Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1502
2024/1323
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1502
KARAR NO: 2024/1323
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/07/2021
NUMARASI: 2020/99 E. - 2021/851 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taralar arasındaki ticari ilişki nedeniyle 113.280,00 USD tutarında fatura düzenlendiğini, faturaya karşılık davalıların 385.280,00 TL bedelli 4 adet çek keşide ettiğini ve müvekkili şirket hesaplarına 07.12.2017 tarihinde 51.165,18 TL havale edildiğini, davalılarca keşide edilen çeklerin vade tarihlerindeki kurlara göre USD karşılıklarının 94.215,64 USD, 07.12.2017 tarihli havalenin USD karşılığının 13.280,00 USD olduğu, faturalar ile yapılan ödemeler arasında kur farkından kaynaklı 5.784,36 USD bakiye alacak bulunduğunun, ödeme yapılmaması halinde kur farkı faturası düzenleneceğinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine kur farkı alacağının ödenmesi istemiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, 27.03.2019 tarihli itiraz dilekçesinde kur farkı alacağı olan 5.784,36 USD'nin ödenmesi nedeniyle itiraz edildiğini, borcun varlığı ile itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun davalılarca kabul edildiğini, davalıların sadece asıl alacağı ödemelerine karış takibin ferini ödemediklerini, arabuluculuk sonucu tarafların asıl alacak hariç olmak üzere vekalet ücreti, icra masrafları, tahsil harcı ve takip eklentilerine yönelik olarak anlaşamadıklarını, ileri sürerek, davalıların takibe yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti vekili, savunmasında özetle; takip dosyasında aynı alacakla ilgili olarak 07.03.2019 tarihinde 5.790,54 USD için takip başlatıldığını, müvekkilince husumet, taraf teşkili, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, ayrıca takibin yasaya uygun olmaması nedeniyle İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/487 Esas sayılı dosyasında açılan davada, ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, icra takibine müvekkilince yapılan itiraz sonucunda davacı tarafından bu dava konusuyla aynı olan daha önceden açılan davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/315 Esas - 2019/1189 Karar sayılı ilamı ile usulüne uygun arabuluculuk başvurusu bulunmadığından davanın reddine karar verildiğini, takibe konu alacağın ödenmesine rağmen davacı şirketçe ikinci kez ödeme emri gönderildiğini ve geçerli bir icra takibi ve ödeme emri bulunmadığını, alacağın ödendiğinin bilinmesine rağmen müvekkiline yeniden ödeme emri gönderilmesinin usulsüz olduğunu, geçerli bir icra takibinden önce alacağın ödenmesi nedeniyle, ödemeden sonra başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davası açılamayacağını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... San. AŞ vekili, savunmasında özetle; İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/487 Esas sayılı kararı ile adi ortaklığa gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, takibe itiraz sonucu aynı takip için İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/315 Esas - 2019/1189 Karar sayılı dosyasıyla arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, takibe konu alacağın ödenmesine rağmen alacaklı tarafından usulsüz şekilde ikinci kez ödeme emri gönderildiğinden, haksız takibe itiraz edildiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz üzerine duran takibin yapılan ödeme nedeniyle asıl alacak hariç olmak üzere vekalet ücreti, icra masrafları, tahsil harcı ve takip eklentilerine yönelik olarak devamına ilişkin açılmış itirazın iptali davası olduğu, icra dosyası incelendiğinde ilk olarak 07/03/2019 tarihli ödeme emrinin dosyamız davalılarının oluşturduğu adi ortaklık borçlu gösterilerek yapıldığı, bunun üzerine ödeme emrini tebliğ alan borçluların oluşturmuş oldukları adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığı bu sebeple kendilerine adi ortaklık borçlu gösterilerek ödeme emri gönderilemeyeceğini beyan ederek gönderilen ilk ödeme emrinin iptali için icra hukuk mahkemesinde dava açtıkları, İstanbul Anadolu 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/487E-2019/679K sayılı ilamıyla davalı şirketlerin oluşturmuş oldukları adi ortaklığın borçlu gösterilmesi suretiyle düzenlenen ödeme emrinin adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından iptal edildiği ve mahkeme kararının 01/12/2020 tarihinde kesinleştiği, icra mahkemesinin vermiş olduğu kararla ödeme emrinin iptal edildiği ve sonrasında hukuki olarak ortada davalılara tebliğ edilmiş herhangi bir ödeme emri yokken davalı borçlu şirketlerden ... A.Ş'nin 27/03/2019 tarihinde henüz davalı borçlu şirketlere usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmemişken takibe konu 5.784,36-USD asıl alacağı ödediği, yapılan ödemenin davacının da kabulünde olduğu , bu durumda borçlu şirketlerden birinin yapmış olduğu ifa ile diğer şirketin de borcunun sona erdiği zira borcun davalı borçluların oluşturdukları adi ortaklığın borcu olduğu, takibe konu 5.784,36-USD asıl alacak 27/03/2019 tarihinde henüz davalı borçlu şirketlere usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmemişken ödendiği ve akabinde usulüne uygun ödeme emrinin ise davalılardan ... A.Ş'ye 04/11/2019 tarihinde ... A.Ş'ye ise 01/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla hukuka uygun ödeme emrinin tebliğinden önce davalıların davaya konu borçlarının ödediklerinin sabit olduğu bu durumda davacının davalılara ödeme emrinin tebliğinden önce borç ödendiğinden vekalet ücreti, icra masrafları, tahsil harcı ve takip eklentilerine yönelik itirazın iptali davası açamayacağı zira bu taleplere konu alacakların, takibe konu borç ödeme emrinin tebliğinden önce ödendiğinden hiç doğmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasındaki ticari ilişki kapsamında ödenen faturalar nedeniyle kur arkından kaynaklı 5.784,36 USD bakiye alacak kaldığını, alacağın ihtara rağmen ödenmemesi üzerine 08.03.2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların itiraza rağmen 27.03.2019 tarihinde takibe konu asıl alacağı haricen ödediklerini, bu durumun da takibe yönelik itirazın haksızlığını ve borcun davalılarca kabul edildiğini gösterdiğini, buna rağmen takibin feri borçlarının ödenmediğini, müvekkilinin arabuluculuk başvurusunun takibin ferileri bakımından anlaşmama ile sonuçlandığını, icra mahkemesinde ödeme emrinin iptali talebiyle açılan dava sonucunda, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmaması ve ödeme emrinin adi ortaklığa karşı düzenlenmiş olması nedeniyle iptal edildiğini, karar ile takibin iptal edilmediğini, ödeme tarihinde geçerli bir takibin bulunduğunu, harici ödemenin icra tehdidi altında yapıldığını ve müvekkilinin takipteki işlemiş faizi, yargılama giderlerini ve vekalet ücretini talep etme yetkisinin bulunduğunu, takibe konu borcun takibe başlandıktan sonra ödenmesi nedeniyle ortada geçerli bir takip bulunduğunu, ödeme emrinin iptalinin sonuca bir etkisinin bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında satım sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında teslim edilen ürün bedelinin ödendiği, döviz üzerinden kurulan ticari ilişki nedeniyle oluşan kur farkı alacağının da takipten sonra ödendiği sabittir. Uyuşmazlık, davacı tarafından ilk olarak adi ortaklık adına başlatılan takipte gönderilen ödeme emrinden sonra 27.03.2019 tarihinde asıl borcun ödenmesi, ödeme emrinin bu tarihten sonra usulsüz olduğu gerekçesiyle iptali ve iptal sonrası usulüne uygun şekilde gönderilen ödeme emri üzerine açılan davanın yerinde olup olmadığına ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalıların oluşturduğu temel adi ortaklık aleyhine 5.784,36 USD asıl alacak ve 6,18 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.790,54 USD 'nin tahsili için takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferileri ile icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Ayrıca itirazdan sonra 20.03.2019 tarihinde takibe konu asıl alacak davalı ... A.Ş. tarafından haricen ödenmiştir. Ödeme sonrası, davalı şirketlerce İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali talep edilmiş, mahkemece verilen 20.07.2019 tarihli kararla, adi ortaklık aleyhine takip başlatıldığı ancak adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, adi ortaklığı oluşturan her iki şirketin taraf gösterilerek ödeme emri gönderilmesi gerektiği belirtilerek ödeme emri iptal edilmiştir. Bunun üzerine davacı her iki şirketi ayrı ayrı taraf olarak göstererek yeniden ödeme emri gönderilmiştir. Borçlular gönderilen bu ödeme emrine, borcun ödendiği gerekçesiyle itiraz etmişlerdir. İcra mahkemesi kararıyla takip iptal edilmemiş, ödeme emri iptal edilmiştir. Ancak ödeme emrinin iptal gerekçesinde, ödeme emrinin borçlu şirketlere gönderilmediği, takipte tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın taraf olarak gösterildiği belirtilmiştir. İncelenen takip talebinde de davalıların taraf gösterilmediği, tüzel kişiliğin taraf olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle 07.03.2019 tarihli takip talebi ile davalılara tebliğ edilen ilk ödeme emrinin usulüne uygun olmadığı, bu takipte davalılara karşı bir takip bulunmadığı, takibin tüzel kişiliği bulunmayan adi şirkete karşı olduğu görülmektedir. Borcun davalı ... A.Ş. tarafından 27.03.2019 tarihinde ödenmesinden sonra, ödeme emrinin iptal edildiği ve ilk kez bu tarihten sonra gönderilen ödeme emrinde borçluların taraf olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda daha önceki takip nedeniyle açılan İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2019/315 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali davası, icra hukuk mahkemesi dosyası, dosyadaki deliller dikkate alındığında, borçlular adına gönderilen ikinci ödeme emri tarihi itibariyle, müteselsil sorumlulardan birinin ödemesi ile borcun sona erdiği, buna rağmen ödeme emrinin gönderildiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15