İstanbul BAM 14. HD 2021/915 E. 2024/708 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/915
2024/708
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/915
KARAR NO: 2024/708
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12.03.2021
NUMARASI: 2020/162 Esas - 2021/255 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mail ortamında yapılan yazışmalar ile karayolu taşıma sözleşmesi kurulmuş olduğunu, davacı şirketin, davalı şirkete ait malların Aydın - Romanya arasında taşınması işini üstlenmiş ve taşıma işini de gerçekleştirmiş olduğunu, bu kapsamda davacı şirket tarafından davalı şirkete 20.08.2019 tarih, ... fatura nolu, 9.975,00 Euro bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu, davalı şirketin söz konusu faturadan kaynaklı borcunu ifa etmediğinden davacı şirketçe, davalı şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden 9.975,00 Euro tutarında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirketin ödeme emrine kısmi itarazda bulunarak sadece 4.200,00 Euro ile ferilerini ödemiş olduğunu, bakiye 5.775,00 Euro tutara ilişkin şirket kayıtlarında bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesi ile itirazda bulunmuş olduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyanla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı tarafın tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ne dava dilekçesi nede ekinde borcun varlığını ispat eder mahiyette hiçbir belge sunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin demuraj ücreti olarak tanzim ettiği fatura bedelinin hangi ölçütlere göre hesaplandığını anlaşılamadığını, taraflarına bu yönde bir bilgi ve belge ibraz edilmediğini, müvekkili şirkete iletilen teklif üzerinden tüm bedellerin ödendiğini, bakiye kısım yönüyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu ve borcu bulunmadığını, davacı şirketin, davalı şirkete göndermiş olduğu teklifte yükleme ve boşaltma gümrüğünde 48 saati, şantiye tahliyede 12 saat süre bulunduğu serbest süreyi aşan kısımda günlük 350 Euro araç bekleme faturası düzenleneceğinin belirtildiğini, ancak demuraj faturası olarak kesilen faturada bu bedelin nasıl hesaplandığına ilişkin hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiş olduğunu, bu hususun davalı şirket tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede de açıkça belirtilerek bilgi ve belge talebinde bulunulmuşsa da davacı şirketçe bu yönde bir bilgi ve belge ibraz edilmemiş olduğunu, davalı şirketin sözleşmeye istinaden hiçbir borcu bulunmamasına rağmen davacı şirketçe fazla tutarda fatura tahakkuk ettirilmesinin açıkça kötü niyetli olup davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla açılan davanın reddine, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı tarafın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazına karşın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılan işbu dava, 20.08.2019 tarihli ... Numaralı 9.975 EURO’luk Demuraj açıklamalı e-fatura bedeline istinaden başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalının icra takibine yönelik itiraz dilekçesinde davacının 4.200 EURO alacaklı olduğu kabul edilerek kalan 5.775 EURO’ya itiraz etmiş ise de faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defter ve kayıtlara göre davacının, davalıdan icra dosyası kapsamında itiraza uğrayan 5.775 EURO daha alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça bu tutarın ödendiğinin iddia ve ispat olunmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 5.775 EURO yönünden davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile euro cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 6.4430 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 37.208,32 TL'nin %20'sine tekabül eden 7.441,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilerek... " davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 5.775 EURO yönünden davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan euro cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 6.4430 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 37.208,32 TL'nin %20'sine tekabül eden 7.441,66 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin davacının iddialarını maddi bir gerçek gibi değerlendirerek hüküm kurmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Sözleşme kapsamında anlaşma sağlanmayan ve hizmet alınmayan bir hususta müvekkili şirket aleyhine fatura tahakkuk ettirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili şirketçe kısmi ödeme yapılmasının mahkeme tarafından faturada yer alan demuraj ücretinin de talep edilebilir olduğu şeklinde yorumlanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili şirkete demuraj ücretinin nasıl hesaplandığı ve hangi ölçütlerin baz alındığı belirtilmediğinden ve bu konuda bilgilendirme yapılmadığından dayavaya konu alacak likit olmamakla ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/7854 E. - 2017/16704 K. numaralı 12.07.2017 tarihli kararında, likit alacak tanımı ile icra inkar tazminatı ilişkisinin yer aldığını, Müvekkil şirkete demuraj ücretinin nasıl hesaplandığı ve hangi ölçütlerin baz alındığı belirtilmediğinden ve bu konuda bilgilendirme yapılmadığından müvekkili şirketçe haklı olarak teklif edilen tutar üzerinden kısmi ödeme gerçekleştirilmiş ve bakiye tutara da itiraz edilmiş olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davacı şirketin var olduğunu iddia ederek başlattıkları icra takibinin konusu olan alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmesinin, yukarıdaki Yargıtay kararında yer alan likit alacakta bulunması gereken unsurların hiçbirini haiz olmadığı gibi, hakkın da tartışmalı olmasından kaynaklı mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, eşya taşımaya ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı yanla mail ortamında yapılan yazışmalar ile taşıma ilişkisi kurulduğunu, davalıya ait ürünlerin Aydın- Romanya arasında taşınması hizmeti verildiğini ve taşımanın gerçekleştirildiğini, davalıya keşide edilen 9.975 EURO tutarlı demuraj faturasının ödenmediğini, faturada serbest süreyi aşan araçların belirtildiğini, ayrıca demuraj başlangıç ve bitiş sürelerinin de rapor olarak davalıya bildirildiğini, takip dayanağı yapılan demuraj açıklamalı fatura alacağına davalı yanca borcun 4.200 EURO su dışında kalan 5.775 EURO luk tutar yönünden kısmen itiraz edildiği, eldeki davanın da itiraz edilen tutar yönünden itirazın iptali ile takibin devamı için açıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.Yargılama aşamasında taraf delilleri ile ticari defter ve kayıtları da inceletilmek üzere bilirkişi raporu alınmıştır. Davacının keşide ettiği faturanın davacı defterleri yanı sıra davalı ticari defter ve kayıtlarında da yer aldığı bilirkişi rapor içeriği ile sabittir. Yine davalıya gönderilen mail ekinde demuraj hesap tablosunun gönderildiği ve takip konusu fatura üzerinde davalı çalışan-yetkilisi ...' ın el yazısıyla " 17 Haziran tarihinden beri yürütülen pazarlıklar sonucu düşürülmüş masraf ... 22/8" yazılarak imzalandığı anlaşılmıştır. Davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu da dikkate alındığında, davacı yanca keşide edilen faturanın davalı yanca kendi ticari defterlerine kayıtlandığı da gözetildiğinde, davalının davacı yanca hizmetin verildiğinin ayrıca kanıtlanması gerektiği, demuraj hesabının nasıl yapıldığının da ayrıca kanıtlanması gerektiği yönündeki istinaf nedenleri yerinde olmayıp, davanın kabulü yönünde kurulan hüküm isabetli görülmüştür. Takip ve dava konusu alacığın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetildiğinde, davalı aleyhine inkar tazminatına karar verilmesi de yasaya uygun olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde değildir. İlk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.937,91 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41