İstanbul BAM 14. HD 2024/389 E. 2024/638 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/389
2024/638
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/389
KARAR NO: 2024/638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/01/2024
NUMARASI: 2023/845 E. - 2024/23 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...'ni hasım göstererek Bakırköy 47. İş Mahkemesi nezdinde 2023/174 esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını,. ancak ... adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiklerini, Bakırköy 47. İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için kendilerine 1 aylık mehil verildiğini, işbu davada ihyasını istedikleri ... adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ... Mah. ... Asfaltı İdeal Blok Zemin Kat Bahçelievler/İstanbul olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden 19.02.2021 tarihinde terkin edildiğini, işbu şirketin tasfiye sürecinde Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/166 Esas 2019/997 Karar sayılı ilamıyla tasfiye memuru olarak davalı ...'ün atandığını, Tasfiye memuru tarafından tasfiye sonunda İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğüne dilekçe yazılarak şirketin terkininin talep edildiğini ve işbu şirketin 19.02.2021 tarihinde terkin edildiğini beyanla davalarının kabulü ile ...'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kurum vekili, savunmasında özetle; Davalı ... sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. Davalı ... tarafından, davetiye tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Şirketin tasfiyesinin sona erdiği 19/02/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, davalı ...'ün ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirket aleyhine Bakırköy 47. İş Mahkemesi'nin 2023/174 esas sayılı dosyası 19/07/2023 tarihinde sigorta hizmet tespiti davası açıldığı, ihyası talep edilen şirketin davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin 5 yıllık hizmet tespiti hak düşürücü süresinin dolmadan önce tasfiye olunduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, icra takibinin ve itirazın iptali dosyasının terkin tarihinden önce açılmış olması nedeniyle tasfiye işleminin eksik yapılması, ve dava devam ederken dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan davalı ...'den tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır... " gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin tasfiyesinin sona erdiği 19/02/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nolu ...'nin, TTK'nın 547. maddesi gereğince Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/174 esas sayılı dosyası dosyasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tevdine, TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan ... T.C kimlik nolu davalı ...'ün görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şahsının tasfiye memuru olarak belirtildiğini, tensip tutanağında hem davacı ve davalılar vekili olarak Av. ...'in yazılmış olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesi sonucunda tasfiye kararının sicile tescil edildiğini, kendisinin tasfiye memuru olarak atandığını, çağrı ilanından sonra alacaklılara 6 ay başvuru süresi verildiğini, TTK hükümleri ve gerekse ticaret sicil yönetmeliği çerçevesinde tasfiyenin yasalara uygun şekilde eksiksiz sürdürüldüğünü, 2 nolu davalıya davetiye yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise tasfiye halindeki şirketin cevap verilip verilmediğinin belirtilmediğini, kararda hatalı olarak şirketin ortağı olduğunun belirtildiğini, oysa şirket ile hiçbir zaman ortaklığının mevcut olmadığını, şirket ile ilişkisinin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/166 Esas sayılı dosyasında görevlendirilmiş olması nedeniyle tasfiye memuru sıfatı bulunduğunu, mahkemeye 07.12.2023 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderdiği dilekçede daimi ikametgahının Antalya ilinde olması nedeniyle tasfiye memuru olarak görev yapamayacağını bildirdiğini, mahkemenin sadece Antalya'da yaşamış olduğunu belirttiğini, tasfiye memuru olarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının vahim bir hata olduğunu, bu hatanın mağduriyetine neden olduğunu, ayrıca dava devam ederken yeniden dava açılması gibi bir durumun mevcut olmadığını, tasfiyeye ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın 24.07.2019 tarihinde başladığını, 03.02.2021 tarihinde tasfiyenin tamamlandığına karar verildiğini, buna karşı hizmet tespit davasının 19.07.2023 tarihinde ihya davasının ise 05.09.2023 tarihinde başlatıldığını, UYAP üzerinden göndermiş olduğu yerleşim yerinin ekli olduğu dilekçede Antalya ilinde olduğundan dosyada tasfiye memuru olarak görev yapamayacağını bildirdiğini, buna rağmen mahkemece yeniden tasfiye memurluğu yapmasına karar verildiğini, yargılama giderlerinin ise tahsiline hükmedildiğini ve 17.900,00 TL avukatlık ücretinin tahsiline karar verildiğini, eksik tasfiye gerekçesiyle verilen kararın yanlış olduğunu, yüksek bir avukatlık ücreti takdirinin haksız olarak değerlendirildiğini, tasfiye halindeki şirketin ticaret sicil gazetesi üzerinden araştırma yapılarak davaya katılmalarının sağlanmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kaldırılmasını, şahsının şirket ortağı olmaması nedeniyle masraf ve yargılama giderlerinin kaldırılmasını, yerleşim yeri belgesi gereğince Antalya ilinde olmasından dolayı işlemlerin İstanbul'da takip edilmesi gerektiğinden yeniden tasfiye memuru olarak görevlendirme kararının iptal edilmesini, ihya işlemleri için yeninden tasfiye memuru görevlendirilmesi kararının hatalarla dolu olduğunu iddia ederek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirket sicil kaydının ihyası talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/166 Esas, 2019/997 Karar ve 06.11.2019 tarihli kararının incelenmesinden, davalı tasfiye memurunun şirket ortağı olmayıp, mahkemece atanmış bir tasfiye memuru olduğu anlaşılmaktadır. Kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 27.01.2020 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/166 Esas sayılı dosyasında 03.02.2021 tarihli ek karar ile; tasfiye memuru olarak atanan ... tarafından düzenlenen şirketin tasfiye sonucu bilançolarının tasdikine ve tasfiye memurunun ticaret sicil memurluğundan tasfiye sonu genel kurul adına onay verme konusunda yetki verilmesine karar verildiği, söz konusu dosyada tasfiye memurunun dava dışı gerçek kişinin şirket aleyhine açmış olduğu hizmet tespit davasında taraf teşkili sağlanması ve tasfiyenin tamamlanması amacıyla atanmış olduğu, şirketin tasfiye sonucunda 19.02.2021 tarihinde sicilden terkin edildiği, davalı olarak gösterilen tasfiye memuru ... tarafından iş bu dava dosyasına 06.12.2023 havale tarihli olarak UYAP üzerinden gönderilen dilekçede mahkemenin 2023/845 Esas sayılı dosyasında tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verildiği, ikametgahının İstanbul ili dışına (Antalya) taşıdığından iş bu dava dosyasında tasfiye memuru olarak görev yapmasının mümkün olmadığının belirtildiği ve görevinden affına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verildiği, gerekçede ...'ün ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu hususuna yer verildiği, ...'ün dosyaya ibraz etmiş olduğu dilekçesinin değerlendirilmediği ve adı geçen tasfiye memurunun atanmasına dair mahkeme kararının değerlendirilmediği, davalının şirket ortağı ve yetkilisi olduğu gerekçesiyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilerek davacı yararına 17.900,00 TL vekalet ücreti takdiri ile birlikte masraflardan sorumlu olarak tutulmuş olduğu, ... tarafından mahkemeye ibraz etmiş olduğu dilekçede ve istinaf dilekçesine ekli olarak İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Yerleşim Yeri ve diğer adres belgesi örneğini ibraz ettiği, ...'ün adresinin Antalya ili Kemer ilçesinde olduğu, karar başlığında adresinin Antalya Kemer olarak gösterilmiş bulunduğu, ayrıca yine mahkemenin tensip tutanağında davacı vekilinin maddi hata sonucunda tasfiye memuru ...'ün vekili olarak da gösterilmiş olduğu, İTO tarafından verilen 08.09.2023 tarihli cevabı yazıda yetkililer kısmında tasfiye memuru olarak ...'ün belirtildiği anlaşılmıştır. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 19.02.2021 tarihinde ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, ihyası istenen şirket aleyhine müvekkilinin hizmet tespiti için Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/174 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/174 esas sayılı davasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hükümde söz konusu dava dosyası kapsamında ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir. Somut olayda yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, tasfiye sonucunda sicilden terkin edilen şirketin tasfiye memurunun vefat ettiği ve şirket genel kurulunca yeni bir tasfiye memuru atanmadığı, tasfiye memuru olarak gösterilen ...'ün yine benzer bir dava için şirket haricinde mahkemece tasfiye memuru olarak ve eksik işleri tamamlamak amacı ile atanmış olduğu ve o davayla ilgili yapılan işlemler ile tasfiye neticesinde şirketin sicilden terkin edildiği, iş bu dava tarihinde ise şirketin terkin edilmiş olduğu, ...'ün şirket tarafından atanmış olan tasfiye memuru veya şirket ortağı olmadığı, son tasfiye memuru olmakla beraber adı geçenin ikametgah adresinin şirketin sicil merkezinin dışında bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile tasfiye memuru olarak atanan ...'ün savunması ile önceki atama gerekçesi dikkate alınmaksızın, adı geçenin tasfiye memuru olarak atanması ve kararda şirketin ortağı olarak kabulü ile sonuca gidilmiş olması da isabetli görülmemiştir. Basit yargılama usulüne tabi davalarda HMK'nın 3320/1 hükmü uyarınca dosya üzerinden hüküm verilmesi mümkün ise de bunun için tüm delillerin toplanması ve uyuşmazlığın tam olarak aydınlatılmış olması gerekir. İlk derece mahkemesince, eldeki ihya davasında duruşma açılmadan ve deliller yeterince değerlendirilmeden karar verilmesi, davalı tasfiye memurunun hukuki dinlenilme haklarının ihlaline yol açacak niteliktedir. Mahkemece yapılması gereken, usulünce duruşma açılmak suretiyle, davalı tasfiye memurunun önceki atanma şekli, dosyaya sunulan mazereti ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek bir karar vermekten ibarettir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosya üzerinden yapıyan istinaf incelemesi sonucunda, ilk ederce mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı tasfiye memuruna iadesine,4-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41