SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1452

Karar No

2024/1338

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1452

KARAR NO:2024/1338

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/02/2021

NUMARASI:2018/1370 Esas - 2021/213 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince dava dışı ... ve .... Şti'ne ait taze siyah incir emtiasının 28.09.2016 başlangıç tarihli bir yıl vadeli nakliyat abonman sözleşmesi ile nakliye rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığını, 2 palet brüt 640 kg ağılığındaki emtianın İstanbul'dan Singapur'daki alıcıya taşınması işinin davalı ..... Şti. ile anlaşıldığını, emtianın 04.08.2017 tarihinde İstanbul'dan Singapur'a nakledilmek üzere davalı ....'na ait uçağa yüklendiğini, 05.08.2017 tarihinde ... Havalimanına indirilen emtianın 06.08.2017 tarihinde soğutuculu kamyon ile alıcıya ait soğuk hava deposuna getirtildiğini, bu sırada konteyner içerisindeki termostat cihazının verilerinde sıcaklığın yüksek ve konteyner içindeki incir emtiasının küflendiğinin belirlendiğini, Singapur'da ekspertiz incelemesi yapıldığını ve hasar sebebinin uçaktaki sevkiyat sırasında soğuk zincirinin kopması nedeniyle konteyner içindeki ısının yükselmesi olarak belirlendiğini, hasar sebebiyle sigortalıya 10.517,45 TL ödeme yapılarak sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalı ...'nin havayolu taşıma konşimentosu düzenleyerek taşıma işini fiilen yerine getirdiğini, diğer davalının ise akdi taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla .... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...AŞ vekili, savunmasında özetle; dava konu taşımanın 06.08.2017 tarihinde İstanbul’dan Singapur’a yapıldığını ve Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının Konvansiyon uyarınca süresinde ihbarda bulunma mükellefiyetini yerine getirmediğini, zararın taşıma sırasında oluştuğunun kanıtlanamadığından taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, davacının ancak sınırlı sorumluluk limitleri içinde ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini, geriye dönük faiz ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda; dava konu uluslararası taşıma Türkiye ile Singapur arasında gerçekleşmiştir. Dava konusu emtianın yükleme yeri Türkiye'dir. MÖHUK m.1/2 ve MÖHUK m.29/2 gereği, somut olayda Türkiye'nin taraf olduğu Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre ihtilafların çözümlenmesi gerekeceğinden, Singapur'un sözleşmeye taraf olup olmadığını araştırmanın yargılamaya katkısı olmayacaktır.Sözleşmenin şikayetlerin zamanına ilişkin 31/2 maddesinde hasar durumunda teslim almaya yetkili kimse tarafından hasarın tespiti halinde derhal ve kontrol edilmiş bagajlarda en geç 7 gün, kargo halinde ise en geç 14 gün içinde durumun taşıyıcıya bildirilmesi gerektiği, 4. fıkrasında ise söz konusu süreler içinde şikayette bulunulmaz ise taşıyıcının kötüniyeti dışında taşıyıcıya karşı dava açılamayacağı belirtilmiştir.Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması halinde, yalnızca taşıyıcı lehine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir (Hüseyin Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, İstanbul 1987, s. 211, Tuba Birinci Uzun Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu, 2012, s.134-135). Ancak, taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi halinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesi TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartı aranmamalıdır.Emtia hava yoluyla taşınmış olup 05/08/2017 tarihinde dava dışı alıcıya teslim edilmiştir. Davaya konu sigortalı emtiada meydana gelen hasara ilişkin ihbarın Montreal Sözleşmesi 31/2. maddede öngörülen sürede yapıldığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı, davalı taşımacının kötüniyetli olduğunu da iddia etmemektedir. VK / MK m. 26 / 3 hükmü gereğince, her ihbarın Konvansiyonda öngörülen süreler içinde, ayrı bir yazılı bildirim olarak gönderilmesi veya taşıma belgesi üzerine yazılmak suretiyle yapılmasının şart olduğu, ihbar sürelerine uyulmaması halinde taşıyıcı aleyhine dava açılamayacağı ve Konvansiyona uygun yazılı bir ihbarın dava dosyasında yer almadığı görülmüştür. Dosya içerisinde bulunan rapora göre 08/08/2017 tarihinde hasarın belirlendiği, hasara ilişkin raporun 11/08/2017 tarihli olduğu, alıcının hasarı 18.08.2017 tarihinde göndericiye ihbar ettiği, emtianın teslimi sırasında fiili taşıyıcının imzasının bulunduğu bir tutanağın mevcut olmadığı, davalı akdi ve fiili taşıyıcının emtiadaki hasardan