SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2021/991 E. 2024/680 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/991

Karar No

2024/680

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/991

KARAR NO: 2024/680

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/03/2021

NUMARASI: 2020/486 E. - 2021/178 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan fatura fotokopileri ve cari hesap ekstrelerinden de anlaşılacağı üzere alacaklı olduğunu, davalının bu borcunu ödemediğini, dava şartı olması nedeniyle arabulucuya başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, ardından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmesine rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Mahkememizce İstanbul ... İcra Dairesine ait ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden çıkartılmış, dosyanın incelenmesi sonucunda, davacının davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederek takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizce, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, davacının takibe dayanak faturadan dolayı alacağının olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı tarafın kayıtlarında takip tarihi itibari ile davalıdan 12.434,55-TL alacaklı olduğu. Davalı tarafın inceleme günü defterlerini ibraz etmediği ifade edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/2 maddesi gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ile aynı maddenin 3. fıkrası gereğince ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmektedir. İtirazın iptali davaları takip ile sıkı sıkıya bağlı olup, dava konusu icra takibine konu edilen faturalara konu malın teslimi olgusunu satıcının tek taraflı düzenlediği faturalar ile ispatı mümkün olmayıp, teslime dair alıcı tarafça imzalı irsaliyeleri de sunması gerekmektedir. Bununla birlikte, mal tesliminin ispatının tek yöntemi bu olmayıp, imzalı irsaliye sunulmamakla birlikte eğer bahse konu faturalar benimsenerek bizzat alıcının ticari defterlerine kayıt edilmiş ise bu durumda artık satım sözleşmesinin yapıldığının, satıma konu fatura içeriklerinin ve malların teslim edildiğinin kabulü zorunlu olup, bu husus Yargıtay' ın yerleşmiş içtihatları ile de istikrarlı bir şekilde vurgulanmaktadır. (Bu yönde bknz...Yargıtay 19.HD. 2016/5355 E.-2017/2575 K., 2016/3391 E.- 2016/14472 K., 2016/4293 E.-2016/15075 K...) Dava cari hesap alacak iddiasına dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı icra takibine konu faturalardaki malların davalıya teslim edildiğini usulüne uygun delillerle ispatla yükümlüdür. Salt davacının ticari defter ve kayıtları mal teslimini ispata yeterli değildir. Defter kayıtlarının dayanak belgelerle de desteklenmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/543 Esas ve 2019/365 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. Bu durumda davacının ticari defterlerine kayıtlı fatura konusu hizmetin davalıya verildiğinin davacı tarafından ispatı gerekir. Somut olayda davacı tarafın davaya konu faturanın dayanağı olan malın veya hizmetin davalı tarafa verildiği ispat edilemediği ve davacının yemin deliline dayandığı görülerek; davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ve davacı vekili tarafından 09/03/2021 tarihli celse de yemin deliline dayanılmayacağı beyan edilmiş olduğundan, mahkememizce ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin 29.12.2020 tarihli duruşmada, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere, inceleme günü belirlemiş ve inceleme günü ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacaklarına karar verildiğini, ihtarat yapıldığını, inceleme günü, müvekkilinin defterlerini getirdiğini, ancak davalının inceleme günü defterlerini getirmediği gibi, davaya da cevap vermeyip, duruşmalara da katılmadığını, davacıya it ticare defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu ve usulüne uygun tutulmuş ticare defter kayıtlarına göre, davalıdan 12.434,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen davanın reddedildiğini, müvekkilinin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve bu defterlere ve irsaliyeli faturalara göre davalıdan alacaklı olduğunun tartışmasız olduğunu, davalının ticari defterlerini sunması halinde onun defterlerinde de alacaklı olduklarının anlaşılacağını, mahkemece talep edilmesine rağmen davalının defterlerini sunmaktan kaçındığını, bunun müvekkilinin kusuru olmadığını, ancak davalının defterlerini sunmaktan kaçındığını, ayrıca davalının, dava konusu faturalardaki malları teslim almadığını da ileri sürmediğini, dosyada mübrez irsaliyeli faturalarla malın davalıya teslim edildiğinin açıkça ortada olduğunu, davalının da teslim almadığını ileri sürmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında fatura ve açık hesaptan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında mal teslimi yaptığını, düzenlenen faturalara istinaden cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu ileri sürmüş; davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 12.434,55 TL cari hesap alacağı, 1.070,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.504,60 TL toplam alacak yönünden 18.12.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 01.01.2019 ve muhtelif tarihli cari hesap alacağın toplamı 13.504,60 TL'nin gösterildiği, ödeme emrinin 24.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 25.12.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, taraflara ticari defterlerini sunmaları için usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini sunmasına rağmen davalı taraf ticari defterlerini sunmamış, yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Alınan bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacı kayıtlarına göre taraflar arasında alım satım ilişkisinden davacı tarafın davalıya mal ve hizmet sunduğu, davalının ise süreç içinde bedelini ödediği, tarafların birbirlerinden olan borç ve alacaklarını işleyen hesap şekilde takip ettikleri, davacının davalıya 2018 yılında 24.542,29 TL tutarında satış yaptığı, davacının düzenlediği takip konusu faturalarda irsaliyeli faturalarda teslim alan kısmında imza ve isim bulunduğu, davacının 31.12.2019 tarihi itibariyle davalıdan 12.434,55 TL alacaklı olduğu kanaati bildirilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu gibi TMK'nın 6. maddesi uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Fatura tek başına akdi ilişkinin ve alacağın varlığının kanıtı olamaz. Faturada yazılan malların teslim edildiğini ispat yükü satıcı olan davacıdadır. Faturaya konu mal bedelinden davalıyı sorumlu tutmak için faturaların tebliği ve malların tesliminin kanıtlanması gerekir. Davacı taraf, mal tesliminin yapıldığını iddia etmiş, davalı ise, davaya karşı cevap vermemiştir. Bu durumda HMK'nın 128. maddesi gereğince davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakaların tamamını inkar etmiş sayılır. Davacı tarafından dosyaya takip ve dava konusu bir kısım irsaliyeli faturalar sunulmuştur. Bu irsaliyeli faturaların teslim alan kısmında imza ve isim bulunduğu görülmektedir. Ancak mahkemece bu konuda hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece, hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gereği HMK'nın 169. maddesi uyarınca davalıya mahkemece resen isticvap davetiyesi gönderilerek davacı vekilinin dava dilekçesi ile sunduğu irsaliyeli faturaların altında bulunan kişilerin davalı şirket çalışanı veya yetkilisi olup olmadığı, faturalara konu emtianın teslim alınıp alınmadığı konusunda davalının isticvabı suretiyle davalıdan izahat istenilmesi, ayrıca isticvap davetiyesi gönderilirken davalı tarafça isticvaba icabet olunmaması halinde teslim olgusunun sabit görüleceği hususunun HMK'nın 171. maddesine göre ihtar edilerek sonuca gidilmesi, davalının beyanda bulunması hâlinde bunun da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu hükmünün kaldırılarak, davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.02.05.2024

KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınkanunincelemekararınınileriiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim