Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1443
2024/1339
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1443
KARAR NO:2024/1339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/06/2021
NUMARASI:2019/470 Esas - 2021/767 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketten alınan bir adet ... model bilgisayarın, SSD hard disk yükseltilmesi için müşteri tarafından 06.04.2019 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müşterinin dolu bir şekilde gönderdiği ürünün davalı tarafından 08.04.2019 tarihinde boş bir şekilde teslim edildiğini, kargonun teslimi sırasında ağırlığından şüphe edilmesi nedeniyle güvenlik kamerası önünde açıldığını, sonraki gün davalı şirket çalışanının tutanak tutulması talebini kabul etmediğini, teslim edilen eşyanın alınarak boş kargo teslim edildiğini, Kadıköy ... Noterliğinin 09.05.2019 tarihli ihtarnamesi ile zararın giderilmesinin istendiğini, 16.05.2019 tarihli cevabi ihtar ile talebin kabul edilmediğini ileri sürerek, taşınan eşyanın zayi olması nedeniyle oluşan zararın faiziyle birlikte tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, teslim edilen kargo içindeki emtianın ne olduğu, emtianın tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, göndericinin ürünü teslimi sırasında gönderilenin cinsini, miktarını, niteliği gibi hususları tam ve doğru olarak bildirmesinin gerektiğini, davacı tarafından süresinde bildirim yapılmadığını, talep edilen tazminatın dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın taşıma sözleşmesinde kaynaklanan tazminat davası olduğu, davacının dava dışı müşterisi... tarafından davacıya bir kısım teknik işlemler yapılması için davalı vasıtası ile davaya konu bilgisayarın gönderildiği, incelenen kamera kayıtlarına göre davacıya teslim edilmek üzere davalıya teslim edilen kutunun dolu olup içinde bilgisayar olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, davalının esasen davaya konu olayın meydana geldiği zaman diliminde davacının servis işlemi için kendisine gönderilen bilgisayar malzemelerinin anlaşmalı kargo taşıyıcısı olduğu, bu durumda davacıya gönderilen kargoların içinde bilgisayar ve sarf malzemelerinin bulunduğunun davalı ve çalışanları tarafından bilindiği, bu durumda dava dışı davacının müşterisinin ayrıca bildirimde bulunmasının somut olayda gerekmeyeceği, zira taşınan emtianın niteliğinin davalıca malum olduğu, 6102 sayılı TTK'nın Eşya Taşıma Kitabında 875.madde 1.fıkra gereği ,Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı ancak 876.maddede düzenlenen Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur hükmü karşısında davalının taşıma sırasında en yüksek özeni gösterdiğini ispat edemediği, zira davaya konu emtia olan bilgisayarın taşıma sırasında davalının sorumluluğunda iken hırsızlandığının sabit olduğu, hırsızlık fiilinin davalının çalışanları yahut başka birileri tarafından yapılmış olması ihtimalinin hırsızlık fiilinin davalının sorumluluğunda meydana geldiği gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki TTK 879.maddeye göre de taşıyıcının kendi adamlarının taşımanın yerine getirilmesi için yaralandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğunun sabit olduğu, yukarıda bahsedildiği üzere dava dışı müşterinin tek başına bilgisayar taşındığını ve bedelini davalıya beyan etmemesinin davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı, esasen bu durumun günümüzde payı hızla artan taşımacılık sektöründe sık karşılaşılan bir durum olduğu , davacı ile davalı firma arasında genel bir taşıma sözleşmesinin varlığının zaten aşikar olduğu, davacının müşterilerinden servis için gelen ürünlerin bilgisayar ve bileşenleri olduğunun açık olduğu ve taşımanın yapıldığı zaman zarfında davalının davacının anlaşmalı kargo şirketi olduğu, davalının çalışanlarının da bu durumu bildikleri, davacıya gönderilen kolinin içinde bilgisayar olduğunun belli olduğunu, bu sebeple ayrıca ve özellikle beyan edilmesine gerek olmadığı davaya konu hırsızlanan bilgisayarın taşımanın hangi aşamasında ve kim tarafından çalındığının belli olmasa da taşımacının sorumluluğunda çalındığının sabit olduğu mahkememizce anlaşılmış ve davalı meydana gelen hasarda ağır kusurlu olmakla sorumluluk sınırından faydalanamayacağı değerlendirilmekle bilirkişi tarafından yapılan ... hesabına itibar edilmemiş, gerekçeli, denetime uygun ve bilimsel olan bilirkişi raporu hükme esas alınmış, davaya konu bilgisayarın zayi olmasından 20 gün önce satın alındığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.066,00 TL'nin 08.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka ve dosyadaki delillere aykırı olduğunu, sadece davanın beyanları esas alınarak düzenlenen raporun hükme esas alındığını, kamera kayıtlarının da davacının iddiası kabul edilerek incelendiğini, oysa ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin kargonun teslim alındığını, kargonun teslim alındığı gibi alıcısına teslim edildiğini, davacının, teslim edilen kargo içeriğinin boş olduğu ve kamera karşında açıldığı iddiasının soyut ve tek taraflı olduğunu, teslim sırasında kargo içeriğinin boş olduğuna ilişkin bildirim yapılmadığını, böyle bir durumun teslim sırasında anlaşılabileceğini, sunulan kamera kayıtlarında kolilerin kapalı şekilde taşındığının anlaşıldığını, sunulan görüntülerin bu kargoya ilişkin olmadığı gibi, içerikten kolinin boş olduğunun da anlaşılmadığını, sunulan kayıtlarda kolinin ambalajında yırtık ve hasar bulunmadığını, müvekkiline bilgisayar emtiasının tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğinin kanıtlanması gerektiğini, farazi olarak alıcının bilgisayar firması olması nedeniyle içeriğinin bilgisayar emtiası olduğunun kabul edilemeyeceğini, kargo içeriğinde laptop emtiasının bulunduğunun kanıtlanamadığını, bilgisayar ürünü olsa bile bu ürünün teslimi sırasında cinsi, miktarı gibi bilgilerin bildirilmemesi nedeniyle 4925 sayılı KTK’nun gönderenin sorumluluğunu düzenleyen 8. Maddesine göre taşımacının sorumlu olmadığını, talep edilen tazminatın ve bildirilen eşya değerinin varsayıma dayalı olduğunu,müvekkilinin sorumlu olması halinde dahi sınırlı sorumluluk kurallarının uygulanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, yurt içi kargo taşıması sırasında zayi olan emtia bedelinin davalı taşıyandan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taşıma sözleşmesi TTK'nın 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya ve yolcu taşıma işinin ve ikisini de birlikte üstlenen kişidir. Taşıma sözleşmesi herhangi bir şekil şartına tabi olmadığından sözleşmenin kurulması için TBK'nın 12. maddesine göre bir şekil şartı bulunmamaktadır. Taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğu sabittir. Davacı vekili, müvekkilince dava dışı ...'e satıan ve kargo ile gönderilen bilgisayar emtiasının ssd hard diskinin yükseltilmesi için tekrar davalı aracılığıyla müvekkiline gönderildiğini, içinde bilgisayar bulunan dolu kolinin davalıya teslim edildiğini, ancak kutunun boş olduğu şüphesi ile kamera önünde açılması sırasında içinin boş olduğu, ertesi gün ürünü teslim edilen şubesinden talepte bulunulmasına rağmen tutanak düzenlenmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan belgeler ve görüntüler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen raporda, teslim sonrası davacı çalışanının yerde bulunan koliyi açmak isterken hafif olması üzerine kamera önünde açtığı ve kutunun boş olduğunun görüldüğü belirlenmiştir. TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Somut olayda, davalı tarafından teslim alınan kargo içeriğinde daha önceki davalının taşıması da dikkate alınarak bilgisayar emtiası bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşımacı anılan maddeler uyarınca teslim aldığı emtiayı hasarsız olarak teslim etmekle yükümlüdür. Taşımaya konu emtiaya ilişkin kolinin teslim edilmesine rağmen, koli içeriğinin boş olduğu görüntü kayıtlarından belirlenmiştir. Bu durumda, emtianın teslim edilmediği ve zayi olduğu anlaşıldığından, yukarıda anılan maddeler uyarınca meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda davalının, 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, sorumluluğu esastar. TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut olayda, taşınan emtianın zayi edildiği, sunulan kamera kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporuna ve taşıma belgelerine göre, davalının, taşımak üzere bilgisayara emtiasını teslim aldığı, teslim edilen ve kamera karşısında açılan koli içeriğinin ise boş olması nedeniyle emtianın taşıma sırasında zayi eden taşımacının sorumlu olduğu görülmüştür. Davalının TTK'nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının, taşınan kargoyu varma yerinde alıcısına teslim etmediği, taşıma sırasında kargonon çalınarak zayi olmasının TTK'nın 886. maddesi kapsamında ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11.HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli, 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı ilamı).Bu durumda davacının, TTK'nın 880/1.maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceği, davalının sorumluluğunu sınırlandırma hakkını kaybettiği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi tarafından belirlenen faturalı emtianın gerçek değerinin belirlenerek tahsil edilmesi ve mahkemenin taşıma sözleşmesi, emtianın zayi oluşu ve taşımacının kusuru ile ilgili yaptığı değerlendirmelerin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 361,68 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15