Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1437
2024/1325
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1437
KARAR NO:2024/1325
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/06/2021
NUMARASI:2019/972 E. - 2021/468 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketçe verilen hizmete istinaden düzenlenen 5.996.40 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine ...sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, davalı şirketin 06.01.2016 tarihinde unvan değişikliği yaptığını ve önceki unvanının ... Şirketi olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının müvekkiline herhangi bir hizmet vermediğini, vaad edilen hizmetin yerine getirilmediği gibi, müvekkilinin ciddi zarara uğratıldığını, davacının düzenlendiği faturanın müvekkilince kabul edilmeyerek iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Yapılan yargılama sonucu dosya Mahkememizce kül olarak değerlendirildiğinde; davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 5.996,40TL alacak için icra takibinde bulunduğu, davalının (borçlunun) yasal süresi içerisinde borca itirazı üzerine takibin durmuş olduğu, davacı vekilinin yasal süre içinde davalının itirazının iptali için İİK 67 maddesine göre itirazın iptali davası açtığı, uyuşmazlığın davalının davacıya takibe konu miktardan dolayı borcunun olup olmadığı hususunda olup dosyada deliller toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi ile inceleme yaptırılmış, bilirkişinin 18/01/2021 tarihli raporunda; İncelenen davacı şirkete ait 2019 yılı yevmiye ve defteri kebir e-defterterinin açılış ve kapanış (görülmüştür) beratları ile envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde olduğu, davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu (TTK Md.64/3) ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı şirketin incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde, 2019 yılında davalı yana 5.996,40TL tutarında fatura düzenlendiği, takip tarihi itibariyle davalı yanın 5.996,40TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.Davalı ticari defterlerinin incelenmesi için ek rapor alınmış, 17/04/20121 tarihli ek raporda, davacının kesmiş olduğu faturanın muvazaalı olarak sonradan düzenlenmesinin mümkün olmadığı, bs formunun zamanında kuruma gönderildiği, bahse konu faturanın sonradan düzenlenmesinin mümkün olmadığı, davalı firma ile yapılan görüşmede faturanın alınmadığı için kayıtlarda bulunmadığı bilgisi alındığını, davacı faturasının davalı ba bildiriminde olmadığı, faturanın geri iadesi konusunda belge ibraz edilmediğinin tespit edildiği, faturanın kayıtlarda bulunmadığından vergi dairesinin de bilgilendirilmesi gerektiği, davalı firmanın faturayı almadığına veya iade edildiğine dair belge ibraz edilmediği, kayıtlara alınmayan belge 5.000 TL üzerinde olduğu için vergi dairesinin bilgilendirilmesi gerektiği kanaati bildirilmiştir.Her ne kadar davalı taraf, alacağın dayanağını teşkil eden hizmetin alınmadığını cevap dilekçesinde iddia etmiş ise de; takibe itirazında bu husustan bahsetmediği, bu hususa ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu bağlamda taraflar arasında hizmet alımı ile ilgili ihtilafın mevcut olmadığı, davalı tarafın bu iddiasını ispatlar herhangi bir delil sunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, davalı tarafa verilen hizmet karşılığında 5.996,40- TL alacağın oluştuğu, bu bağlamda davanın tahakkuk eden alacağın tahsiline ilişkin icra takibine haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğinden iş bu itirazın iptaline, likit olan alacağa yapılan itirazdan..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 5.996,40 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Gerekçeli kararda, müvekkilinin borca itiraz dilekçesinde, hizmeti almadığını beyan etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, oysa davalının itirazın iptali davalarında takibe itirazda ileri sürdüğü itirazlar dışında kalan diğer itirazları da ileri sürebileceğini, itirazla bağlı olmanın sadece itirazın kaldırılması davasında geçerli olduğunu, tüm aşamalarda hizmet alınmadığının savunulduğunu, aksine davacının vaad ettiği hizmetin yerine getirilmediğinin savunulduğunu, gerçek bir hizmet karşılığı düzenlenmeyen bu faturanın bu nedenle kabul edilmediğini, faturanın ne şekilde müvekkiline gönderildiği veya tebliğ edildiğinin ispat edilemediğini, faturanın müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, sadece fatura düzenlenmesinin hizmetin verildiği anlamına gelmediğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının 13.03.2019 tarihli 5.996,40 TL bedeli hizmet faturasına dayalı olarak, asıl alacak ve 115,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.111,73 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalının yasal süresinde borç ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. İtiraz dilekçesinde, borç ve ferilerine itiraz edilmiş, açıkça hizmetin alınmadığına ilişkin bir itirazda bulunulmamıştır. İtirazın iptali davaları, yargılama usulü açısından HMK'ya tabidir. Borçlu, bu davaya karşı vereceği cevapta veya varsa ikinci cevap dilekçesinde ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Hatta ödeme emrine itiraz ederken imza itirazında bulunmasa dahi, itirazın iptali davasında imza inkarında bulunulabilir. Borçlunun itiraz sebepleri ile bağlılık ilkesi sadece, itirazın kaldırılması talebi ile icra mahkemesinde açılacak davalarda da uygulanacaktır. Bu nedenle, genel hükümlere göre satıcının, mal ve hizmeti teslim ettiğinin usulü uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece taraf defterleri incelenmiş olup, düzenlenen kök ve ek raporda faturanın davalı defterlerine kayıtlı olmadığı, bu faturanın tebliğine ilişkin belge bulunmadığı belirlenmiştir. Ancak raporlarda davacı şirketin davalı şirketin katılımcı belgesi gereği faturayı düzenlendiği belirtilmesine karşın buna ilişkin bir kanıt sunulmamıştır. Kök ve ek raporun 3. sayfasında " davalı firma tarafından faturanın alınmadığına dair bir belge bulunmamaktadır" ibareleri ile faturanın davacı tarafından tebliğ edildiği varsayımıyla hareket edilmiş ve tebligatın yapılmadığına ilişkin davalının belge sunması gerektiği kabul edilmiştir. Oysa usulüne uygun şekilde mal ve hizmet teslim edildiğini veya faturanın tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir. Davacının tek taraflı olarak düzenlediği fatura balı başına, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu ve hizmetin verildiğini kanıtlamaz. Zira fatura sözleşmenin kuruluş aşamasıyla ilgili olmayıp, ifa aşamasının bir kısmı ile ilgilidir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura tek başına taraflar arasında bir sözleme ilişkisinin bulunduğuna veya bir emitanın teslim edildiğini göstermez. Fatura konusu mal ve hizmetin tesliminin de kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda, ispat yükü davacıdadır. Davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Bu nedenle mahkemece, verilen hizmetin mal veya niteliğine göre, davacının bu mal ya da hizmeti verdiğinin araştırılması, gerekirse yemin delilinin de hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, deliller tam olarak toplanmadan, takibe yönelik itirazda, ifaya açıkça itiraz edilmemesinin mal veya hizmetin alındığına karine kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 26.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15