İstanbul BAM 14. HD 2023/1832 E. 2024/25 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/1832
2024/25
24 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1832
KARAR NO: 2024/25
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2023
NUMARASI: 2021/672 E. - 2023/358 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, pastırma, sucuk, kavurma gibi gıda üretimi yapan bir firma olduğunu takip tarihinde davacının davalı borçludan ürün satışından kaynaklı 19.083,60-TL alacaklı durumda olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için 26.02.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takipte harçlar ve tebligat dahil masraflarının tamamının takip açılışında ödendiğini, takibin açılmasından haberdar olan borçlu yanın ödeme emri tebliğinden önce alacaklı yana bir kısım ödeme ve iradesi dışında iade yaptığını, ödeme emrinin tebliğini müteakip 21.05.2021 tarihinde takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalı yanın tamamı likit olan alacağın takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, 26.02.2021 tarihli takip sonrası davalı borçlu yanca 01.03.2021 tarihinde 6.500,00-TL ve 10.03.2021 tarihinde de 2.509,00-TL olmak üzere 'cariye istinaden ödeme' açıklaması altında toplamda 9.009,00-TL banka havalesi yoluyla müvekkiline ödeme yapıldığını, davalının satılan ürünlerin iadesi noktasında herhangi bir mutabakat bulunmaksızın takip sonrası 10.074,24-TL değerinde olan birtakım ürünleri 03.03.2021 tarihli fatura ile iade ettiğini, satılan ürünlerin gıda olması nedeniyle ürünlerin son kullanma tarihi, saklama koşulları, hijyen ve yine nakliye koşulları gibi bir dizi ürün sıhhatini ve tazeliğini etkileyen unsurlar nedeniyle gıda ürünlerinin iadesi / iadenin kabulü mümkün olmadığını, gıda ürünlerinin satıştan yaklaşık 3,5 ay sonra iade edilmesi belirtilen riskleri barındırması nedeniyle müvekkilince kabul edilemeyecek olsa da davalı yanın takipten sonra menfaat kastıyla yaptığı bu iade işlemi ise müvekkil şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dışında firma çalışanlarının hatalı işlemi nedeniyle iade alındığını, davalının rakip sonrası yaptığı bu ödemelere karşın ödeme emrinin tebliğine müteakip icra takibine borç bulunmadığından bahisle haksız ve yersiz bir itiraz öne sürdüğünü, takip başlatıldıktan sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle 'işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafları' yönünden mahsubunun kanun gereği olduğunu, ana borçtan kalan bakiyenin davalı yanca ödenmesi gerektiğini, takibe konu alacağın faturalardan kaynaklı olduğunu ve davalı itirazında asıl alacak miktarına itirazın olmadığını, takip sonrası yaptığı kısmi ödemeler ve iadelerle işlemiş faiz, kalan bakiye, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti yönünden haksız itiraz ettiğini, asıl borç miktarında mutabık olunduğu göz önünde bulundurulduğunda ticari defter incelemesinin davanın gerek aydınlatılmasına ek bir katkısı olmayacağını ileri sürerek, takip sonrası yapılan ödemelerden kaynaklı takip harç, masraf, vekalet ücreti ve sair ferilerini etkileyen takibe vaki haksız itirazın iptali ile davacı lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, savunmasında özetle; dava konusu borcu kabul etmediğini, borcun tamamını ödediğini, iade faturası kesildiğini, davacı şirkete borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davacı taraf delil olarak; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, banka, ödeme kayıtları, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, tanık, yemin, keşif, bilirkişi incelemesi ve sair delillere dayanmıştır. Takibin başlatıldığı, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının uyap sisteminde yapılan incelemesinde; davacı tarafça davalı borçlu hakkında davaya dayanak fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun yetkiye, borca, faiz oranlarına, işlemiş faize, masraf ve tüm fer'ilerine vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Dava; faturadan kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası, bilirkişi raporu ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; yiyecek satışı nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacının, davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, takibe vaki itiraz nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, Talimat mahkemesi aracılığıyla incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının, davalının düzenlediği iade faturasını kayıtlarına işlediği, netice olarak davacının davalıdan 0,36 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu nedenle davalı kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, Talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporunun dosyamız kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeniyle rapora itibar edilerek, davacıya ait ticari defter ve kayıtlara göre davacının iade faturasını defterine kaydetmesi nedeniyle artık iadeyi kabul etmediği iddiasının dinlenemeyeceğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının 0,36 TL asıl alacak ve 0,38 TL işlemiş faiz(01.03.2021-15.10.2021 arası 228 gün, % 13,75 oran üzerinden mahkememizce hesaplanmıştır) olmak üzere toplam 0,74 TL yönünden iptali ile 0,36 TL'lik asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 13,75 oranında faiz uygulanarak takibin işbu alacak kalemleri üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan kabul edilen toplam 0,74 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 0,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle,davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının 0,36 TL asıl alacak ve 0,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 0,74 TL yönünden iptali ile 0,36 TL'lik asıl alacağa dava tarihinden itibaren % 13,75 oranında faiz uygulanarak takibin işbu alacak kalemleri üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan, kabul edilen toplam 0,74 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 0,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 26.02.2021 tarihli takip sonrası davalı yanca 01.03.2021 tarihinde 6.500,00-TL ve 10.03.2021 tarihinde de 2.509,00-TL olmak üzere 'cariye istinaden ödeme' açıklaması altında toplamda 9.009,00-TL banka havalesi yoluyla müvekkil şirkete ödeme yapıldığını, davalı borçlu müşteri ile satılan ürünlerin iadesi noktasında herhangi bir mutabakat bulunmaksızın yine takip sonrası 10.074,24-TL değerinde olan birtakım ürünleri 03.03.2021 tarihli fatura ile iade edildiğini, davalının ticari alışverişe itiraz etmediğini, sadece borç yönünden itiraz sunduğunu, işbu itirazın ise temel yönleri ile aslında asıl alacak, işlemiş / işleyecek faiz, takip harç ve masrafları ile vekalet ücretine yöneltildiğini, iade hususunda alacaklı muvafakati olmaksızın işetmeye teslim edilen ürünlerin personel tarafından teslim alınması söz konusu olup iş bu iadeninde takip sonrası yapıldığının aşikar olduğunu, bu halde iade bir nevi ödeme olarak kabul görülmekle takip sonrası ödeme olması hasebiyle takibin açılmasına sebebiyet veren borçlunun takip ferilerinden sorumlu olduğunu, bu davanın iadenin kabul edilmediğinden değil icra takibi sonrası yapılan ödeme ve akabinde itiraz nedeni ile takip harç ve masrafları ile vekalet ücretinin ödenmemiş olmasından kaynaklandığını, takipten sonra bir kısım ödeme yapan borçlu yanın sorumluluğunun asıl alacak miktarıyla değil takip harç, masraf ve sair tüm ferileri dahilinde olduğunu, icra takibinin harç, masrafları ile vekalet ücreti yönünden ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinin hiçbir belirleyici özelliği bulunmadığını, takibin başlatıldığı an itibari ile borçlu yanın işbu dosya masrafları borcunu da ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, takip başlatıldıktan sonra yapılan kısmi ödemelerin öncelikle 'işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafları' yönünden mahsubu gerektiğini, borç noktasında takip başlatılmadan evvel yapılan bir ödeme bulunmadığını, davalı yanca yapılan ödemeler takibin başlatılmasından sonra olduğunu, bu konuda sürekli itiraz yazılmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda takip masrafları, harçları ve vekalet ücreti yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı, gerek yargılama giderleri ile vekalet ücreti gerekse de arabuluculuk ücreti gibi kararın ferileri yönünden tamamen tarafımız aleyhine karar verildiğini, yine takip harç masrafları ve vekalet ücreti yönünden de hiçbir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafça yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalıya takip konusu faturanın düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takipten sonra bir kısım ödeme ve iade yaptığını, ayrıca takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise borcu bulunmadığını, ödeme yaptığını savunmuştur.Mahkemece, davacı defterlerinin incelenmesi sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacının defter kayıtları uyarınca 0,38 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesince, davacının talebi açıklattırılmadan ve takipten sonraki ödemeler nazara alınmadan eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Zira davacının itirazın iptali talebinin, takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle icra harç, faiz ve masraflarından mahsubu ile bakiye asıl alacağa yönelik mi yoksa takipten sonra ödeme ve mal iadesi suretiyle borcun tamamen kapatıldığı benimsenerek sadece icra harç, masraf, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına mı yönelik olduğu dosya kapsamından net olarak anlaşılamamaktadır. Bu hususta davacı talebi açıklattırılmadan yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Bu durumda mahkemece, davacının itirazın iptali talebinin, takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle icra harç, faiz ve masraflarından mahsubu ile bakiye asıl alacağa yönelik mi yoksa takipten sonra ödeme ve mal iadesi suretiyle borcun tamamen kapatıldığı benimsenerek sadece icra harç, masraf, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına mı yönelik olduğu hususunda açıklama talep edilerek bu hususta yapılan açıklamadan sonra talep edilen hususa ilişkin inceleme yapılıp bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarfından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.01.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38