SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2021/893 E. 2024/770 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/893

Karar No

2024/770

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/893

KARAR NO: 2024/770

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/02/2021

NUMARASI: 2020/122 E. - 2021/96 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 15.09.2008 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi kapsamında davalının faaliyet gösterdiği acentede çalışan dava dışı ... tarafından, Hendek İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilince 21.022,94 TL ödendiğini, ödemenin gerçek sorumlusunun davalı acente olduğunu, Bakırköy .... Noterliğinin 09.03.2016 tarihli ihtarıyla talep edilen ödemenin yapılmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taraflar arasında düzenlenen 15.09.2008 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesinin gerçek anlamda bir acentelik sözleşmesi olmadığını, TTK'nın 102. maddesinde belirlenen acentenin bağımsız olması ve kendi nam ve hesabına çalışması unsurlarının bulunmadığını, sözleşmenin 20. maddesine göre personel istihdamının ... Kargo yönetmeliğine göre gerçekleştirileceğini, acentenin kendi organizasyonu içinde yetkisinin sınırlandırıldığını, sözleşmede acentenin teknik donanımlarının demirbaş, araç ve gereçlerinin acentelik verence seçilmesinin bağımsızlık ilkesine aykırı olduğunu, sözleşmenin 17. maddesinde, acentenin ihtiyaç duyduğu demirbaşların ... Kargo kurum kimliği ve standartlarına uygun seçileceğinin düzenlendiği, 22. maddede ise ... Kargonun istediği marka, model ve sayıda taşıt çalıştırmanın zorunlu olduğu belirtilmesi ile acenteliğin bağımsızlığının ilan edildiği, tüm bu sözleşme hükümleriyle acentenin kurucu unsuru olan bağımsızlık ilkesinin ciddi şekilde zedelendiğini, müvekkilinin acente olmadığının taraflar arasında görülen Sakarya 1.İş Mahkemesinin 2015/252 Esas sayılı ilamı ile belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Sakarya 1. İş Mahkemesi'nin 2015/252 E. 2015/408 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere ... davalının çalışanı olmadığı, sözleşmenin başlangıcından itibaren davacının çalışanı olduğu, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davalının acentelik ve alt işveren sıfatının bulunmadığı, davacının işveren sıfatıyla ödenen miktardan tek başına sorumlu olduğu, dava dışı ... davalının çalışanı olmaması ve davacının çalışanı olması sebepleriyle taraflar arasındaki sözleşmenin hükümlerinin somut olaya uygulanmayacağı, davalının ödenen miktardan sorumluluğunun bulunmadığı.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında hukuka uygun bir acentelik ilişkisi kurulduğunu ve 15.09.2008 tarihli acentelik sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşme gereğince davalının bağımsız şekilde kendi çalışanlarını istihdam ettiğini, acentenin tek başına işi yapabileceği gibi adam da çalıştırabileceğini, acentenin bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde faaliyet icra ettiğini, faaliyetinin süreklilik taşıdığını, işi meslek edindiğini, acentenin yüklendiği işi yerine getirmek için dilediği şartlarda üçüncü kişilerle anlaşarak işçi çalıştırabileceğini, çalıştırılan işçi üzerinde denetim ve gözetim yetkisi bulunduğunu, işçiye emir ve talimat verebileceğini, müvekkili ile acente arasında bizatihi acentelik ilişkisinin doğasından kaynaklanan yakın ilişki bulunduğunu, bu yakın ilişkinin tek başına acentenin bağımsızlığına ve tüzel kişiliğine zarar vermeyeceğini, işverenin acente biçimindeki örgütlenmesinin dışarıdan bakıldığında şube gibi gözükmesine rağmen bu yakın bağ sebebiyle müvekkilinin işveren sıfatından söz edilemeyeceğini, acentelik ilişkisinde işveren sıfatının acenteye ait olduğunu, bu nedenle işçinin yasa ve sözleşmelerden doğan işçilik haklarının müvekkilden istenmeyeceğini, kural olarak bir kimsenin, tarafı olmadığı bir iş sözleşmesinden doğan hakları ödemekle yükümlü olmayacağın, acentelik sözleşmesine itibar edilmesi gerekirken, hatalı şekilde acentelik sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespiti ile davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, Acentelik sözleşmesinin 20. maddesinde acente personelinin tüm taleplerinden acentenin sorumlu olduğunun düzenlendiğini, tarafların açık iradeleri ile acentede çalışanların tüm özlük haklarından davalı acentenin sorumlu olduğunun kabul edilmesine rağmen, aksine kabulün hatalı olduğunu, sözleşmenin 14. maddesindeki "Acente, iş bu sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmemek yoluyla ... Kargo'ya vereceği her türlü zararı, ferileri, tazminatları ve cezai şartlarıyla birlikte ödemeyi kabul eder." hükmü ile acentenin müvekkil şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, mahkemece davalının muvazaadan yararlanmasına karar verildiğini, bir an için acentelik ilişkisinin muvazaalı olduğu varsayılsa dahi muvazaanın taraflarından birisinin sorumluluğunun bulunmadığının kabul edilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi kapsamında, davalı ... davacı şirketin ... acentesi olarak çalışmaya başlamıştır. TTK'nın 102. maddesi kapsamında kurulan acentelik sözleşmesi ile davalının kendi nam ve hesabına çalıştığı dosya kapsamındaki sözleşme ile sabittir. Ancak, dava dışı işçi ... tarafından Sakarya 1.İş Mahkemesinin 2012/393 Esas sayılı dosyasında, işçilik alacaklarının tahsili için acente ile ... AŞ'ye karşı dava açtığı, mahkemece, acenteye yönelik davanın kabulüne, ... Kargo'ya yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 24.12.2014 tarih ve 2013/27372 Esas ve 2014/36737 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde, davacı ile davalı acente arasındaki acentelik sözleşmesi değerlendirilerek, TTK'nın 102. maddesi anlamında bir acentelik sözleşmesi bulunmadığı tespit edilmiş ve taraflar arasında 4857 sayılı Kanun'un 2.maddesi anlamında alt üst işveren ilişkisi bulunmadığı belirtilmiştir. İlamda sonuç olarak taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve dava dışı işçinin baştan beri davalı ... AŞ'nin işçisi olduğu belirlenmiştir. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, davalı acenteye yönelik davanın reddine karar verilmiş, işçilik alacaklarından işveren sıfatı ile acentelik veren ... AŞ'nin sorumlu olduğu belirlenmiş ve kesinleşen bu ilam kapsamında, işçi tarafından Hendek İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davacı şirketçe işçilik alacakları ödenmiştir. Acentelik veren şirketçe ilam nedeniyle ödenen işçilik alacaklarının, acentelik sözleşmesi kapsamında ödenmesi için takip başlatılmıştır. Davalı, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik ilişkisi olmadığını savunmaktadır. HMK'nın 204. maddesinde ilamların ispat gücü düzenlenmiştir. Yukarıda sözü edilen iş mahkemesi ilamı ile davacı ve davalının taraf olduğu bir mahkeme kararı ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, davaya konu işçinin alacakları yönünden değerlendirilerek, acentelik ilişkisinin muvazaalı olduğu ve işçinin borçlarından işveren olarak sadece ... AŞ'nin sorumlu olduğu belirlenmiş ve bu hüküm kesinleşmiştir. Kesinleşen maddi vakıa ve işçilik alacaklarına ilişkin maddi tespitlerin HMK'nın 204. maddesi kapsamında değerlendirilmesinde, artık bu işçilik alacağı ile ilgili kesinleşmiş durumun aksine, yeniden yargılama yapılarak farklı bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmaması karşısında, ilk derece mahkemesince, kesinleşen ilama göre davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu gibi, davacının harçtan sorumlu tutulmasının yerinde olması karşısında, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 467,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKaynaklanan)İptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınincelemekararınınSözleşmesindenileriiddia(Acentelikmahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim