SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2545 E. 2024/565 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2545

Karar No

2024/565

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2545

KARAR NO: 2024/565

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/11/2023

NUMARASI: 2023/603 E. - 2023/803 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının murisi ... ile 26.06.2015 tarihli VDF araç kredi sözleşmesi imzalandığını ve murisin araç kredisi kullandığını, taksitlerin ödenmemesi üzerine kat ihtarnamesi düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tüm mirasçılara takibin yöneltildiğini ancak davalı dışındaki mirasçıların mirası reddettiklerini, davalının bu icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, sözleşme uyarınca İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigorta şirketi ... AŞ'nin murisin ölüme kendisinin sebebiyet vermesi nedeniyle ödeme yapılamayacağını bildirdiğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairsinde başlatıldığını, davacının ikametgahının Taşova olduğunu, gerçek kişilerle yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olmadığını, bu nedenle sözleşmede belirlenen yetki şartının geçerli olmadığını, yetkili icra dairesi ve mahkemenin genel yetki kuralına göre davalının ikametgahı mahkemesi olan Taşova Asliye Mahkemelerinin yetkili olduğunu, murisin 08.01.2016 tarihinde kazaen vurularak vefat ettiğini, takip konusu borcu kabul etmemekle birlikte murisin alınan kredi sebebiyle ... nezdinde hayat sigortası ile sigortalı bulunduğunu, bu şirket tarafından davalıya ödeme yapılmadığını, dava ve takip konusu edilen borcun sigorta teminatı kapsamında olduğunu, davanın bu şirkete ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda celp edilmiş olan sigorta poliçesi incelendiğinde poliçenin davacı tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Uygulamada kredi sözleşmelerinde ve tüm sigorta poliçelerinin üzerinde kredi veren bankanın adına dain ve mürtehin kaydı bulunacağı yazılı olup sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı, davacı banka lehtar olduğu sigorta poliçesindeki hakları talep ettiğinde, sigorta şirketinin ona karşı ileri sürebileceği bir defi ve itiraz hakkı bulunmamaktadır. Bu bakımdan eldeki davada da davalının murisi tarafından davacıdan kullandığı krediye teminat oluşturmak üzere dava dışı sigorta şirketi nezinde hayat sigortası yaptırılmış olup söz konusu poliçede muris sigortalı, davacı lehtar - daini mürtehin konumunda olup sigorta poliçesini düzenleyen ise sigorta şirkedir. Yerleşik içtihatlar uyarınca rizikonun gerçekleşmesi halinde, bankanın / kredi veren kuruluşun poliçe teminatı kapsamında kalan bakiye kredi alacağını, öncelikle sigorta şirketinden tahsil etmesi gerekir. Sigorta şirketi, lehtar konumunda olduğundan bankaya karşı tüketicinin sağlık sorunları olduğunu, örneğin, kalp hastası veya kanser hastalığını gizlediğini ileri süremez. Çünkü, sigorta poliçesini düzenleyen, sigorta şirketinin kendisi veya yetkili acentesidir. Bankanın elinde hayat sigortası poliçesi gibi kolayca alacağını tahsil etme imkanı varken, sigortacının ödeme talebini geri çevirdiği şeklindeki bir gerekçeyle, poliçe limiti kapsamında kalan alacağı için, icra takibi başlatması veya dava açması TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralana aykırılık oluşturur.(Emsal Yargıtay 13. 2019/6741 Esas, 2020/794 Karar; 13.H.D., 2017/639 E., 2020/1772 K.; 13. H.D., 2015/9689 E., 2016/11463 K. sayılı ilamları).Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2023/673 Esas, 2023/1076 Karar Sayılı, 28/09/2023 Tarihli "... Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacı banka tarafından kredi alacağının tahsiline yönelik sigorta şirketine karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden, kredi borçlusunun mirasçıları olan davalılara karşı bu aşamada takip başlatılamayacağı, bu nedenle davacının bu krediler yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK2nın 114/1-h ve 115/2. Maddeleri uyarınca bu krediler yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğrudur. " şeklindeki gerekçeli ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/1825 Esas, 2023/2238 Karar Sayılı, 27/09/2023 Tarihli "... Dava konusu tüketici kredisinin ölüm nedeniyle ödenmemesi halinde, kredinin ödenmesini teminat altına almak amacıyla yapılan hayat sigortasının geçerli olacağı, kredi borçlusunun sigorta sözleşmesinin devamı sırasında vefat ettiği, dava dışı sigorta şirketi ile davalıların murisi arasında düzenlenen sigorta poliçesinde dain-i mürtehin olarak hak sahibi olduğu anlaşılan davacı bankanın sigorta teminatını istemesine hukuki engel bulunmadığı, kalan kredi borcunun hayat sigortasının sağladığı teminat ile ödenmesi gerektiği, kredi ve sigorta alacaklısı bankanın öncelikle dava dışı sigorta şirketinden/teminatından alacağını tahsil etmeye yönelik hukuki yolları tüketmeden mirasçılara karşı takip başlatmasının usule ve yasaya aykırı olduğu gözetilerek, davalılar hakkında vaktinden önce açıldığı anlaşılan davanın reddine dair mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı bir bütün olarak incelendiğinde işbu davada davacı tarafça sunulan beyan dilekçeleri ve dava dışı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevapları bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafça icra takibinden önce dava dışı sigorta şirketine başvuru yapılmaksızın müteveffanın mirasçıları hakkında takibe girişilmiş olduğu, buna karşın poliçede davacının birinci derecede hak sahibi olarak dain-i mürtehin sıfatının bulunduğu ve bu kapsamda dönülemez lehtar olduğunun sabit olduğu, dava dışı sigorta şirketine yönelik olarak davacı tarafından tüm hukuki yollar tüketilmeden davalı mirasçılara karşı icra takibi başlatılması ve dava açılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, vaktinden evvel açıldığı anlaşılan davanın dava ön şartı yokluğu nedeniyle dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortaya başvuru yollarının tüketilmediği iddiasının yerinde olmadığını, sigorta şirketi tarafından 08.11.2016 tarihinde (...@...com adresinden) müvekkiline atılan mail ile tazminat taleplerinin reddedildiğini, söz konusu mail ile sigorta şirketine yapılan başvurunun ferdi kaza sigortası genel şartlarına göre reddedildiğini, ret mektubunun ekte sunulduğunu, bu şekilde müvekkilinin tazminat talebinin reddedildiğini, söz konusu ret mektubunun da dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, ret mektubu incelendiğinde 08.01.2016 tarihli tazminat talebinin reddedildiğini ve sigorta şirketi tarafından da ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davalının dava dışı ... AŞ'ye karşı Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/21 Esas sayılı dosyası ile sigorta bedelinin ödenmesi yönünde dava açıldığını, ret mektubunun ardından müvekkilince işbu davaya müdahil olunduğunu, davayı müdahil olarak takip ettiğini, söz konusu dava dosyası celp edildiğinde müvekkilinin davaya müdahil olarak katıldığı ve takip ettiğinin görüleceğini, Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen bu davanın sigortanın mevcut sigorta poliçesine dayanarak ödeme yapmasına ilişkin bir dava olduğunu, müvekkili tarafından davaya müdahil olunduğundan, müdahil olunan davanın da Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/1560 Esas, 2022/46 Karar nolu istinaf ilamında "dosyada mevcut bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere davacının eşi müteveffanın aşikar derecede sarhoş iken silah temizliği esnasında vurulduğu, ferdi kaza sigortası genel şartları uyarınca aşikar sarhoşluk halinde bulunması nedeniyle, sigorta poliçesindeki teminattan yararlanamayacağı anlaşıldığından, mahkemece davacının davasının esastan reddi gerekirken husumetten reddi kararı yerinde olmadığından, mahkemece verilen kararın kaldırılarak davacının davasının esastan reddine karar vermek gerekmiş" denilerek kesin olarak esastan red kararı verildiğini, usul ekonomisi gereği sigorta şirketine karşı mükerrer dava açılmasına engel teşkil ettiğini, sigorta şirketinin sigortalının kendini aşikar sarhoşluk halinde vurması sebebi ile ödeme yapmayacağının kesin mahkeme kararı ile tespit edildiğini, bu karar ile sigortalının kendini aşikar sarhoşluk halinde vurması sonucu reddedilen dava sonucunda müvekkili açısından sigorta şirketinden alacağını tahsil edemeyeceğinin kesin mahkeme kararı ile açıkça ortaya konulduğunu, müvekkilinin alacağını yalnızca mirasçıdan tahsil edebileceğini, bu kapsamda sigorta şirketinin müvekkiline ve mirasçılara vermiş olduğu ret cevabının ardından karşı tarafın sigorta şirketine açmış olduğu davanın sigortalının kendini aşikar sarhoşluk halinde vurması sebebi ile kesin olarak reddedilmesi sonucunda sigorta şirketine başvuru yollarının tamamlandığını, bu nedenle de huzurda açılan dava ile müvekkilinin n davalıdan alacağını tahsil etme imkanı bulunduğunu, dava konusu kredi ile alınan aracın 2017 yılından beri bağlı durumda olduğunu, ayrıca söz konusu itiraz nedeniyle de aracın satışının gerçekleştirilemediğini, her geçen gün artan borç miktarı nedeniyle karşı tarafın alacağını tahsil edememesi nedeniyle de müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması açısından kararın kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebi doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın mirasçı davalıdan tahsili için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı veklince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davalının murisi Şakir Yolaçan ile müvekkili arasında 26.06.2015 tarihli VDF kredi sözleşmesi imzalanarak murise otomobil kredisi kullandırıldığını, taksitlerin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı vekili ise borcu kabul etmediklerini, murisin alınan kredi sebebiyle ... nezdinde hayat sigortası ile sigortalı bulunduğundan borcun sigortadan tahsili gerektiğini savunmuştur. Dosya içeriğinde bulunan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 25.04.2016 tarihinde 57.991,41 TL asıl alacak, 7.024,56 TL işlemiş faiz, 351,23 TL BSMV, 86,04 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 65.453,24 TL alacağın tahsili için menkul rehininin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 14.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça itiraz edildiği, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabule dair verilen 21.01.2020 tarih ve 2019/111 Esas, 2020/33 Karar sayılı karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 18.05.2023 tarih ve 2020/1175 Esas, 2023/890 Karar sayılı kararı ile, davacı bankanın öncelikle dava dışı sigorta şirketi ... AŞ'den alacağını tahsil etmeye yönelik hukuki yolları tüketip tüketmediği hususunda mahkemece inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak verilen karar kaldırılmış, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda davanın bu kez usulden reddine karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararında da vurgulandığı üzere, Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarında banka kredisi kullanan adına yapılan hayat sigortası poliçesi mevcutken, bankanın kredi kullanan borçlunun ölümü nedeniyle mirasçılarından ödenmeyen bakiye kredi alacağının tahsili için dava açması veya icra takibi başlatmasının, sigorta hukukunun temel ilkelerine ve sigorta yapılmasının amacına aykırılık oluşturacağı gibi sigorta yapılmasına duyulan güven ve itimadı da zedeleyeceği, bu nedenle banka alacağının öncelikle sigorta poliçesinden tahsil edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.Somut olayda; müteveffa muris tarafından kullanılan kredinin taşıt kredisi olduğu, kredinin hayat sigortası ile güvence altına alındığı, bu kapsamda muris ile kullandığı kredi sebebiyle dava dışı ... arasında kredi koruma plus grup sigorta sözleşmesi imzalandığı, davacının sigorta ettiren ve dain-i mürtehin olarak poliçede yer aldığı, murisin ise sigortalı olarak yer aldığı, kredi borcunun taksitlerinin ödenmemesi üzerine mirası reddetmeyen tek mirasçı olana davalı aleyhine takibe geçildiği, bu takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Kaldırma kararı sonrasında mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı sigorta şirketine karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacı tarafından sigorta şirketine kredi borcunun sigorta teminatından karşılanması için müracaat edildiği, ancak sigorta şirketince 08.11.2016 tarihinde gönderilen e-mail ve eki ret mektubu ile tazminat talebinin genel şartlara göre teminat kapsamında olmaması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmayacağının bildirildiği, davacı bankanın ilgili sigorta şirketi aleyhine hukuki yollara başvurmadığı ve bu yolları tüketmeden eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. E-mail yoluyla yapılan başvuru ve buna verilen cevap hukuki yollar kapsamı içinde yer almadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince müdahil oldukları belirtilen dava dosyası Erbaa 1.Asliye Mahkemesinin 2018/21 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; eldeki davanın davalısı mirasçı ... tarafından ... AŞ'ye karşı açıldığı, hayat sigortası kapsamında sigorta tazminatının ödenmesinin talep edildiği, davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Samsun BAM 3.Hukuk Dairesinin 07.01.2022 tarih ve 2021/1560 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile davacının murisinin aşikar sarhoş haldeyken silah temizliği yapması sonunda vefat ettiği, Genel Şartlar uyarınca aşikar sarhoşluk halinin poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın esastan reddine dair yeniden hüküm kurulduğu, verilen kararın kesin olduğu, söz konusu dava dosyasında eldeki davanın davacısı ... AŞ'nin feri müdahil olarak yer aldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, bu davada müvekkilinin müdahil olarak yer aldığını, mirasçı tarafından açılan bu dava dosyasında sigorta şirketinin tazminat ödeme sorumluluğunun olmadığına hükmedildiğini ve kararın kesin olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı tarafça 25.04.2016 tarihinde takip başlatıldığı, davanın da 30.05.2017 tarihinde açıldığı görülmektedir. Müdahil olunan söz konusu dava ise 2018 yılında açılmıştır. Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden somut olayda davacının, takip ve dava tarihi itibariyle sigorta şirketine karşı tüm hukuki yolları tüketmeden eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davacı söz konusu davada taraf olmayıp feri müdahil olarak yer aldığından kendisi bakımından verilmiş bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu sebeplerle, eldeki davaya dayanak icra takibinin ve davanın, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketine karşı tüm hukuki yollar tüketilmeden açıldığı, erken açılan takip ve dava sebebiyle davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.04.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınincelemekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim