İstanbul BAM 14. HD 2024/353 E. 2024/585 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/353
2024/585
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/353
KARAR NO: 2024/585
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27.10.2023 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2023/16 Esas
DAVA: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile ... A.Ş ye ait 30.04.2014 tarih ... nolu 250.000 TL teminat mektubunun iptali istemli açılan davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının önerisiyle Tokat ili, Çamlıbel İlçesi, ... mahallesindeki arsa ile istasyonu maliklerinden kiraladığını, işbu istasyonun iki yıldır atıl durumda olduğunu ve işbu istasyonu faaliyete geçirebilmek için 200.000,00-TL civarında bir masraf yaptığını, 5 yıl süreyle kullanma hakkını elde ettiği bu taşınmaz üzerinde Kadoil markalı akaryakıt ile LPG ürünlerini son tüketiciye satabilmek için sözleşme imzaladığını, müvekkilinin kredi geri ödemesini yapmaya devam ederken başka bir deyişle henüz bitirmemişken davalı firmanın 01/04/2016 tarihli faturayı tebliğ ederek asgari alım taahhüdünü yerine getiremediğinden bahisle 45.000,00-TL cezayı talep ettiğini, davalının, müvekkilinin cezayı ödememesi halinde 250.000,00-TL bedelli banka teminat mektubunu tazmin edeceğini, saha yönetimi aracılığı ile bildirdiği için ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin 2017 yılında aylık 20,4m3'e kadar yükselttiği satışı 2018 yılında elinde olmayan sebeplerle aylık 6,2m3'lere kadar düştüğünü, satışın daha da azalmasına mani olmak için müvekkilinin yolu yapan firmayı zararına satış yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin tüm bu hususları davalı firmaya yazılı olarak bildirdiğini fakat davalının problemi algıladığına dair sözlü/fiili olmaması nedeniyle Tokat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/71 Esas sayılı dosyası ile bu husus tespit ettirdiğini, bu nedenlerle davacı açısından teminat mektubunun haksız olarak tazmin edilmesi tehlikesinin doğduğunu, mektubunu ve dolayısıyla, iktisadi faaliyet hürriyetini korumak mecburiyetiyle müvekkilinin İstanbul 10. ve 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak teminat mektubunun, haksız olarak tazmin edilmesini engelleyecek şekilde tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, Mahkemece müvekkilinin hukuken korunmaya değer haklarının bulunduğu kanaatine varıldığı için %100 teminat karşılığında tedbir kararı verildiğini, davalının 20/06/2019 tarihinde mektubun tazmin edilmesini talep ettiğini, bankaca bu talebin, tedbir karar bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, bu tedbir kararı akabinde müvekkilinin 6100/397 emri gereği menfi tespit istekli davanın açıldığını, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, davacı ve davalı ticari kayıtları ile kayıt dayanağı belgeler üzerinde yaptırılan incelemeler neticesinde, bilirkişilerce 31/12/2019 tarihi itibariyle yani dava ve sözleşmelerin sona erdiği tarihler itibariyle davacının, davalıya borçlu olmadığı başka bir deyişle davalının da, davacıdan alacaklı olmadığının rapor edildiğini, bu durumda mektubun, davalının elinde tutulmasının haklı sebebinin kalmadığını, ilk dava nedeniyle, bu davada derdestlik itirazında bulunulamayacağının Yargıtay 3.Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel ve Büyük Genel Kurulun talimatı olduğunu beyanla tarafları ile sebebi aynı iken konusu farklı olan bu davaya yapılması muhtemel derdestlik/kesin hüküm itirazının ret edilmesine, 6100/389 vd. Şartlarının oluştuğuna ve tedbir kararının %100 teminat karşılığı verildiğine dair delillerin bulunduğu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1138 E. Sayılı dosyasının celbiyle, mektubun tazmin edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının/davalıya her iki sözleşmenin sona erme tarihi itibariyle cari hesapta borcunun bulunmadığının tespit edilmesine ve bu tespitten sonra davacı tarafça, davalıya verilen teminat mektubunun, davalı elinde bulunmasının haklı nedeni kalmadığı için ... A.Ş'ne ait, 30.04.2014 tarih ile ... numaralı teminat mektubunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 03.05.2023 tarihli ara kararla; "...HMK’nın 389.maddesinde hangi sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, başka bir ifadeyle ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiştir.HMK m.389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile Mahkememizce celbedilen deliller birlikte değerlendirildiğinde HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir için aranan iddianın esasına ilişkin yaklaşık ispat olgusunun ve ihtiyati tedbirin şartlarının bu aşamada gerçekleştiği..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... A.Ş.'ye ait, 30/04/2014 tarihli, ... numaralı, 250.000,00 TL bedelli teminat mektubu üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, HMK'nın 394. maddesi uyarınca verdiği itiraz dilekçesinde özetle; davacının İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame ettiği ve işbu davada derdestlik itirazı sundukları 2018/1138 E. sayılı davada 04.01.2019 tarihli ara karar ile işbu davaya konu banka teminat mektubu üzerine tedbir konulduğunu, bilindiği üzere işbu tedbirin yasal mevzuat gereği mahkemece verilmiş kararın kesinleşmesine dek devam ettiğini, haliyle davacının hakkını elde etmesini zorlaştıracak veya imkansız hale getirecek bir durumun kesinlikle bulunmadığını, dava konusu aynı banka teminat mektubu üzerine ikinci defa tedbir konulmasının hukuki bir fayda sağlamayacağı ortada iken açık yasal mevzuat hükmüne rağmen aynı mektup üzerine 2.kez ihtiyati tedbir konulmasının taraflarınca anlaşılamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Mahkeme aksi kanaatte ise birebir oranda teminatın dosyaya yatırılmasına müteakip teminat mektubu yönünden tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan ve ihtarnamede belirtilen cezai şart borçları hala tahsil edilemediğinden ve işbu borçlara cevap dilekçelerine EK-5 olarak ekli Bakırköy ...Noterliği'nin 18/09/2019 tarih-... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 21/10/2019 tarihinden itibaren bayilik sözleşmesi ile kararlaştırılan aylık %10 oranında sözleşmesel faiz işlediğinden müvekkili şirketin zarar ziyanını karşılar mahiyette teminat alınması gerektiğinin tartışmadan vareste olduğunu, davacının İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E. Sayılı dosyasıyla açtığı davada; ... bank AŞ Tokat Şubesine ait, 30/04/2018 tarihli ... sayılı 250.000,00-TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmemesi ve ödeme yapılmaması yönünde tedbir kararı verilmesini, davalının müvekkili şirkete borçlu olmadığının tespitini ve teminat mektubunun iade edilmesini dava ettiğini, huzurda ikame edilen davanın konusunun da yukarıda bilgileri verilen teminat mektubunun nakde çevrilmemesi ve ödeme yapılmaması yönünden tedbir kararı verilmesi ve davalının müvekkili şirkete cari hesapta borçlu olmadığının tespiti ve teminat mektubunun iptali olduğunu, derdestlik itirazları hakkında karar verilmeden tedbir kararının verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı düştüğünü beyanla davacının haksız ve dayanaksız talepleri doğrultusunda verilmiş ve yasal şartları oluşmamış tedbir kararının itirazları neticesinde kaldırılmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının borçları, temerrüt tarihi ve işleyen aylık %10 sözleşmesel faiz dikkate alınarak 250.000,00-TL tutarında birebir teminatın sunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbire itirazı değerlendirdiği 27.10.2023 tarihli ara kararıyla; "... HMK’nın 389.maddesinde hangi sebeplerle ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, başka bir ifadeyle ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiştir.HMK m.389/1 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile Mahkememizce celbedilen deliller birlikte değerlendirildiğinde HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir için aranan iddianın esasına ilişkin yaklaşık ispat olgusunun ve ihtiyati tedbirin şartlarının bu aşamada gerçekleştiği, ayrıca teminat miktarının da yeterli olduğu kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu davada ihtiyati tedbir işlenen teminat mektubunun üzerinde zaten İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1138 e. sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir olması nedeniyle öncelikle davacının hakkını elde etmesini zorlaştıracak veya imkansız hale getirecek bir durum bulunmadığını, ayrıca davacının aynı mektup için 2. defa tedbir kararı talep etmesinde hukuki menfaati de bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davacının yapmış olduğu istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin T:06.04.2023 E:2023/640 K:2023/581 sayılı kararı (EK-4 İstinaf kararı) kapsamında reddedildiğini, istinaf mahkemesinin ret kararı akabinde davacının temyiz başvurusu kapsamında dosya Yargıtaya gönderildiğini, bu nedenle iş bu dava hali hazırda derdest olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için tedbir kararının yerinde olduğu düşünülecek olsa dahi mahkemenin birebir oranda teminatın dosyaya yatırılmasını müteakip teminat mektubu yönünden tedbir kararı vermesi gerektiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan ve ihtarnamede belirtilen cezai şart borçları hala tahsil edilemediğinden ve işbu borçlara davaya cevap dilekçesinde ek-5 olarak ekli Bakırköy ... Noterliği'nin 18.09.2019 tarih-... yev. No.lu ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 21/10/2019 tarihinden itibaren bayilik sözleşmesi ile kararlaştırılan aylık %10 (yüzde 10) oranında sözleşmesel faiz işlediğinden müvekkili şirketin zarar ziyanını karşılar mahiyette teminat alınması gerektiğinin tartışmadan vareste olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, itirazın reddine dair istinaf konusu ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne ve sonuçta ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ... AŞ'ye ait 30.04.2014 tarih ... nolu 250.000 TL teminat mektubunun iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 27.04.2023 tarihli ara karar ile davacının teminat mektubunun ibrazı halinde ödenmemesi için talep ettiği ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiği, davalının tedbire itirazının ise 06.01.2023 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, tedbire itirazın reddi ara kararına karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından, eldeki dava açılmadan önce İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E sayılı dosyası kapsamında, aynı teminat mektubu üzerine ihtiyati tedbir konulması talepli dava açıldığı, açılan davada tedbir kararı verildiği, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E sayılı dosyasında mahkemece erken açılan dava gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği, İstanbul BAM 13. HD 2023/640 E- 2023/581 K sayılı dosyasında davacı istinafının reddine karar verildiği, istinafın reddi kararının ise davacı tarafından temyiz edildiği ancak davacı yanca sunulan beyan dilekçeleri kapsamında sonradan temyizden feragat dilekçesi verildiği, bu kapsamda mahkemece tedbire itirazın reddedildiği anlaşılan 26.10.2023 tarihli duruşma ara kararı ile İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına da karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki uyuşmazlığa konu davanın da İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E sayılı dosyası kapsamında verilen karar üzerine açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince bu hususlar ileri sürülerek daha önce İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E sayılı dosyasında açılan davada ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu mahkemece verilen kararın kesinleşmemesi nedeniyle tedbirin hâlen devam ettiği, dolayısıyla yeniden ihtiyati tedbir talebinde ve verilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, iş bu davanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1138 E sayılı dosyasında açılan dava kapsamında derdestlik itirazı ileri sürüldüğü, bu nedenle derdestlik nedeniyle reddi gereken davada tedbir kararı verilmesinin doğru olmadığı, bunlar dışında teminatın da yetersiz olduğu iddialarıyla itiraz yöneltildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilk derce mahkemesince ihtiyati tedbire ve teminata yöneltilen itirazın reddine dair 06.01.2023 tarihli ara karar yazılmış ise de Mahkemece itirazın reddine dair ara kararında, davalının itirazlarına ilişkin inceleme yapılmadığı, itiraz sebeplerinin karşılanmadığı, sadece tedbir için aranan yaklaşık ispatın gerçekleştiği ve ihtiyati tedbir şartlarının bu aşamada gerçekleştiği, ayrıca teminat miktarının da yeterli olduğu açıklamalarıyla itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Somut olayda istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi ara kararında gerekçe bulunmamaktadır. Karar, bu haliyle istinaf incelemesine elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 27.10.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ihtiyati tedbire itirazın yeniden karara bağlanması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.04.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01