Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1270
2024/1321
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1270
KARAR NO:2024/1321
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/03/2021
NUMARASI:2015/276 E. - 2021/154 K.
DAVANIN KONUSU:Tazminat (deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan) Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacının kimyevi madde ticareti ile iştigal ettiğini, sipariş üzerine Libya/Misurata'da bulunan müşterisi ".... (...) isimli şirkete toplam 216 varilde/49.560 brüt kg nitrik asit %55 malı satmak ve teslim etmek üzere anlaşma yaptığını, malların ...Limanından Libya/... Limanına taşınması konusunda davalılardan ... Lojistik ile irtibata geçildiğini, taşıma ve yükleme konusunda anlaşıldığını, taşıma konusu toplam 49.560 kg ve 23.045,40 USD değerindeki yüklerin ekli Gümrük Beyannamesinde yer alan işlemlerinin tamamlanarak davalılara taşınmak üzere teslim edildiğini, yüklerin teslimine karşılık ... numaralı konşimento tanzim edildiğini, yüklerin iki adet konteyner içinde tam sağlam ve eksiksiz olarak davalılar tarafından Libya/...Limanına taşınmak üzere ihtirazı kayıtsız teslim alındığını, taşımanın başlamasına rağmen edinilen bilgilere göre yüklerin dolu olduğunun her iki konteynerin ... Limanı yerine, anlaşmaya aykırı olarak ... Limanına tahliye ve terk edildiğini, tüm ihtar ve taleplere rağmen yüklerin boşaltma limanına taşımasının yapılmaması üzerine davacının müşterisine yükleri ulaştırabilmek ve zararın azaltılması zımnında kara yolundan yükleri taşıtmaya çalıştığını, davalıların gerekli belgeleri ve müsaadeyi vermemesi sebebiyle yüklerin Limandan alınmasının mümkün olmadığını, yüklerin akıbetinin bilinmediğini, geçen zaman içinde evsafını yitirmiş olduğunu, esasen kullanılabilirliğinin kalmadığını, davalılardan ...Lojistik'in navlun faturası ve hizmet faturası taşıma işini taahhüt eden üst taşıyan/taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ile taşıma işini tamamlamadığını ve yarıda bıraktığını, davalılardan .... gemisi donatanının ise fiili taşıma işini üstlendiğini, navlunu peşin tahsil ettiğini, taşıma için teslim aldığı yükte hasara neden olduğunu, esas itibariyle taşıma işini tamamlamayarak yarıda bıraktığını, yükleri haksız yersiz ve haklı sebep olmaksızın tahliye limanından bir başka limana terk ederek, davacının mala ulaşmasını engellemek suretiyle taşımayı tamamlamadığını, anılan sebeplerden dolayı her iki davalının da sorumluluklarını yerine getirmemelerinden dolayı uğranılan zararlardan mesul olduklarını, davalılara Beyoğlu... Noterliği'nin 17.12.2014 tarihli ... yevmiye no.Iu ihtarnamesinin keşide edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 30.045,40 USD tutarındaki zararlarının yükleme tarihi olan 23.09.2014 tarihinden itibaren fiili tahsil tarihine kadar işletilecek ... yıllık vadeli ABD dolarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince aynen ve bu mümkün olmadığı takdirde ... Merkez Bankasının fiili tahsil tarihindeki efektif satış kurundan TL karşılığının fiili tahsili tarihine kadar işletilecek en yüksek yıllık reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... isimli geminin sicil kaydına devir ve satışının engellenmesi yönünde ihtiyati haciz vazına, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... AŞ vekili savunmasında özetle; Taşıma neticesinde meydana geldiği iddia olunan zarara ilişkin davacı tarafından davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalının taşıyıcı sıfatına haiz olmadığını, davacı tarafından iddia edilen taşımanın gerçekleştirilmesi ile ilgili zarardan hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, İTO kayıtları uyarınca diğer davalının üzerinde takyidat bulunmakta olduğunu, mali açıdan zor bir süreçten geçtiği için davacının tahsilat zorluğu yaşamamak adına müvekkiline davayı yönelttiğini, davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davalının taşıyan olmadığını, taşıyanın konişmento tahtında diğer davalının olduğunu, meydana gelen zarardan taşıtan/yükleten sıfatıyla davacının sorumlu olduğunu, davacının yükünün tehlikeli madde muhteviyatında olduğunu, gemiye ve diğer yüklere zarar verirken ve davacı bundan dolayı kusurluyken davacının iş bu davayı ikame etmesinin son derece haksız olduğunu, taşıyanın tehlikeli madde niteliğindeki yükü konteynerlerdaki sızıntı nedeniyle tahliye limanından başka yere tahliye etme hakkına sahip olduğunu, davalıya davacı tarafından iddia edilen zarara ilişkin hiçbir ihbar ya da bilgilendirmede bulunulmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği eklerin ve delillerin taraflarına iletilmediğini savunarak, öncelikle davanın pasif husumet itirazları yönünden reddini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde davanın esastan karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Gemisi Kiracısı vekili, savunmasında özetle; Davalının davaya konu olay tarihi itibariyle 03.06.2013 tarihli zaman çarteri sözleşmesi tahtında ...Numaralı .isimli geminin kiracısı olduğunu, Davacı ve diğer davalının akdi taşıyan sıfatı ile davacının satıcısı ve yükleteni olduğunu, toplam 216 varil ve brüt 49.560 kg nitrik asit yükünün ... Libya'ya taşınması konusunda anlaştıklarını, bahse konu yükün ... numaralı iki adet konteyner içerisinde davalının kiracısı olduğu ... adlı gemiye yüklendiğini, konşimentoya düşülen kayıtla yükün fiilen güvertede taşındığını, sefer esnasında asit yükünün ... numaralı konteynerden sızıntı yapmaya başladığını, asit yapısı nedeniyle geminin 3 numaralı ambar kapağının üstünü delerek, ambarda bulunan demir yükünün üstünde 30 cm2 hasar oluştuğunu, seferine devam eden geminin 09.10.2014 tarihinde hasarlı şekilde varabildiği ilk güvenli liman olan ...'de yükün taşındığı iki konteynerin can ve mal güvenliğini gözeterek tahliye edebildiğini, yükü tahliye eden geminin 26.10.2014'te Ambarlı limanına yanaştığını, 28.10.2014 tarihinde gemideki hasarın tamir işlemleri başlatılarak davacı tarafından atanan sörveyörler nezdinde yapılan onarım işlemlerinin 30.10.2014 tarihinde tamamlandığını, dava dilekçesinde ise usulüne uygun, tam, hasarsız ve gereği gibi ambalajlanmış olarak teslim edilen yüklerin davalılar veya yardımcı şahısları tarafından kötü elleçleme sabitleyememe ya da gemi içinde yer değiştirmeler sırasında benzeri sebepler ile hasarlanmalarına neden olduğunun iddia edildiğini, konşimento ön yüzünde ayrıca FCL kaydının bulunduğunu, konteyner taşımacılığının mahiyeti gereği konteynerin tam dolu olarak yüklenip yükleten tarafından mühürlendikten sonra kapalı halde mühürlenmiş olarak gemiye teslim edildiği anlamına geldiğini, bu nedenle taşıyan FCL kaydı bulunan konteynerin içindeki yükün konteynerin tam dolu olması sebebiyle yükleten tarafından sabitlenmiş olması sebebiyle konteynerin kendisine teslim edilmeden önce ya da sonra meydana geldiğini, herhangi bir eksiklik ya da zarardan sorumlu tutulamayacağını, davaya konu taşımanın ifasında, konteynerde taşınmakta olan eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi gibi yükleme işlemlerinin tamamının davacı yükletenin sorumluluğunda olduğunu, iddia olunan zıya ve hasardan davalının kendisinin veya gemi adamlarının bir kusurunun söz konusu olmasının mümkün olmadığını, davacının hukuki mesnetten yoksun iddialarına itibar edilmeyerek haksız davanın reddi gerektiğini, yükün sefer esnasında konteynerden sızmaya başladığını, gemiye ve gemide bulunan diğer yüke zarar verdiğini, bu sebeple de yükün acele tahliyesinin zaruretinin ortaya çıktığını, davalının sorumluluğunun kabulü anlamına gelmemekle beraber davalının varlığı iddia olunan zarardan sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi tazminatın TTK m. 1186 gereği hasarlı yükün değeri ve her halükarda hasarlı yükün gayri safı ağırlığının her bir kilogramı başına ... ile sınırlı olacağını, davalının oluşan hasar ve zarara ilişkin taleplerini işbu dava davacısı yükletene yöneltildiğini, anılan taleplerin sonuçsuz kalması üzerine 23.11.2015 tarihinde .... Numaralı dosya ile bir dava ikame olunduğunu, anılan dava ile huzurdaki işbu davanın konularının aynı taşımaya ilişkin olmakla davaların HMK 166/1 maddesi gereğince birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın 17. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ..... Numaralı dava dosyası ile birleştirilmesini, her halükarda haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın tümden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada uyuşmazlığın, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, oluşan hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalıların sorumlu olup olmadığı, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, sorumlu olmaları halinde miktarı noktasında toplandığı, birleşen 2015/616E. Sayılı dosyada ise uyuşmazlığın, hasarın meydana gelmesinde davalı tarafın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumlu olması halinde miktarı noktasında toplandığı anlaşılmış, taraf vekillerince tüm delileri sunulmuştur.Mahkememizin 2015/616 esas sayılı dosyasının, Mahkememizin 17/11/2016 tarih ve 2016/526 Karar sayılı ilamı ile yine mahkememizin 2015/276 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı vekili 03/06/2013 tarihli zaman çarteri sözleşmesi uyarınca ... nolu ... isimli geminin işleteni olduklarını, davalı ...ın İstanbul'dan Libya'ya taşındığını, konşimentoya konulan kayıt ile ... ve ...nolu konteyner içerisindeki yükün güvertede taşındığını ancak yükün konteynerdan sıtıntı yaparak geminin 3 nolu ambar kapağını delerek buradaki demir yüküne hasar verdiğini geminin ancak 26/10/2014 tarihindeki Ambarlı Limanına yanaşarak 28/10/2014 tamir işleminin başattığnıı ve onarımın 30/10/2014 tarihinde tamamlandığını, geminin ve konteynerin uğradığı hasarın onarım masrafları geminin seferini aksatması sebebi ile kaybedilen günlük kira ve bu süreçteki yakıt bedeli ve acentelik giderleri dahil şimdilik 40.200,00 USD 'nin davalıdan tazminini, ve mahkememizin bağlantılı olduğu düşünülen 2015/276 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; Mahkeme nezdinde derdest olan 2015/276 Esas sayılı dosya ile yükün ilgilisinin zararı nedeni ile ... donatan ... ve akti taşıyan ... Lojistik aleyhine açılan dava ile bu davanın irtibatlı olduğunu, davacının taşıma konusu emtiayı tam ve eksiksiz olarak ve yükün özelliğini bilerek teslim aldığını, ancak tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermediğini, bu nedenle yüklerin ambalajının bozulup hasarlamasına neden olduklarını, yüklerin hasarlandığını Gemlik Limanında fark etmesine rağmen yükün Gemlikten Libya'ya taşınmaya devam edilip bu suretle taşıyan davacı tarafından hasarın artmasına sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddi ile dosyanın 2015/276 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini kabul etmediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...asıl dosyada, davacı yükleten, taşımaya konu 29.09.2012 tarihinde üretilen ... Müdürlüğündeki ihracat işlemleri 24.09.2014 tarihinde yapılan iki konteynerde toplam brüt 49.560 kg nitrik asit emtiasının son varış limanı olmamasına rağmen 09.10.2014 tarihinde Bingazi Limanında tahliye edilerek son varış limanı olan Libya/Misurata Limanına karayolu ile de olsa taşınamaması nedeniyle müşterisine emtianın ulaştırılamaması ve akıbetinin bilinmemesi nedeniyle nitrik asitin, geçen zaman içinde evsafını yitirmiş olduğu, esasen kullanılabilirliğinin kalmadığı iddiası ile mal bedeli, masraf, giderler ve kazanç kaybı olarak toplam 30.045,40 USD tutarındaki zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep etmiş, birleşen 2015/616 E sayılı dosyada davacı .... Şti. ise güvertede taşınan konteynerlerin birinden nitrik asitin gemi güvertesine aktığı ve gemi güvertesinin tabanını deldiği iddiası ile son varış limanı olan Libya/Misurata Limanı yerine ilk güvenli liman olan Bingazi Limanında asit akıtan konteynerleri tahliye ettiğini, daha sonra hasarlı geminin 26.10.2014 tarihinde İstanbul'a getirildiğini ve gerekli çalışmalarla 30.10.2014 tarihinde geminin tamirinin tamamlandığını belirterek taşınan emtianın sebep olduğu geminin ve konteynerin uğradığı hasarların onarım masrafları ile geminin seferlerini aksatması sebebiyle kaybettiği günlük kira bedeli, bu süreçteki yakıt bedeli ve acentelik giderleri de dahil fakat bunlarla sınırlı olmayan doğrudan ve dolaylı zararlar toplamı 40.200 USD bedelin yükleten ... A. Ş. 'den tahsilini talep etmiştir.Dosyada mevcut davalı ...Lojistik tarafından düzenlenen faturalara göre, davalı ... Lojistik şirketinin asıl dosya davacı-birleşen dosya davalısı ...Tic. şirketinden dava konusu navlun sözleşmesinin ifası için tahliye, yükleme ücreti gibi ücretlerin yanısıra navlun ücreti tahsil ettiği, davalı ... ile asıl dosya davacı-birleşen dosya davalısı ... şirketi arasında dava konusu taşımanın gerçekleştirilmesi amacıyla yapılan elektronik posta yazışmalarında taşıma işinin organizasyonundan bahsedilmişse de yerleşmiş yargı kararlarında taşıma işleri komisyoncusunun navlun talep ve tahsil etmesi halinde taşıyan sayılacağı kabul edilmekle, asıl dosyada davalısı ...Lojistik şirketinin akdi taşıyan, asıl dosya davalı birleşen dosya davacısı ...şirketinin ise dosyada mevcut konişmentoların düzenleyeni olarak TTK 1238/1. maddesine göre asıl taşıyan sıfatına sahip olduğu, dava dışı gemi maliki ... Ltd. ve asıl dosya davalı birleşen dosya davacısı ....arasında düzenlenen ...zaman çarteri sözleşmesine göre ...'in geminin ticari yönetimini devraldığı ve taşıma taahhüdünde bulunduğu, taşıma işinin fiilen dava dışı .... Ltd.'nin maliki olduğu ... Gemisi ile gerçekleştirildiği, dava konusu nitrik asit yükünün asıl dosya davacı birleşen dosya davalısı ... şirketi tarafından dava dışı ... şirketine satışına ilişkin düzenlenen faturada satışın "..." esasına göre gerçekleştirildiği, bu satış şeklinde eşyanın taşınması için gerekli olan navlun sözleşmesinin satıcı tarafından kurulacağı, satış sözleşmesindeki CFR kaydına göre ... şirketinin taşıtan sıfatına sahip olduğu kanaatiyle tarafların husumet ehliyetlerinin bulunduğu değerlendirilmiştir.Taşımaya konu nitrik asit emtiası, tehlikeli yüklerin güvenli şekilde taşınmasını sağlamak amacıyla Denizde Can ve Mal Güvenliği Sözleşmesi'nde (SOLAS) yapılan değişiklikle 2004 yılından itibaren zorunlu hale gelen ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından geliştirilen kurallar sistemi olan Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Yük Kodu (...) içeriğine göre "Tehlikeli Yük" olarak kabul edilmiştir. ... Koduna göre ambalajlandıktan sonra konteyner içine yerleştirilmesi (istifi) ve sabitlemesinin açık deniz taşımacılığına uygun şekilde yapılması zorunlu olmakla, emtianın gemiye 05.10.2014 tarihinde yüklendiği dosyada bulunan konşimentonun ön yüzünde "...(...) ... - ..." (Beyana Göre İçerik) ve "..." (Beyana Göre Ağırlık) kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtların yükün Yükleten ("Shipper") tarafından istiflendiği/yüklendiği anlamına geldiği, bu kayıtlara ek olarak yine konşimentonun ön yüzünde "Containers are stuffed, stowed, secured, counted and sealed by the shippers" (Konteynerler yükleten tarafından dolduruldu, istiflendi, sabitlendi, bağlandı, sayıldı ve mühürlendi) ibaresi ile "Carrier is not responsible any damage shortage-short contents" (Taşıyan hiçbir zarar ziya ve eksiklik - eksik içerikten sorumlu değildir) ibaresinin yer aldığı, bu kayıtların aksi ispatlanmadıkça yükün hem konteynere istiflenmesi hem de gemiye yüklemesinin Yükleten/Satıcı tarafından yapıldığı ve bu işlemlerden taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı karinesinin kabul edileceği, konşimento üzerinde ayrıca "FCL - Full Container Load" (Tam Dolu Konteyner) kaydının bulunduğu, bu kaydın STC kaydıyla birlikte değerlendirilmesi neticesinde konteynerin asıl dosya davacı-birleşen dosya davalısı yükleten/taşıtan tarafından tam olarak doldurulduğu kanaatine varılmıştır. Asıl dosyada davacı tarafından gemide sabitlemenin iyi yapılmadığı, konteynerin yanlış elleçlendiği, çarpma vb nedenle hasar meydana geldiği iddia edilmiş ise de dosya kapsamı itibariyle bu hususu ispatlayan delil sunulmadığı, davacı tarafından 11.11.2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve konteyner içine ilişkin fotoğraflar olduğu iddia edilen fotoğrafların dava konusu konteynerlerin iç yerleşimine ait fotoğraflar olup olmadığı tespit edilememekle birlikte, dava konusu konteynerlere ait iç yerleşim fotoğrafları olduğunun kabul edilmesi halinde dahi yan yana yüklenen çelik kafeslerin aralarının doldurularak desteklenme yapılmaması nedeniyle destekten yoksun olan çelik kafesler denizde yalpalarla hareket edebileceğinden, konteyner içi sabitlemenin deniz taşımasına uygun olarak yapılmadığı, bu kafeslerin yer değiştirmesi neticesinde basınca uğrayacak olan emtianın konulduğu tanklardan sızma söz konusu olabileceği, konteyner içi yüklemenin çelik kafeslerin aralarının doldurularak desteklenme yapılmamış olması nedeniyle deniz taşımasına uygun olmadığı, bu durumda dava konusu zarara sebep olan sızmanın taşıyanların kusuru dışında gerçekleştiği ve asıl dosyada davacı yükleten/taşıtanın eşyayı konteyner içinde gerektiği şekilde istiflememiş olması sebebiyle söz konusu sızmanın ve sızma sonucunda zararın oluştuğu, meydana gelen zararın geminin delinmesinin yanısıra sızan yükün zayi olmasını da içerdiği, TTK.1448/2. Md gereğince kaptanın gemi ve diğer yükler bakımından tehlike oluşturan yük hakkında makul tedbirler alma yetkisinin bulunduğu, hükme esas alınan 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda gerek yükün sızıntının tespit edildiği ilk anda gemiden boşaltılmamış olmasının gerekse bir konteynerde sızıntı olmasına rağmen gemi ve diğer yüklerin güvenliği bakımından her iki konteynerin de Bingazi Limanı'nda gemiden boşaltılmasının makul olduğu taşıyanı temsilen kaptanın bu tedbirlerde bir kusurunun bulunmadığı, yükleten/taşıtan ... şirketinin konteynerler için ayrı konişmentolar düzenlenmesini talep etmediği dolayısıyla bölünmüş ordino uygulamasının bu konteynerler bakımından söz konusu olamayacağı kanaatiyle asıl dosyada sızma sebebiyle zayi olan yükten davalıların sorumlu tutulamayacağı, meydana gelen hasarda taşıyanların kusurlu olmadığı kanaatine varılmış, davacı tarafından yükün teslim edilmesinden kaçınıldığı ifade edilmiş ise