SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2023/2526 E. 2024/541 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2526

Karar No

2024/541

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2526

KARAR NO: 2024/541

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10.10.2023

NUMARASI: 2022/845 E. - 2023/646 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 2016 yılından bu yana devam eden, akdi bir Distribütörlük ilişkisinin bulunduğunu, bu ilişkiye dayanak sözleşmelerin, 1 yıllık süreyle ve her yıl yeniden imza edildiğini, bu kapsamda imzalanan en son sözleşmenin 01/01/2020 tarihli Satış ve Distribütörlük Sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin "tek yetkili satıcılık" ve "tek yetkili alıcılık" hak ve sorumluluklarını ihtiva ettiğini, taraflar arasında 2020 yılına ilişkin olarak ve sözleşmeye ek olarak imzalanmış olan bir hedef sözleşmesi de bulunduğunu, davalının davacı tarafından anlaşılamayan bir sebepten ötürü ve tam olarak tespit edilemeyen bir tarihten bu yana, ürünleri davacıdan değil, Çin Halk Cumhuriyeti kaynaklı bir başka firmadan ithal ederek dağıtmaya/satmaya başladığını, bu konuda davacı şirketin yahut ... adlı ana firmanın bilgisi, izni, icazeti vesair bir surette ortaya koyulmuş rızasının bulunmadığını, davacı şirketçe durumun aslının ...'e e-mail yoluyla sorulduğunu, bu soruya karşılık davalı şirketin iş geliştirme müdürü tarafından verilen 08/05/2020 tarihli cevabi e-mailde "... firması dışında herhangi bir kaynaktan alım/ithal yapılmadığının belirtildiğini, davalının ithal edilen bu ürünlerin QR kodları üzerinde oynama ve karalama yaparak ürünlerin menşeini gizlediğini ve bu malları piyasaya sürdüğünü, davalının geçerli bir neden bildirmeksizin sözleşmeyi tek taraflı şekilde feshettiğini, bu süreçte davacı ile birlikte yapılan araştırmalar neticesinde izinsiz olarak Çin'den ithal edilmiş ve QR kodları tahrif edilmiş ürünlere ilişkin olarak davalı firmanın bu ürünleri ... ürünü olarak fatura ederek sattığını, keyfiyetin ortaya çıkmasını engellemek için ürünü sattığı firmalara fatura görsellerini paylaşmamaları gerektiği hakkında uyarı mahiyetli e-mailler attığının tespit edildiğini, sözleşmenin feshinden sonraki süreçte dahi QR kodu tahrif edilmiş ürünleri pazarladığını, davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle davacı şirketin zararlarını tazminle mükellef olduğunu iddia ederek, 10.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline, sözleşmenin süresinden önce ve haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin 1 yıllık mahrum kalınan karına karşılık şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline, haksız rekabetin tespitine ve men'ine, 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; yetki sözleşmesi gereğince yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında dava dilekçesinde bahsi geçen sözleşmedeki amacın davalı şirketin distribütör olmasından kaynaklı olarak davalı şirkete piyasaya verilenden daha uygun fiyata ürün satışı yapılacağını kayıt altına aldığını, dava dilekçesinde bahsedilen gibi "tek yetkili satıcılık" gibi bir durumun bulunmadığını, devam eden süreçte davacının taahhütlerini yerine getirmeyerek davalı şirkete sağladığı iskonto tutarının çok daha fazlasını davalı şirketin satış yaptığı diğer şirketlere sağladığını, davalı şirketin pazardaki satışını adeta engellemeye varan işlemler yaptığını yabancı kaynaklı internet satış sitelerinde satılan ürünlerin birçoğunun yabancı ülkelerden direkt kargo yolu ile müşterilere ulaştığını, ... marka ürünlerin dünyadaki tek satışının davacı tarafından yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacının talebinin '... ve ... Markalı Ürünlerin' başka yerden tedarik edilip pazarlanması iddiasına dayalı olduğu, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararın ve kar kaybı bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin maddi tazminat davası ile haksız rekabete ilişkin olarak; haksız rekabetin tespiti ve men’i ile haksız rekabetin nedeniyle uğranılan manevi zarara ilişkin olarak açılan manevi tazminat davasının bu markalı ürünlere ilişkin olduğu, davaların ve soruşturmaların özel yetkili mahkemelerce ve bürolarca yürütüldüğü, bu dosya davalısının diğer dosyalarda da taraf olduğu, QR kodu okutulmasına göre ürünlerin dünyada başkaca firma tarafından üretildiğine yönelik davalı iddiası kapsamında tescilli tasarıma ilişkin markalı ürünlere ilişkin iddiaların özel yetkili mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiği kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir..." gerekçesiyle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali ve haksız rekabet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olduğu belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmesine dair karar sonrasında tespitin aksine dava konusu markanın haksız kullanılması ve haksız rekabetten doğan alacağın tahsil talebine dayalı olduğu, görevli mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu yönünde karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu olayın temelini davacı ile davalı şirket arasında 01.01.2020 tarihinde imzalanmış olan satış ve distribütörlük anlaşmasının oluşturduğunu, 6769 Kanun çerçevesinde markanın haksız kullanımına dayalı bir talebin mevcut olmadığını, HMK 26 maddesi gereğince hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, ön inceleme duruşmasında sözleşmenin ihlali ve haksız rekabet iddialarına dayalı olduğu tespiti sonrasında aksine görevsizlik kararı verildiğini, taraflarınca yapılan talebin, tazminat ,sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabetten doğan alacağın tahsiline ilişkin olduğunu, davacı şirketin Güney Kore merkezli ... Şirketinin tek hissedarı bir şirket durumunda olduğunu, Güney Kore merkezli şirketin tüm ürünlerini dünya piyasasında satılması konusunda çeşitli ülkelerde şirketler kurmak suretiyle bu ülkelerde satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin Türkiye Piyasasında mal satım amacıyla ... Şirketi tarafından kurulan tek hissedarlı limited şirketi olduğunu, şirketin Türkiye piyasasında başka şirketler ile satış ve distribütörlük sözleşmesi imzalamak suretiyle mal satımı gerçekleştirdiğini, davalı ile sözleşme imzalandığını, sözleşme ile sanayi tipi delici, kesici vs ürünlerin satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda açılan davada haksız rekabetin tespiti, müdahalenin meni, haksız rekabete konu sitelere erişimin engellenmesi, maddi ve manevi tazminat, mahrum kalınan kar taleplerinde bulunulduğunu, TTK'nın rekabet hükümleri doğrultusunda talepte bulunulduğunu, marka kapsamında bir talebin olmadığını dava dilekçesinde anlaşılacağını iddia ederek ,kararın kaldırılmasını, dosyanın mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satış ve distribütörlük sözleşmesinin feshi sonucunda oluşan maddi zararın, sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde feshi nedeniyle yoksun kalınan kâr, sözleşme gereğince alacağın tahsili ile haksız rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça, davanın taraflar arasında imzalanan satış ve distribütörlük sözleşmesinden kaynaklandığını, bunun yanında TTK hükümleri gereğince haksız rekabet sonucu oluşan maddi ve manevi zarar, alacak ve rekabetin tespiti ile menini talep etmiştir. istinaf dilekçesi içeriğinden de davanın sözleşmeye ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı TTK'nın 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabetin tespiti, meni, ortadan kaldırılması ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İşbu uyuşmazlıkta TTK’nın 54 vd. maddeleri kapsamında yer alan haksız rekabet kurallarının uygulanması gerekir.Ticaret mahkemelerinin görev kurallarını düzenleyen TTK’nın 4/1 (a) maddesi uyarınca eldeki dava mutlak ticari davalardan olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir (Yargıtay 11. HD sinin 13/02/2017 tarih 2017/339 E. 2017/757 K sayılı ilamı). Davalıya atfedilen eylemler, markanın kullanımı ile sınırlı olmayıp, haksız rekabet iddiasına dayandığından, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Bu hukuki tespitlere göre, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, ilk derece mahkemesince işin esası incelenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme neticesinde mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.03.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTazminatkonusutaraflarınKaynaklanan)özetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbul(HaksızgerekçeRekabettensebepleriincelemekararınınileriiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim