İstanbul BAM 14. HD 2023/2189 E. 2024/50 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2189
2024/50
24 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2189
KARAR NO: 2024/50
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15.06.2023
NUMARASI: 2023/25 Esas - 2023/512 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tic. A.Ş'nin faaliyet gösterdiği "... Mah. ... Sk. No:... Esenyurt/İstanbul" adresli işyerinde yer alan ve poliçede belirtilen elektronik cihazların, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Elektornik Cihaz Sigortası Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirket kullanımında olan "... Mah. .... Sok. No:... Esenyurt/İstanbul" adresinde bulunan ve sigortalı işletmenin üst komşusu olan işletmede 10.04.2021 tarihinde meydana gelen su basması olayı nedeni ile suyun sigortalı işletmeye intikal etmesi sonucu sigortalı eşyaların ciddi hasar gördüğünü, sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine poliçe kapsamında açılan ... sayılı hasar dosyası kapsamında ekspertiz çalışmalarına başlandığını, olaya ilişkin düzenlenen 09.06.2021 tarihli ekspertiz raporunda aşağıdaki değerledirme ve tespitler yapıldığını, ekspertiz raporu kapsamında yapılan detaylı ve yerinde incelemeler sonucu meydana gelen su sızmasının sigortalının üst katında bulunan davalıya ait işletme faaliyeti kapsamında forklift vasıtasıyla metal sepetlerin taşınması ile yapılan yükleme/depolama faaliyeti sırasında yangın vanasına darbenin gerçekleşmiş olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, nitekim ekspertiz raporunda bahsi geçen Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 03.05.2021 tarihli Uzman Görüş Raporu ile olayın hemen ardından sigortalının talebi ile ...Mekanik tarafından düzenlenen 15.04.2021 tarihli Tespit Tutanağı da benzer tespitler içerdiğini, olayın sorumluluğunun üst katta faaliyet gösteren davalı işletme olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere, meydana gelen su sızması neticesinde sigortalı işletmede yer alan ... ve ... marka 2 adet laptopun zarar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, elektronik cihaz sigorta poliçesi kapsamında, laptop bedellerine ilişkin muafiyet tenzili klozu da uygulanmak sureti ile yapılan hesaplama sonucu sigortalı şirkete 28.06.2021 tarihinde 1.000,00-USD tazminat ödemesi yapıldığını, Türk Ticaret Kanunu 1472. Maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü amir olduğunu, meydana gelen kaza sonucu sigortalıya ödenen tazminat tutarına ilişkin davalının kusurlu davranışları sebebiyet verdiğinden davalının TBK amir hükümleri uyarınca hukuki sorumluluğu bulunduğunu, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile ödeme tutarının ödeme tarihi kuru üzerinden TL karşılığı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, bunun üzerine huzurdaki itirazın iptali davası açılmadan önce İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2022/94591 sayılı dosya ile ticari uyuşmazlıklar yönünden zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak yapılan görüşme sonucu anlaşma sağlanamadığını, dosyaya konu alacağın belirlenebilir ve likit alacak niteliğinde olduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin 8.979,66-TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davada yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, müvekkilinin davacı yanca iddia olunan zararın meydana geldiği adreste 01.10.2020 tarihinden bu yana kiracı olduğunu ve kiracı olarak yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından uzman servislerden hizmet alındığını, uzman servisler tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen detaylı raporda, dilatasyon boşluklarından ve bina ile ilgili oluşan çatlaklardan sızma olduğu binadaki çatlakların ise müvekkil şirketten kaynaklanmadığına yönelik tespitte bulunulduğunu, ayrıca müvekkili tarafından Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/123 D.İş dosyasından tespit talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine tanzim edilen tespit raporunda, yangın tesisatındaki basınçlı suyun ...nin bulunduğu kata ve alt kattaki depolara gittiği, boru çatlamasının borunun imalatından kaynaklandığı, fabrikada imalattan çıkmış kullanılan bir borunun çatlayıp çatlamayacağı kullanıcı tarafından bilinemeyeceği ve dolayısıyla müvekkili kiracı şirketin tedbir veya önlem almasının mümkün olmadığı, zararın oluşmasındaki sebebin bina inşaatının ilk yapıldığı andaki tesisat altyapısı ile alakalı olduğu ve inşai altyapıdan kaynaklı suyun aşağı katlara akıp zarar vermesini önleyecek hiçbir izolasyona da rastlanmadığı, sonuç olarak müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığı tespitlerinde bulunulduğunu, bilindiği üzere, binaların ilk projelendirmesi sırasında büyük yapıların depremden daha az etkilenmesi için ve daha az salınım yapması için belirli mesafelerde dilatasyon boşlukları bırakıldığını, bu kısımlarda uygun su yalıtım uygulanmaması durumunda yapıda büyük problemler yaşandığını, söz konusu rapor incelendiği taktirde görüleceği üzere, binanın yapımından kaynaklanan dilatasyon boşluklarındaki su yalıtımının uygulanmaması, binadaki boru ve vanaların konumlandırılması tamamen teknik bir konu olup ortak alanları ve taşınmaz malikini ilgilendirdiğini, sonuç olarak, müvekkili şirketin somut olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hem yetkin servis tarafından yapılan detaylı inceleme neticesinde tanzim edilen raporda hem de Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/123 D.İş sayılı dosyasından alınan tespit raporunda sabit hale geldiğini, bu nedenle, kusuru bulunmayan müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TBK m.69 gereği yapı malikinin kusursuz sorumluluğu ilkesi uyarınca zarardan sorumlu olanın, binanın maliklerinin olacağı, müvekkil kiracı şirketin zarardan sorumlu tutulamayacağını, davanın, bina malikleri olan ... (...) ve .... (...) yöneltilmesini, kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, müvekkili şirketin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın esastan reddine, icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğundan davacı aleyhine % 20 den aşağıya olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davaya konu taşınmazda kat mülkiyetinin hasar tarihinden önce kurulmuş olduğunun tapu kayıtları ile sabit olduğu, davacıya sigortalı olan işyerinin üst katında bulunan ve davalının kullanımındaki iş yerinden sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği, bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu mahkememizce değerlendirilmiş açılan davaya bakma görevi Sulh Hukuk mahkemesine ait olmakla görevsizlik kararı vermek... " gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu ihtilafın sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğinden davanın usulden reddine karar verdiğini, yapılan yargılamaya rağmen, lehlerine vekalet ücretine hükmolunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın düzeltilerekdavalı lehine vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafından sigortalanan eşyalarda, sigortalıya ait işyerini su basması nedeniyle oluşan hasar bedelinin kat mülkiyeti hukuku uyarınca davalının sorumluluğunda olduğu iddiasıyla rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkinidir. İlk derece mahkemesince davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; bu karara karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilince hükümde vekalet ücretine, hükmedilmediği ileri sürülerek kararın bu yönüyle yasaya aykırı olduğu belirtilip istinaf başvuru nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Yine mahkemece hükümde HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesi hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 331/2 maddesi hükmü açık olup, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi hâlinde yargılama giderinin ne şekilde hükmedileceği belirtilmiştir. Buna göre davalı vekilinin görevsizlik kararı ile birlikte lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğu yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 24.01.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38