SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2409 E. 2024/7 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2409

Karar No

2024/7

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2409

KARAR NO: 2024/7

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/10/2018

NUMARASI: 2017/593 E. - 2018/1068 K.

DAVANIN KONUSU:Haksız Rekabetin tespiti- tazminat

Taraflar arasında görülen haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyasında, Dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair verilen hükmün Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine, dava dosyası yeni esas numarasına kaydedilmiş olup HMK'nın 373. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, gereği düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 29.04.2017 tarihinde ... markası ile yeni bir projenin satış ve pazarlama faaliyetlerine başladığını, ancak davalıların ... projesinin satış ofisinin hemen karşısındaki ... Sitesi ... Rezidans ... Blok üzerine "... davalıyız dikkat! sormadan almayın, Müracat ..." yazan bir pankart astıklarını, pankartın kaldırılması için ihtiyati tedbir talepli dava açıldığını ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/2048 D.İş sayılı dosyasından verilen karar ile pankartın teminatsız olarak kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın icra yolu ile uygulandığını ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/538 esas sayılı dosyası ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu sürecin devamında davallarca yeniden davacıyı kötüleyen pankartlar asıldığını ve müvekkili şirketin satış ofisinin arkasında yer alan bahçe kısmına ses sistemi yerleştirilerek bu ses sisteminden satış ofisine gelen müşterilerin yatırım yapmamaları için haksız ve gerçeğe aykırı ses yayını yapıldığını, ... Projesine gelen müşterilerin davalı tarafça asılan bu pankartlardan ve ses sisteminden yapılan yayından olumsuz etkilendiklerini, davalıların haksız rekabete konu eylemlerini yürütürken düzenli olarak ... markası üzerinden hareket ettiklerini ve grup şirketlerden olması nedeniyle iki nolu müvekkili şirketin de marka değerinin zedelendiğini, haksız rekabetin sistematik bir hale gelmesi ve devamlılık kazanması üzerine bu defa İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/558 D.İş sayılı dosyasından yapılan tedbir başvuruları üzerine haksız rekabet teşkil eden pankart ile balonun indirilmesine ve ses yayınının durdurulmasına karar verildiğini, bu kararın da infaz edildiğini ileri sürerek, davalıların haksız rekabet eylemlerinin tespitine ve önlenmesine ve ayrıca müvekkili şirketlerin bu suretle uğradığı zararın tazmini için 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini, davalıların müvekkili şirketler aleyhine yazılı, basılı hertürlü afiş, dergi, broşür, balon vb. materyal ve sesli görsel yayınlarının önlenmesi için HMK'nın ilgili maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından 30.03.2017 tarihinden itibaren müvekkili site tarafından yıllardır kullanılan ve üzerinde birçok tesis, çocuk parkı, piknik alanı, yeşil alanlar bulunan iki parsele ... Projesi yapılacağından bahisle iş makineleriyle girilerek, siteye ait yeşil alanların, piknik alanlarının, su kuyularının vb. alanların bozulduğunu, bu nedenle site yönetimi ile davacılar arasında ihtilaf yaşandığının yazılı ve görsel basında yer aldığını, davacı ... tarafından yazılı ve görsel basında olaya ilişkin açıklamalar yapıldığını, davacıların bu tutum ve davranışları nedeniyle karşılıklı açılmış birçok dava bulunduğunu, rekabet hukuku kapsamında kusurlu olarak başkasına zarar veren teşebbüs yahut teşebbüs birliklerinin zararı tazmin borcu altında olduklarını, haksız rekabetten söz edebilmek için tarafların rakip olmalarının gerektiğini, ayrıca her iki tarafın ticari işletmelerini ilgilendiren bir durumun olması gerektiğini, söz konusu unsurlardan bir veya birkaçının eksik olması halinde sorumluluktan bahsedilemeyeceğini, müvekkili site ve temsilcileri teşebbüs olarak kabul edilemeyeceğinden, haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, bu nedenle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, hukuk düzeni içerisinde yalnızca gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyetine sahip olduklarından tüzel kişiliği bulunmayan kişi topluluklarının taraf ehliyetine sahip olmadıklarını, davanın tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini ve tüm kat maliklerinin davaya dahil edilmeleri gerektiğini, haksız rekabetin oluşması için aldatıcı, dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmesi ve gerçek olmayan haberlerin yayılması gerektiğini, davaya konu edilen afişte "..." ifadesi bulunduğunu ve bu hususun herkesçe bilindiğini, yazının gerçeğin duyurulmasından ibaret olduğunu, diğer afişin ise müvekkili sitenin halen içinde bulunduğu koşullar nedeniyle komple satılığa çıkartıldığının duyurulmasından ibaret olduğunu, karşı tarafa herhangi bir saldırının sözkonusu olmadığı gibi herhangi bir şirket isminin dahi zikredilmediğini savunarak, görev ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama sonunda dosya kapsamında bulunan tüm deliller, alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalıların siteye tahsis edildiği dosya kapsamındaki belge ve bilgilerde yer alan ifadelerden anlaşıldığı ve yeşil alan olduğuna inanarak almış oldukları taşınmazın yeşil alan olarak gösterilen kısmının daha sonra el konularak başka bir amaç için kullanılmak istenmesi üzerine açmış oldukları davaları ve davacı ile aralarındaki husumeti belirten durumu afiş, balon, ses sistemi aracılığıyla ortaya koymalarının haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, burada gerçekte mevcut olan bir durumun yani davacı taraf ile davalılar arasındaki ihtilafın ilanı, duyurulmasının sözkonusu olduğu, bu hali ile TTK 55/1,a-1 maddesinde yazıldığı üzere davacının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıtıcı açıklamalarla kötülemek şeklinde bir haksız rekabet eyleminin oluşmadığı, davalıların tepki kapsamında konu edilen afiş, balon, ses sistemindeki beyanlarının gereksiz yere incitici olmadığı, bu açıklamaların gerçek olduğu, eleştiri sınırları kapsamında kaldığı, objektif olarak haklı ve makul bir gerekçeye dayandığı, ölçülü olduğu ve üslup olarak bakıldığında incitici olmayıp mevcut durumla ilgili bilgilendirme amaçlı olduğu, dolayısıyla haksız rekabet oluşturmadığı, davacıların müşterilerinin yeni yapılacak olan ... sitesinden ev almalarından vazgeçmelerinin nedeninin davalıların uyuşmazlık konusu yaptıkları açıklamaları davacının zararı olarak değerlendirilemeyeceği, ev almak isteyen kişilerin alacakları yerle ilgili bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığını bilmelerinin en doğal hakları olduğu, davacıların bu uyuşmazlığı açıkça müşterilerine belirtmeleri gerektiği, aksine bilgilendirmeksizin satışın yapılacak olmasının alıcıların ihtilaflı olmadığını zannederek bir yeri almalarına neden olacağından yanıltıcı olabileceği, dolayısıyla davalılar tarafından davaya konu edilen asılan afişler, balondaki yazılar ve ses kaydında belirtilen ifadelerin haksız rekabeti oluşturmadığı, davacının zararına olan bir durumun oluşmadığı vicdani kanaate varılarak..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verİLmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince reddedilen manevi tazminat yönünden nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa Tarifenin10. maddesi gereğince manevi tazminatın tamamen reddi halinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve kanuna açıkça aykırı olan bu yönün düzeltilmesi gerektiğini; mahkemece 01.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, itirazların değerlendirilmeyerek hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, aynı mahkemenin 2017/538 E- 2018/499 K sayılı ve 08.05.2018 tarihli kararında daha önceki olaylar nedeniyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine karar verildiğini, buna rağmen kesinleşen hükme aykırı ve benzer olayla çelişkili hüküm kurulduğunu, konusunda uzman olmayan bilirkişinin eylemleri hatalı değerlendirdiklerini, raporda yapılan yayın ve afişlerin husumetin duyurulması amacını taşıdığından söz edildiğini, mahkemece bu görüşlerin aynen karara yansıtıldığını, oysa davalıların bu afişleri asmaktaki amaçlarının müvekkili aleyhine algı oluşturmak olduğunu, bu nedenle müvekkilinin hukuka aykırı davrandığı izlenimi yayılarak bir çok kişinin ev almasının engellendiğini, davalıların amacının yalnızca müvekkili ile aralarındaki ihtilafı duyurmak değil, kamuoyunda ortada haksız olduğu kanıtlanmış bir eylem varmışçasına bir kanı uyandırmak olduğunu, müvekkilinin müşterilerini kaybetmesinin zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalıların taraflar arasında var olan bir hukuki ihtilafta sanki müvekkili aleyhine karar çıkmış gibi gösterdiklerini, yargılamanın devam ettiği uyuşmazlıkta sanki müvekkili aleyhine karar verilmiş gibi yayın yapma ve afiş asılmasının haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 56. maddesi uyarınca, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda davanın her iki davacı yönünden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dosyası istinaf incelemesi için ilk kez Dairemize geldiğinde 2019/885 esas numarasına kaydı yapılmıştır. Yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Dairemizin 2019/885 E- 2022/220 K sayılı, 24.02.2022 tarihli kararıyla; kararda gösterilen gerekçelerle, "...Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davacı ... Ticaret A.Ş. tarafından açılan davanın reddine, 2-Davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine; davalılarca ... Sitesi ... Yalıları ...Blok ... Yalısı üzerine asılan '...' yazılı pankartın, ... Yalıları ...Blok ve ...Blok arasına bahçe kısmına monte edilen ve üzerinde '...' yazılı pankartın ve ... Sitesi ... Rezidans ... Blok üzerine asılan '...'yazılı pankartın kaldırılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine (men'ine), 3-Davacı ...Ş.'nin, yasal koşulları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir. Dairemizin bu kararına karşı her iki taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. HD'nin 2022/3492 E- 2023/5812 K sayılı, 12.10.2023 tarihli kararıyla, Dairemizin anılan hükmü bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında: "...1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu düzenlenmiş, anılan Kanun'un 55 inci maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların nelerden ibaret olabileceği örnek olarak sıralanmıştır. Bu çerçevede aynı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince; 'Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,...' haksız rekabettir. Hükümde kullanılan kötüleme kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için beyanın, başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması, yine bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2020 tarihli, 2017/11-39 E. ve 2020/396 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, '...', '...' ve '...' ifadeleri ile ses kaydında kullanılan ifadeler, taraflar arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıklar, bu uyuşmazlıkların basına yansıması, görsel ve işitsel medyada yer alması karşısında içerik ve sonuç olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilemez. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi kararında emsal olduğu değerlendirilen Dairemizin 12.01.2022 tarihli, 2020/633 E. ve 2022/200 K. sayılı kararı, eldeki dava bakımından hem içerik hem de temyiz edenlerin sıfatı bakımından emsal teşkil etmemektedir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekilinin temyiz başvurusunun kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyasında, HMK'nın 373/3 maddesi uyarınca duruşma açılarak taraflar davet edilmiş, taraf vekillerinin bozma ilamına karşı beyanları alındıktan sonra, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; davalılara atfedilen, "...", "..." ve "..." ifadeleri ile ses kaydında kullanılan ifadeler, taraflar arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıklar, bu uyuşmazlıkların basına yansıması, görsel ve işitsel medyada yer alması karşısında içerik ve sonuç olarak haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyecek niteliktedir. Ayrıca, bozulan kararımızın gerekçesinde emsal olduğu belirtilen ve Yargıtay 11. HD'nin 12.01.2022 tarihli, 2020/633 E- 2022/200 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta davalılara atfedilen ifade ve eylemlerin farklı olması nedeniyle eldeki dava bakımından emsal oluşturmayacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı isabetli olup davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, Dairemizin bozulan kararı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine ve neticede davanın reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, Dairemizin bozulan kararı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacılar tarafından peşin olarak yatırılmış olan 8.538,75 TL'den mahsubu ile artan 8.111,15 TL harcın, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan 3,80 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalılar yararına tayin ve takdir edilen 76.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 6-Taraflarca yapılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, yatıranlarına iadesine, 7- İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacılar tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 44,40 TL nispi istinaf karar harcının, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacı tarafa iadesine, b-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davalılar tarafından harcanan 311.80 TL kanun yolu giderinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine, 8-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 9-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren ikişer haftalık süreler içinde temyiz yolu açık olmak üzere ve oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 17/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülentaraflarıntazminatözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçeRekabetinsebepleritespiti-incelemekararınınileriiddiaHaksızmahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim