SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1440

Karar No

2024/1328

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1440

KARAR NO:2024/1328

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:08/06/2021

NUMARASI:2020/430 E. - 2021/648 K.

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Almanya'da, gemi yedek parça satışı işi ile iştigal ettiğini, davalı şirketin de denizcilik alanında faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında 2014 yılından bu yana açık hesap ile faturalara dayanan ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin 2019 yılı Aralık ayında davalıdan aldığı iki siparişin bedelinin fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, toplam 4.524.478,00 ... (...) tutarında ... ve .... numaralı faturalar düzenlendiğini, ancak davalının emtiayı teslim almasına rağmen ödeme yapmadığını, Alman Türk Ticaret Sanayi Odası (AHK) Türkiye nezdindeki süreçte de ödeme yapmadığını, davalının, Covid-19 salgını sebebiyle nakit akışında sorun çıktığını belirterek, 2020 yılı Mayıs, Temmuz ve Ağustos aylarında 4 eşit taksitle ödeme teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin de 15 Mayıs'ta 1,524.478 .... ve Temmuz'un birinci haftası ile Ağustos'un ilk ve son haftasında 1.000.000 ... olarak ödenmesi şartıyla teklifi kabul ettiğini, ancak bu taksitlerin de ödenmediğini, 19.06.2020 tarihinde borcunu ödemesi için son kez yazılı ihtar gönderildiğini, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve borcun kabul edilmesine rağmen ödenmemesi karışsında icra inkar tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; icra takibine dayanak olan belgeler ile dava dilekçesindeki belgelerin yabancı dilde olduğunu ve Türkçe tercümelerinin her iki dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle takibe itiraz ve cevap hakkının kısıtlandığını, takibe yönelik itirazda belirtildiği üzere takibine dayanak belgelerde İİK'nın 58. maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacının ispata yönelik kanıt sunmadığını, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası aracılığıyla yapılan görüşmelerde borcun ikrar edildiğinin belirtildiğini, ancak sulh görüşmelerindeki ikrarın bağlayıcı olamadığı gibi alacağın da likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, 2 adet faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmak suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde, davacının davalı hakkında 17/07/2020 tarihinde, 2 adet faturaya dayalı olarak 4.524.478,00 ... asıl alacak üzerinden icra takibi başlatmış olduğu, davalının yasal sürede borca itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan mail yazışmalarında davacının takip dayanağı 04.12.2019 tarihli, 901.136,00 ....bedelli, 20.12.2019 tarihli, 3.623.342,00... bedelli toplam 4.524.478,00 JPY alacağın ödenmesini talep ettiği, davalının ise borcu kabul ederek pandemi nedeniyle müşterilerden alacaklarını tahsil edemediklerini bu nedenle tedarikçi ödemelerini yapamadıklarını beyan ettiği görülmüştür. Dosya içinde yer alan mali müşavir tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; ihtarata rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 4.524.478,00 ... alacaklı olduğu, faturaların açık yeni bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatının gemi tesisatı bağlantı parçaları olduğu, faturaların davalının siparişi üzerine düzenlendiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı yana gönderildiğine ilişkin gümrük beyannamelerinin dosyaya sunulu olduğu, fatura bedellerinin teklif formunda belirtilen tutara navlun giderlerinin eklenmesiyle tanzim edildiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalıya teslim edildiğinin sabit olduğu belirtilmiştir.Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davanın 2 adet faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı tarafın borcu kabul etmediği, davacı tarafın cari hesap ilişkisinde düzenlenen tüm faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ihtarata rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 4.524.478,00 .... alacaklı olduğu, faturaların açık yeni bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatının gemi tesisatı bağlantı parçaları olduğu, faturaların davalının siparişi üzerine düzenlendiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı yana gönderildiğine ilişkin gümrük beyannamelerinin dosyaya sunulu olduğu, fatura bedellerinin teklif formunda belirtilen tutara navlun giderlerinin eklenmesiyle tanzim edildiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalıya teslim edildiğinin sabit olduğu, bunun yanında dosyaya sunulan mail yazışmalarında davacının takip dayanağı 04.12.2019 tarihli 901.136,00 ... bedelli, 20.12.2019 tarihli 3.623.342,00 ... bedelli toplam 4.524.478,00... alacağın ödenmesini talep ettiği, davalının ise borcu kabul ederek pandemi nedeniyle müşterilerden alacaklarını tahsil edemediklerini, bu nedenle tedarikçi ödemelerini yapamadıklarını beyanla borcu kabul ettiği, dolayısıyla davanın sübuta erdiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ...sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 4.524.478,00... asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faiz uygulanarak devamına, alacak likit olduğundan 4.524.478,00 ...asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı 271.468,68 TL'nin %20'si oranında belirlenen 54.293,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İcra takibinin dayanağının yabancı dildeki belgeler olduğunu, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu tür bir davada satım konusu emtianın alıcıya teslim edildiğinin satıcı tarafından kanıtlanması gerektiğini, İİK'nın 58. maddesinde belirtilen tercümeye ilişkin şartlar yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, HMK'nın 223. maddesinde de benzer düzenleme bulunduğunu ve belgelerin tercümesinin ibrazının emredildiğini, belirtilen gerekliliklerin yerine getirilmeyerek müvekkilinin savunma ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, itirazın iptali davasının, takibin dayanağı ile bağlantılı olması gerektiğini, ancak belgelerin tercüme edilmemesi nedeniyle bu hususun denetlenemediğini, HMK'nın 318. maddesi uyarınca, davacının, dava dilekçesi ile birlikte tüm delillerini ibraz etmekle yükümlü olduğunu, buna yabancı dildeki delillerin tercümesinin de dahil olduğunu, belgelerin sunulmamasına rağmen davanın kabul edilmesi, ve alacak likit olmadığı halde icra inkar tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, ... sayılı takip dosyasında, takibin ekindeki 04.12.2019 tarihli ...numaralı ve 20.12.2019 tarihli ve ... numaralı faturalardan kaynaklanan toplam 4.524.478,00 ... asıl alacağın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirasının karşılığının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatmıştır. Davalı vekilinin süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmaktadır.İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, bu tür bir davanın görülebilmesi için yetkili icra dairesinde usulüne uygun şekilde başlatılmış bir takibin bulunması gerekir. İİK'nın 58. maddesinde alacağın belgeye dayanması halinde belgenin de ekleneceği belirtilmiş olup, takibin ekine iki adet satım faturasının eklendiği görülmüştür. Davalı takibe yönelik itirazında borç ve ferilerine itiraz etmiş ve faturaların tercüme edilmediğini belirtmiştir. HMK'nın 223. maddesinde sunulacak belgelerin tercüme edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan yabancı dildeki belgeler yargılama sürecinde türcüme edilmiş olup dosya içerisinde tercüme belgelerinin de bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davanın başlangıcında sunulmayan tercüme belgelerinin sunulması nedeniyle anılan maddeye ilişkin eksiklik giderilmiş ve davacının alacağının kaynağı belirlenmiştir. Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacının yurt dışında yerleşim yerinin bulunması nedeniyle ihraç edilen apostilli belgeler incelenmiş, davalının ise ticari defterlerinin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelerden ve sunulan bilirkişi raporlarından satım konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafından sipariş edildiği, bu siparişlere uygun şekilde gönderilen emtiaların gümrük işlemlerinin yapılarak davalı tarafından teslim alındığı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Satım konusu emtianın sevk irsaliyesi ile teslimi gerekmesine rağmen, gümrük idaresi gibi resmi bir makam aracılığıyla teslim alınan emtiada da bu koşulun yerine geldiği kabul edilmelidir. Davacının teslim aldığı emtia bedelini ödememesi üzerine takip başlatılmış olup, davalının itirazlarının hiç biri teslim ve ödeme gibi esasa ilişkin olgulara dair olmayıp, belge düzeni ve ispat hukukuna ilişkindir. Davacının teslim olgusunu kanıtladığı, davalının ise emtiada ayıp bulunduğunu veya satım bedelinin ödenmemesi gerektiğine ilişkin bir kanıt sunmadığı, satım borcunun da ödenmediği anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Diğer yandan satım sözleşmesinden kaynaklanan borcun likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi da yerindedir. Gümrük belgeleri ile emtianın teslimi kanıtlandığından, ayrıca bir belgeye veya dava öncesi görüşmeler sırasında davalıdan sadır olmuş bir ikrara ihtiyaç bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 16.226,02 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülentaraflarınsatımdanİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulsebeplerikaynaklı)İtirazın(Ticariincelemekararınınileritarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim