SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1267

Karar No

2024/1331

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1267

KARAR NO: 2024/1331

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08.07.2024 tarihli ara karar.

NUMARASI: 2024/593 E.

DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali

Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacılar tarafından talep edilen genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıların davalı şirkette pay sahibi olduklarını, şirket ortaklarından ...'ün %55,97 oranında, ...'ın %3,25 oranında, ...'ın 9,11 oranında, ...'ın %9,11 oranında, davacıların ise %4,55'er oranında, ...'ün %4,34 oranında pay sahibi olduğunu, ... ailesinin bunun dışında da ortaklıklarının bulunduğunu, anonim şirketlerin nihai amacınının kar elde edip ortaklarına dağıtmak olduğunu, bu amaca uygun kararlar alınması gerektiğini, ancak davalı şirket yönetim kurulunun buna uygun hareket edilmediğini, davalı şirketin genel kurul toplantıları yapılmadığını veya geç yapıldığını, davacıların kardan pay alma hakkının önüne geçmek adına kar dağıtımı genel kurul gündemine bile alınmadığını, şirketin 2020, 2021 ve 2022 yılına yönelik finansal tabloları incelendiğinde, zararın çoğunun yönetim kurulu üyelerine dair harcamalar olan genel yönetim giderlerine ilişkin olduğunun görüleceğini, davacıların kar payı hakkının önüne geçilebilmesi için, davalı şirket aracılığı ile ... ailesi kontrolündeki kişilerin aracı olarak kullanılarak davalı şirketin karlarının aktarıldığını, kazanç aktarımı için TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde yer alan izinlerin hukuka aykırı şekilde alınarak tescil edildiğini, davacıların bilgilendirilmediğini, yönetim kurulu üyeleri lehine olacak şekilde fiktif faaliyet raporları ve finansal tablolar oluşturularak ibranın sağlandığını, şirketin zarar etmesine rağmen doğrudan yönetim kurulu menfaatine olacak şekilde davalı şirketten nakit çıkışı anlamına gelen genel yönetim giderlerinin 2019 yılından itibaren sürekli ve olağanüstü derece arttığını, şirketin 2019 yılından itibaren zararının artığını, şirketin bilinçli bir şekilde karlılıktan uzak yönetildiğini, şirket yönetim kurulunun bilerek ve isteyerek davalı şirketin karlılığını engellediğini, elde edilen kararın da örtülü kar dağıtımı olarak yöneticilere aktarıldığını, şirketin bilançolarının ve faaliyet raporlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, şirketin durumunu şeffaflıkla yansıtmadığını, faaliyet raporları ve finansal tablolara itiraz edildiğini ileri sürerek, 04.12.2023 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısında alınan, yönetim kurulu faaliyet raporu ile kar ve zarar hesapları ile bilançonun onaylanması, yönetim kurulunun ibrası, yönetim kurulu üyeliği seçimi ve yöneticilere TTK'nın 395 ve 396.maddelere ilişkin izin verilmesi hakkındaki 2,3, 4, 6 numaralı kararların iptaline, şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanmasına, genel kurulun 6 nolu kararının icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında; "...Somut olayda davacılar vekili, davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep etmiş ise de; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup anılan şirketlere denetim kayyımı atanmış olup davanın niteliğide gözetildiğinde yönetim kayyımı atanmamasının davacılar yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı, talep sahibi davacıların, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmadığı gibi ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin yönetim ve denetim kayyımı atanmasını gerektirir nitelikte somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması ve şirketin yönetimin dolaylı dahi olsa uyuşmazlık konusu olmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden, davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ile davalı şirkette pay sahibi olan müvekkilleri ile şirketin zarara uğratılmasına ilişkin 04.12.2023 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin talep edildiğini, şirketin hakim ortakları ve aynı zamanda yöneticileri olan kişilerin şirketi zarara uğrattığını ve örtülü kâr payı oluşturacak şekilde işlemler yapıldığını, TTK'nın 395 ve 396.maddesindeki yasakların kaldırılmasına ilişkin maddenin icrasının geri bırakılmasının istendiğini, dosyaya sunulan bağımsız denetim raporları ve faaliyet raporları incelenmeden, çağrılan yönetim kurulu üyelerinin mahkemede dinlenmeden ihtiyati tedbir kararının reddine karar verildiğini, genel geçer ifadelerle talebin reddinin hatalı olduğunu, şirketin kârlığının azalması ve kârın nereye yönlendirildiğinin belirlenmediğini, basiretsiz şekilde şirketi yöneterek zarara uğratan yönetim kurulunun yerine kayyım atanması gerektiğini, örtülü kâr dağıtımına zemin hazırlayan 6.maddenin iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alınmadan ve bu kişiler mahkemede dinlenmeden ihtiyati tedbir hakkında karar verilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı şirketin, 04.12.203 tarihinde yapılan 2020-2022 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali 2,3,4,6 nolu kararların iptali istemine ilişkindir. İstinaf başvurusu ise TTK'nın 449. maddesi gereğince, dava konusu genel kurulda alınan 6 nolu kararın kararının yürütülmesinin dava sonuna kadar durdurulması ve şirkete kayyım atanması talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde davalı şirketin 04.12.2023 tarihinde yapılan 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 6 nolu maddelerin iptalinin talep edildiği, 6 nolu maddenin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396.maddelerindeki yetkilerin verilmesine ilişkin olduğu ve bu maddeye yönelik ihtiyati tedbir talep edildiği görülmüştür. Ayrıca dava dilekçesinde anlatılan ve 6.madde ile bağlantılı olduğu belirtilen, davalı şirket yöneticilerinin kötü yönetimi nedeniyle şirketin yönetim ve denetim kayyımı atanması talep edilmiştir. Mahkemece TTK'nın 449.maddesi uyarınca yöneticilerin görüşlerinin alınması için 5 günlük süre verilerek tensip zaptı ve dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Tebligat ...'a 29.07.2024 tarihinde, ...'a 30.07.2024 tarihinde, ...'e 31.07.2024 tarihinde yapılmıştır. Yöneticilerin vekili olduğunu belirten ... tarafından UYAP ortamında 17.07.2024 tarihinde sunulan dilekçe ile yönetici beyanlarının sunulduğu belirtilmiş olup bu beyanlar 16.08.2024 tarihinde sunulan dilekçede yöneticilerin beyanlarının ekte olduğu belirtilmiştir. İncelenen beyanlarda genel kurul toplantısının usulüne uygun şekilde yapıldığı, şirketin organ eksikliğinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. TTK'nın 449. maddesinde, yöneticilerin duruşmada dinlenilmesi ihtiyati tedbir yönünden bir dava şartı olarak düzenlenmemiştir. Aksine madde metninde, yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınmasından söz edilmiş, bu görüşün ne şekilde alınacağına ilişkin başka bir düzenleme bulunmamaktadır. Genel kurulun 6. maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddelerine göre yetki verildiği, bu kararın oy çokluğu ile alındığı ve toplantı ile oylama nisabına ilişkin bir usulsüzlüğün bulunduğu savunulmamıştır. İlk derece mahkemesinin istinafa konu kararı ile açıkça yönetim ve denetim kayyımına ilişkin talebi değerlendirilmiştir. Davacılar vekili 08.07.2024 tarihli bu ara karara karşı 24.07.2014 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk derece mahkemesince daha sonra 26.08.2024 tarihli karar ile davacılar vekilinin genel kurul toplantısında alınan rekabete izin verilmesine ilişkin 6.maddeye ilişkin ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiştir. Davacılar vekili bu ara karara yönelik olarak 24.09.2024 tarihli istinaf başvurusunu sunduğu UYAP ortamında yapılan incelemeden anlaşılmıştır. Bu durumda, istinaf başvurusu ilk derece mahkemesinin 08.07.2024 tarihli ara kararına ilişkin yapılacak olup, diğer ara karara yönelik istinaf başvurusu ise Dairemize gönderildiğinde incelenecektir. Bu nedenle istinaf başvurusunda belirtilen genel kurulun 6.maddesinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin istinaf nedenleri, dava konu ara kararın konusunu oluşturmadığından incelenmemiştir. Gerek genel kurulun 6.maddesi ve gerekse kayyım atanmasına ilişkin talepler şirketin kötü yönetildiğine, zarar ettirildiğine, kâr payı dağıtılmadığına, şirket kaynaklarının örtülü olarak bir kısım ortaklara kullandırıldığına ilişkindir. Belirtilen olguların yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığından söz edilemeyeceği gibi belirtilen bu durumun mali kayıpların esaslı şekilde incelenmesini de gerektirmektedir. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkansız hale geleceğinden ya da gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda yaklaşık ispat ölçüsünde bir kanıt bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak yargılama, mali kayıpların incelenmesi ve taraflarca sunulacak delillerden, ihtiyati tedbir iddiasının ve tedbir nedenlerinin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması halinde ve talepte bulunulması durumunda tedbir talebi her zaman değerlendirilebilecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f , 391/3.maddeleri uyarınca karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınKararınınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikanunincelemeKurulGenelkararınınileritarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim