SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2021/866 E. 2024/771 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/866

Karar No

2024/771

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/866

KARAR NO: 2024/771

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/12/2020

NUMARASI: 2019/626 E. - 2020/541 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan rücuan tazminat talepli dosyanın usulsüz şekilde kesinleştiğini, ekspertiz incelemesinin eşyanın tesliminden 10 gün sonra yapıldığını, talep edilen hasar bedelinin fazla olduğunu ve müvekkilinin taşıması sırasında gerçekleşmeyen hasarın usulsüz şekilde talep edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilince nakliye rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alınan dava dışı ... Ltd.Şti'ne ait ve yurt dışındaki alıcıya satılan limon emtiasının, Türkiye'den Rusya'ya davalı tarafından taşındığını, frigolu araçtaki ısı dengesizliği nedeniyle emtianın hasarlandığını, ekspertiz incelemesi sonucu 42.855,51 TL hasar bedelinin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, davacının taşımayı yapan aracın maliki olduğunu, taşıma ilişkisini inkar edilmeyerek ekspertiz incelemesinin 10 gün sonra yapılmasına itiraz edildiğini, davacıya ait araçla taşınan emtiadaki hasarın talep edildiğini, diğer araçlarla taşınan emtia bedelinin takipte istenmediğini, bu durumda dava açılabileceği gibi takip de yapılabileceğini, talebin zamanaşımına uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı sigorta şirketinin dava dışı şirkete ait limon türündeki emtiayı nakliye sırasında olası zarar ve ziyana karşı sigortaladığı, emtianın dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından dava dışı Rus şirketine satıldığı, emtianın Türkiye'den Rusya'ya taşınmasının davalı şirket tarafından alt/fiili taşıyıcı sıfatıyla gerçekleştirildiği, nakliye sırasında taşınan limonların çürüyerek- küflenerek bozulduğu, davalı şirketin sigortalısının zararını poliçe kapsamında tazmin ettiği, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen sigorta bedelinin rücûen tazmini için icra takibi başlatıldığı, devamında takibin kesinleştiği, kesinleşen takip neticesinde davacı tarafından davalı sigorta şirketine borçlu olmadığının tespiti talepli huzurdaki davanın ikame edildiği, davalı şirketin sigortaladığı emtianın bozulması, çürümesi ve küflenmesinde davacı alt taşıyıcı - nakliye şirketinin kusurlu olduğu, nakliye aracının emtianın cinsine uygun sıcaklık değerlerini sağlayamadığı, bu şekilde emtianın zarar gördüğü, hasarın meydana gelmesinde davacı fiili taşıyıcının kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini sigortalısına ödediğinde TTK. uyarınca sigortalısının haklarına halef olacağı, böylelikle işbu dosyadaki davacı nakliye şirketine rücû edebileceği, dosyada mübrez bilirkişi müşterek raporu, ekspertiz raporu, poliçeler, emtia faturaları, denetim raporları, konşimento, ödeme dekontları, tüm bilgi ve belgeler dosya içeriği ile birlikte kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; huzurdaki uyuşmazlıkta TTK. ve CMR. hükümlerinin uygulanacağı, davacı taşıyıcının alt/ fiili taşıyıcı sıfatıyla meydana gelen hasarda tam kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin tazmin ettiği zararın sınırlı sorumluluk miktarının altında bulunduğu, 42.855,51-TL'nin davalı şirketçe rücûen tazminat davasına konu edilebileceği, böylelikle davacı nakliye şirketinin sigorta şirketi tarafından açılan rücûen tazminat davasında davalı sıfatını haiz olacağı, sigorta şirketinin sigortalısının uğradığı ve karşıladığı zararı davacıdan talep edebileceği, hâlböyleyken davacının davalı sigorta şirketine borçlu olduğu, açıklanan sebeplerle işbu menfi tespit talebinin hukuka uygun olmadığı.." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Haksız takip nedeniyle menfi tespit talep edildiğini, bu tür davalarda ispat yükünün davalıda olduğunu, borç miktarının ve sorumluluğun yargılamada belirlenmesi gerektiğini, oysa yargılama sırasında ayrıntılı olarak belirtilen hususların dikkate alınmadığını, bu tür bir rücu alacağının tahsili için icra takibi yapmasının hukuka aykırı olduğunu ve önce dava açılması gerekirken usulsüz şekilde başlatılan takip sonucu müvekkilinin araçlarını haczedildiğini, takibe konu ekspertiz raporunun taşımadan on gün sonra düzenlendiğini, ürünlerin tüketime tabi olan ve beklemekle eksilen/bozulan ürün olması nedeniyle ekspertiz raporunun yetersiz olduğunu, davalının alacaklı olduğuna ilişkin kanıt sunmadığını, buna rağmen bilirkişinin, davalının savunmalarını doğrulayarak, mahkemece verilen göreve aykırı şekilde rapor düzenlediğini, mahkemece bu hatalı raporun esas alınarak karar verildiğini, rapora yönelik haklı ve gerekçeli itirazların dikkate alınmadığını, hesaplamanın Mersin ilindeki güncel limon fiyatlarına göre yapılması gerekirken CMR hükümlerine göre SDR bazında hesap yapıldığını, müvekkiline ne tür bir kusur yüklendiğinin kanıtlanmadan karar verildiğini, menfi tespit davasındaki isat yüküne ilişkin genel ispat koşulları değerlendirilmeden düzenlenen rapor ve buna uygun verilen kararın hatalı olduğunu, raporun esas olarak ekspertiz raporuna göre hazırlandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat abonman poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan emtiada oluşan hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takip nedeniyle İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alınan, dava dışı sigortalı ... Limited Şirketine ait limon emtiasının, davacıya ait araçla Mersin'den Mokova'ya taşındığı sabittir. Uyuşmazlık, taşıma sırasında emtiada hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresinde hasarın tespit edilip edilmediği ve davacının takip başlatma hakkının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı, hasar sonrası 11.10.2018 tarihinde 42.855,51 TL sigortalıya ödenerek TTK'nın 1471. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olmuştur. Davalının, sigortalının yerine geçmesi nedeniyle oluşan zararı sorumlularından talep etmesi mümkündür. Zararın dava yoluyla talep edilmesi mümkün olduğu gibi, ilamsız takip yolu ile de istenilmesi mümkündür. Rücu taleplerinin mutlaka mahkemede ileri sürülerek ilama bağlanacağına ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. Alacaklıya sağlanan birden çok tahsil yolu bulunması halinde, bu yollardan herhangi birinin tercih edilerek, zararın talep edilmesi mümkün olup, somut olayda dava yerine takibin tercih edilmesinde dürüstlük kuralına aykırı bir yön de bulunmamaktadır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı yanca Türkiye'den Rusya'ya taşınan, dava dışı sigortalı ... Ltd.Şti'ne ait limon emtiasının, taşıma sorasında hasarlanması nedeniyle ödenen hasar bedeli olan 42.855,51 TL'nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. İlamsız icra takibine itiraz süresi yasada belirlendiği gibi yapılan tebligatın usulsüz olması halinde, yapılacak başvuru yolları da yasada düzenlenmiştir. Usulüne uygun tebligatla kesinleşen takip üzerine takip alacaklısının haciz isteme hakkı bulunmaktadır. Takip dosyasında yapılan haciz işlemlerinin usulsüzlüğü veya aşkın haciz nedeniyle şikayet yoluna başvurulması gerektiğinden, bu taleplerin menfi tespit davasına konu olmayacağı açıktır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Dava ilamsız icra takibine yönelik olarak İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak açılan bir menfi tespit davasıdır. Bu tür davalarda, takibin bir belgeye dayanmadığı durumlarda, ispat yükü kural olarak takip alacaklısındadır. Takip dosyasındaki belgelere göre, davalı sigortacının, geçerli bir poliçesi bulunduğu, poliçe kapsamında geçerli bir ödeme yaptığını ve usulüne uygun şekilde yapılan ödemenin rücusunun mümkün olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Bu nedenle istinaf incelemesinde, davalının ispat yükünü yerine getirip getirmediği ve yapılan incelemenin yeterli olup olmadığı incelenecektir. Dosyadaki belgelere göre, davacı şirket fiili taşıyıcıdır. Dava konusu taşıma için sigortalı ile ... Ltd. Şti. arasında taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Anılan şirketin akdi taşıyıcı olarak navlun faturası düzenlediği, ancak taşıma işini alt taşıyıcılara yaptırdığı, davacı şirketin bir adet araçla emtiayı taşıdığı anlaşılmaktadır.Davacı, sigortalı/ gönderen şirketçe Rusya'daki alıcıya satılan limon emtiasını kendisine ait araçla taşımıştır. Taşımanın niteliği gereği CMR Konvansiyonunun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Taşınan ürünün niteliği gereğince, belli sıcaklılar arasında taşınması gerektiğinden frigolu araç kullanılmıştır. Taşıma sırasında emtianın türüne göre sıcaklığın belirli aralıklarda olması gerekir. Ancak dosyada bulunan araç kayıtlarına göre, sıcaklığın ürüne göre ayarlanmaması nedeniyle hasar oluştuğu yapılan survey incelemesi ile belirlenmiştir. Üründeki hasar ekspertiz raporundan önce 13.05.2018 tarihli ... firmasınca tespit edilmiş, daha sonra ekspertiz raporunda değerlendirilmiştir. Her iki raporda da, dorse içindeki ısının ani düşüp yükselmesi nedeniyle hasarın oluştuğu belirlenmiştir. ..., ekspertiz ve bilirkişi raporunda ısı değişimine ilişkin kayıtlar değerlendirilmiştir. Davalı tarafından taşınan taze limon emtiasının, Hatay Zirai Karantina Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30.04.2018 tarihli sertifikaya göre brüt 24500 Kg olduğu ve ürünün zararlı organizmalar içermediği belirlenmiştir. Bu durumda, taşınacak emtianın tam ve sağlam şekilde taşınmak üzere davaya teslim edildiği, buna rağmen varma yerinde, taşıma sırasındaki ısı değişikliğinden kaynaklanan hasar oluştuğu belirlenmiştir. Dosyadaki tespitlere göre Türkiye’den Rusya Federasyonu’na kara/deniz/kara yolu ile yapılan modlar arası bir kombine yapıldığı, taşımanın başlangıcında dorsenin kara yolu ile ara taşımayı yapacak ... gemisine taşınması, dorsenin gemi ile Novorssiysk limanında indirilerek çekiciye bağlanmak suretiyle karayolu taşıması olarak devam ettiği ve emtianın yüklü olduğu kabın (araç dorsesi) boşaltılmaksızın nihayetlendirilmesi nedeniyle Eşyaların Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) kapsamında yapıldığı ve taşıyıcının sorumluluğunun Konvansiyon kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere taşınan emtiada meydana gelen hasarın, emtianın taşındığı frigolu aracın dorsesindeki ısı değişimlerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Oluşan hasarın nedeni, survey raporu ve araç içi ısı değişimini gösteren kayıtlarla belirlenmiştir. Taşıyıcı sağlam aldığı emtiayı, kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle zarar uğraması karşısında oluşan zararı gidermekle yükümlüdür. CMR Konvansiyonuna göre, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından ve/veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte bu tür bir nedenle hasar oluştuğu ileri sürülmediği gibi, taşıyıcının sorumlu olmayacağı bir nedenle hasarın oluştuğu da CMR'nin 17. maddesine göre ispat edilmemiştir. 26 palet 23000 kg/net, 24500 kg/brüt emtianın 8.836,2 kilogramının kısmi hasara uğraması nedeniyle mahkemece CMR'nin 23.maddesinde belirlenen esaslara göre tazminatın belirlenmesi yerindedir. Dosyadaki raporda belirtilen maddeye uygun rapor düzenlenmiş ve CMR'nin 25.maddesi de dikkate alınmıştır. Belirlenen hasar bedeli olan 56.995,16 TL'den 14.139,65 TL muafiyetin tenzili ele 42.855,51 TL hasar bedelinin belirlendiği ve belirlenen miktarın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Emtianın kara yoluyla taşınmasına uygulanacak olan CMR'nin 30. maddesi gereğince alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Somut olayda, dava konusu hasarın 13.05.2018 tarihinde tespit edildiği anlaşılmıştır. Hasarın süresinde bildirilmemesi halinde, emtianın sağlam şekilde teslim alındığına ilişkin taşımacı lehine bir karine oluşur. Ancak bu karinenin aksinin kanıtlanması mümkündür. Somut olayda, varma yerinde dorsedeki ısı ölçerlerden alınan raporlara göre yapılan tespit ile hasarın ısı farklılığından kaynaklandığı ve limon emtiasının taşınması gereken ısı aralığında taşınmadığı belirlenmiştir. Taşımacının, kontrolünde olan bir dönemde, araçtaki ısı dengesizliğinden kaynaklanan bir zararın oluştuğunun belirlenmesi karşısında, taşımacının CMR'nin 17. maddesine göre, hasırın kendisinin sorumlu olmadığı bir nedenden kaynaklandığını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Dosya kapsamında, davacı tarafından sunulmuş ve taşımacının sorumlu olmadığına ilişkin bir kanıt bulunmadığı görülmüştür. Dosyada bulunan bilirkişi raporunun, taşıma belgelerin göre düzenlendiği, raporda taraflardan birinin iddialarının öncelenmediği, mahkeme ve Dairemizce raporun dosyadaki maddi delillere uygunluğunun değerlendirildiği, rapora yönelik sonuca etkili itiraz bulunmadığı, hasarın ne şekilde belirleneceğinin CMR'nin 23. maddesinde düzenlendiği ve yerel hal fiyatları ile hasarın belerlenemeyeceği, bilirkişilerin tarafların yükümlülüklerini belirlerken uygulanması gereken CMR hükümlerine göre değerlendirme yapılmasınının yerinde olduğu, mahkemece HMK'nın 30. maddesine göre Türk Hukukunun re'sen uygulanması gerektiği, bilirkişi raporunun HMK'nın 281. maddesine göre diğer delilerle birlikte değerlendirilerek karar verildiği anlaşılmakla, davacının yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTespitkonusutaraflarınMenfiKaynaklanan)özetisavunmalarınınistinafdereceistanbul(TaşımagerekçesebepleriincelemekararınınSözleşmesindenileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim