SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2492 E. 2024/545 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2492

Karar No

2024/545

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2492

KARAR NO: 2024/545

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13.09.2023

NUMARASI: 2023/562 E. - 2023/635 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden Tasfiye ... A. Ş. firması ile ... Bankası arasında 17/01/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer müvekkilleri ..., ... ve ... 'nin kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıklarını, bu nedenle sorumlu olduklarını, kredi sözleşmesinden doğan borçların teminatını teşkil etmek üzere, ... A.Ş.'nin maliki olduğu İstanbul, Tuzla, .. pafta, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 10/04/2007 tarih ve 2610 yevmiye sayılı 28.000.000,00 USD bedelli, 17/09/2007 tarih ve ... yevmiye sayılı 3.500,000,00-TL bedelli ipotekler tesis edildiğini, davalı banka tarafından kredi sözleşmesinden doğan alacakların kat edildiğini ve ödenmesi için ihtarname gönderildiğini,... A.Ş. tarafından 20/07/2011 tarihinde İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/639 esas sayılı dosyası ile açılan davada, iflasın ertelenmesi talep edildiğini, yapılan yargılama sonucunda 25/04/2012 tarih ve 2012/479 esas sayılı kararı ile davanın kabulü ile iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, verilen bu karar Yargıtay incelemesinde iken müflis şirket tarafından yine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/272 Esas sayılı dosyası ile 19/04/2013 tarihinde açılan davada, iflas erteleme süresinin 1 yıl daha uzatılmasının talep edildiğini ve açılan bu davanın iflas ertelemesi kararı verilmesine ilişkin kök dava olan 2011/639 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiğini, müflis tarafından 18/04/2014 tarihinde, iflas ertelemesine ilişkin olarak 2011/629 esas sayılı dosyası ile verilen kararın halen Yargıtay incelemesinde olduğu, iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine ilişkin sürenin sonunda, sürenin bir yıl daha uzatılması için açılan 2013/272 esas sayılı dosyanında derdest olduğunu , birinci uzatma süresinin 24/04/2014 tarihinde dolacak olması nedeni ile iflas erteleme süresinin 25/04/2014 tarihinden itibaren 2. kez uzatılması talebi ile aynı mahkemenin 2014/179 esas sayılı dosyasında yeni bir dava açıldığını, yine müflis tarafından 22/04/2015 tarihinde 2015/482 Esas sayılı dosya ile açılan davada, iflas ertelemenin 3. kez uzatılması, verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarının devamı ve davanın 1. uzatma davasının görüldüğü 2013/272 esas sayılı doyası ile birleştirilmesinin talep edildiğini, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 19/10/2016 tarihinde 2016/764 karar sayılı dosyada verilen karar ile davanın reddine karar verilerek müvekkili ... A.Ş. firmasının iflasına karar verildiğini, iflas kararı ile ihtiyati tedbir kararlarının kaldırıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile kredi sözleşmesinin teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davanın halen derdest olduğunu, İstanbul Anadolu ... İflas Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile tasfiyesi süren ...i A. Ş.'den alacaklı olan ... ... Bankası'nın iflas masasına yapmış olduğu alacak kaydı talebinin kısmen reddedilmesi üzerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/931 esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açıldığını, davanın kısmen kabulü ile iflas tarihi itibariyle toplam 279.047.305,55-TL olarak tespit edilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiğini, verilen bu kararın kesinleştiğini, takip devam ederken ... Bankası'nın, müflisten olan tüm alacağını ve bu alacağın teminatını teşkil eden rehin haklarını Beşiktaş .... Noterliği'nin 13/08/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı temlik sözleşmesi ile davalı ... A.Ş.'ne temlik ettiğini, alacaklı tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte banka alacağı olarak 93.409.459,89 USD + 937.528,94-TL belirtildiğini ve ipotekle temin edilen kısım olan 28.000,000,00 USD ve 3.500,000,00-TL'nin ipotekle sınırlı olmak üzere tahsilinin talep edildiğini, takip talebinde harca esas değer olarak 337.519.835,76-TL olarak belirtildiğini, açılan takipte asıl alacak, işlemiş faizler ve ferilerinin fiili ödeme günündeki aynı döviz cinsinden ödenmesi ya da fiili ödeme günündeki TCMB döviz efektif satış kurundan Türk lirası karşılığının ödenmesi talep edildiğini, oysa Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/5287 Esas, 2022/3913 Karar sayılı 07/09/2022 tarihli kararında da belirtildiği üzere yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda icra ve iflas kanununda açık bir hüküm bulunmadığını, sadece İİK. nun 198. maddesinin 1.fıkrasında konusu para olmayan alacakların ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceğinin öngörüldüğünü, öğretide de konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağının kabul edildiğini, İcra İflas Kanunun 195 maddesinde de iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya eklenerek masaya kaydedileceğinin öngörüldüğünü, bu hükmün amacının iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması olduğunu, bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının iflas kararının verildiği tarihte aynı paraya (Türk lirasına) çevrilmesi gerektiğini, diğer yandan yabancı para alacağının aynen kaydının alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacağını, zira İflasta imtiyazlı alacakların İİK'nun 206. maddesinde ilk 5 sırada sayılmış olduğunu, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olacağını, bu durumda ise aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana geleceğini, bu sonucun ise her sıradaki alacaklının eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK nun 207.maddesine aykırılık teşkil edeceğini, alacaklı bankanın, gerek iflas dosyasındaki ve gerekse İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki tüm alacaklarını, Beşiktaş ... Noterliği'nin 13/08/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye devretmiş olduğunu, bu nedenle davada temlik alacaklısı sıfatı ile ... A.Ş.'nin davalı olarak gösterildiğini, mevcut durumda, ... Bankası'nın alacağını temlik alan davalı ... A.Ş.'nin, iflas masasından bağımsız olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyası ile derdest olan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile açılan takibe, takip talebinde belirtilen şartlar ile devam etmekte olduğunu, bu durumun yukarıda zikredilen İİK 195, 198, 206 ve 207 maddelerine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, rehinli alacaklıya tespit edilen alacağından çok daha fazlasını tahsil etme ve hatta ipotekli gayrimenkulü alacağına mahsuben alma imkanını vermekte olduğunu, bu durumda diğer alacaklılara herhangi bir ödeme yapılması imkanının da ortadan kalkacak olduğunu, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/931 esas sayılı dosyasından verilen kararda alacaklı bankanın tüm alacağının iflas tarihi itibarı ile 279.047.305,55-TL olduğunun tespit edildiğini, verilen bu kararın kesinleştiğini, üstelik açılan davada, alacaklı banka alacağının rüçhanlı olarak kaydedilmesini talep etmediğini ve bu nedenle verilen kararda tespit edilen alacağın rüçhanlı alacak olarak kaydına karar verilmemiş olduğunu, kesinleşen İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/931 esas sayılı dosyasından verilen karar sonucunda müvekkillerinden Tasfiye ... A.Ş.'nin iflas tarihi olan 19/10/2016 itibarı ile borcunun 279.047.305,55-TL olduğunu , takipte bu miktarı aşan kısımlardan dolayı borcunun olmadığının açık olduğunu, bu nedenlerle, öncelikle; yargılama süresinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve İstanbul Anadolu ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasından, ipotekli gayrimenkulün satışına yönelik olarak yapılan satış işlemlerinin mevcut ipotekler teminat kabul edilerek dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde, kesinleşen İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/931 esas sayılı dosyasından verilen karar sonucunda, müvekkillerinden ... A.Ş.'nin iflas tarihi olan 19/10/2016 itibarı ile borcunun 279.047.305,55-TL olduğunun sabit olmakla, takipte bu miktarı aşan kısımlardan dolayı borcunun olmadığının tespiti ile iptaline, takibin iflas tarihi olan 19/10/2016 tarihinden 279.047.305,55-TL asıl alacak üzerinden itibaren yasal faizi ile birlikte devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın menfi tespit davası olduğu ve 08/09/2023 tarihinde açıldığı, 01/09/2023 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında artık dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 Sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek... " gerekçesiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nun 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, HMK'nın 114/2, 115. maddeleri gereğince, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ve eklerinin mahkeme tarafından taraflarına tebliği olunmasının şart olduğunu, tebligat yapılmadan dava şartı yokluğundan ret kararı verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/238 Esas sayılı ilamında belirtildiği üzere HMK'nın 115/1 madde hükmünün davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden uygulanamayacağını, 137. maddenin 1.fıkrasında ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında maddenin dava dilekçesinin tebliğ edilmeden karar verilebileceği yönünden yorumlanmasının mümkün olmayacağını, savunma hakkının, adil yargılanma hakkının, hukuki dinlenilme hakkı kullanılmadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, aksi takdirde savunma hakkının kısıtlanmış olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece, dosya üzerinde ve dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden yapılan inceleme neticesinde, davanın 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, TTK 5/A-1 maddesi ile HMK'nın 114/2, 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeden dava şartı yokluğundan verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dava datihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 5/A maddesi uyarınca, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davaları, zorunlu arabulucuğa tabi olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Somut olayda uyuşmazlık, dava şartı hakkında taraf teşkili sağlanmadan karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir. Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz. Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/15-2141 Esas,2019/442 Karar sayılı ilamında, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dava şartları hakkında karar verilebileceği belirtilmiştir. Kaldı ki 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının son cümlesi uyarınca, zorunlu arabuluculuğa tabi davalarda arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Görüldüğü üzere Kanun, arabulucuya başvuru yapılmadan hiç bir işlem yapılmadan davanın açıldığını anladığında, hiç bir usul işlemi yapmadan yani dilekçelerin teatisini yapmadan, davanın usulden reddine karar vermelidir. Bu yasal düzenleme uyarınca mahkemenin dilekçelerin teatisini tamamlamadan davayı usulden reddetmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. 28.03.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTespitkonusutaraflarınMenfiözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriincelemekararınınileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim