SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/233 E. 2024/553 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/233

Karar No

2024/553

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/233

KARAR NO: 2024/553

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18.12.2023 tarihli ara karar

NUMARASI: 2023/784 Esas

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Tacir olan , otomobil aksesuar ve yedek parça sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ve davalının iş yerlerinin yan yana bulunduğunu, davalının sistematik olarak müvekkilinin dükkanının önüne gelen müşterileri kendi dükkanına çekmeye çalışarak ürün satmaya çalıştığını, davalının, kendi dükkanındaki ürünlerin iyi, müvekkilinin dükkanındaki ürünlerin ise kötü olduğunu ve müvekkilinden daha uyguna ürün sattığını iddia ederek müşterileri aldattığını, müşterilerin yine kendisinden alışveriş yapmaları halinde iskonto uygulayacağını söylediğini ve bir daha müvekkilinin dükkanına gitmemeleri konusunda müşterilerin üzerinde psikolojik ve maddi olarak şiddet uyguladığını, müvekkilinin defalarca uyarmasına rağmen davranışlarından vazgeçmediğini, bu durumun davalı ile müvekkili arasında zaman zaman cezai işlem gerektiren boyutlara ulaştığını, müvekkilinin ticari hayatını ve komşuluk ilişkilerini artık çekilemez hale getirdiğini, davalı ile müvekkili arasında çok sayıda ceza davası bulunduğunu, dosyalarda müvekkilinin beraat aldığını, müvekkilinin urğadığı maddi zararın yanında manevi olarak yıprandığını, darp edildiğini ve kişilik haklarının zedelendiğini, özellikle çevredeki işyerlerinin sahipleri olan arkadaşları tarafından alay konusu haline geldiğini, ticari itibarı ve şahsiyetinin de zedelendiğini, müvekkilinin tam teşekküllü bir hastaneye sevki sağlanarak alınacak hastane ve ilaç raporlarının incelenmesi ve çevre iş yerleri sahiplerinin mahkemece tanık olarak dinlenmesi halinde müvekkilinin yaşadığı elem, keder ve üzüntünün bir nebze de olsa giderilmesi ve kişilik haklarına yapılan düzenli saldırıların bir nebze de olsa hafifletilmesi adına müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulüne karar verilmesini, haksız rekabetin tespitini, rekabetin men'i ve ref'ini haksız rekabet oluşturan ürünlerin imhasını, haksız rekabetten dolayı müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi adına HMK md. 109 uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı olmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, müvekkilinin uğradığı psikolojik ve maddi şiddet nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline HMK'nın 390. maddesi kapsamında tedbir talebini açıklamak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili 15.12.2023 havale tarihli dilekçesinde özetle: TTK'nın 56. maddesinin b ve c bentleri kapsamında tedbir talep edildiği, davalının haksız rekabet yaratan davranışlarına, hâl ve hareketlerine son verilmesinin ihtar edilmesini, hareketlerine devam etmesi hâlinde haksız rekabetin men'i olarak davalının dükkanının mühürlenmesi için Çorlu Belediyesine müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 18.12.2023 tarihli ara kararıyla; "...Davacı vekilince, otomobil aksesuar ve yedek parça sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ve davalının iş yerlerinin yan yana bulunduğu, davalı tarafça bir takım aldatmacalarda bulunularak haksız rekabet oluşturacak davranışlarda bulunulduğu, bu durumun davacıyı hem maddi hem manevi zarara uğrattığı ileri sürülerek davalıdan 10.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuş ve TTK 61. maddesi uyarınca aynı Kanunun 56. maddesinin b ve c bentleri yönünden tedbir konulması isteminde bulunulmuştur. Dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk son tutanağı ve tarafların ticaret sicil bilgilerini gösterir MERSİS sorgu raporu ibraz edilmiştir. Dosya kapsamı ve davacı vekilince ibraz edilmiş belgeler, iddianın içeriği ve dava dilekçesindeki bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddiasında haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmekte olup davacının tedbir talebinin kabulü için iddiasında haklılığın yaklaşık olarak ispat edildiğinin bu aşamada kabul edilemeyeceği , dilekçeler aşamasında bulunan dosyada bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir mahiyette yaklaşık ispat oluşmadığı kanaatine varılarak... " gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İhtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, TTK 61 maddesine göre ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, mahkemece müvekkili lehine olarak yargılamadaki sürelerin uzunluğu ve dava sonucunun müvekkili lehine sonuçlanmasının muhtemel olması sebebiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilerek ara kararının davalıya tebliği ile haksız rekabet yaratan davranışlarına, hal ve hareketlerine son verilmesinin ihtar edilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece delillerin sunulması için verilen süre beklenilmeden, deliller değerlendirilmeden tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ayrıca dava dilekçesinde ihtiyati tedbirin kapsamı hakkında bilgi verilmiş olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ilişkinin net olarak anlatılmaya çalışıldığını, aynı zamanda mahkemeden haksız rekabetin tespiti talebinde bulunulduğunu, bu kararın mahkemeye erişim hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, mahkemeye sunulan kamera kayıtları incelendiğinde davalının müvekkiline karşı net olarak haksız rekabette bulunduğunun görüleceğini iddia ederek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne kararı verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, meydana gelen maddi zarar ile manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, davalı ile iş yerlerinin yan yana olduğunu, ikisinin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının sistematik olarak müvekkilinin dükkanın önüne gelen müşterileri kendi dükkanına çekmeye çalışıp ürün satmaya çalıştığını, bu durumun müvekkili ile arasında zaman zaman ceza işlemi gerektiren boyutları ulaştığını, müvekkilinin ticari hayatını ve komşuluk ilişkilerini artık çekilemez hale getirdiğini, 15.12.2023 tarihli dilekçe ile; davanın TTK 56. maddesine göre maddedeki a, b, c, d, e, bentlerinin tümünün talep edildiğinden müvekkili lehine yargılamadaki sürelerin uzunluğu ve dava sonucunun müvekkili lehine sonuçlanmasının muhtemel olması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız rekabet yaratan davranışlarına, hal ve hareketlerine son verilmesinin ihtar edilmesini, devam etmesi halinde davalının dükkanının mühürlenmesi için Çorlu Belediyesine yazı gönderilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve davacı tarafından bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi - manevi tazminat davası olup, davacı taraf, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin dava sonucuna kadar tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davacının, TTK'nın 56 ve devamı maddelerine dayalı talebine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389/1. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü, 390/3. maddesi, " Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. Haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, iddiaya konu eylemlerin sabit olup olmadığı konularındaki nihai değerlendirme, elbette devam etmekte olan yargılama sonunda verilecek esas hükümle ortaya çıkacaktır. Buna göre bu tür davalarda ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. İlk derece mahkemesince talep TTK'nın 61 ve HMK'nın 389 vd maddelerine göre değerlendirilerek, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir. Somut olayda, dosyanın mevcut durumu itibariyle davacı vekilinin TTK'nın 56. vd maddelerine göre talepleri yönünden haksız rekabet koşullarının mevcudiyetine dair ileri sürülen konular ispata muhtaç durumdadır. Mahkemece ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiş olup, ihtiyati tedbirin gerekli olduğuna ve davacı iddialarının yerinde olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt bulunmamaktadır. Bu hususlar, yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve değişen durumlara göre ilk derece mahkemesinde yeniden tedbir talep edilmesi de mümkün olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 28.03.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuTazminattaraflarınKaynaklanan)özetisavunmalarınındereceistanbul(HaksızgerekçeRekabettenmahkemesiincelemekararıtarihiiddianumarasımersis

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim