İstanbul BAM 14. HD 2023/2488 E. 2024/215 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2488
2024/215
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2488
KARAR NO: 2024/215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23.10.2023 tarihli D.İş ek karar
NUMARASI: 2023/481 E. - 2023/519 K.
TALEP: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; Borçlunun müvekkili şirkete cari hesaptan kaynaklanan 14.262,38-TL borcu bulunduğunu, ekte sunulan ve 16.08.2023 tarihinde taraflarca imzalanan yine 14.262,38-TL tutarlı Mutabakat Raporunda borçlunun, borcunu kabul ettiğini alacaklarının hiçbir teminata bağlı bulunmadığı gibi, faturalardan açıkça görüleceği üzere vadesi gelmiş olan borcun bugüne kadar ödenmediğini, borçlu ile yapılan görüşmelerde ödeme uyarılarına rağmen olumlu bir sonuç alınamadığını ileri sürerek borçlu hakkında takibe başlayacaklarından ve icra takibinden haberdar olduğu takdirde mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik muaccel 14.262,38-TL alacakları için borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İlk dere mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 28.08.2023 tarihli Değişik İş tarihli kararında; "...2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258,1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterlidir. Mahkemenin "alacağın varlığına kanaat getirmesinden" anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Yaklaşık ispatın bulunması hukuken yeterlidir. Bununla birlikte, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2'nci maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İcra ve İflas Kanunu'nun 264'üncü maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Ayrıca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmemesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Aksine, İhtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İİK'nın 264'üncü maddesi kapsamında "yargılamayı gerektirmesi" olasılığı, kanunda açıkça kabul edilmektedir. İcra ve İflas Kanunu'nun 257'nci maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı..."ihtiyati haciz isteyebilir. Yukarıda açıklanan sebepler gereğince, dosyaya ibraz edilen taraflar arasında imzalanan mutabakat mektubu ve irsaliyeli fatura aslı gereğince İİK 257 deki şartların oluştuğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir..." İİK nın 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği ve bu istemin yerinde bulunduğu belirlendiğinden, davacının iddia ettiği 14.262,38-TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçlunun, taşınır mallarının, taşınmaz mallarının, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. İhtiyati Hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine hukuka aykırı şekilde ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, 28/08/2023 tarih 2023/481 D.İş ve 2023/ 519 sayılı karar ile davacının talepleri kabul edilmişse de işbu kararın hukuka aykırı olduğundan itiraz etme zaruretlerinin hasıl olduğunu, İİK 257 maddesindeki ihtiyati haczin şartları oluşmadığından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının, müvekkilinin borçtan kaçınması ihtimalinden söz etse de müvekkili firmanın yıllardır aynı adreste bulunduğunu, bunun yanı sıra kaçma şüphesinin varlığını ispata yarar tek bir somut delil sunulmadığını, bu şüphenin ispatının kanuna göre alacak iddiasında bulunan tarafa ait olduğunu, anılan hususların mahkeme huzurunda subjektif deliller ile ispat olunamadan talebin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturaların alacağın varlığını ispat eder niteliğe haiz olmadığından faturalar ile ihtiyati haciz talep edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ve cari hesap mutabakat mektubu olduğu iddia edilen belgenin hukuka aykırı düzenlendiğini, bu evrakı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, ilgili belgenin gerekli geçerlilik unsurlarını taşımamasının yanı sıra kabul anlamına gelmemekle birlikte- geçerli düzenlenmiş olsa dahi yine de alacağın varlığını ispata yeterli bir delil niteliği taşımadığını, verilen bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ek karar ile 28/08/2023 tarihli karardan dönülmesini, ihtiyati haczin kaldırılmasını, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının 31/08/2023 tarihli Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... sayılı ihtiyati haciz aşamasında bulunan dosyaya yatırılan nakit 24.400 TL'nin teminat sayılarak dosyada mevcut hacizlerin tümünün kaldırılmasına karar verilmesini, bu hususun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına müzekkere yazılarak bildirilmesini beyan ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 23.10.2023 tarihli ek kararında; "...ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan irsaliyeli faturalara göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğu, borçlu şirket adına düzenlendiği açık olan alacak miktarına ilişkin mutabakat mektubuna alacağa ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesine göre verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu, İİK'nin 265.maddesine göre kararın kaldırılmasını gerektirir hukuki bir sebep bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle muteriz borçlu şirket vekili tarafından mahkemenin 28/08/2023 tarih 2023/481 D.İş 2023/519 D.iş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ..." 2004 sayılı İİK'nin 265/3-4 maddeleri gereğinc 28/08/2023 tarih 2023/481 D.İş 2023/519 D.iş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına karşı borçlu şirket tarafından yapılan itirazın reddine, karar vermiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 257. maddedeki şartların oluşmadığını, talebin subjektif deliller ile ispat olunamadan kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturaların alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, Yargıtayın birçok kararında, ihtiyati haciz talebine dayanak faturanın alacağın varlığını göstermeye yeterli olmadığına vurgu yapıldığını, davacının ilgili faturaların kesinleştiği hususunu ispat edemediğini, bazı faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, mutabakat mektubu diye iddia edilen evrakın faturalarla ilgili sayfasının müvekkilce imzalanmış ikrar edilmiş hâlde olmadığını, cari hesap mektubu diye iddia edelin belgenin hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu, bu nedenlerle gerek ihtiyati haciz kararının gerekse itirazın reddine dair ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun belirterek, itirazın reddine dair ek kararın kaldırılmasına, itirazın kabulüne ve neticede ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, talep eden şirket tarafından davacı şirket hakkında e-faturalar düzenlendiği, ayrıca 16.08.2023 tarihli mutabakatın bildirilmesine dair belgenin düzenlendiği, belge altında davalı şirket kaşe ve imzanın yer aldığı, mutabakat yazısında cari hesap borcunun 14.262,38 TL olarak gösterilmiş olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen e-faturalar ve mutabakat belge örneğine göre belgede yer alan alacak nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden alacaklı, İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Borçlunun ileri sürdüğü itirazların, esas hakkında açılacak dava içinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve HMK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yatırılan istinaf peşin ve başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz edenden tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.02.2024
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son. maddeleri uyarınca karar kesindir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59