SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 14. HD 2024/330 E. 2024/482 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/330

Karar No

2024/482

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/330

KARAR NO: 2024/482

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/12/2023

NUMARASI: 2023/870 E. - 2023/1124 K.

DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin %22 oranında hissedarı olduğunu, müvekkil ile şirket ortakları arasında ortaklık sözleşmesi imzalandığını ve şirket yapısı ve tarafların görev ile yükümlülüklerinin işbu sözleşme ile belirlendiğini, ortaklık sözleşmesine göre davacının yalnızca Know-How veren olarak nitelendirilerek bu sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getireceğini, yükümlülükleri ise ilaçların AR-GE çalışmasının yapılması, ilaçların ve sağlık ürünlerinin formüllerinin hazırlanması, doktor ekibinin getirilerek üretimi sağlaması olduğunu, bunun karşılığında %22 oranında ... Limited Şirketi'nde hissesi olacağını, ortaklık sözleşmesinde açıkça belirtildiği üzere, birinci taraf olan Türk Şirketi'nin gerekli finansmanı sağlayacak ve sermaye katkısının tamamını yapacağını, davalı şirketin genel kurul toplantısı için Ticaret Sicili Gazetesinde 15.03.2023 tarihinde yapılan ilan ile 30.03.2023 tarihinde genel kurulun toplanacağı çağrısı yapıldığını fakat yurt dışında yaşayan davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, bu genel kurul toplantısından haberi olmayan davacının yokluğunda genel kurul toplantısı yapılarak sermaye arttırımına karar verildiğini, davacının bu kararı 27.06.2023 tarihinde kararın Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi ile öğrendiğini, haberi dahi olmayan bu toplantı ile alınmış kararın yoklukla malul olduğunu, bu tespitini, bu mümkün değil ise butlanına karar verilmesi ile kararın iptali gerektiğini, usule uygun olmayan, genel kurul toplantısına davetin tebliğ edilmediği ve müvekkilin haberi dahi olmayan toplantıda müvekkil dışındaki tek hissedarın almış olduğu karar ile sermaye arttırımına ihtiyaç olmadığı halde karar verilmesi kanuna aykırılık teşkil edip müvekkilin hissesini düşürmeye yönelik kötü niyetli bir karar olduğunu, davacı ile ortaklar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilin sahip olduğu hissesi know-how karşılığında edinilmiş olduğunu, sözleşmede belirtildiği üzere tüm sermaye diğer ortaklar tarafından sağlanacağını, sermaye arttırımı kararı ile müvekkilinin sözleşmeye aykırı olarak finans sağlamaya zorlanması aksi takdirde hissesinin düşecek olmasının kanuna aykırılık teşkil ederek karşı tarafın kötü niyetini kanıtlar nitelik taşıdığını ileri sürerek, 30.03.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde alınan genel kurul kararının emredici hükümlere ilişkin olması sebebiyle butlanla sakat olduğunun tespitine, bunun da kabul olmaması halinde TTK'nın 445 uyarınca genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya konu genel kurul kararının tarihinin 30.03.2023 olup, karar tarihinin üzerinden 5 aydan fazla zaman geçtiğini, yani huzurdaki davanın TTK m.445 ile öngörülen hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davaya konu genel kurul kararının, usule uygun bir şekilde alındığını ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, müvekkil şirketin toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı gazeteyi davacıya iade taahhütlü mektup ile de bildirdiğini, nitekim davacının 28.03.2023 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi ... gönderdiği mailde genel kurul çağrısının kendisine 27.03.2023 tarihinde ulaştığını bildirdiğini, dosyaya sunulan ortaklık sözleşmesinin taraflarının ... (birinci taraf) ile ... (ikinci taraf) olduğunu, görüldüğü üzere ne müvekkil şirket olan ...'ın ne de şirket hissedarı ... işbu sözleşmeye taraf olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava ; 30.03.2023 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul tespiti istemlidir. Kural olarak Kural olarak TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykın kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararlann iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözlesme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. Bir başkı deyişle sadece bir takım usuli eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle alınan kararlann iptali sağlanamaz. 6762 sayılı TTK.nun 536/4'ncü maddesi uyarınca anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline ilişkin kurallar limited şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali hakkında da uygulanacaktır.6762 sayılı TTK.nun 331'nci maddesi uyarınca toplantıya katılıp karara muhalif oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahipleri iptal davası açabilir. Belirtmek gerekir ki, 6102 sayılı TTK'da da bu kurallarda bir değişiklik olmamıştır.6102 sayılı TTK.nun 622'nci maddesi uyarınca “Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davası açabilecekleri düzenleyen TTK.nun 446/1-(a) maddesi uyarınca toplantıya katılıp karara muhalif oy kullanıp ve bu muhalefetini toplantı tutanağına geçiren kişiler iptal davası açabilirler. Bir diğer ifadeyle, söz konusu ortaklar kararının iptaline ister 6762 sayılı TTK ister 6102 sayılı TTK uygulansın, her iki kanunun limited şirket ortaklar genel kurulunun iptaline ilişkin düzenlemelerde bir farklılık bulunmamaktadır. Bilindiği üzere TTK m.445 uyarınca "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." TTK m.414'e göre ise genel kurul toplantıya, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Ayrıca pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. Davalı şirketin 30.03.2023 tarihinde gerçekleşecek olan genel kurul toplantısına ilişkin çağrı 15.03.2023 tarihli ve 10790 sayılı gazetede yayımlandığı sabittir. Davalı şirket, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı gazeteyi davacıya iade taahhütlü mektup ile de bildirdiği tarafların kabulünde olup davacı yurt dışında olduğu dönemde bu işlemlerin yapılarak toplantıya katılımının engellendiğini bu sebeple yoklukla malul olduğunun tespitini talep etmiş ise söz konusu husus iptal edilebilir bir sebep olup olmadığı ön sorunu bulunmaktadır.TTK m. 446/1, b bendi hükmüne göre; “Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri… iptal davası açabilir”. denmiştir.Somut olay bakımından TTK.445.maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptali davasının, genel kurul karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılması gerekir. Olayımızda, 3 aylık süre geçtikten sonra bu dava açılmıştır. Dosya kapsamına göre davalı şirket tarafından genel kurul çağrı gündeminin hazırlandığı, genel kurul Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacıya posta yolu ile davetiyenin gönderildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf kendisine iadeli taahhütlü tebligat yapılmadığını bildirerek çağrının usulsüz olduğunu belirtmiştir. Olayımızda, yasal prosedüre uygun olarak hazırlanmış bir toplantı çağrısı mevcuttur. Davacı yurt dışında yaşayan davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını iddia etmiş ise de tebligatın davacının eline ulaşmamış olması olsa olsa usulsüz çağrının hukuki sonuçlarını doğurur. Çağrının usulsüz olması davacıya iptal davası açma hakkı verir. Yoksa usulsüz çağrı yok ve butlan hali doğurmaz. Çağrının usulsüz olması tek başına iptal sebebi olmayıp, ilgilisine iptal davası açma hakkı verir. İptal davasının da toplantı tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri yokluk ve butlan sonucu doğuracak sebepler değildir. İptal davası içinde değerlendirilmesi gereken taleplerdir.Davaya konu genel kurul kararının tarihi 30.03.2023 olup, İptal davası da hak düşürücü süre içinde açılmadığı ... " gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece inceleme yapmaksızın karar verildiğinin, varsayım üzerinden verildiğini, genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun tebliğ edildiğini varsaydığını, fakat bu hususa dair hiçbir inceleme yapmadığını, davalının toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı gazeteyi müvekkiline iadeli taahhütlü mektup ile bildirdiğine dair bir kabullerinin olmadığını, tam tersine tüm bu davanın usulüne uygun çağrı yapılmamasının bir sonucu olduğunu, bu hususun ilk derece mahkemesi tarafından incelenmediğini, dava dilekçesinde de hem çağrının usulüne uygun yapılmadığını bu nedenle de genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu hem de genel kurul kararının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle iptalinin gerektiğini açıkladıklarını, ancak ilk derece mahkemesinin dava dilekçesinin dahi incelemediğini, bu durumun tespiti için inceleme yapılması ve ilgili kurumlara müzekkere yazılması gerektiğini, bu araştırmalar yapılmadan, iadeli taahhütlü mektubun müvekkiline tebliğ edilip edilmediği incelenmeden verilmiş olan ilk derece mahkemesi kararının kabul edilemeyeceğini, genel kurul toplantısı için usul ve esaslara uyulmadığını, bütün pay sahiplerine TTK uyarınca ve esas sözleşme ile ortaklık sözleşmesinde de belirtilen şekilde toplantı çağrısı yapılmasının genel kurul toplantısı ve toplantıda alınacak kararlar için geçerlilik şartı olduğunu, davalı şirketçe genel kurul toplantısı için Ticaret Sicili Gazetesinde 15.03.2023 tarihinde yapılan ilan ile 30.03.2023 tarihinde genel kurulun toplanacağı çağrısı yapıldığını, fakat Yurt dışında yaşayan müvekkile usulüne uygun tebligat yapılmadığını, davacının ticaret sicil gazetesi yayımına ilişkin, ilgili şirket ortaklarını arayarak evrakın niteliğini sorduğunu, şirket ortağının ise genel kurul yapmak istediklerini ancak tebligatı süresi içerisinde yapamadıkları için genel kurul toplantısını gerçekleştiremediklerini belirttiğini, müvekkilinin Türkiye'ye geldiği tarihte genel kurul toplantısı yapabileceklerini beyan ettiklerini, davacının bu şekilde genel kurul toplantısı yapılmadığı kanaatine ulaştığını, bu genel kurul toplantısından haberi olmayan müvekkilinin yokluğunda genel kurul kararı ile sermaye arttırımına karar verildiğini, davacının bu kararı 27.06.2023 tarihinde şirket muhasebecisi tarafından kendine haricen söylenmesi ile öğrendiğini, müvekkilinin yurtdışında ikamet ediyor olması fırsat bilinerek kendisini vekaleten temsil edebileceği bilinmesine rağmen bunun yapılmadığını, %22 hissesi olan müvekkilinin yokluğunda, sermaye artırımına karar verildiğini, davette tebliğ usulüne uyulmamasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, kararın ve toplantının iyi niyete, ahlaka ve dürüstlük kurallarına aykırılık nedeniyle iptal davasına konu olabileceği gibi bu şekle aykırılık nedeniyle de TTK 'da belirlenen usullere uygun olmadığı için yok hükmünde olduğunu, amacın, ortak ... tarafından borçlandırılmış şirketin, ortak alacaklarının sermayeye eklenmesi, müvekkilin mevcut % 22 sermaye payının küçültülmesi olduğunun aşikar olduğunu, iptale ilişkin talebin kararın yayım tarihinden itibaren süresi içerisinde gerçekleştirildiğini, rüçhan hakkı kullanımına ilişkin yapılan 27.06.2023 tarihli ilanda nakdi/gayrinakdi ayrımı dahi yapılmadığını, anlaşıldığı üzere müvekkilinin, nakit artırımın tutarını bilmesinin mümkün olmadığını, rüçhan hakkı kullanım ilanına karşı ihtar çekilmiş olduğunu, sermaye ödemesinin ne şekilde yapılması gerektiğinin ihtar edildiğini, buna karşılık sermaye artırımının 19.938.857,05 TL tutarının iç kaynaklardan (Ortak alacağı) ve 1.061.142,95 TL’lik kısmının ise nakden, diğer ortak ... tarafından karşılandığının görüldüğünü, bu husus rüçhan hakkı kullanımına ilişkin yönetim kurulu kararının da bilinçli olarak yanlış düzenlenmiş olduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, müvekkilin, rüçhan hakkını kullanması halinin varsayımında ise iç kaynaklar ağırlıklı olduğu için gerçekleşen sermaye artırımına katılamayacağının ortada olduğunu, mahkemeci detaylı bir inceleme yapmadan karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı limited şirketin 30.03.2023 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti, bu mümkün değilse TTK'nın 622. madde yollamasıyla aynı Kanun'un 445 vd. maddeleri gereğince butlanı ve iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, ilk olarak 30.03.2023 tarihinde genel kurulun toplanacağı çağrısı yapılırken yurt dışında yaşayan davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, bu genel kurul toplantısından haberi olmayan davacının yokluğunda genel kurul toplantısı yapılarak sermaye arttırımına karar verildiğini ileri sürerek, çağrının usulüne uygun olmadığını, bu sebeple kararın yok hükmünde olduğunu, butlanla malul olduğunu, bu kabul edilmez ise alınan kararların azınlığın haklarını bertaraf edece nitelikte, dürüstlük kurallarına aykırı olması sebebiyle genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir. Mahkemece, davacının ileri sürdüğü iptal sebeplerinin yokluk ve butlan sonucu doğuracak sebepler olmadığı, iptal talebi yönünden de davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.Butlan, genel kurul kararının içeriği itibariyle kanunun emredici hükümlerine aykırı olmasını ifade ettiği hâlde yokluk, hukuki işlemin kurucu şekli unsurlarını düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle hukuki işlemin varlık kazanamamasını ifade eder.TTK'nın 447.maddesi genel kurul kararlarının butlanı halleri düzenlemiştir. Her ne kadar TTK'nın 445-451. maddeleri arasında genel kurul kararlarının iptali ile butlanı düzenlenmiş, yokluk yaptırımından söz edilmemiş ise de, bu durum yokluğun bir hukuki işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı, Kanun koyucunun sadece iptal edilebilirlik ve butlan yaptırımına yer vermek istediği şeklinde anlaşılmamalıdır. Bir hukuki işlemin varlık şartlarını belirleyen Kanun koyucunun, o işlemin yokluğu ve yaptırımına da onay vermiş olduğunun kabulü gerekir. Butlanda yani içeriğe ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde hukuki işlem şeklen mevcut ve meydana gelmiş olmakla beraber konusu bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları başlangıçtan itibaren kimseye karşı doğurmaz. Yoklukta, yani kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde ise kurucu unsurların örneğin irade beyanının veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukuki işlem şeklen meydana gelmemektedir. Butlan durumunda hukuki işlem şeklen mevcut olmakla beraber amaçlanan hükümlerini başlangıçtan itibaren kimseye karşı doğurmaz. Yokluk halinde ise hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiç bir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün olmamasına karşılık, şeklen mevcut olan batıl bir hukuki işleme hukuki tahvil yolu ile bir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün olduğu gibi; bir hukuk işlemin butlanı da dürüstlük kuralına aykırı olarak ileri sürülemez. Yokluk halinde bu hukuki imkanlar kesin olarak söz konusu değildir (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2020, s.28-29, 33,36,37).Buna göre, genel kurul toplantı ve karar yeter sayısına, toplantıya çağrı usulüne, çağrı için yetkili organa, çağrısız genel kurula ve benzeri hususlara ilişkin emredici hükümlere aykırılıklar yokluk sonucunu doğurur. TTK'nın 447.maddesinde sayılan hususlar ile yukarıda belirtilen içeriğe ilişkin emredici hükümlere aykırılık ise butlan sonucunu doğurur. Bu bilgilere göre somut olayın değerlendirilmesinde, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacının alınan kararların yok hükmünde olduğu ve butlan yaptırımı ile sakat olduğuna yönelik talepleri yönünden ileri sürülen sebeplerin yokluk ve butlan sonucu doğuracak sebepler olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmişi ise de, mahkemece, davacının yokluk ve butlan talepleri yönünden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; Dava dosyası içeriğinde, yok hükmünde olduğu ileri sürülen ve iptali ile butlanı istenen 30.03.2023 tarihli genel kurul kararının, hazirun cetvelinin, genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin müdür/müdürler kurulu kararının/kararlarının ve diğer belgelerin, davacıya toplantı çağrısının tebliğine ilişkin belgelerin bulunmadığı görülmektedir. Mahkemece bu belgeler incelenmeden, sadece davacının ileri sürdüğü iptal sebeplerinin yokluk ve butlan sonucu doğuracak sebepler olmadığı gerekçesiyle yokluk ve butlan isteminin yerinde olmadığı belirtilmekle yetinilmiş, ancak öze ilişkin ve toplantının çağrı usulüne, karar ve toplantı yeter sayılarına ilişkin hiç bir inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, yukarıda belirtilen hususlarda araştırma yapılarak bir karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.21.03.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKararınınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebepleriincelemeKurulGenelkararınınileriiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim