İstanbul BAM 14. HD 2021/1016 E. 2024/788 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1016
2024/788
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1016
KARAR NO: 2024/788
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/02/2021
NUMARASI: 2019/1171 E. - 2021/161 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi diğer davalılar ... Gümrük Müşavirliği Anonim Şirketi ile davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 25/06/2019 tarihinde kat edilerek borçlulara Gebze ... Noterliğinin 27/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve alacağın kat tarihi itibariyle muaccel hale getirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile 5.565.268,50-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkil şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, takibe konu kredi sözleşmeleri ve kat ihtarı içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı şirkete hiçbir borcu mevcut olmadığını işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, davacı tarafın talep ettiği faiz fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiği açıklanmadığını, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, sözleşmelerde yer alan imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını, alacağın tayini taraf defterleri üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunduğunu, dava konusu alacağın bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını, davacı tarafın kat ihtarına itiraz edildiğini, dava konusu edilen tüm borca, ferilerine, itiraz edilerek ihtarname keşide edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, öte yandan davacı yanın dava dilekçesi içeriği ve iddialarının son derece genel ve soyut iddialar olup kabulü mümkün olmadığını ve bunların tamamının reddettiklerini, kabul etmediklerini peşinen bildirmekle birlikte, bu konudaki usuli eksikliğin giderilmesi amacı ile teminat mektuplarının hangi krediye istinaden kullandırıldığı, kefillerin sorumlu olduğu bedel gibi müphem iddiaların ayrıntılı olarak açıklanması gerektiğini, İİK madde 68/b maddesi 2. fıkra hükmüne göre; süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten soma dava edebileceği, hükmüne yer verdiğini, buna göre, hesap özetinin kesinleşmesi ve temerrüt için yasada 1 aylık süre öngörüldüğünü, müvekkillerine gönderilen ihtarnamelerde hesap özeti ekli olduğunu, hesap özetinin muhtevasına itiraza ilişkin yasada 1 aylık süre öngörülmüşken davalılara verilen ve bilirkişi tarafından rapora esas alınan 1 günlük süre yasaya ve mevcut şartlara aykırı olduğunu, verilen sürenin temerrüt tarihine esas alınmaması gerektiğini, dolayısıyla hesap özeti ekli kat ihtarını içeren ihtarnameye karşı en az 1 aylık itiraz süresi verilmesi gerekirken icra takip tarihinden itibaren müvekkillerin temerrüde düştüklerinden bahisle yapılan hesaplama yasaya ve mevcut şartlara aykırı olduğunu, kefiller yönünden genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu bedelin ne kadar olduğu açıklanmadığı gibi kefaletin düzenlenmesine dair maddenin TMK'nın 2.maddesi ve TBK'nın 484 maddesi ve Yargıtay kararları gereğince geçerliliğinin araştırılması gerektiğini, kefilin sorumluluğu, asıl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağını, dava dilekçesinde gayrı nakdi riskden ne kadar bedelle sorumlu olduklarını, kefalet limiti belirli açıklanmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 'ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ve müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği ve diğer davalılar olan müteselsil kefiller tarafından kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalı müteselsil kefillerin de borçtan sorumlu oldukları sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan ... numaralı kredi alacağı yönünden 860.890,00-TL ana para alacağı, 65.298,51-TL işlemiş akdi faiz, 3.264,93-TL BSMV olmak üzere toplam 929.453,44-TL alacaklı olduğu ve takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren ana para alacağına uygulanacak yıllık %49,20 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, ... numaralı kredi alacağı yönünden 1.685.000,00-TL ana para alacağı, 165.579,33-TL işlemiş akdi faiz, 8.278,97-TL BSMV olmak üzere toplam 1.858.858,30-TL alacaklı olduğu ve takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren ana para alacağına uygulanacak yıllık %52,80 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, ... numaralı kredi alacağı yönünden 2.249.000,00-TL ana para alacağı, 221.001,73-TL işlemiş akdi faiz, 11.050,09-TL BSMV, 394,99-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.481.446,81-TL alacaklı olduğu ve takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren ana para alacağına uygulanacak yıllık %52,80 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, davacının fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın (4.794.890,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki; ... numaralı kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 860.890,00-TL ana para alacağı, 65.298,51-TL işlemiş akdi faiz, 3.264,93-TL BSMV olmak üzere toplam 929.453,44-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren ana para alacağına uygulanacak yıllık %49,20 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... numaralı kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 1.685.000,00-TL ana para alacağı, 165.579,33-TL işlemiş akdi faiz, 8.278,97-TL BSMV olmak üzere toplam 1.858.858,30-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren ana para alacağına uygulanacak yıllık %52,80 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... numaralı kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 2.249.000,00-TL ana para alacağı, 221.001,73-TL işlemiş akdi faiz, 11.050,09-TL BSMV, 394,99-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.481.446,81-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren ana para alacağına uygulanacak yıllık %52,80 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (4.794.890,00-TL'nin) %20'si oranında icra inkâr tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından esnek taksitli krediler kullandırıldığını, geri ödemeye ilişkin olarak ödeme planlarında yer alan ilk 3 ay ödemesiz olmak üzere 36 ayda ödenmesi konusunda mutabakat sağlandığını, söz konusu ödeme planı gereğince davalıların ilk 3 ay herhangi bir ödeme yapmayacağı, ilk 3 ayın bitiminden itibaren her ay ödeme planında mutabakat sağlanan miktarlar üzerinden müvekkili bankaya olan kredi borçlarını ödemekle yükümlülük altına girdiklerini, ilk 3 ay ödemesiz olmakla birlikte, bu dönem için de faizin işleyeceğinin açık ve net olduğunu, zira TTK m. 20 uyarınca anapara borcunun doğduğu tarih itibariyle faiz işlemeye başladığını, ödeme planlarında yer alan ödemesiz dönem dahil olmak üzere hiçbir ödeme yapılmadığını, davalılar tarafından krediler kullanıldığını, ancak tek bir taksit ödemesi dahi yapılmadığını, yalnızca küçük tutarlı kısmi tahsilatlar yapıldığını, ancak bilirkişi tarafından yapılan incelemede ödemesiz dönemlere ilişkin faiz hesaplaması yapılmadığını, borçluların bazı taksitleri ödediğinden bahisle son ödeme tarihinden itibaren akdi faiz işletildiğini, bunun açık bir şekilde kanun ve usullere aykırı olduğunu, rapora süresi içerisinde itiraz edilmesine rağmen bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda davacı vekiline tahsilatların olup olmadığının sorulduğu ancak cevap verilmediğinden bahisle kök raporda bir değişiklik yapılmadığını belirterek ek raporda yeni bir hesaplama yapılmadığını, bilirkişi ile görüşüldüğünü, daha önceden de mahkemeye sunulan ödeme planları ve kısmi tahsilatlara ilişkin belgelerin kendisine iletildiğini, buna ilişkin olarak bilirkişi ek raporuna yapılan itiraz dilekçesi ile ekinde yer alan bilirkişi ile olan mail yazışmalarının dosyada mevcut olup, açık bir şekilde göstermektedir ki hem mahkemeye hem de bilirkişiye gerekli tüm bilgi ve belgelerin sunulduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ne mahkemeye sunulan banka kayıtları dikkate alındığını, ne de kendisi ile iletişime geçilerek kendisine de gönderilen bilgiler, ödeme planları ve kısmi tahsilatlara ilişkin belgelerin dikkate alındığını, bilirkişi tarafından banka kayıtlarının eksik incelemesi sonrası oluşturulan kök ve ek rapora süresi içerisinde itirazda bulunulmuş ancak itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, söz konusu eksik ve hukuka aykırı raporun hükme esas alınarak müvekkili bankanın alacağının eksik tespit edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine ... no'lu kredi için 865.299,19 TL ana para (temerrüt faiz oranı %49.20'dir), 103.749,67 TL işlemiş %24,60 akdi faiz (21/05/2019- 02/09/2019) 5.187,48 TL %5 BSMV toplamı 974.236,34 TL; ... no'lu kredi için 1.694.483,84 TL ana para (temerrüt faiz oranı %52,80'dir), 258.824,27 TL işlemiş %26,40 akdi faiz (21/05/2019-02/09/2019), 12.941,22 TL %5 BSMV toplamı 1.966.249,33 TL ; ... no'lu kredi için 2.261658,25 TL ana para (temerrüt faiz oranı %52,80'dir), 345.456,76 işlemiş %26.40 akdi faiz (21/05/2019-02/09/2019), 17.272,83 TL %5 BSMV toplamı, 394,99 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.624.782,83 TL olmak üzere toplam 5.565.268,50 TL alacak yönünden 02.09.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak kredi sözleşmeleri, ihtarnamelerin gösterildiği, davalı tarafından verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefillerden alacağı bulunduğunu ileri sürmüş, davalılar borçları bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan belgelerin incelenmesinden; davacı ile davalı asıl borçlu ... San. ve Tic.AŞ arasında 19.06.2017 tarihli, toplam 10.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ... ile ... Gümrük Müşavirliği AŞ'nin bu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ve 10.000.000 TL limitle kefil oldukları, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edilerek 27.06.2019 tarihli ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin davalılara tebliğ için gönderildiği, ancak tebligatların iade edildiği, davacı vekilince 02.09.2019 tarihinde yukarıda belirtilen çeşitli kredilerden kaynaklı kredi alacaklarının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalıların itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Mahkemece, alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca, davanın toplam 5.269.758,55 TL alacak üzerinden kısmen kabulüne, 295.509,00 TL'lik kısım yönünden reddine karar verilmiş, gerekçeli karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalılarca istinaf isteminde bulunulmamış, yalnızca davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuş olup bu çerçevede istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı vekili, davalıların kullandığı kredilere ilişkin ödeme planlarında ilk 3 aylık ödemesiz olmakla birlikte, bu dönem için de faizin işlemesi gerektiğini, anapara borcunun doğduğu tarih itibariyle faiz işlemeye başladığını, ödeme planlarında yer alan ödemesiz dönem dahil olmak üzere davalıların tek bir taksit ödemesi dahi yapmadığını, yalnızca küçük tutarlı kısmi tahsilatlar yapıldığını, ancak bilirkişi tarafından ödemesiz dönemlere ilişkin faiz hesaplaması yapılmadığını, borçluların bazı taksitleri ödediğinden bahisle son ödeme tarihinden itibaren akdi faiz işletildiğini, bunun kanun ve usullere aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Dosya kapsamında bulunan ve dava dilekçesi ile sunulan ödeme planlarında takip ve dava konusu kredilere ilişkin olarak ilk dört taksitin karşısında ''ödendi'' ibaresinin bulunduğu, bilirkişi tarafından da bu üç krediye ilişkin olarak bu taksitlerin ödendiği tespiti ile 21.04.2019 ve 14.05.2019 tarihinden itibaren faiz hesaplaması yapıldığı görülmektedir. Davacı vekilince kök rapora bu yönde itirazda bulunulmuş ve itiraz dilekçesi ekinde yine bu ödeme planları sunulmuştur. Daha sonra sunulan aynı kredilere ilişkin bu ödeme planlarında bu kez ilk üç ay için ana para ve faiz belirtilmediği, bunun yerine karşı satırda ''0'' olarak belirtildiği görülmektedir. Buna göre davacı tarafından 14.01.2019 tarihinde tahsis edilen 860.890,00 TL'lik kredinin ilk üç ayı ödemesiz dönem, 14.05.2019 tarihi ise ilk taksit ile faizinin ödeme tarihi, davacı tarafından 21.12.2018 tarihinde tahsis edilen 1.685.00,00 TL'lik kredinin ödeme planındaki ilk üç ay ödemesiz dönem, 21.04.2019 tarihi ise ilk kredi taksiti ile faizinin ödeme tarihi, davacı tarafından 21.12.2018 tarihinde tahsis edilen 2.249.000,00 TL'lik kredinin ilk üç ayı ödemesiz dönem, 21.04.2019 ise ilk taksit ve faizinin ödeme tarihidir. Bu durumda her ne kadar bilirkişi tarafından ilk dört taksit ödendi şekilinde tespit yapılmış ise de, esasında kredi miktarlarının ilk üç aylık dönemde aynı olduğu, ilk üç ayda bir ödeme yapılmayacağı, ilk taksit ödemelerinin yukarıda belirtilen 21.04.2019 ile 14.05.2019 tarihleri olduğu, bilirkişi tarafından da aslında ilk ve ödenmeyen bu taksit tarihlerinden itibaren faiz hesaplaması yapıldığı, bu durumda sonucun değişmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin belirttiği gibi ödemesiz dönemin başlangıcı olan 21.01.2019 ve 14.02.2019 tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar faiz hesaplaması yapılmasının bir temeli bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.05.2024
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02