İstanbul BAM 14. HD 2023/2552 E. 2024/414 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2552
2024/414
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2552
KARAR NO: 2024/414
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25/01/2023
NUMARASI: 2022/908E. - 2023/49 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin işçilerinden ...’un 28.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 Esas sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davasında şirketin terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle mahkemece davalı ... Sanayi Ltd. Şti.’nin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, iş mahkemesinde yargılamanın devam ettirilmesi için davalı ... Sanayi Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesi uyarınca işlem yaptığını, şirketin sermayesinin artırılmaması nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, ihyası istenen şirketin bu durumu ortadan kaldırarak buna ilişkin belgeleri müvekkiline sunması gerektiğini, şirketin davacı ya da davalı olduğu davaların bildirilmediğini, ihyası istenen şirketin süresi içinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemleri yerine getirerek bildirmediğini, ihtara rağmen yasadaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilince terkin işlemi yapıldığını, davacının terkinin usulsüz olduğuna ilişkin bir iddiasının bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve yargıla giderlerinden davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin İstanbul Anadolu 20.İş Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK Geçici 7. maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi 2018/399 esas sayılı dosyada devam eden yargılama ile sınırlı olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, şirketin sermaye arttırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü sicilden terkin edildiği gözününde bulundurularak tasfiye işlemleri içinde şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğinden tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkete tasfiye memuru olarak resen ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicile tescil ve ilanına karar verilmiş, yapılan terkinin usulsüz olması göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine..." gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ... Sanayi Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 Esas sayılı dosyadaki yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...'ın re'sen tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin yasal hasım olarak davanın açılmasına neden olmadığını, müvekkilince TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca gerekli ihtarların gönderilmesine rağmen, belirlenen eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle 31.07.2013 tarihinde terkin edildiğini, yapılan tebligata rağmen eksikliklerin giderilerek bildirilmediğini ve derdest davaya ilişkin bilgi verilmediğini, şirkete ve şirket yetkilisine ihtar gönderildiğini, ancak ihtarların kayıtlı adreste tanınmadıkları gerekçesi ile iade edildiğini, yollanan ihtarın 03.05.2013 tarihinde, adreste tanınmadığı için iade edildiğini, bu nedenle mahkemece belirlenen eksikliğin aslında bulunmadığını, gerekli ilanların yapıldığını, dava dilekçesinde terkin işleminin usulsüzlüğünün ileri sürülmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, İstanbul Anadolu 20.İş Mahkemesinin 2018/399 Esas sayılı dava dosyasında, ... Limited Şirketinin davalı olduğunu, davadan önce davalı bu şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle mahkemenin 17.11.2022 tarihli ara kararı ile terkin edilen şirketin ihya edilmesi için tarafına dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre; ihyası istenilen ... Limited Şirketi'nin 13.08.2013 tarihinde, TTK'nın geçici 7.maddesi ve 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebliğ hükümleri (5/1-b) uyarınca sicil kaydının resen silindiği, şirketin iki ortaklı olduğu anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Somut olayda, Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabı ve kayıtlarına göre ihyası istenen ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nın geçici 7.maddesi kapsamında resen terkinine karar verildiği ve 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesine bakıldığında, şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlemeleri yer almaktadır. TTK'nın geçici 7.maddesindeki sebeplerle re'sen terkin edilen şirketin ihyası davasında husumetin sadece ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna yöneltilmesi gerekmekte olup eldeki davada da dava doğru şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/11-3184 Esas, 2021/1107 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararları sonrası TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında ihyasına karar verilen şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince, davalı kurumca gönderilen belgeler arasında, ihyası istenilen şirket ve yetkililerine gönderilmiş ihtara ilişkin tebligat bulunmadığı ve bu nedenle terkin işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle yasal hasım olan davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur. Oysa gönderilen belgeler arasında şirkete gönderilen uyarı yazısının iade edildiğine ilişkin belge bulunduğu gibi, dava dilekçesinde terkin işleminin usulsüz olduğu da davacı tarafından ileri sürülmemiştir. Davalı bu davada yasal hasımdır. TTK'nın geçici 7.maddesi ile belirli koşullarda ticari şirketlerin sicilden terkin edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması hususunda davalıya görev verilmiştir. Davacının sadece şirketin ihyasını talep ettiği, herhangi bir Yasa hükmüne dayanmadığı dikkate alındığında ve geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre, mahkemece davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Şirketin ihyasın eksik bırakılan bir tasfiye işleminin tamamlanması için TTK'nın 547.maddesine kıyasen yapılması nedeniyle yasal hasım olan davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmaması nedeniyle, davalı vekilinini istinaf başvurusu yerinde görülmüştür (Yargıtay 11. HD'nın 2020/2299 E- 2020/4113 K sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı). Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararının yargılama giderleri bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ... Sanayi Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 Esas sayılı davasının görülmesi, sonuçlandırılması ve verilecek kararın yerine getirilmesi işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına, 2-İhyasına karar verilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için mahkemece belirlenen ...'ın TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurunun şirketi tasfiye sürecinde münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmasına, tasfiye memuru için aylık 750,00 TL ücret takdirine ve ücretin şirket hesabından ödenmesine, 3-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Karar kesinleştikten sonra ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına,5-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan terkin işlemlerin usulsüzlüğü davacı tarafından iddia edilmediğinden, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider avanslarının, karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine, 5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.03.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18