Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1464
2024/1329
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1464
KARAR NO: 2024/1329
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2021
NUMARASI: 2018/1148 E. - 2021/422 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki pamuk ipliğine ilişkin satım sözleşmesinde, müvekkilince emtianın teslim edilerek düzenlenen faturanın davalıya tebliğ edildiğini, tebliğ edilen 312.526,77 TL bedelli faturanın anlaşmaya aykırı düzenlendiği gerekçesiyle iade edildiğini, cari hesaptaki mahsup sonrası bakiye 112.526,77 TL asıl alacak ile işlemiş faizinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; satılan emtia bedelini anlaşmaya uygun olarak ödendiğini, ödemeye ilişkin evrakların davacının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının satım ve teslim sonrası piyasa koşullarının değiştiği gerekçesiyle kötü niyetle değişiklik yaptığını ve piyasa koşullarından yüksek fatura düzenlediğini, tek taraflı olarak teslim edilen emtianın değerinin piyasa değerinin çok üzerinde belirlenerek talep edildiğini, bu nedenle faturanın iade edildiğini ve yapılan ödemeye göre müvekkilinin borçlu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacının davalıya satıp teslim ettiği kumaş bedelleri karşılığında düzenlenen bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin İİK'nın 67.maddesine istinaden açılmış itirazın iptali davasıdır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı (davacı) ... Tic. Ltd Şti vekili vasıtası ile 23/10/2018 tarihinde borçlu (davalı) ... Tic. A.Ş aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile faturalardan kalan bakiye alacağını dayanak göstererek 112.526,77 TL asıl alacak, 11.332,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 123.858,83 TL alacak takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %19,50 değişen oranlarda ticari faizi masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili amacı ile takibe geçmiştir. Davalı borçlu itiraz dilekçesinde; davalının alacaklıya böyle bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle borcun aslına, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Borçlunun yapmış olduğu vaki itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Usulünce duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Öncelikle taraf tanıkları dinlenmiştir.Hem davalı hem davacı şirkette mali müşavir olarak çalıştığını beyan eden davacı tanığı ... beyanında; kendisinin taraflar arasındaki mal sevkiyatına hiç şahit olmadığını, fakat taraflarca sunulan faturaları zamanında defterlere işlediğini, kendisinin de bulunduğu konuşmada taraflar arasındaki ticari alışverişe ilişkin ödemelerin 31/05/2018 tarihinde ödeme yapılarak bitirileceğini, fakat çeklerin vade tarihlerinin Temmuz ayına uzatıldığını, taraflar arasında 150.000,00 TL çekle ilgili ödeme olacağını bildiğini, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerine kendisince kaydedildiğini, fakat aynı fatura ile ilgili davalının noterden faturayı iade ettiğinden kendisince o fatura davalı defter ve kayıtlarına işlenmediğini, ödemelerin TL şeklinde olduğunu, düzenlenen faturaların TL şeklinde düzenlendiğini, kur farkı konusunda da aralarında 31 Mayısta görüşerek bir karar alacaklarını söylediklerini, taraflar arasındaki ticari ilişkide döviz bazında kesilmiş fatura olmadığı gibi ticari teamülde olmadığını, 31 Mayıs da kur farkına ilişkin sözlü anlaşma yaptıklarını, 150.000,00 TL'lik iki çekin 15/02/2018 tarihinde kendisince alınarak davacı şirkete ertesi gün 16/02/2018 tarihinde kendisince ...'a teslim edildiğini, ...'un davacı şirketin evraklarını kendisine getiren kişi olduğunu, kendisine gösterilen belgenin davacının tercümanı tarafından kendisine verildiğini, belge aslının da muhasebe bürosunda şirket kayıtları arasında yer aldığını beyan etmiştir. Davacı şirkette tercüman olarak çalıştığını beyan eden davacı tanığı ... beyanında; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bildiği taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıya iki adet çek vereceğini, çeklerin 31/05/2018 tarihinde ödeneceğini, çeklerden birini ileri tarihli verdiğinden kendisi ile kur farkı konusunda anlaşma yapılacağını, fakat o gün kimsenin bir araya gelmediğini, anlaşma yapılamadığnıı, dava konusu çeklerin muhasebeci tarafından şirkete getirildiğini, şirket sahibi ...'ın teslim alındığını, Huzurda göstermiş olduğu belgeyi tercüme amaçlı ... adına kendisinin yazdığını, Türkçeye çevirdiğini beyan etmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri dosyaya sunulan bluz numunesi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,bilirkişi H.Hakan Kıvanç tarafından düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda; Dava konusunun, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı oluşan faturadan kalan bakiye alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi (23/10/2018 ) itibariyle davacının davalıdan 37.526,77 TL alacaklı olduğu, davalının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil netliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarih (23/10/2018) itibariyle davalını davacıdan 275.000,00 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının (37.526,77 TL-275.000,00 TL) 312.526,77 TL olduğu ve taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 02/02/2018 tarihli ve 312.526,77 TL tutarlı faturanın ticari defter ve kayıtlarında bulunmamasından kaynaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkına neden olan takip konusu faturanın 02/02/2018 tarihinde ... seri no ile 312.526,77 TL tutar olarak düzenlenmiş olduğu, davalının ise mezkur takip konusu faturadaki ürün fiyatının taraflar arasındaki anlaşmaya göre yüksek olduğu nedeniyle davacıya 27/03/2018 tarihli 9819 yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiğini, ancak dosyaya mübrez taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmedeki ürün birim fiyatının ise 13,39 Tl olduğu fatura içeriğindeki ürünün birim fiyatının ise KDV hariç (289.376,64 TL/21.611 Kg) 13,39 TL tutarı itibari ile birbiri ile uyumlu olduğu, bu itibarla davalının ürün fiyatının yüksek olduğu iddiasının davalı ispatına muhtaç olduğu, uzmanlık alanı dışında olduğunu bildirmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu faturanın birim fiyatının değerlendirilmesi bakımından dosya tekstil mühendisi bilirkişi ...'e tevdi edilmiş bilirkişi raporunda; Dava konusu pamuk ipliğinin numarası ve penye mi karde mi olduğu belli olmadığından birim fiyatı konusunda hükme varılamadığı, davacının satmış olduğu ipliğin birim fiyatının 13,89 TL/kg olduğu iddiası ile 312.526,77 TL tutarındaki 02/02/2018 tarihli ... numaralı faturayı kestiği, ancak dava konusu ipliğin anlaşma birim fiyatının 13,89 TL/kg olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, davalının davacıya toplam 275,000 TL ödeme yaptığı, yapılan ödeme dikkate alındığında iplik birim fiyatının 11,78 TL/kg olarak hesaplandığını, davalının anlaşıldığını iddia ettiği 11,80 TL/kg birim fiyatının piyasa rayicine uygun olduğu, bu şekilde davacının davalıdan bakiye 415,68 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf, davalıya satıp teslim ettiği iddia ettiği ürünlere ilişkin düzenlediği fatura bedellerinin ödenmeyen kısmının tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamak için işbu dava açılmıştır. Davalı taraf, takibe itirazında davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek borcun tamamına ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş, cevap dilekçesinde ise faturayı iade ettiğini, birim fiyatın 13,39 TL değil, 11,80 TL olduğunu bildirmiştir. Tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde, sunulan faturalar, sevk irsaliyeleri ve davalı tarafın beyanları nazara alındığında, davalının birim fiyat savunmasına itibar edilmiş, davacının bakiye alacağının 415, 68 TL olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 415,68 TL asıl alacak üzerinden iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren talebi aşılmamak koşuluyla değişik oranlarda avans faizi uygulanarak takipteki diğer koşullarla takibin devamına, fazlaya ilişkin talep ile icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde müvekkilinin edimini yerine getirerek iplik ürününü teslim ettiğini, taraflarca değişen piyasa koşullarına göre sözleşme hükümlerinin ortak irade ile belirlendiğini, satıma ilişkin 02.02.2018 tarihli ve 312.526,77 TL bedelli faturanın davalıya tebliğ edildiğini, teslim aldığı emtiayı iade etmeyerek faturayı kötü niyetle iade ettiğini, dosyada alınan mali müşavir bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının borcunun belirlendiğini, oysa dosyanın tevdi edildiği tekstil bilirkişisinin satılan ipliğin numarası ve kumaşın penye mi karde mi olduğunun belli olmaması nedeniyle birim fiyatı konusunda hükme varılmadığını,, birim fiyatın 13,89 TL/kg olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, davalının 275,000 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında birim fiyatın 11,78 TL/kg olarak hesaplandığını, davalının anlaşıldığını iddia ettiği 11,80 TL/kg birim fiyatının piyasa rayicine uygun olduğu ve bu şekilde davacının 415,68 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, Bilirkişinin tespitinin tarafların sözleşmelerine ve piyasa koşullarına uygun olmadığını, bilirkişinin, davalının tek tarafla savunmalarını esas alarak rapor düzenlediğini, oysa müvekkilinin mali müşavir raporundaki gibi en azından 37.526,77 TL alacaklı olduğunu, davalının birim fiyata itiraz edip, ürünü iade etmemesinin dahi itirazın haksızlığını gösterdiğini, itirazın iptali davasında satılan ipliğin birim fiyatının tartışılamayacağını, taraf defterlerinin incelenmesi sırasında ipliğin birim fiyatının 13,89 TL/kg olarak belirlendiğine ilişkin bir evrak bulunduğunu, satılan ürünün niteliği, piyasa koşulları döviz kurunun oynaklığına göre tarafların ödenecek bedel üzerinde anlaşmalarına rağmen, davalının kötü niyetli davrandığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında pamuk ipliği emtiası satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacının, satım konusu emtiayı davalıya teslim ettiği ve karşılığında davalının 275.000 TL ödeme yaptığı sabittir. Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, satılan ipliğin birim fiyatının 13.89 TL/kğ olduğunu belirterek, takip ve dava konusu 22.02.2018 tarih ... seri numaralı 312.526,77 TL bedelli faturaya davalıya tebliğ etmiştir. Davalı ise sekiz gün itiraz süresi içerisinde keşide ettiği Zeytinburnu ...Noterliğinin 27.03.2018 tarihli ihtarı ile faturanın taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı düzenlendiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre, 21.611 kg için 11,80 TL + KDV bedel üzerinden ödeme yapıldığını belirterek faturayı iade etmiştir. Satım sözleşmesinde emtianın teslim edildiği, emtianın ayıplı olmadığı ve 275.000,00 TL bedelin ödendiği. Uyuşmazlık, taraflar arasında sözleşmede satım bedelinin ne şekilde belirlendiği noktasında toplanmaktadır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davacı sözleşmeyi 13,39 kg / TL üzerinden davalı ise 11,80 kg/ TL üzerinden kurulduğunu kanıtlamalıdır. Mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış ve bu inceleme sonucunda 14.03.2020 tarihli rapor ibraz edilmiştir. Mali müşavir bilirkişi tespitlerine göre, davacının kendi defterlerine nazaran kayden 37.526,77 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise davalının 275.000,,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmede birim fiyatın 13,39 TL olarak belirlendiğini, buna göre düzenlenen faturanın yerinde olduğunu ve davacının 37.526,00 TL alacaklı olduğunu belirlemiştir. Ancak bilirkişinin raporuna esas aldığı belgede herhangi bir imza bulunmamaktadır. "..." antetli kağıdını yazılıp el yazısının bir kısım hesaplar yapılmış olmakla birlikte bunun taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olduğu açık olmadığı gibi, bu yazının davalıdan sadır olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK'nın delil başlangıcına ilişkin hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. TTK'nın 207. maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen ve ani edimli sözleşmelerden olan satım sözleşmesinde, aksine bir anlaşma veya adetin bulunmadığı hallerde tarafları edimlerini aynı anda ifa etmeleri gerekmektedir. HMK'nın 232 ve devamı maddelerinde alıcının borçları düzenlenmiş olup, anılan Kanunu 233. Maddesinde " Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır. Satış bedeli, satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa, darası indirilir. Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar olarak ya da yüzde hesabıyla bir indirim yapılmasına veya bedelin, daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır. " düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin hangi bedelle yapıldığına ilişkin bir açıklık bulunmadığından, yasanın bu hükmüne göre birim fiyatın belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece görevlendirilen teknik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, birim fiyat piyasa koşullarına göre belirlenmiş olup, bu bedele göre hesaplanan alacağın hüküm altına alınması yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekillinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15