de, TTK 1201md. Kapsamında taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için hapis hakkına sahip olduğu, birleşen davada davacının hapis hakkına dayanak gösterdiği alacağın navlun sözleşmesinden kaynaklandığı, taşımaya konu emtia üzerinde hapis hakkı kullanılabilecek bir alacak olduğu ve her iki konteyner bakımından teslim borcunda temerrüt halinde bulunmadığı, her ne kadar davacı... şirketi tarafından konteynerin gemiye verdiği hasardan kaynaklanan zararların giderileceğinin taahhüt edildiği garanti mektubu dosyaya sunulmuş ise de teminatın belli miktarda paranın tevdi, üçüncü kişinin borç taahhüdü, banka teminat mektubu olabileceği kabul edilmekle Garanti Mektubu bu sayılan teminatlar arasında olmamakla birlikte, Garanti Mektubu böyle bir teminat sayılsa dahi teminat gösterilmiş olması hapis hakkının kullanılmasının değil TMK m. 953/1 gereğince eşyanın paraya çevrilmesinin önünde engel teşkil edeceğinden kullanılan hapis hakkının haksız olduğunu ortaya koyamayacağı kanaatine varılmış, asıl davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dosya açısından, her ne kadar nitrik asit emtiasının konteyner içine gerektiği şekilde istiflenmemiş olmasının sızmaya ve dolayısıyla geminin delinmesi ile ambardaki yükün zarara uğramasına sebep olduğu kanaatiyle davalı yükleten/taşıtan ...şirketinin kusurunun bulunduğu, geminin uğradığı zararlardan dolayı zarara uğramış olan davacı ... sorumlu olduğu değerlendirilmiş ise de, davacı tarafından talep edilen sızmanın sonucu olan ve sızma ile nedensellik bağı olan tamir masrafları, geminin işletilemediği günler için kira bedeli ve varsa kazanç kaybı, bu süreçteki yakıt bedeli ile acentelik giderleri gibi zarar kalemlerinin her biri bakımından zarara uğradığının ve zarar miktarının ispatlanamaması nedeniyle birleşen davanın da reddine karar verilerek... " gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı birleşen davada davalı ve davalı birleşen davada davacı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı- birleşen davada davalı ... .. AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir çok itirazlarının dikkate alınmadığını, 12.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda dava ile ilgili tespitlere yer verilmesine rağmen bu raporun yok sayıldığını, yeni raporun tanzim edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kaptanın yüklere nezaret yükümlülüğü dikkate alındığında sızıntı gerçekleştirdiği fark edilen konteynerin yanındaki konteynerde başka tarafların yüklerini zarar verme olasılığının dikkate alınması ve yük ilgililerinin en yararına şekilde davranılmasının yasa ve uygulama gereği olduğunu, yükün tehlikeli madde niteliğinde olduğunun gerek akdi yönden davalı şirkete ve gerekse fiili taşımayı yapan gemi donatanının bilgisi olduğunu, bu tür yükün ilk kez taşınmadığını, Gümrük Kanunun 45.maddesi uyarınca tehlikeli yükün gemide sızdırma gerçekleştirmesi tehlikenin varlığını savunan davalı tarafların yükü Gemlik Limanına tahliye etmediğini, bir gün kısıtlı süre zarfında müvekkili tarafından gerekli işlemlerin gerçekleştirildiğini, yükün Bingazi Limanına terk edildiğini, takiben teminat istendiğini, teminat verilmiş olmasına rağmen ve hiç olmaz ise Bingazi Limanında yüklerin alınmak istenmesine rağmen konteynerlere alıcı tarafın ulaşmasının engellendiğini, kötü niyetli ve bilinçli olarak Ordino verilmediğini, davalılar tarafından yükün kasten zayi olmasına sebep olunduğunu, konteynerlerde gerçekleşen sızıntıya rağmen 4 gün seferi devam ettirerek sızıntının yayılmasına sebebiyet veren kaptanın geminin varış limanına birkaç saatlik mesafe kalmasına rağmen yükü kara yolu ile ulaşılması imkansız bir yere bırakmasının mantık dışı olduğunu, taşımaya konu konteynerin 2 adet olduğunu, sızıntının birinde gerçekleştiğini, sefer boyunca diğer konteynerde bir sızıntı olmadığına göre yüklerin neden ilgili taşıma anlaşması uyarınca varma limanı olan Libya/Misurata yerine Bingazi'ye terk edildiğinin mahkeme tarafından inceleme konusu yapılmadığını, Gümrük Kanunun 45.maddesinde, eşyanın tamamen veya kısmen acilen boşaltılmasını gerektiren kaçınılmaz bir tehlikenin varlığı durumunda izin aranmadığı en yakın gümrük idaresinin derhal haberdar edileceği, açık ve tartışmaya yer olmaksızın belirtildiğini, davalıların basiretli tacir gibi davranmayarak kendi kusurları ile yükün zayi olması için çaba gösterdiklerini, davalılara taşınan yükün tehlikeli yük olduğunun bildirildiğini, belge ve bilginin verildiğini ve taşıma akdinin bundan sonra oluşturulduğunu, bilirkişiler tarafından davalıların tamamen kusursuz sayılmalarının akla ve mantığa aykırı olmakla en azından müterafik kusur ile kusur paylaşımı dahi gerçekleştirilmemesinin hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, milli servetin adeta çöpe atarmış gibi varma limanına götürülmeden ücra bir köşeye bırakılıp hiçbir önlem almadan terk etmenin yasal dayanak bir yana milli servetin boşa harcanması olduğunu, davalılar tarafından hapis hakkının kullanılmamış olduğunu, garanti mektubunun sunulmasının sebebinin davalılar tarafının bunun talep edilmesi olduğunu, konteynerin Gemlik Limanına kabul edilmediğine dair belge bulunmamakla birlikte bu konteynerin Bingazi Limanı tarafından neden kabul edildiğinin açıklanamadığını, davalıların ticari defterleri incelendiğinde alacak taleplerinin belgelendirilemediğinin görüldüğünü bu nedenle birleşen davanın ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, asıl dava yönünden kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı- birleşen davada davacı ..." Gemisi Kiracısı ... Ltd. Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iki konteynere yüklenmiş 49.560 kg nitrik asit yükünün taşınmasında 03.06.2013 tarihli zaman çarteri sözleşmesi uyarınca yükün yüklendiği geminin kiracısı olduğunu, asıl davanın davacısı ve diğer davalının anlaşması üzerine nitrik asit yükünün Libya'ya taşınması sırasında gemi kaptanının konteynerlerden birinin sızıntı yaptığını ve geminin 3 nolu ambar kapağına deldiğini fark etmesiyle yükü ilk güvenli liman olan Bingazi Limanında tahliye ettiğini, müvekkili şirketin yük üzerine TTK 1201 maddesi gereğince hapis hakkı uyguladığını ve birleşen dava ile gemi üzerinde oluşan zarardan kaynaklanan, onarım masrafları, gemideki diğer yükün uğradığı zarar, geminin sefer aksatmasından kaynaklanan günlük kira bedeli ve süreçte acente giderlerinin talep edildiğini, tüm bilirkişi raporları ile ve gerek TTK'nın 1148 maddesi gereğince konşimento hükümleri gereğince kaptanın tehlikeli yük niteliğinde olan dava konusu yükü farklı bir limanda tahliye edebileceğini böylece müvekkilinin uygulanan tedbir bakımından kusurunun bulunmadığını, öte yandan dava konusu sızmanın konteyner içi yükleme ve istiflemeyi yapan yükletenin yani davacının kusuru nedeni ile gerçekleştiğini ve müvekkilinin hapis hakkını uygulayabileceğinin tespit edildiğini, nitrik asit yükünün konteynerden sızmasından müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin gemide oluşan zarar sonucu ambar kapağı tamir masrafı için donata ödemek zorunda kaldığı, 24.11.2014 tarihli 11.625 USD meblağlı faturanın dosyaya sunulduğunu, müvekkiline ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığını iddia ederek, sübuta ermiş olan tamir bedeli 11.625,00 USD ile kar kaybı bedeli 13.500,00 USD toplam 25.125,00 USD'nin dahi dikkate alınmadan zararın ispat edilemediği gerekçesiyle verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, birleşen dava hakkında verilen kararın kaldırılmasını ve birleşen dava yönünden sabit olan 25.125,00 USD üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Asıl dava, TTK'nın 1208 vd. maddeleri gereğince deniz taşıması sonucunda zayi olan eşya bedeli ile kazanç kaybı zararının tazmini; birleşen dava ise taşıma sırasında gemide meydana gelen hasar ve zararın tazmini taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; bu karara karşı, her iki davanın davacıları vekilleri tarafından, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, asıl dosyada davacı olan.... AŞ şirketinin gönderen, dava dışı Libya'da yerleşik şirketin alıcı gönderilen kişi, geminin okyanus gemisi olan .... gemisi olduğu, yükün yükleme limanının İstanbul /Mardaş, boşaltma limanının Libya/Misurata olduğu, taşımaya konu eşyanın davacı ...... AŞ şirketi tarafından ihraç edilen nitrik asit, davalı ... Şirketinin akdi taşıyıcı olarak yer aldığı, geminin İstanbul Ambarlı Limanında sefere başladığı, gemi personeli tarafından 05.10.2014 tarihinde konteynerlerden nitrik asit yükünün güverteye sızdığına dair mail gönderildiği, bunun üzerine yükün varma limanı olan Libya/Masurata yerine Libya/Bingazi Limanına boşaltıldığı, taraflar arasında düzenlenen konşimentonun ekinde yer alan koşullar arasında 22.maddenin üst başlığında tehlikeli malların düzenlendiği, 1.bentte, tacirin nakliyeciye tehlikeli nitelikte malları teslim ederse aynısı tehlikenin niteliği ve eğer gerekirse alınması gereken önlemler hakkında kesin olarak bilgilendirileceği, 3.bentte, malların tehlikeli nitelikleri nakliyecinin bilgisi dahilinde sevk edildiklerinde gemi veya kargoya tehlike teşkil eder hale gelirse benzer şekilde herhangi bir yere boşaltılabileceği veya imha edilebileceği veya nakliyeci için mevcut için müşterek avarya haricinde herhangi yükümlülük doğurmadan zararsız hale getirilebileceğinin belirtildiği, konşimentonun üzerinde konteynerlerin sevk edenler tarafından doldurulduğu, istiflendiği, sabitlendiği, bağlandığı, sayıldığı ve yalıtıldığı, nakliyecilerin herhangi bir hasardan eksiklikten ve içeriğinin eksik olmasından sorumlu olmayacağına yer verildiği, konteynerin içeriğinin 123 paket %53 nitrit asit açıklamaları ile her biri 25.638 kg toplam 246 parça ve 51.276 kg olarak gösterildiği, konteynerin iki adet olarak belirtildiği, asıl dosyada davalı ... AŞ şirketi tarafından davacı şirket adına 02.10.2014 tarihli deniz navlunu, tahliye nezaret ücreti ve gemi yükleme ücretinden ibaret olan 2.370,00 USD tutarında e-fatura ile aynı tarihli konşimento ücreti, geçici kabul ücreti, liman güvenlik ücreti olmak üzere toplam 129,80 USD tutarında faturaların düzenlendiği, asıl davada davacı ... ... Aş şirketi tarafından 17.12.2014 tarihinde Beyoğlu .... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile ... isimli gemi yükünün taşınmasının tamamlanması ve teslimi, aksi takdirde 30.045,40 USD zararının tazmininin talep edildiği, içeriğinde şirketin kimyevi madde ticari ile iştigal ettiği, sipariş uyarınca Libya'da bulunan müşterisine toplam 216 varilde 49.560 kg nitrik asit %55 malı satmak üzere anlaştığını, yükün İstanbul/Mardaş Limanından Libya/Misurata Limanına taşınması hususunda üst taşıyan konumunda bulunan 1 numaralı muhatap ile varılan anlaşma uyarınca 2 numaralı muhatap tarafından gemiye kusursuz olarak yüklendiğini, müvekkilinin öğrendiğine göre konteynerlerden birinin muhatapların kötü elleçlemesi veya benzeri sebeplerle ile bir kısım malların hasarlandığı ve döküldüğünün konteynerlerden dışarıya sızdırıldığının bildirildiği, muhatapların anlaşmaya aykırı olarak eşyayı Bingazi Limanına tahliye ile terk ettiklerini belirttiği, zararın tahsilini talep ettiği, talebindeki mal bedeli olarak 23.045,40 USD ile kazanç kaybı toplamı 7.000,00 USD 30.045,40 USD alacağın ödenmemesi üzerine davacının söz konusu zarar kalemleri için asıl davadaki davayı 26.05.2015 tarihinde açtığı, birleşen davada ise davacı gemi işleten ... tarafından davalı ... Şirketine karşı 23.11.2015 tarihli açılan dava ile gemi üzerinde oluşan toplam 40,200 USD tutarındaki zararın TTK 1208 maddesi uyarınca zararın tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, gemide taşınan eşyaların ziyaından dolayı hangi tarafın kusurlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile önceki bilirkişi raporları arasında çelişkinin olup olmadığı, çelişki giderilmeksizin karar verildiğinin kabulünün gerekip gerekmediği ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Taraflarca, tüm deliller dosyaya ibraz edilmiş, mahkeme tarafından gerekli bilgi ve belgeler dosya içerisine celp edilmiştir. Dava dışı .... şirketi vekili tarafından 13.04.2017 tarihli cevabı yazıda, geminin o dönemde firmanın işletmesinde bulunduğu ve ... Şirketine zaman esaslı olarak kiralandığı, gemide yük sızıntısı ile oluşan hasarların kiracı .... Şirketi tarafından onarıldığı, geminin Haziran 2015 tarihinde işletmelerinde ayrıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 23.10.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosya içeriğinden dava konusu yükün konteyner içinde taşınan nitrik asit olduğu ve bu emtianın, tehlikeli yüklerin güvenli şekilde taşınmasını sağlamak amacıyla Denizde Can ve Mal Güvenliği Sözleşmesi'nde (SOLAS) yapılan değişiklikle 2004 yılından itibaren zorunlu hale gelen ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından geliştirilen kurallar sistemi olan Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Yük Kodu (...) içeriğine göre “Tehlikeli Yük” olarak kabul edildiğinin anlaşıldığı, anılan yükün ... Koduna göre ambalajlandıktan sonra konteyner içine yerleştirilmesi (istifi) ve sabitlemesinin açık deniz taşımacılığına uygun şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, zira emtianın taşındığı geminin yolculuk esnasında çeşitli etkilere maruz kalacağının öngörüldüğü, yükün güverteye 05.10.2014 tarihinde yüklendiği dosyaya sunulan konişimento üzerindeki kayıttan anlaşıldığı, (“Shipped on board 05.10.2014”). Bu itibarla konteynerlerin güverteye gereği gibi sabitlenmiş olduğunun değerlendirildiği, her ne kadar yükün konteyner içerisine sabitlenip sabitlenmediği kesin olarak belli olmamakla birlikte, yukarıdaki değerlendirme doğrultusunda yükte meydana gelen (ve gemiye ve diğer yüke verilen) hasarın, yükün konteyner içerisinde gereği gibi sabitlenmediği anlaşıldığı, bu kapsamda yükün konteyner içine istifleme işleminin açık deniz şartlarına uygun yeterli destek/bağlama (“Jashing”) ile yapılmaması sonucunda meydana geldiği kanaatinin hasıl olduğu, bu noktada, yükün konteyner içine sabitlenmemiş olması nedeniyle hasarın oluştuğu kanaati doğrultusunda, istifleme ve yükleme işlemlerinin kimin tarafından yapıldığı, dolayısıyla meydana gelen hasardan kimin sorumlu olduğunun bilinmesi hususu ortaya çıktığı, bu husus, hem asıl dava, hem birleşen dava açısından önem arz ettiği, dosyada bulunan konişimentonun ön yüzünde “...(..) ...— ...” (Beyana Göre İçerik) ve “Said To Weight” (Beyana Göre Ağırlık) kayıtlarının bulunduğunun görüldüğü, bu kayıtların yükün Yükleten (“Shipper”) tarafından istiflendiği/yüklendiği anlamına geldiği, bu kayıtlara ek olarak yine konişimentonun ön yüzünde “Containers are stuffed, stowed, secured, counted and sealed by the shippers” (Konteynerler yükleten tarafından dolduruldu, istiflendi, sabitlendi, bağlandı, sayıldı ve mühürlendi) ibaresi ile “Carrier is not responsible any damage shortage-short contents” (Taşıyan hiçbir zarar ziya ve eksiklik - eksik içerikten sorumlu değildir) ibaresinin yer aldığı, anılan ibareler, aksi ispatlanmadıkça yükün hem konteynere istiflenmesi hem de gemiye yüklemesinin Yükleten/Satıcı tarafından yapıldığı ve bu işlemlerden taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı karinesinin varlığını gösterdiği, başka bir deyişle sorumluluğun taşıyanda olduğunu iddia eden asıl dava davacısı/birleşen dava davalısının bu iddiasını ispat etmesi gerektiği, bu açıklamalara ek olarak yine konişimento üzerinde “FCL - Ful? Container Load” (Tam Dolu Konteyner) kaydının bulunduğunun görüldüğü, bu kayıt, STC kaydıyla birlikte değerlendirildiğinde, konteynerin davacı Yükleten tarafından tam olarak doldurulmuş olduğu anlaşıldığı, yukarıda yer alan değerlendirmeler doğrultusunda asıl dava yönünden, yükün alıcısına teslim edilmemesinden davalı taşıyanın sorumlu olmayacağı sonuç ve kanaatinin hasıl olduğu, zararın yükletenin fiilinden doğduğu, çünkü kaptanın tehlikeli yükü gemiden çıkarma yetkisinin olduğu, diğer yandan dosya içeriği birleşen dava yönünden değerlendirildiğinde; dava konusu yükün konteyner içindeki istiflenmesi/sabitlenmesinin birleşen dava davalısı yükleten tarafından açık denize uygun şekilde gereği gibi yapılmamış olmasından dolayı önce koteynere, sonra geminin ambar kapağına ve sonrasında ise ambar kapağının delinmesi sebebiyle ambarda bulunan başka bir yüke zarar verdiğinin anlaşıldığı, birleşen dava davacısı taşıyan, geminin boşaltma limanı olan Libya'nın Misurata limanı yerine rotasını değiştirerek Libya'nın Bingazi limanına ulaşmış ve yükü burada boşaltığı, burada irdelenmesi gereken konunun geminin mutad rotasını değiştirmesinden (sapma) doğan bir sorumluluğu olup olmadığı, TTK m. 1113, Kaptana “yolculuğun izlenen rota üzerinde sürdürülmesini umulmayan bir hal engellerse ...” rotasını değiştirme veya yolculuğa ara verme veya varma limanına geri dönme imkânı tanıdığı, bu maddede yer alan “umulmayan hal” ifadesinden neyin kast edildiği birleşen dava açısından önem kazandığı, burada kast olunan, geminin içinde bulunduğu seyir şartlarına göre, mutad olarak beklenmeyecek ve kaptanın kendi davranışları ile yol açmış olmadığı bir olaydır ve hem gemi ve hem de yük için tehlike oluşturması olduğunu, bu durumda sapmanın caiz olduğu haller arasında umulmayan (yani önceden tahmin edilemeyen ve kaptan tarafından da sebebiyet verilmeyen) bir hal ve mal kurtarmak veya başka haklı bir sebeple yapılması sayıldığını, bu durumda TTK m. 1220 uyarınca taşıyan bu yüzden doğacak zararlardan sorumlu tutulamayacağı, dava konusu olayda, konteynerden sızan ve ...Kodu gereği tehlikeli yük sınıfında bulunan nitrik asit yükünün, önce içinde bulunduğu varilleri, sonra istiflendiği ve güvertede bulunan konteyneri delerek geminin ambar kapağını da deldiği ve ambarda bulunan diğer yüke de zarar verdiği dikkate alındığında, taşıyanın can ve mal güvenliği gerekçesiyle mutad rotasını değiştirerek yükü emniyetli en yakın limanda tahliye etmesinin “haklı” olarak değerlendirilmesinin gerektiği, tüm bu açıklamalar ışığında, birleşen dava davalısı yükleten/gönderenin, istifleme/yükleme borcunu gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle borca aykırılığı söz konusu olduğundan, davacı taşıyanın uğradığı zararları TBK m. 112 uyarınca tazmin etmekle yükümlü olacağı, bu sebeple gerek yükte, gerek gemide, gerekse diğer yükte meydana gelen hasarın sorumluluğunun yükleten/satıcı davalıda olduğu sonucuna varıldığı, birleşen dosyanın davacısı taşıyan, dava dilekçesi ile talep ettiği zarar kalemlerine ilişkin olarak sadece, bu dosyanın davalısı adına tanzim ettiği 25.11.2014 tarih ve.... nolu “Hatchcover repair costs”/Ambar kapağı tamir masrafları açıklamalı 11.625 USD bedelli faturasını dosyaya ibraz ettiği, geminin onarımlarının yapılarak tamamlanmış olduğu düşünüldüğünde, yapılan işlerin açıklaması ve tamirci faturası da artık düzenlenmiş olması gerektiği, bu belgelerin sunulması halinde, bilirkişi kurulunca hasar onarımlarına dair bir değerlendirme yapabilmenin mümkün olacağı belirtilmiştir. 12.09.2019 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda; taraflar arasında gerçekleştirilen tüm mail yazışmaları ihtarnameler beyan ve itiraz dilekçeleri özetlenerek, taşınan yüklerin tehlikeli eşya hükümlerine tabi olduğu, eşyanın kaptanın bilgisi dahilinde yüklendiği, kaptanın eşyanın cins ve mahiyetini bildiği, eşyanın tehlikeli cins ve mahiyetini bildiği dahi yüklemeye onay vermesi halinde dahi eşyanın gemiyi ve diğer eşyayı tehlikeye soktuğu takdirde eşyayı her zaman ve herhangi bir yerde gemiden çıkarmaya ve imha etmeye yetkili olduğu, olayda bu şartın aynı konşimentoya bağlı parti yükü sadece bir kısmında yani iki konteynerin sadece birinde gerçekleştiği, bunun birlikte kaptanın parti yükün tamamını varma limanı dışında başka limana boşalttığını, halbuki taşıyanın sızdırmayan yükü varma limanında gönderilene teslim etmekle mükellef olduğunu, sızdırmayan konteynerin TTK 1148/2 maddedeki hükümlerine aykırı olarak başka bir limanda boşaltılmasının kaptanın kusurlu fiilini gösterdiğini, sızdırmayan konteynerin varma limanında gönderilene tesliminin imkansız hale geldiği için bu yükün zayi olduğunun kabulünün gerektiğini, kaptanın karaya çıkardığı sızdıran konteyner yükünün Bingazi Limanında davacı tarafından teslim alınabilmesini sağlayacak işlemleri yerine getirmediği gibi davacının bu konudaki talimatını dinlemediğini ve yükü teslimden imtina etmek suretiyle yükün yükleten tarafından teslim alınma imkanının ortadan kaldırıldığını, davalı taşıyanın her iki konteyner yüküne gelen zarardan sorumlu olduğunu, taşıyanın yükü teslimden imtina edebilmesi için yük üzerinde rehin veya hapis hakkına sahip olmasının şart olduğunu, davalı taşıyanın Bingazi Limanında boşalttığı yük üzerinde hapis hakkına sahip olmadığını, olayda iki adet 20 feet konteynerin taşınmasının yapıldığını, taşıyanın ödemesi lazım gelen tazminatın her iki konteyner yükünün piyasa değeri olduğunu, talep edilen tazminatın taşıyan sorumluluk sınırı içinde kaldığından davacı yükletenin taşıyandan 23.045,40 ABD Doları tutarında tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu, birleşen davada ise tanzim edilen 25.11.2014 tarihli masraflar açıklamalı 11.625 USD bedelli faturanın dosyaya ibraz edildiği, tabloda gösterilen 10.000,00 USD tamir bedeli ile içeriği aynı olan 11.625 USD bedelli faturanın çelişkili olduğu, karşı davacının navlun sözleşmesinden doğan bir alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, raporlar arasında çelişki oluşması ve asıl dava ile birleşen davada taraf itirazlarının tek tek değerlendirilmesi ile taraflara ait ticari defter ve belgeler ile bölünmüş ordino uygulamasının gümrük mevzuatı açısından değerlendirilerek rapor hazırlanmak üzere ikinci kez bilirkişi raporu alınmıştır. 30.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kaptanın gemi ve diğer yükler bakımından tehlike oluşturan yük hakkında makul tedbirler alma yetkisinin bulunduğu, bu yetkinin TTK 1148/2 maddede düzenlendiği, dosyaya sunulan konşimentonun tehlikeli eşyalar başlıklı 22.maddesinde 3.fıkrasında kanun hükmünün neredeyse tekrar edilerek kararlaştırıldığı, alınacak tedbirlerin yükün bir ara limanda boşaltılması veya tehlikenin önem arz etmesi halinde imha edilmesinin dahi içerebileceğini, dava konusu uyuşmazlıkta elektronik posta yazışmaları göz önünde bulundurulduğunda tehlike oluşturan yükün öncelikle yükleme limanına yakın olan Gemlik Borusan Limanında karaya çıkarmak istendiği ancak liman yetkililerince buna izin verilmediği, gemi kaptanı tarafından gerekli önlemler alınarak yolculuğa devam edildiği, konteynerin sızıntı yaptığı kısımlara denk gelen yerlere bazı örtülerin veya kova benzeri araçların konulduğunun anlaşıldığı, yazışmalarda anlaşılan bir diğer hususun 06.07.2014 tarihlerinde deniz hareketleri az olduğu sızıntının olmadığı, bu tarihten sonra artan deniz hareketleri sebebiyle sızıntının zarar verecek boyuta ulaştığı, zarar artmasının önlenememesi üzerine zararın önüne geçilebilmesi için yükün Bingazi Limanına boşaltıldığını, Bingazi Limanında boşaltılmasının makul olduğu, taşıyanı temsilen kaptanın bu tedbirlerde kusurunun bulunmadığı, ayrıca sızıntı yapmayan konteynerinde tedbiren boşaltılmasının makul olduğu, yazışmalar neticesinde geminin uğraması muhtemel zararlar için gemi maliki tarafından davalı/karşı davacı ... Denizcilikten teminat talep edildiği, davalı tarafından bir garanti mektubunun sunulduğu, aynı şekilde davalı ... yetkilisi tarafından elektronik postalarla davacıdan geminin uğradığı hasarlardan kaynaklanan garanti mektubunu talep ettiği, davacı tarafından gönderilen 09.10.2014 tarihli elektronik postada bu postanın ekinde garanti mektubunun sunulduğunun belirtildiği, mektupta konteynerin gemiye verdiği hasardan kaynaklanan zararların giderilebileceğinin davacı tarafça taahhüt edildiği, davalı karşı davacının varlığını iddia ettiği alacağının 40.200,00 USD olup mal faturalarından bu tutarın eşyanın değerinin altında olduğunun görüldüğü, sonuç olarak davacının 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin davacının lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı defterlerinin delil vasfına haiz olduğu, davacı ile davalı ... tarafından dava dışı şirkete ait ürünlerin taşınması hususunda anlaşma yapıldığı ve ... tarafından düzenlenen faturaların davacı adına tanzim edildiği ve tahsil edildiği, gümrük mevzuatı bakımından dava konusu uyuşmazlıkta bölünmüş ordino uygulamasının mümkün olmadığı, davacı vekilinin hasarsız konteynerin tahliye limanına kadar neden götürülmediğine dair itirazda bulunduğu, konşimentoların bölünmesinin mümkün olduğunu belirttiği, bu işlemin hukuk literatüründe bölünmüş ordino olarak bilindiği ve uygulanmakta olduğu, uygulamada malın tümünün gümrükten alınmaz ise kalan kısım için bölünmüş ordino belgesinin hazırlanacağını ve malın sahibine yeniden ulaştırılacağını, gümrük gözetim ve denetimine sunularak özet beyanı verilmiş bir eşyadan kısmen çekim yapılabilmesi için gümrük idaresine müracaat edilerek çekilmeyecek eşyanın müfrez bırakılma işleminin ordino bölünmesi kavramı olduğunu, yani ordinonun kısmı düşümlü kullanımı olduğu yani acentenin konşimentoyu alıp iki ordino verme gibi bir işlem olmadığını dolayısıyla uyuşmazlık konusu bakımından ordino bölünmesi gibi bir işlemden bahsetmenin mümkün olmadığını, gemide taşınan seyreltik nitrik asitin %55'lik seyreltik nitrik asit olduğu için oldukça korrozif bir özelliğinin olduğu bu asitin konteynerden sızıp 42 sac malzemeden yapılmış bir platforma veya zemine dökülmesi halinde kısa süre içerisinde korozyona uğrayıp delineceği, gemi kaptanının her iki konteyner bakımından tedbir uygulamasının makul olduğu, davalı taşıyanların kusurunun bulunmadığı, birleşen dava bakımından konteynerdeki eşyanın sızmasının konteyner içi yükleme ve istiflemeyi yapan davacı yükleten kusurundan kaynaklandığı, sızma nedeni ile oluşan zarardan sorumlu tutulmasının gerektiği ancak birleşen davanın davacısı olan taşıyanın sızma ile nedensellik bağı içindeki zararlarını ispat etmesinin gerektiği belirtilmiştir.Taraf vekillerince bilirkişi raporuna itiraz ve beyanlarda bulunulmuştur. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında, deniz taşıması aşamasında taşınan eşyanın sızma yapması neticesinde söz konusu eşyalara dair konteynerlerin varma yeri limanı haricinde başkaca bir limana teslim edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık yukarıda belirtildiği üzere davalı taşıyanların olayda kusurlarının ve sorumluluklarının olup olmadığı ile karşı dava yönünden ise gemide meydana gelen hasar nedeniyle hasarın ispat edilip edilemediği ile taşıtanın hasardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir. TTK'nın 1178 maddesinde, taşıyanın sorumluluğu ve hakları üst başlığı altında taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiştir. TTK 1178/1 fıkrasında, taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, 2. fıkrada, taşıyanın eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğu, 3.fıkrada, eşyanın yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanından uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan 3.kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana veya teamüle uygun olarak gönderilenin emrine hazır tutulduğu ana ya da boşaltma limanında geçerli kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi zorunlu makamlara veya 3.kişilere teslim edildiği ana kadar taşıyanın hakimiyetinde sayılacağı ifade edilmiştir. TTK'nın 1179 maddesinin 1.fıkrasında ise taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığı, taşıyanın ve adamlarının kastının ve ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini, ispat yükünün taşıyana ait olduğu ifadelerine yer verilmiştir. Taşıtanın ve yükletenin sorumluluğu başlığı altında ise 1208 maddede, kusur sorumluluğu düzenlenmiştir. 1208/1 fıkrada, taşıtan ve yükletenin kendilerinin veya adamlarının kusurundan kaynaklanmış olmadıkça eşyanın veya fiili taşıyanın geminin ziya veya hasarı dolayısıyla ya da diğer bir sebeple uğradığı zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir.TTK.m 1148/2. Fıkrada ise tehlikeli eşyada kaptanın yetkisine yer verilmiştir. Somut davada, asıl dosya davacısı gönderici taşıtandır. Taşımaya ilişkin düzenleme konşimentoda bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere konteynerlerin sevk edenler tarafından doldurulduğu, istiflendiği, sabitlendiği, bağlandığı, sayıldığı ve yalıtıldığı sabittir. Taşıma konusu eşyanın tehlikeli sınıfında yer alan nitrit asit olması nedeniyle davacı taşıtanın konşimentoda belirlenen ediminin tam olarak yerine getirmediği ve söz konusu iki konteynerde taşınan eşyalardan bir konteynerde bulunan nitrit asitin önce asitlerin konduğu varilin delinmesi ,daha sonra konteynerin delinmesi kimyasal maddenin ambara akması neticesinde başka eşyanın gemiyle birlikte zarar gördüğü dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile fotoğraflardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, taşımayı gerçekleştiren davalı şirketler tarafından gerek TTK'nın ilgili hükümleri ve konşimentonun ekinde yer alan sözleşmenin koşulları arasındaki tehlikeli malları ilişkin düzenlemesi kapsamında kaptanın uygun bir limana eşyaları indirmesinde hukuka aykırılık görülmediği gibi davalı taşıyıcılarında kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar 1.bilirkişi heyeti raporunda tarafların kusur ve sorumlulukları hükme esas alınan 2.bilirkişi heyet raporundaki görüş gibi açıklanmış ise de ek rapordaki farklı görüş mahkeme tarafından dikkate alınarak 2.bilirkişi heyet raporuyla giderilmiştir. Bu nedenle, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine dair asıl dosya davacı vekilinin iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacı taşıtan tarafından taşıma sözleşmesi kapsamında üzerine düşen edimlerin yerine getirilmediği bu sebeple de meydana gelen eşyaya dair ziyadan davalı taşıyanların sorumluluğunun kabulü mümkün olmayacağından mahkemenin asıl dava yönünden ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen davada ise davacı gemi işleteni kiracı tarafça hasar nedeniyle meydana gelen zararın tahsili talep edilmiş ise de zarara ilişkin olan iddianın ispatı yasal delillerle yerine getirilememiştir. Bu husus bilirkişi raporlarında ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Asıl davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının asıl davada davacıdan tahsiline, 3-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının birleşen davada davacıdan tahsiline, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15