Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1450
2024/1334
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1450
KARAR NO:2024/1334
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:12.01.2021
NUMARASI:2017/744 Esas - 20210/12 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Nakliyat sigortası- rücu)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...'e ait olan ve müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan çanta emtiasının, davalı tarafından .... plakalı araçla taşınması sırasında yanarak zayi olduğunu, ekspertiz incelemesi sonucu zayi olan emtia bedeli olan 97.359,00 TL'nin 02.02.2016 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, yapılan ödemenin tahsili amacıyla .... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, savunmasında özetle; sigortalı ... ile yapılan 30.08.2015 tarihli sözleşme gereğince yükün taşındığı olan ... plakalı aracın 01.09.2015 ile 01.03.2016 tarihleri arasında sigortalıya kiralandığını, kiralama ile araçta taşınan emtiaya ilişkin yükümlülüklerin kiracıya geçtiğini, taşınan ürünlerin bedellerinin sigorta şirketince ödendiğini, aracın kiralanması nedeniyle araçla taşınan emtiadan bir kazancının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davaya konu hasar da sigortalı emtianın, davalıya ait .. plakalı araçla nakliyesi sırasında, aracın yanması sonucunda zayi olmasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla davalı taraf nakliyeci olmasının yanı sıra meydana gelen zarardan KTK hükümleri çerçevesinde araç maliki/işleteni sıfatıyla da sorumludur.2918 sayılı yasa Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar, şeklindedir, düzenlemesi nedeni ile KTK 85. maddesine göre araç maliki sebep olduğu zararın tamamından herhangi bir sınırlı sorumluluk olmaksızın sorumlu olduğu davacı vekili tarafından iddia edilmiştir. Bu noktada davacılar vekilinin, davalı taşıyıcının TTK 886. maddesi gereğince sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağına ilişkin itirazının TTK 875/1 maddesine göre taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından veya hasarından sorumludur, bu sorumluluk TTK 882. maddesine göre taşıyanın sorumluluğu sınırlı sorumluluktur. Ancak TTK 886. maddesine göre taşıyıcı zarara kasden veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinci ile sebep olmuş ise sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacaktır. Davaya konu hasar tek taraflı trafik kazası nedeniyle meydana gelmiş olup, hasarın kasden veya pervasızca hareket sonucu meydana geldiği davacılar tarafından ispatlanamamıştır. Bu nedenle davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sınırsız sorumlu olduğuna dair itirazlar dinlenilebilir değildir, buna bağlı olarak davalı taşıyıcının sorumluluğu TTK 882. maddesi gereğince sınırlı sorumluluk olup, sorumluluğu kilogram başına 8.33 özel çekme hakkını karşılayan tutarla sınırlı olduğundan ve sektör bilirkişinin anılan maddeye göre taşıyıcının sorumlu olduğu zarar miktarı tespit edildiğinden davacılar vekilinin gerçek zararın hüküm altına alınmasına yönelen itiraz sebepleri esasa da etkili olmadığından inceleme konusu yapılmamıştır.TTK 'nın 1472 maddesine göre sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa tazmin ettiği bedel kadar bu hak sigortacıya geçer düzenlenmesi gereğince de somut olayda da davalı ...'ın 6102 sayılı yasa TTK 875. Maddesine göre sorumlu olduğu anlaşıldığından makine mühendisi bilirkişi tarafından taşımaya konu çantaların ağırlığının hesaplanması yöntemi ile belirlenen çekme bedeli taleple bağlı kalınarak..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının...sayılı dosyasına yönelik itirazının 97.359,00 TL asıl alacak ve 3.988,90 TL takip öncesi işlemiş faiz üzerinden iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı ve fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kendisine ait olan ve taşımada kullanılan ... plakalı aracı ...'e kiraya verdiğini, onun da kendi eşyaları icin kendisine ait aracın plakasına sigorta yaptırdığını, aracın yolda yandığını ve kendisinin bu olayla ilgisinin bulunmadığını, diğer malzemelerin de kiralanan araçta sigortalı olarak gösterildiğini, kendisinin başka yükle alakası bulunmadığı gibi, ödeme gücünün de olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen köbulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taşıma sözleşmesi TTK'nın 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya ve yolcu taşıma işinin ve ikisini de birlikte üstlenen kişidir. Taşıma sözleşmesi herhangi bir şekil şartına tabi olmadığından sözleşmenin kurulması için TBK'nın 12. maddesine göre bir şekil şartı bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bulunan 03.11.2015 tarihli ve ... sıra numaralı navlun faturası, davalı taşımacı tarafından, dava dışı ... adına düzenlenmiştir. Faturaya konu emtianın İstanbul'dan alınarak Adana, Diyarbakır, Batman ve Bitlis'e dağıtılacağı belirtilmiştir.Taşıma irsaliyesi düzenlenmiş ve yük davalıya ait araca yüklenmiştir. Davalı aracın maliki olduğu gibi, navlun faturası da düzenlemiştir. Taşıma faturası düzenleyen davalının akdi taşıyıcı olduğu açıktır. Davacı, aracın maliki olmasına rağmen, düzenlenen uzun süreli kira sözleşmesi ile taşımayı yapan ...plakalı aracın sigortalıya kiralandığını savunmuştur. 2918 sayılı kanunun 85. maddesinde kara yolunda kullanılan motorlu taşıtların üçüncü kişilere vermiş olduğu zararların tahsili için araçların malikleri ve uzun süreli kiralama sözleşmesiyle aracı kiralayanlar işleten olarak kabul edilmiştir. Ancak somut olayda bu maddenin uygulanmasını gerektirir herhangi bir neden bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişki ihtiyati mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, sigortalının zararını ödeyen sigortacı TTK'nın 1402. maddesi gereğince anılan temlik belgesi gereğince sigortalının haklarına halef olarak bu davayı açmıştır. Dosyadaki malın faturasına göre, davalının taşımacı olduğu ve sigortalı ile arasında ticari ilişkiye göre taşımacının zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmemiştir. TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Eldeki davada davalı taşıyıcı, taşımayı üstlenerek navlun faturası düzenlemiştir. Taşıma sırasında araçta çıkan yangında emtianın zayi olduğu ve teslim aldığı emtiayı fiili taşıyıcı eliyle taşıtmış, ancak fiili taşıyıcının temininde gerekli özen gösterilmemiş ve emtianın tamamının zayi olmasına sebep olmuştur. TTK'nın 876 ve 877. maddelerinde taşımacının sorumlu olmadığı haller düzenlenmiş olup, somut olayda bu hallerin gerçekleştiği kanıtlanmadığı gibi 878. maddedeki özel hallerin de gerçekleştiği kanıtlanmamıştır. TTK'nın 886. maddesine göre, zarara, kasten veya pervasızca davranışla veya böyle bir zararın meydana gelmesi bilinciyle işlenmiş bir fiilin veya ihmalin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişileri bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. Dosyada bulunan 11.03.2020 tarihli hesap raporuna göre, emtianın ağırlığının 2.346 kğ olduğu ve %10 ambalaj ağırlığının mahsubu ile bakiye 2.580,60 kğ zerinden 8,33 SDR üzerinden yapılan hesaplamada hasarın 19.542,18 SDR olduğu belirlenmiştir. İtiraz üzerine başka bir bilirkişiden alınan 16.11.2020 tarihli hesap raporunda, taşınan emtianın toplamının 3.016,975 kğ olduğu belirlenmiş ve brüt kğ başına 8.33 ... üzerinden taşımacının sorumluluğunun 109.289,932 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Taşınan emtianın miktarına ilişkin bir itiraz veya istinaf nedeni bulunmamaktadır. Taşımanın yurt içi taşımaya ilişkin olması nedeniyle bilirkişi tarafından TTK'nın 880. maddesine göre yapılan hesaplamanın TTK'nın 882. maddesinde belirlenen sınırın içinde kalması nedeniyle hükmedilen tazminat tutarı yerindedir. Hükmedilen takip öncesi faize ilişkin açık bir istinaf nedeni bulunmadığı, ödeme gücünün bulunmamasının hükmün icrası ile ilgili olması ve taşımadan kaynaklanan sorumluluğa bir etkisinin bulunmaması nedeniyle, davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davalının istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.191,70 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15