Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1473
2024/1330
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1473
KARAR NO:2024/1330
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 1/02/2021
NUMARASI:2016/869 E. - 2021/242 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satım sözlemesi ilişkisinden kaynaklanan 869.794,78 TL cari hesap alacağının 3 gün içerisinde ödenmesi için 10.05.2016 tarihli ihtarın gönderildiğini, ihtarname sonrasında borcunun bir kısmının ödenmesine rağmen 113.624,32 TL’nin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipte borcun 60.000,00 TL’sinin kabul edildiğini, bakiye 53.984,00 TL borç ve ferilerine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si icra inkar tazminatının tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin, ticari ilişkinden kaynaklanan borcunu kabul ederek takip dosyasına itiraz ettiğini, davacının, taraflar arasındaki yazılı sözleşmelere aykırı davrandığını, faturaları sözleşmeye uygun düzenlemediğini, davalının düzenlediği prim, iade vs faturaların işlenmemesi nedeniyle alacak göründüğünü, müvekkilini borçlu gösterecek hukuka uygun bir neden bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından cari hesaba dayalı bakiye kısmın ödenmesi için takip başlatıldığı, davalı tarafından takip miktarının bir bölümünün icra dosyasına yatırıldığı, kalan kısıma ise itiraz ettiği, davanın itiraz edilen bu kısma ilişkin olduğu, davalının 'satınalma hizmet bedeli', 'prim bedeli' ,'muhtelif eksik ürün, ayıplı vs. teslimine' ilişkin fatura keşide ettiği ve keşide edilen bu faturanın davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından ise bu faturalara karşılık fiyat farkı faturası düzenlediği, ancak bu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının düzenlemiş olduğu bu faturalar ile ilgili ispat yükünün kendisinde olduğu ancak davacı tarafından iddiasının ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, davalı her ne kadar kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan kök rapordaki tespitler ile mahkeme gerekçesinin çeliştiğini, 06.04.2018 tarihli raporda, uyuşmazlık konusu olan ve davacı kayıtlarında bulunan, ancak davalı kayıtlarında bulunmayan faturaların teslimine ilişkin sunulacak belgelerin mahkemenin kabulünde olduğu, davacının faturalarının sözleşmeye aykırı olduğunun davalı tarafından belgelendirilmesi durumunda, davalının 53.261,81 TL borçlu olduğunun belirlendiğini, başka bir anlatımla, bilirkişinin raporunda, davalı şirketin alacağa konu faturalarının ticari ilişkiye aykırı düzenlendiği iddiasını ispatlaması gerektiğini tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece davacının iddiasını ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu tespitin kök rapordaki tespitlerle çeliştiğini, mahkeme kabulünün aksine davalı şirketin hiç bir aşamada müvekkilinin düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığına ilişkin bir itirazının bulunmadığını ve buna ilişkin bir belge sunulmadığını, davalını, müvekkili şirketin alacağının miktarına itirazı bulunmadığını, davalı itirazının, kendisince düzenlenen prim, iade ve benzeri faturaların müvekkilince kabul edilmemesine ilişkin olduğunu, sunulan 05.09.2016 tarihli cevap dilekçesinde de bu hususun belirtildiğini, bu beyanda da davacının faturalarına itiraz edilmediğinin anlaşılacağını, bu durumun aksine, müvekkilince keşide edilerek davalıya teslim edilen alacağa konu faturalardaki malların teslim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu gerekçenin, ihtilafın davalıya ait faturaların davacı tarafından kabul edilmediğine ilişkin savunma ile çeliştiğini, müvekkilinin alacağını ispat etmediğinin kabulüne rağmen ve davalı kabulünün aksine uyuşmazlığın, davacının faturalarının kabul edilmemesinden değil, davalının faturalarının müvekkilince kabul edilmemesinden kaynaklandığını, uyuşmazlığın konusunun davalının düzenlediği prim, iade ve benzeri faturaların davacı tarafından kabul edilmemesi olmayıp, aksine davalının iddia ettiği fatura alacaklarından kaynaklandığını ve bu faturaların geçerliliğini davalının kanıtlaması gerektiğini, 23.08.2019 tarihli raporda uyuşmazlığın davacı defterlerinde kayıtlı olan, ancak davalıda kayıtlı olmayan, davalı tarafından düzenlenen satın alma hizmet bedeli, prim bedeli, muhtelif eksik ürün, ayıplı ürün gibi teslime ilişkin düzenlenen faturaların davacı tarafından aynı bedelle veya kısmi kabulle birlikte bir kısım için düzenlenen iade faturalarından kaynaklandığının belirtildiğini, tespitten sonra bilirkişinin uzmanlık alanı dışında görüş belirmeyeceğini de yazdığını, buna rağmen uzman kişiden ek rapor alınmadan karar verildiğini, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, yapılan tespitte açıklandığı üzere, davalının kayıt ettiği alım faturalarını vergi dairesine ... formu ile bildirmediğini, işlenen faturalara ilişkin beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini, müvekkilinin mal ve hizmet tesliminin kanıtlandığını, buna rağmen ispat yükünün müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu, 23.08.2019 tarihli raporuna göre müvekkilinin sattığı malların irsaliye ile teslim edildiğini, ihtilafın davalının düzenlediği satın alma hizmet bedeli ve prim bedeli faturalarından kaynaklandığını, bu faturaların sözleşmeye aykırı olduğunu, temel fatura olarak gönderilen bu faturalara karşı müvekkilinin de bunların iadesi amacıyla e fatura düzenlediğini, bu durumun da temel faturanın itiraz tekniğine uygun olduğunu, e faturaya itiraz için düzenlenen bu faturaların yeni bir fatura gibi değerlendirilerek hüküm kurulduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden ve taraf beyanlarından, taraflar arasındaki "Tedarikçi Genel Şartları Anlaşması" hükümlerine göre satım ve tedarik ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede davacı satıcı veya tedarikçi olarak yer almaktadır. Sözleşmenin üçüncü ve devamı maddelerinde sipariş mal teslimi ve iadelere ilişkin esaslar belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin satım sözlemesine uygun şekilde yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının 10.05.2016 tarihli ihtara rağmen kısmen ödenmediğini belirterek 113.624,32 TL alacağın tahsili için takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği davalı tarafça borcun 60.000,00 TL'si kabul edilmiş, 53.984,00 TL'lik kısmına itiraz edilmiştir. Dava itiraz edenin bu kısma ilişkin açılmıştır. Satım sözleşmesinde taraf olan davacı sözleşme konusu emtiayı usulüne uygun şekilde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar yönünden bir uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, davacı tarafından düzenlenen ve fiyat farkı açıklaması bulunan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çıktığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, davalı tarafından düzenlenen satın alma hizmet bedeli, prim bedeli, muhtelif eksik, ayıplı teslime ilişkin faturaların usulüne aykırı düzenlendiği ve bu faturaların itiraz amacıyla dava konusu edilen fiyat farkı faturalarının düzenlendiğini kanıtlamalıdır. İstinaf başvurusunda, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu ve davalı tarafından temel fatura olarak gönderilen elektronik faturalara itiraz anlamında bu faturaları düzenlediğini ileri sürmektedir.HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddesi uyarınca, bir vakıaya kişinin hakkının dayandığı olguları kanatlaması gerekir. Davacı, satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve davalı defterlerinde kayıtlı olmayan fiyat farkı faturasının geçerli olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. TTK'nın 21/2. maddesinde, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yani fatura münderecatı kesinleşmiş olur, yoksa o faturada yazılı malın alcıya mutlaka daha önceden teslim edilmiş olduğu, hizmetin verildiği anlamına gelmez. Akdî ilişki inkar ediliyorsa fatura tek başına akdi ilişkinin varlığını ortaya koymaz ve bu durumda faturayı düzenleyen ayrıca bu faturadaki hizmeti verdiğini, malı teslim ettiğini ispat etmelidir. Sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ancak adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı, hizmetin verildiği, malın teslim edildiği ve faturada unsurlarının benimsendiği anlamına gelir. Hizmetin verilmediği, gereği gibi verilmediği veya malın teslim edilmediğini faturayı alıp itiraz etmeden ticari defterlerine kaydeden ispatlamalıdır. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarih ve 2011/15-472 Esas, 2011/608 Karar, 19.09.2018 tarih ve 2017/19-915 Esas, 20181338 Karar sayılı kararları, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 06.01.2014 tarih ve 2013/17289 Esas, 2013/619 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.02.2013 tarih ve 2012/1735 Esas, 2013/2533 Karar, 13/102015 tarih ve 2015/8908 Esas, 2015/10361 Karar sayılı kararları). Yine süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla ilgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.HMK'nın 266. maddesine göre çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişi görüşü alınabilir. Bilirkişinin düzenlemiş olduğu rapor HMK'nın 282. Maddesine göre diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Bilirkişinin görevlendirildiği bir husus dışında ve özellikle ispat yükünün kime ait olduğu konusundaki konularda ileri sürdüğü görüşler mahkeme açısından bağlayıcı değildir. HMK'nın 33.maddesi uyarınca Türk Hukukunu resen uygulayan hakim ispat yükünün kime ait olduğunu belirler. Bu durumda davacı, iade faturası şeklinde fatura düzenlediğini ve faturaları usulüne uygun şekilde, gerçek bir hukuki nedenle düzenlediğini ispatlamalıdır. Dosyadaki bilirkişi raporuyla belirlenen ve davacı tarafından davalıya verildiği belirtilen 14.04.2014 ile 04.01.2016 tarihleri arasında düzenlenen 72.662,97 TL bedelli faturaların geçerli bir yansıtma faturası olduğu ve bu faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde düzenlendiği davacı tarafından kanıtlanmamıştır. Davalı tarafından bir kısım faturaların ticari defterlere kaydedilmiş olmasına rağmen ... formu ile Vergi Dairesine bildirilmemiş olması, davacının bu faturalardan kaynaklı alacağının varlığını gerektirmez. Davacı tarafından düzenlenen gerçek bir mal ve hizmet teslimine ilişkin satılan davalı defterinde kayıtlı olmadığı kanıtlanamadığından, yansıtma ve vade farkı faturalarından kaynaklı davacı alacağının bulunmadığına ilişkin mahkemenin gerekçesi yerinde olduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15