haberdar olmadığı anlaşılmaktadır.Somut olaya uygulanması gereken, Montreal Konvansiyonun 31. maddesinde esasen hasar durumunda ihbar yapılması öngörülmüş olup, süresi içinde usulüne uygun hasar ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taşıyıcının hasardan haberdar olması ve taşıma sırasındaki büyük ısı değişiminden kaynaklanan hasardan sorumlu olunmadığının iddia edilmesinin dürüstlük kurulanı aykırı olduğunu, +2 ile +8 derece arasında taşınması gereken emtianın ilk 12 saatte +7 ile +12 derece arasında; sonraki 24 saatte ise +10 ile +23 derece arasında taşındığını, bu denli büyük dalgalanmaların bulunduğu bir taşımada, emtiada zarar meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, taşıma işini yapan kişinin bu durumu bilmesi veya bilmesi gerektiğini, hasarın bu denli bir yüksek ısı farkından kaynaklanması nedeniyle hasar ihbarının zamanında yapılmadığının savunulmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunun kök bilirkişi raporu ile belirlendiğini, Konvansiyon'un 31/4. maddesinde, taşıyıcının kötü niyetli olması halinde ihbar yapılmasa dahi taşıyıcı aleyhinde dava açılabileceğinin düzenlendiğini, dava konusu olayda davalı taşıyıcıların, kötü niyetle ve sorumluluktan kurtulma maksatlı iddia ve itirazlarda bulunduklarından her halükarda, davanın kabulü gerektiğini, Konvansiyonun 31. maddesinde öngörülen taşıyıcıya ihbarda bulunma yükümlülüğünün, yalnızca emtianın hasara uğraması durumunda düzenlendiğini, emtianın zayi olması durumunda böyle bir yükümlülüğün öngörülmediğini, 11.08.2017 tarihli ekspertiz raporu ve bu rapor temel alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu emtianın %80 tam zayi olduğunun tespit edildiğini, eşyanın, temel niteliklerini ve ekonomik değerini tümüyle yitirmesi halinde tem zıya söz konusu olup, Montreal Sözleşmesi uyarınca taşıyıcıya yapılması gereken herhangi bir ihbar mükellefiyeti bulunmadığını, Bir an için davalının hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi, hasar ihbarının yapılmaması halinde dahi dosya, diğer deliller göz önünde bulundurularak davalıların sorumlu olması halinde taşımacının sorumlu olduğunun bir çok Yargıtay kararı ile belirlendiğini, raporda da hasar ihbarının yapılmadığına ilişkin savunmanın kötü niyetli olduğunun belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hava yoluyla yük taşıması sırasında yükte oluşan emtia hasarı nedeniyle nakliyat sigortacısı tarafından ödenmiş olan hasar bedelinin taşıyandan rücuen tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından her iki borçlu aleyhine 10.517,45 TL sigorta tazminatının rücuen tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu dava ve itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu nakliyat emtia sigorta poliçenin incelenmesinde; dava dışı sigortalı tarafından yurt dışına gönderilecek sebze meyve emtiasının 28.09.2016 tarihinden itibaren bir yıl süre ile sigorta örtüsü alındığı, davalı ... Şirketi'nin akdi taşıyıcı olarak davalı ...'nun ise alt ve fiili taşıyıcı olarak taşıma ilişkisinde yer aldığı, hasarın dosyada bulunan 17.01.2018 tarihli ekspertiz raporu ile belirlenerek 10.517,45 TL hasar tazminatının 13.12.2017 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan survey raporunun incelenmesinde; emtianın 04 Ağustos 2017 tarihinde İstanbul'dan çıktığı, 05.08.2017 tarihinde Singapur'a vardığı, 06.08.2017 tarihinde alıcı firma tarafından teslim alınan ürün üzerinde 08.08.2017 tarihinde yapılan incelemede ürünün bozulduğunun belirlendiği görülmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda; meydana gelen hasarın taşıma sırasında gerçekleştiği kabul edilmiş ve hasarın niteliğine göre hasarın taşıma senedindeki yazılı olan ısıdan yüksek ısıyla taşınması nedeniyle Montreal Sözleşmesinin 18 ve 41. Maddesi uyarınca taşımacının sorumluluğu kabul edilmiştir. Mahkeme ise hasarın Montreal Konvansiyonunun 31. maddesine göre ihbar edilmemesi nedeniyle taşımacının sorumlu olmadığı kabul edilmiştir. Taşıma hukuku açısından zıya, taşıyıcının kendisine verilen eşyayı (bagaj ya da yükü) hak sahibine teslim etmek iktidarından yoksun bulunmasıdır. Bu yoksunluk hukuki veya fiili bir sebepten kaynaklanabilir. Örneğin eşyanın yandığı, kaybolduğu, çalındığı, yetkili makamlarca alıkonulduğu, yanlışlıkla hak sahibinden başka bir kişiye teslim edilmiş olup da geri alınmasının mümkün olmadığı hallerde zıya mevcuttur (Hüseyin ÜLGEN, Hava Taşıma Sözleşmesi, Banka Ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ankara 1987, s.179). Yani yerine ulaşmayan ve davalı tarafından varış yerine aktarılamayan malın tam zayi olduğu kabul edilmektedir. Eşyanın hasara uğraması ise eşyanın maddesel anlamda değerini azaltabilecek kötüleşme şeklinde tanımlamıştır ( ÜLGEN, a.g.e., s.181). Zıya hâlinde hasar ihbarına gerek bulunmamaktadır. Yargıtay uygulamasında yükün kaybolması durumuna ilişkin olarak ihbar şartının aranmayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 11 HD'nin 2019/3125 E- 2020/2079 K sayılı, 26.02.2020 tarihli ilamı). Bu durumda, somut olayda, taşımaya konu yükte oluşan zararın zıya mı yoksa hasar mı olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Çünkü, hasar hâlinde, alıcının ihbar yükümlülüğü bulunmaktadır. Varşova Sözleşmesi'nin 26. ve Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddeleri uyarınca, yükün zarar görmesi (hasarlanması) hâlinde, taşıyıcının bu zarardan sorumlu tutulabilmesi için söz konusu hasarın, yükü teslim almaya yetkili kişi tarafından davacıya ihbar edilmesi şarttır. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/10/2015 tarihli 2015/3494 E, 2015/10300 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, taşıyıcının herhangi bir şekilde hasarı öğrenmesi hâlinde, örneğin hasarın taşıyanın da katıldığı bir tutanakla tespit edilmiş olması halinde, ihbarın süresinde yapılmadığının ileri sürülmesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağından, ihbar şartı aranmaz. Somut olayda ekspertiz raporunda “emtianın kullanılamayacak derecede ağır hasarlı olduğu” şeklinde tespit yapılmış, dosya içerisindeki bilirkişi raporunda da ekspertiz raporu esas alınarak benzer nitelikte emtiada ağır hasar oluştuğuna yönelik kanaat bildirilmiştir. Ancak doktrin ve Yargıtay uygulamalarına baktığımızda, ihbar şartı gerekmemesi hâlinin kayıp durumuna veya malın teslim edilemeyecek şekilde tamamen telef olması durumuna özgülendiği görülmektedir. Zira davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde emsal karar niteliğinde olduğunu öne sürerek ibraz ettiği ilamlarda, yükün kaybolması durumunda ihbar şartı aranmayacağına yönelik gerekçe oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Eşyanın kullanılamayacak derecede ağır hasarlı olması maddesel anlamdaki değerinin bütünüyle ortadan kalktığı anlamına gelmediğinden burada zayi durumundan bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü zayi durumunda, eşya ya da yük artık çalınma, kaybedilme, yanma gibi sebeplerle maddesel olarak geri alınabilecek bir durumda değildir.Sonuç olarak yük kullanılmayacak şekilde ağır hasarlı olsa dahi ihbar şartını ortadan kaldıracak nitelikte zayi olma durumundan bahsedilemeyeceği zira somut olayda, kullanılamayacak derecede ağır hasarlı da olsa fiiliyatta teslim alınan bir emtia bulunduğu yani davaya konu emtianın teslim edilemeyecek şekilde tamamen telef olmadığı, dolayısıyla ihbar koşulunun ortadan kalkmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı, hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi hâlinde sorumlu olacaktır. Yine Konvansiyon'un 31. maddesindeki düzenleme uyarınca, hasarın, teslimden itibaren 14 günlük sürede taşıyıcıya ihbarı gerekmektedir. Aksi halde gönderilene, taşınan emtianın eksiksiz ve hasarsız teslim edildiği karine olarak kabul edilir.Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması hâlinde, yalnızca taşıyıcı leyhine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir (Hüseyin Ülgen, Havva Taşıma Sözleşmesi, İstanbul 1987, s. 211; Tuba Birinci Uzun, Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu, 2012, s.134-135). Ancak taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi hâlinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesi TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartı aranmamalıdır. Dosyadaki belgelerden, taşımacının hasardan haberdar olduğuna ilişkin bir tutanak veya belge dosyada bulunmamaktadır. Montreal Konvansiyonu'nun 31.maddesinin 4. Fıkrası uyarınca davalının kötü niyetli olduğu da kanıtlanmamıştır. Bu durumda, davalı fiili taşıyanın hasarın varlığından haberdar olduğunun ya da kötü niyetli olduğunun kanıtlanmamış olması nedeniyle, Montreal Konvansiyonun 31. maddesinde belirlenen süre içinde de hasar ihbarında bulunulmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin gerekçe ve hükmü yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptaliKaynaklı)özetiSözleşmesisavunmalarınınistinafdereceistanbul(Taşımagerekçesebepleriİtirazınincelememöhukkararınınileritarihiiddianumarasımahkemesiülgen

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim