SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2496 E. 2024/578 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2496

Karar No

2024/578

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2496

KARAR NO: 2024/578

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 14.10.2019

NUMARASI: 2019/799 Esas - 2019/1091 Karar

DAVA: Alacak

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş.nin 1993 yılından bugüne şirket isim değişiklik ile bağlantılarının bulunduğunu, müvekkile ait olan hisse senetlerinin bu aradaki şirketlerdeki hisse rayiç değerlerinin, .... A.Ş. şirketteki dağıtılan temettülerin bu hisselere oranlarının bulunarak hisse karşılığı alacaklarının tespitine, ... A.Ş. ye ait hisse senetleri temettü ve diğer alacakların, ... A.Ş deki rayiç bedel alacak hakkı ve bu aynı hisselerin .... Şti’deki günümüz rayiç bedel alacak hakkının tespit edilerek davalılardan tahsiline, hisse senedi rayiç bedeli alacaklarının yasada öngörülen faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin bu davada hasım gösterilmelerinin mümkün olmadığını, davacının müvekkilini irtibatlandırmaya çalıştığı ve davasına dayanak yapmaya çalıştığı bir kısım fotokopi belge metinlerinden anlaşılacağı üzere söz konusu belgelerin müvekkili tarafından düzenlendiğine dair hiçbir ibare bulunmadığını, davacı ile müvekkilinin ilişkisi-irtibatı mevcut olmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılmış olduğunu, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının varlığını iddia etitği ilk hisse senetlerinin iade ile, yerine yeni senetler alındığını, teslim tesellüm belgesinin verildiğini, senetlerin verilmediği vs... gibi beyanlarından da görüleceği üzere davacının bir senaryo etrafında dolanmakta ve müvekkilinin hiçbir şekilde dahil olmayan bir kısım belgelerle müvekkiline sorumluluk yüklenmeye çalışılmakta olduğunu, bunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin şirketler Türk Hukuk Sistemine ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş ve ticari faaliyetlerine devam etmiş olduğunu, müvekkilinin davacının bağ kurmaya çalıştığı ... ve ... isimli şirketlerden bağımsız olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde hisse senedi basmamış ve senet ihracında bulunmamış olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde çok ortaklı bir yapılarının hiçbir zaman olmamış olduğunu, tamamen T.T. Kanunun hükümlerine göre ve sınırlı ortaklık ilişkisi ile kurulmuş şirket olduğunu, bu husustaki yasal durumları Ticaret Sicil kayıtlarında açıkça görüleceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın ... yönünden açılmış olduğu ancak davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi, dava konusu hisse senetlerinin bu şirkete ait olmadığı, sadece davalıların iki ayrı tüzel kişilik olduğu ve yönetim kurulunun aynı olduğu, organik bağ olduğu gerekçesi ile açılmış bir dava olmasına rağmen, dava talebinin davalılardan ... A.Ş'ye yönlendirilmesnin mümkün olmadığı, sadece yönetim kurulmu başkanının aynı olmasının dava talebi ile bağlantı sağlamayacağı, Davacı, anılan ... Tic. A.Ş.ne devredilen hisseleri aldığı, ... her iki şirketin yönetim kuruluna bulunduğu gerekçesi ile ... A.Ş'ye de husumet yöneltildiği ancak hisselerin ... devraldığı şirketlere ait olduğu ve davanın, davacı ile ... şirket tüzel kişiliği arasında görülmesi gerektiği, iş bu davada husumetin sadece Birr şirket tüzel kişiliği yerine her iki tüzelkişiliğe yöneltilmiş olması..." gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili kanunun kendisine verdiği haktan yararlanarak asılları elinde olan hamiline senetlerin gerekli karşılıksız temettüleri ardından SPK'ya kaydının sağlanmasını veya bu senetlerin bugünkü rayiç bedellerinin davalı firma tarafından ödenmesini istediğini, Müvekkilinin almış olduğu, ... A.Ş. ye ait hisse senetlerinin bugünkü değelerinin bulunması gerektiğini, bunun için firmanın ticari sicildeki değişimlerinin belirlenmesi gerektiğini, ... A.Ş. (İstanbul Ticaret Sicli no. ...-...) (Adres: ... Mah. ... Cad. No:... Kat .. D:... 1. Levent / İSTANBUL) bu firmanın 15/04/1994 tarihinde sermaye artırımına gittiğini, bu tarihte firmanın yönetim kurulu başkanı ... olduğunu, 05/08/1998 tarihindeki firmanın isim değiştirmesine kadar aynı kişi yönetim kurul başkanı olarak devam ettiğini, 05/08/1998 tarihinde ...A.Ş. ... A.Ş. (İstanbul Ticaret Sicil No: ... ) ( ... Cad. ... Apt No....) haline geldiğini, ... A.Ş. (İstanbul ticaret Sicil No. ... ) ... bünyesinde iken; 24/06/2011 tarihinde ... A.Ş. haline geliyor.(Delil 8 :24/06/2011 tarihli karara ilişkin ticaret sicil gazetesi ) bu tarihte de ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ... olduğunu, ... Ticaret A.Ş 04/09/2018 tarihinde davalı ...Anonim Şirketi ile birleştiğini, Müvekkilinin... Sanayi A.Ş. den almış olduğu hisseleri şirket isim değiştirmeleri, birleşmeler ve devirler sonucunda sebebi ile en son ... Anonim Şirketi haline geldiğini, Senetlerin ... A.Ş nin hisselerle bağlantısı 20/12/2012 tarihinde ... A.Ş.iken ... A.Ş. haline geldiğini, Bu tarihli gazete incelendiğinde; 6. maddesinde esasa sermaye ve hisseler kısmında 1.351,17 hisse karşılığı 1351.165,52 Tl sinin ... A.Ş. Şirketinin olduğu görüleceğini, buna ek olarak müvekkilin sahibi olduğu tüm şirketlerin genel kurul başkanı olan ... ...A.Ş.'nin hisserinin 5745,63 Tl sinin sahibi olduğunun görüleceğini, buna ek olarak ...A.Ş. nin de yönetim kurulu başkanı olduğunu, ...A.Ş. ile ... A.Ş. arasındagi organik ve hukuki bağın kanıtı olduğunu, Bu taleplerinin ile dava açılmışken , Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/799 E sayılı dosyasından verilen 2019/2091 K sayılı ilamı ile taleplerinin reddine karar verildiğini, Bu ret kararının yasalara aykırı olduğunu, çünkü dava dilekçesinde de ayrıntısı yer aldığı üzere , şirketlerin isim değişiklik sırası takip edildiğinde ve 20/12/2012 tarihinde ... A.ş. İken ...A.Ş. haline geldiğini, bu tarihli gazete incelendiğinde;" 7.a) 6. maddesinde esasa sermaye ve hisseler kısmında 1 351,17 hisse karşılığı 1351.165,52 Tl sinin ... A.Ş. Şirketinin olduğu görülecektir. Buna ek olarak müvekkilin sahibi olduğu tüm şirketlerin genel kurl başkanı olan ... in, ... A.Ş. nin hisserinin 5745,63 Tl sinin sahibi olduğu görülecektir. Buna ek olarak ...A.Ş. nin de yönetim kurul başkanıdır. " ...A.Ş. ile ... A.Ş. arasında organik ve hukuki bağın kanıtı olduğunu, Bu kanıta rağmen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/799 E sayılı dosyasından verilen 2019/2091 K sayılı ilamı ile , " 1-Davalı .... A.Ş'ye karşı açılan davanın bu dosyadan tefriki ile bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, .. " demek suretiyle davalı .... A.Ş' açısından davayı usullen reddettiğini, ret kararının yerinde olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının asılları elinde olduğunu ileri sürdüğü hamiline yazılı şirket hisseleri nedeniyle, hisselerin ödenmeyen temettüleri ile hisselerin rayiç değerinin davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ... yönünden davanın tefriki ile bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından, yasal süre içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili tarafından, hakkında tefrik kararı verilen ... ve ... A.Ş hasım gösterilerek açılan davada, müvekkilinin ... A.Ş ye ati kızı ...' a ait hamiline senetlerin satın alınmak suretiyle sahibi olduğunu, daha sonra şirketin unvan değişiklikleri yaptığını, isim, ünvan değişiklikleri ve birleşmeler sonucu en son ... A.Ş ye ait paylar haline geldiğini, ünvan ve birleşmeler ile farklılaşan şirketlerin yöneticisinin ... olduğu da dikkate alındığında diğer davalı ... ile ... A.Ş arasında organik bağın kabulü de gerektiğini, dolayısıyla her iki davalının müvekkiline ait olduğu iddia edilen hamiline hisse senetleri kapsamında, hisselerin ödenmeyen temettüleri ile hisselerin rayiç değerinin davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesi karar ve gerekçesinde de işaret edildiği üzere, davacının hamili olduğunu ileri sürdüğü hisse senetleri kapsamında her ne kadar davalıyı da hasım göstererek talepte bulunulmuş ise de, davacı yanın dava dilekçesinde açıkladığı üzere ...A.Ş nin zamanla ünvan, isim değişikliği ve birleşme sonucu en son ... A.Ş ünvanı ile faal ve ayrı tüzel kişiliği olan bir şirket olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından şirket yöneticisinin aynı kişi olması nedeniyle hakkında tefrik kararı verilen ve sonrasında pasif husumetten hakkındaki dava reddedilen ... ye de husumet yönetilerek dava açılmış ise de, yukarıdaki açıklamada dikkate alındığında ve sadece şirket yöneticisinin aynı kişiden oluşmasının organik bağı kanıtlamaya yetmeyeceği de değerlendirildiğinde ve davalı şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğu da dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04.04.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

incelemesürülenistinafilerireddinederecesebepleriistanbulAlacakkararınıntaraflarıngerekçeiddianumarasımahkemesiözetihükümsavunmalarının

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim