İstanbul BAM 14. HD 2023/2560 E. 2024/458 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2560
2024/458
21 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2560
KARAR NO: 2024/458
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2023
NUMARASI: 2023/684 E. - 2023/1119 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile kayıtlıyken terkin olunan ve son olarak Bakırköy/İstanbul adresinde mukim olan ...İnşaat-Turizm Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.ile genel kredi ve teminat sözleşmeleri akdettiğini ve bu sözleşmelere istinaden şirkete krediler kullandırdığını, kullandırılan kredilerin geri ödemelerinin vadelerinde yapılmadığını ve kredi bedellerinin tahsil edilemediğini, bu sebeple Gebze ... Noterliğinin 02.01.2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile hesap kat ihtarnamesi gönderilerek kredi borçlarının ödenmesi hususunun şirkete ihtar edildiğini, gönderilen hesap kat ihtarına rağmen ödeme olmayınca müvekkili davacının alacağının tahsili amacıyla 21.01.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla şirket aleyhine icra takibi başlatığını, borçlunun yetki itirazı üzerine icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderildiğini ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayısına kaydedildiğini, ancak işbu icra takibinin de davalı şirketin borca itirazı neticesinde durduğunu, durdurulan icra takibine istinaden davacının bankaca alacağının tahsili amacıyla 07.12.2021 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1025 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken şirketin 13.10.2022 tarihli genel kurul kararına istinaden tasfiye ve terkin edildiğinin ve bu hususun da 17.10.2022 tarih ve 10683 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinin anlaşıldığını ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1025 Esas sayılı dosyasının 13.07.2023 tarihli celsesinde davalı şirket aleyhine ihya davası açılması hususunda davacıya süre verildiğini, bir tüzel kişiliğin hukuken sona ermesi için tasfiyenin eksiksiz ve usule uygun yapılmış olması gerektiğini, hukuki menfaatlerinin bulunduğunu, ihyasını talep ettikleri şirket aleyhine davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1025 Esas sayılı dosyalarında terkin olunan şirketin icra dosyasında borçlu olduğunu ve takibin kesinleşip cebri icraya devam edilebilmesi, ikame edilen itirazın iptali dosyasına devam edilebilmesi için borçlu şirket adına ihya kararı verilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek, ... İnşaat-... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; sicil müdürlüğünün TTK'nın 32.ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada müvekkilinin yasal hasım olduğunu, davanın açılmasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili, savunmasında özetle; ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... sicil numarası ile İstanbul Ticaret Odası'na bağlı olarak faaliyet yürüttüğünü, söz konusu şirketin İstanbul ... Noterliğinin 13.10.2022 tarihli ... sayı ile tasdikli 13.10.2022 tarihli kararı ile tasfiyesine karar verildiğini, TTK uyarınca Ticaret Sicil Gazetesinin 15.06.2022 tarihli 10599 sayı numaralı gazetesi ile 1. İlan, 23.06.2022 tarihli ... sayı numaralı gazetesi ile 2.ilan ve 01.07.2022 tarihli ... sayı numaralı gazetesi ile 3.ilan yapıldığını, işbu ilanlar kapsamında "Tasfiyeden Dolayı alacaklılara çağrı, Yukarıda bilgileri yazılı şirketimiz/kooperatifimiz. 30/05/2022 tarihinde tasfiyeye girmiş ve tasfiyeye giriş kararı 09/06/2022 tarihinde Ticaret Sicili Müdürlüğünce tescil edilmiştir. Şirketimizin/ Kooperatifimizin alacaklılarının, ellerindeki belgelerle birlikte; bu ilanın üçüncü defa yayımlanmasından itibaren en geç üç a içerisinde ... Mah. ... Cad. No:... Bakırköy/İstanbul adresinde bulunan tasfiye memurluğuna müracaatları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 541 inci maddesi gereğince ilan olunur." şeklinde bildirim yapıldığını, bu noktada davacı şirket tarafından herhangi bir bildirimin yapılmadığı anlaşıldığından davanın bu yönüyle reddi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara ve vakılara itiraz ettiklerini, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın usulüne ve kanuna uygun olmayan Gebze ... Noterliği'nin 31.12.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve Gebze 6. Noterliği'nin 03.01.2020 tarihli ve ... evmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmiş ise de taraflarınca Bakırköy ... Noterliğinin 09.01.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve Bakırköy .... Noterliğinin 09.01.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin gönderildiğini ve borca ve diğer tüm hususlara itiraz edildiğini, bu bağlamda icra takibine konu borca da itiraz edildiğini, kabul anlamına gelememek kaydıyla, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davanın açılmasına da sebep olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, Tasfiye Halinde ... İnşaat-Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; davalı ...'ın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 17/10/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1025 Esas sayılı dosyasında davacı tarafa, dava konusu ... İnşaat-... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin aleyhine ihya davası açılması hususunda süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin Bakırköy ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 17/10/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'ın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... (eski esas İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, takibin durmasına ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1025 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, icra takibinin 21/01/2020 tarihinde yapıldığı, itirazın iptali dosyasının ise 07/12/2021 tarihinde açıldığı, her iki dosyanın da, ihyası talep edilen şirketin terkin tarihi olan 17/10/2022 tarihinden önce açıldığı, terkin edilen şirketin dosyalardan haberi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama giderinin, icra takibinin ve itirazın iptali dosyasının terkin tarihinden önce açılmış olması nedeniyle tasfiye işleminin eksik yapılması, ve dava devam ederken dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru olan davalı ...'dan tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle, davanın kabulü ile tasfiyesinin sona erdiği 17.10.2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin, TTK 547.maddesi gereğince Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası (önceki İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası) ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından ihyasına, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdine, TTK 547.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK uyarınca Ticaret Sicil Gazetesinde üç ilan yapıldığını, burada alacaklıların bildirimde bulunmasının ilan edildiğini, ancak davacı şirket tarafından herhangi bir bildirimin yapılmadığını, bir an için davanın kabul edilme ihtimalinde dahi mahkemece müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği yüklenebilecek bir kusur bulunmaması hallerinde karşı taraf aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti verilmemesi gerektiğini, somut olayda ilanların yapıldığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 17.10.2022 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... İnşaat-Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.aleyhine davacı tarafından Bakırköy 17.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava dışı şirketin itirazı üzerine davacı tarafından dava dışı şirket aleyhine Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1025 Esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, yargılama devam ederken dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Tasfiye işleminin usule uygun yapıldığının belirtilmesine karşın, söz konusu dava tarihinde henüz şirketin tasfiyesinin tamamlanmadığı, ilan aşamasında bulunulduğu, buna rağmen aleyhine derdest bir dava bulunan şirketin terkin edilmesi nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun şekilde sonuçlandırıldığından söz edilemez. Bu durumda, TTK'nın 547. maddesine göre mahkemece yapılan inceleme ve verilen hükmün yerinde olduğu, davalı tasfiye memurunun derdest davayı dikkate almaması nedeniyle tasfiyenin eksik yapıldığı, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde ve eksik tasfiye ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 21.03.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18