SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/258 E. 2024/543 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/258

Karar No

2024/543

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/258

KARAR NO: 2024/543

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20.09.2023

NUMARASI: 2022/960 E. - 2023/544 K.

DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi

Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait İstanbul ... Noterliğinin 22/05/1998 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edilmiş şirket karar defterinin müvekkili şirket nezdindeyken kaybolduğunu belirterek, bu defter için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacı şirkete ait zayi istenen defterin İstanbul ... Noterliği 22.05.1998 tarihinde ... Yevmiye Numarası ile tasdik edilmiş Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri'nin 31/05/2021 tarihinde ... Mah. ... Sokak No... D.... Fatih/İstanbul adresine hırsız girmesi sonucu çalındığını, defterlere ihtiyaç olduğunda fark ettiklerini; binadan kıymetli bir evrak çalınmaması nedeniyle suç duyurusunda bulunmadıklarını beyan ettikleri görülmekle bir tacirin defterleri muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği halde davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu ticari defterlerini özenle korumadığı, şirket merkezinde özenle muhafaza etmesi gerekirken özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmediği, bu bağlamda basiretli bir tacir olarak saklamakla yükümlü olduğu ticari defterlerin muhafazası için gereken önlemleri almaması sebebiyle kusurlu olan davacının mezkur ticari defterleri için TTK'nın 82/7. maddesi kapsamında zayi belgesi isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Zayi belgesi verilmesi istemi ile açılan davanın retle sonuçlandığını, kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 22.05.1998 tarihinde tasdik edilmiş olan genel kurul toplantı ve müzakere defterinin şirket nezdindeyken kaybolması üzerine dava açıldığını, söz konusu defterlerin kanun gereğince tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler arasında yer aldığını, müvekkili firmanın basiretli bir tacir gibi davranarak kendi ticaret hayatında yükümlülüklerini yerine getirmesi için dava açtığını, kararın hatalı bir gerekçeye dayandığını, mahkemenin tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermemesini dayandırdığı somut bir sebep bulunmadığını, tacirin defteri nerede ve nasıl muhafaza ettiği ile ilgili bilgi toplamadan bu kanıya vardığını, varılan sonucun hatalı olduğunu, müvekkili şirketin alınan bilgiye göre genel kurul toplantı ve karar defterinin 31.05.2021 tarihinde geçici olarak taşınmış oldukları adrese hırsız girmesi sonucunda çalındığının düşünüldüğünü, ancak mahkemenin hırsız girmesini ve çaldığı defterinin korunamamasını tacirin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirememesi olarak değerlendirmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, hayatın olağan akışında hırsızlık olaylarına karşı alınan önlemlerin her defasında aşıldığını, karşılarına çıktığını, her kaybolmanın bilinmesinin söz konusu olmadığını, 1998-2021 yıllarının oldukça eski ve geçmişte kaldığını, bu süre zarfında ticari hayatın yoğunluğu gereğince bir takım kayıtların kaybolup zayi olduğunu, bunun oldukça normal bir durum olduğunu, ancak kayıt dönemin müvekkili firmanın ticari hayatını etkilediğini, zayi belgesi verilmesinin zaruri hale geldiğini, zayi nedenlerinin ise kanunda tahdidi olarak sıralanmadığını, mevcut olaydaki hırsızlık sebebinin sayılan sebepler arasında yer aldığını, kaybolan bir belgenin nerede olduğunun bilinmemesinin oldukça olağan olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılmasını, neticesinde müvekkili şirkete ait genel kurul toplantı ve karar defterinin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davacı vekilinden HMK'nın 31. maddesi gereğince açıklamada bulunulması talep edilmiştir. Davacı vekili 09.01.2023 tarihli açıklayıcı dilekçesinde, müvekkili şirketin bir dönem adres değiştirdiğini, adres değiştirmeden önce faaliyet gösterdiği adresteki binasına hırsız girdiğini, değerli bir şey çalınmadığı gözlemlendiğinden bu olayın ciddiye alınmadığını ve gerekli başvuruda bulunulmadığını, ancak defter gerektiğinde defterin bulunamamasından çalınmış olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu, ticari adımları hakkında alması gereken kararları alamadığını, dava konusu kaybolan genel kurul toplantı ve müzakere defterinin 22.05.1998'de 2001 yılına kadar olan yıllara ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Beyan dilekçesinde; başkaca somut bir veriye yer verilmemiştir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda; şirketin adres değiştirmeden önce faaliyet gösterdiği adresteki binaya hırsız girdiği, söz konusu hırsızın değerli bir şey çalmadığından gerekli başvuruda bulunulmadığı ve bu esnada geçici genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin kaybolduğu iddia edilmiştir. Olayın meydana geldiğine dair iddia edilen hırsızlıkla ilgili bir açıklamaya veya somut bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İddianın, muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının, defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni göstermediği kanaatine varılmış olmakla, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.03.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulVerilmesigerekçesebepleriincelemekararınınBelgesiZayiileriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim