde olacak şekilde farklı herhangi bir gelişme bulunmadığını, tam tersine, davacıların iddialarına mesnet yaptıkları hususlarda bir kısım davacılar hakkında savcılık uzlaştırma/iddianame düzenleme aşamasına geçildiğini, mahkeme tarafından aynı konuda kısa zaman aralıkları ile iki farklı karara imza atıldığını, kararın verildiği tarihten bugüne kadar geçen süreçte, durum ve koşullarda müvekkili aleyhine hiçbir değişiklik olmadığını, hatta tam tersine, bir kısım davacılar hakkında, müvekkili şirkete karşı güvenin kötüye kullanılması suç kapsamında savcılık tarafından iddianame düzenlenme aşamasına geçildiğini, organ boşluğu bulunmayan hallerde kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, davacılar tarafından ileri sürülen talep ve iddiaların dayanaksız ve gayri hukuki olduğunu, bunun dışında, çoğunluk sermayedarın haklarını ihlal eder şekilde tesis edilen ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı ve zarar verici bir talep olduğu gibi, davacıların iddialarının, yaklaşık ispat seviyesinde de olsa gerçek olduğu konusunda kanaat ettirici bir delil mevcut olmaması karşısında, ispat hukukunun temel kavramlarına ve Kanuna açıkça aykırı bir karar tesis edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen 17.01.2024 tarihli ara kararda özetle; "Tensip zaptının 16 numaralı ara kararında anlam karmaşası oluşmuş olması ve maddi hata nedeniyle dosya resen ele alındı. 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/325 değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen 12/09/2023 tarihli tedbir kararının HMK 396.maddesi uyarınca değiştirilerek; ...'nın (T.C.K.N: ...) davalı ... Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne denetçi ve onay kayyumu olarak atanmasına, -Denetim ve onay kayyumuna şirketin malvarlığını tespit ve raporlama konusunda yetki verilmesine, raporunu sunmak üzere 3 aylık süre verilmesine,-Şirketin önemli tasarruf işlemlerinin kayyumun denetim ve onayıyla yapılmasına, -Kayyumun yapacağı iş karşılığı için aylık 10.000,00 TL kayyum ücreti olarak takdirine, kayyum ücreti yatırıldığında şirketin yönetim kurulunun yaptıkları ve yapacakları işlerin denetlemek üzere denetim kayyumu olarak göreve başlamasına, bu ücretin şirket hesaplarının müsait olmaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bu aşamada davacı yanca karşılanmasına,-İİK 179/a2 maddesi gereğince iş bu kararın İİK 166/2 maddesindeki usul ile ilanına ve ticaret siciline tesciline,-Masrafı davacı tarafından karşılanmasına" karar verilmiştir. Bu ara karara, davacı ve davalı vekillerince 29.02.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında itiraz edilmiştir. Davacılar vekilince, tedbir kararının değiştirilerek yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ... vekili ile davalı şirketin vekili ise denetim ve onay kayyımı atanması yönündeki ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 29.02.2024 tarihli duruşmanın 5 no'lu ara kararında; "Davalı tarafın ve davacı tarafın tedbir ara kararına ilişkin itirazlarının reddine, bu hususta ayrıntılı İstinaf yasa yolu açık olmak üzere ara karar tesisine, ara kararın resen taraflara tebliğine...'' dair karar verilmiş, bu ara karara ilişkin olarak 04.03.2024 tarihli gerekçeli ara yazılmıştır. İlk Derece Mahkemesince 04.03.2024 tarihli ara kararda özetle; '' ... Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyasının 29/02/2024 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararı ile davalı tarafın ve davacı tarafın tedbir ara kararına ilişkin itirazının reddine karar verilmiş olup, bu hususta davalı şirket vekilince 24/12/2023 tarihli dilekçesi ile tedbir talebinin reddine dair ara kararı İstinaf ettiği, vaki İstinaf dilekçesine istinaden dosya suretinin ilgili BAM Dairesine gönderildiği anlaşılmış olup, davacı vekilinin vaki itirazı hususunda dosya ele alındı.Davacı vekili itirazında özetle; müvekkillerin mal varlıkları tehlike altında olduğunu, şirketin kira gelirlerinin nasıl toplandığı, zeytinliklerin nasıl işletildiği hususları belirli olmadığını, bu sebeple öncelikle 17/01/2024 tarihli tedbir ara kararını değiştirilerek tekrar mevcut kayyımı yönetim kayyumunun atanmasına karar verilmesini, ayrıca kayyumun uzmanlık alanı olmadığını bu hususların açıklığa kavuşturulmasını talep etmiştir. Mahkememizin 17/01/2024 tarihli ara kararı ile davalı şirkete denetim ve onay kayyumu atanmış, şirketin önemli tasarruf işlemlerinin kayyumun denetim ve onayıyla yapılmasına karar verilmiştir. Davacı, tedbirin değiştirilerek Yönetim Kayyımı atanmasını talep etmiş, davalı ise denetim kayyımı atanması yönündeki ara kararın kaldırılmasını talep etmiş, tedbire itiraz ön inceleme duruşması sırasında değerlendirilmiştir.Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup, davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluştuğundan şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmiştir.Talep sahibi davacının hakkının korunması adına önemli işlerde de onay verecek denetim kayyumu atanmasına ilişkin tedbir kararın yeterli ve ölçülü bir tedbir kararı olduğu kanaati hasıl olmakla, davalının tedbire itirazlarının soyut nitelikte kalması, tedbirin kaldırılmasının davacının zarara uğramasına sebebiyet verebileceği dikkate alınarak tedbirin kaldırılması yönündeki itirazın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin yönetim kayyumu atanmasına yönündeki tedbire itirazının değerlendirilmesinde ise ticaret şirketlerin kâr elde etme amacıyla bir araya gelmiş kişilerden oluşmuş tüzel varlıklar olması, şirketin yönetim kurulunun oluşumu, işleyişi, görevden alınması öncelikle şirketin kendi iç yapısı içinde genel kurulda halledilmesi gereken konular olması, yargı organlarınn ancak yasanın öngördüğü hallerle sınırlı olarak (organ boşluğu gibi) şirket yönetimine kayyım atamasının mümkün olması çerçevesinde, işbu dava kapsamında söz konusu tedbirin de ölçüsüz olacağı açık olduğundan, bu talep ve itirazın reddine karar verilmiştir...'' gerekçesiyle, davacı vekili ile davalılar vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 29.02.2024 tarihli celse, (5) no.lu ara karar ile tedbir ara kararına ilişkin itirazlarının reddine şeklindeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının ...'nın sermaye arttırım şartları oluşmadan art arda yaptığı genel kurullarda sermaye arttırımı yaptığını, kendisini hakim hissedar durumuna getirdiğini, hakim hissedar ...'nın ölümünden sonra davalı ... 'nın yine kendi bildiğini okurcasına müteveffanın terekesine dahil olan şirket hisseleri ile ilgili henüz müteveffanın hastalık döneminde hisselerinin usulsüz ve hukuka aykırı olarak azaltılması nedeniyle açılan genel kurul kararlarının iptali davalarının neticelenmemesine, tereke tespit davası açılmış ve işbu davada tereke temsilcisi atanmış olmasına rağmen (İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/31) mirasçılar arasında dağılımı gerçekleştirdiğini, müteveffanın hastalığından yararlanarak haksız hisse devirleri ile kendisini hakim hissedar konumuna getirmeye çalıştığını, müteveffanın rahatsızlığı döneminde mirasçılardan ... tarafından davalı ... hakkında gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunulduğunu, İstanbul CBS'nin 2021/120757 soruşturma sayılı soruşturma neticesinde iddianame düzenlendiğini, hâlihazırda davalı ...'nın sanık sıfatıyla yargılandığını, yerel mahkemenin bu hususları göz ardı ederek haksız bir şekilde yönetim kayyımı atanması yerine denetim ve onay kayyımı atadığını ve bu yöndeki karara itirazlarının da 29.02.2024 tarihli duruşmada reddine karar verildiğini, ceza soruşturma dosyası kapsamında alınan 24.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ve 11.10.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Raporunda ... adı karşısına atılı dava konusu söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı hakkında görüş bildirildiğini, diğer yandan davalı şirketin tescilli "... bey" markasının kayyım raporunun aksine davalı şirket adına tescilli olmadığının yapılan araştırmalarda anlaşıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında işbu markanın 31.07.2023 tarihinde ... adına tescilli olduğunun görüldüğünü, ticaret sicil kayıtlarına göre u şirketin de davalı ... tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kurulduğunun anlaşıldığını, her ne kadara mahkemece 04.03.2024 tarihli gerekçeli arar kararda yönetim kayyımı tedbirinin orantısız olacağı belirtilmiş ise de, davalı ... tarafından usulsüz ve hukuka aykırı olarak gerçekleştirelen sermaye artırımlarına ilişkin 08.06.2020, 11.08.2020, 16.09.2020 ve 21.01.2021 tarihli 4 (dört) genel kurul toplantısı butlanla batıl olduğundan ... Tekstil San. Tic AŞ.'nin organlarından yoksun olduğunu ve bu sebeple şirkete yönetim kayyımı atanmasının zorunlu olduğunu, yine mahkemenin 12.istinaf başvurularında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2024/209 Esas, 2024/261 Karar sayılı kararı ile taleplerinin haklılığının ortaya konulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve istinaf taleplerinin kabulü ile, yönetim kayyımı olarak ...Tekstil San. Tic AŞ'de bir dönem yönetim kayyımlığı görevini icra eden SMMM ...'nın şirketin büyüklüğü de göz önünde bulundurularak heyet halinde SMMM ... ve de avukat SMMM ...'nın yönetim kayyımı olarak atanmalarına, şirkette bulunan diğer yönetim kurulu üyelerinin yalnızca ...'nın talimatı ile hareket etmesi sebebiyle yetkilerinin kısıtlanmasına, ... Tekstil San. Tic AŞ'nin ve miras payları oranında hisse sahibi olacak müvekkillerinin selameti için mirasçı olan davalı ...'nın şirket hesaplarında işlem yapma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 29.11.2023 tarihli tensip zaptı ile şirkete ihtiyati tedbir kararı olarak denetim ve onay kayyumu atanmasına karar verildiğini, mahkemece 29.02.2024 tarihli celsede ilgili ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olması sebebiyle kaldırılmasının talep edildiğini, ancak bu taleplerinin kabul görmeyerek reddedildiğini, organ boşluğu bulunmayan hallerde kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, davacılar tarafından ileri sürülen talep ve iddiaların dayanaksız ve gayri hukuki olduğunu, bunun dışında, çoğunluk sermayedarın haklarını ihlal eder şekilde tesis edilen ihtiyati tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı ve zarar verici bir talep olduğu gibi, davacıların iddialarının, yaklaşık ispat seviyesinde de olsa gerçek olduğu konusunda kanaat ettirici bir delil mevcut olmaması karşısında, ispat hukukunun temel kavramlarına ve Kanuna açıkça aykırı bir karar tesis edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu 29.02.2024 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, denetim ve onay kayyımı atanması ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve davalı şirkete kayyım atanması, davalı gerçek kişinin hesaplarda işlem yapma yetkisinin kısıtlanması istemine; istinaf ise yargılama sırasında verilen 29.02.2024 tarihli duruşma ara kararına (04.03.2024 tarihli gerekçeli ara kararı) ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında mahkemenin 17.01.2024 tarihli ara kararı ile davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir kararına tarafların itirazlarının 29.02.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında reddine karar verilmiş, bu konuda 04.03.2024 tarihli gerekçeli ara karar yazılmış; 29.02.2024 duruşma ara kararına (04.03.2024 gerekçeli ara karara) karşı davacılar vekili ile davalı ... Vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, davalı şirketin 14.09.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali ve davalı şirkete kayyım atanması, davalı gerçek kişinin hesaplarda işlem yapma yetkisinin kısıtlanması istemine ilişkin olup bu dava açılmadan önce davacılar vekilince İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş dosyasında davalı şirketin 14.06.2023 tarihli genel kurulunun yapılmasının önlenmesi ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Bu dosyanın UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde; mahkemenin 12.09.2023 tarihli ve 2023/334 Karar sayılı kararı ile genel kurulun yapılmasının önlenmesi talebinin reddine, davalı şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin kabulü ile şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, karşı taraf ... ve ... Teks.San.Tic. tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, mahkemenin 12.10.2023 tarihli ek kararı ile şirket merkezinin Güngören/İstanbul'da olması sebebiyle mahkemenin yetkili olmadığı, Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, kararın eldeki davanın davacıları ve ihtiyati tedbir talep edenlerce istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2023/2272 Esas, 2024/122 Karar sayılı kararı ile; yetkili Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1131 Esas sayılı ve 29.11.2023 tarihli tensip ara kararı ile İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş sayılı dosyasında verilen yönetim kayyım atanması şeklindeki tedbir kararının değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına dair yeniden karar verildiği ve bu şekilde istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Dava, yukarıda özetlenen ve dava açılmadan önce talep edilen ihtiyati tedbir değişik iş dosyasındaki ihtiyati tedbir kararının ardından ilk olarak olarak İstanbul 20.Asliye Ticaret mahkemesi nezdinde 27.09.2023 tarihinde açılmış, anılan mahkemenin 29.09.2023 tarih ve 2023/578 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya 27.11.2023 tarihinde Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1131 Esasına kaydedilmiştir. Dosyanın esasa kaydından sonra ilk derece mahkemesince 29.11.2023 tarihli tensip zaptının 16 no'lu ara kararı ile; daha önce davacıların talebi ile İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş 2023/334 Karar sayılı dosyasında davalı şirkete yönetim kayyımı atanması şeklinde verilen ihtiyati tedbir kararı değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmiştir. Davalı şirket vekilince, 29.11.2023 tarihli ara karara karşı istinaf yoluna başvurularak bu ara kararın kaldırılmasını istenmiş, Dairemizce yapılan incelemede bu istinaf başvurusunun Dairemizin 22.02.2024 tarihli ve 2024/209 Esas, 2024/261 Karar sayılı karar ile usulden reddine karar verilmiştir. Yine davacılar vekilince 06.12.2023 tarihli dilekçe ile yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş, 12.12.2023 tarihli ara karar ile davacıların bu talebi reddedilmiş, bu ara karara davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise yine Dairemizin 22.02.2024 tarihli ve 2024/209 Esas, 2024/261 Karar sayılı kararı ile eksik incelemeyle karar verildiği, eksiklikler tamamlanarak davacıların yönetim kayyımı atanması taleplerine ilişkin bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kaldırılmıştır.Dava dosyası yukarıda belirtilen ara kararlara ilişkin olarak Dairemizde henüz istinaf incelemesi aşamasındayken ilk derece mahkemesince 17.01.2024 tarihli ara karar ile bu kez; 29.11.2023 tarihli, 16'no'lu ara kararın anlam kargaşası oluşturduğu gerekçesiyle yeniden inceleme yapılarak davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanması ile görevlerinin belirlenmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili ile davalı ... vekilince itiraz edilmiş, bu itirazların 29.02.2024 tarihli duruşmada reddine karar verilmiş, bu ara karara ilişkin olarak 04.03.2024 tarihli gerekçeli ara karar yazılmıştır. Gelinen aşamada, davacılar vekili ile davalı ... vekili 29.02.2024 tarihli ara karara (04.03.2024 tarihli gerekçeli ara karara) karşı istinaf isteminde bulunmuş ve dosya Dairemize yeniden gönderilmiştir. Davacılar vekilinin, istinaf başvurusu yönünden yapılan incelenmede; Davacılar vekilince 17.01.2024 tarihli ara karara karşı, denetim ve onay kayyımının yeterli olmadığı, yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekli olduğu belirtilerek itiraz edilmiş ve ilk derece mahkemesince de 04.03.2024 tarihli ara karar ile bu itiraz reddedilmiş ise de; daha önce davacılar vekilince 06.12.2023 tarihli dilekçe ile yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemiz gönderildiği, Dairemizin 22.02.2024 tarihli ve 2024/209 Esas, 2024/261 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ile verildiği gerekçesiyle kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Dairemiz kaldırma kararında da belirtildiği üzere; davacıların bir kısmının katılan olarak yer aldığı, davalı .. .nın ise sanık olarak yer aldığı, İstanbul 60. Ceza Mahkemesinin 2022/760 Esas, 2023/722 Karar sayılı dosyasında özel belgede sahtecilik suçlamasından dolayı dava açıldığı, dosyada verilen beraat kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 2023/2768 Esas, 2023/2309 Karar ve 23.10.2023 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu, bozma gerekçesinde, hükmün açıklandığı celsede hakimin reddi talebinde bulunulduğu, bu konuda CMK'nın 27 vd maddeleri gereğince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmediğinden yargılamaya devam edildiği ve bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtildiği, kabule göre ise suça konu genel kurul toplantılarından 08.06.2020, 11.08.2020, 16.09.2020, 21.01.2021 tarihli toplantılarındaki ... ismi yanında atılmış imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde grafolojik bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu hususun yerine getirilmediğine yer verildiği görülmektedir. Yine davacılarca davalı gerçek kişinin usulsüzlükler yaptığı iddia edildiği gibi bu davalının hakkında kısıtlanmasına dair İstanbul 21.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/530 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı da belirtilmiştir. Mahkemece, ileri sürülen bu iddialara ilişkin olarak 12.12.2023 tarihli arar kararda olduğu gibi 04.03.2024 tarihli ara kararda da yukarıda belirtilen ve davacılarca sunulan bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmediği, bu nedenle istinaf konusu 04.03.2024 tarihli ara kararın da eksik inceleme ile verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle 04.03.2024 tarihli istinaf konusu kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin, istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; İlk derece mahkemesinin 29.11.2023 tarihli ara kararının düzeltilmesine ilişkin 17.01.2024 tarihli ve denetim ve onay kayyımı atanması ile görevlerine ilişkin ara kararına karşı davalı ... vekilince ileri sürülen itirazların 29.02.2024 tarihli duruşmada reddine dair verilen ve gerekçesi 04.03.2024 tarihli gerekçeli ara kararda yazılan bu ara karara davalı gerçek kişi vekilince de istinaf isteminde bulunulmuştur.Mahkemece 04.03.2024 tarihli ara kararda davalı gerçek kişi vekilinin itirazları her ne kadar ihtiyati tedbire itiraz usulüne uygun olarak incelenmiş ise de; davalının itiraz sebeplerine ilişkin olarak da eksik inceleme ile karar verildiği, Dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararında değinilen ve dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle 04.03.2024 tarihli istinaf konusu kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Bu durumda mahkemece, davacıların yönetim kayyımı atanması yönünde tedbir kararı verilmesi talepleri ile davalı ... vekilinin itiraz sebepleri hakkında Dairemizin kaldırma kararında belirtildiği üzere ceza dava dosyası, davalının kısıtlanmasına ilişkin olarak açılan dava dosyası, davacılar vekilince sunulan Ali Tıp Kurumu grafolojik inceleme raporları bir bütün olarak değerlendirilerek, gerekçeli, denetime açık ve somut tespitlerin yer aldığı bir ara karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden 04.03.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir isteminin ve itirazın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden karara bağlanması için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında ihtiyati tedbir talebinin ve itirazın yeniden karara bağlanması için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.05.2024

KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKararınınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikanunincelemeKurulGenelkararıİstemliileritarihiiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim