Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1273
2024/1320
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1273
KARAR NO:2024/1320
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/11/2020
NUMARASI:2018/431 E. - 2020/849 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketten faturaya dayalı cari hesabına istinaden 9.233,50 TL alacaklı olduğunu, 21.03.2018 tarihinde taraflarınca davalıya ihtarname çekildiğini, alacak ödenmediğinden ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibe davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Müvekkili şirketin davacı yana hiçbir nam ve hesap adı altında borcu bulunmadığını, ayrıca yine müvekkili şirket ile davacı yan arasında asla bir cari hesap ilişkisi de bulunmadığını, davacı yanca iddia edilen cari hesap ilişkisini kabul etmediklerini, müvekkili aleyhinde başlatılan takibin haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı yan ile müvekkili şirket arasında cari hesap mutabakat metni de bulunmadığını, keza davacı yanca iddia edilen hususların neye ilişkin olduğunun da belli olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı tarafa bu ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlendiği, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığından icra takibine geçildiği anlaşılmış, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir bulunmuş, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davacı defter ve kayıtları ile davalının defter ve kayıtları karşılaştırılamamış ise de her iki tarafın vergi kayıtlarının uyumlu olması ve dava dışı şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşme gereği kesilen faturaların davalının sorumluluğunda olması nedeniyle malın/hizmetin eksiksiz biçimde davalı tarafa teslim edildiği anlaşılmış, hizmetin teslim alınmadığına ilişkin ispat yükü kendisine ait olan davalının aksini ispata yarayan yazılı belge sunmaması nedeniyle davacı tarafa borçlu olduğu kabul edilmiş, sunulan deliller kapsamında bilirkişi raporu gereğince davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş, itirazın iptaline karar verilmiş... " gerekçesiyle davanın kabulüne, .... sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 9.233,50 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca ticari avans faizi yürütülmek sureti ile devamına, kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa hiçbir nam ve hesap altında borcu bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilen herhangi bir mal ve hizmetin bulunmadığını, davacı tarafın mal ve hizmet teslimi yapıldığını ispatlayamadığını, tek taraflı olarak fatura tanzim edilmiş olmasınında davacıyı alacaklı hale getirmeyeceğini, işin yapılmış olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı icra takibini cari hesaba dayandırdığını oysaki taraflar arasında bir cari hesap mutabakatının bulunmadığını, bilirkişi raporunda da bu hususun irdelenmediğini, raporun müvekkili şirketin defter, belge ve kayıtları incelenmeksizin sadece davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı iddialarının kıstas alınarak oluşturulduğunu, ayrıca icra inkâr tazminatına karar verilmesininde usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına değişik emtialara ilişkin 05.07.2017 tarihli 5.929,50 TL bedelli, 12.02.2018 tarihli 5.929,50 TL bedelli ticari satışa dair e-faturalar düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında ... sayılı dosyasında 9.233,50 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 28.03.2018 tarihli ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 26.03.2018 tarihli faturaya dayalı cari hesap açıklamasına yer verildiği, davalı şirket tarafından takibe ve borca itiraz edildiği, davacının İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu cari hesap alacağının ispat edip edemediği, davalının ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin düzenlenen bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Davacı vekili, 23.10.2018 tarihli duruşmada zapta geçen beyanında; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olduğunu, müvekkilinin davalıya yedek parça ekipman ve nakliye hizmeti verdiğini, karşılığında fatura kestiğini ancak bedelinin ödenmediğini, davalı tarafça kira alacağı nedeniyle sulh hukuk mahkemesinde ayrıca dava açıldığını, kiralama sözleşmesinde ...'ın taraf olduğunu ancak mal ve hizmeti sunan tarafın müvekkili olduğunu bu nedenle faturayı müvekkili şirket kestiğini belirterek açıklamada bulunmuştur. 05.11.2018 tarihli dilekçede ise davalı şirketin grup iştirakleri ... Şirketinden 20.11.2015 tarihli sözleşme ile inşaat asansörü kiraladığını, yine diğer grup iştiraki firmaları olan ve kiralama konusu inşaat asansörlerine teknik servis, montaj, demontaj hizmeti veren ... Şirketinin personeli tarafından kiralama konusu eşyanın kullanımından kaynaklanan ve değişim gerektiren bazı parçalar ile ilgili rapor tanzim ederek değişim işlemi yapıldığını, parçaların tedarikçisi olan müvekkili şirket tarafından 05.07.2017 tarihli 5.929,50 TL'lik faturanın tanzim edildiğini, davalının ticari defterlerine işlendiğini, 24.10.2017 tarihinde davalı firmanın söz konusu asansörü kiraya veren firmaya teslim ettiğini, söz konusu firmanın ise depoya teslim ettiğini, depoda teknik servis tarafından tespit yapıldığını, bu tespitin davalı firma sorumlusu tarafından imzalandığını, daha sonra 05.11.2017'de davalı firmanın sebepsiz şekilde değişerek parçaların fatura bedeline eş değer iade faturası düzenlediğini, 2018 yılında tüm faturalarla birlikte davalı firmaya grup şirketle alakalı son borç bakiyelerini bildirir 21.03.2018 tarihinde ihtarnamenin keşide edildiğini, ödenmeyen alacak için icra takibi başlatıldığını, kiralanan inşaat asansörünün değişen parçalarının servis formuyla belli olduğunu, davalı şirket çalışanı tarafından imzalandığını belirtmiştir. Dilekçenin ekine, teknik servis form örneklerini, 24.10.2017 tarihli sevk irsaliyesi, ekipman teslim taahhütnamesi ibraz edilmiştir. Davalı taraf ön inceleme duruşmasına katılmamıştır. 26.02.2019 tarihli celsede; mahkemece, bilirkişi incelemesine dair ara karar oluşturulmuştur. Her iki tarafında tacir olması ve ticari defterlere delil olarak dayanmaları nedeniyle bilirkişi incelemesine dair ara karar oluşturulmuştur. Söz konusu ara kararda; davalı tarafın hazır bulunmaması nedeniyle duruşma tutanağının muhtıra mahiyetinde davalı vekiline tebliğine; tebligata, "Belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtları mahkememize ibraz etmeniz, kesin süre içinde defter ibraz etmediğiniz veya şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurmadığınız takdirde defterlerin ibrazından kaçınmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceği ihtar olunur" ifadelerine yer verilerek ihtarname yazılmasına karar verilmiştir. İhtarnamenin davalı vekiline 02.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın 10.04.2019 tarihli inceleme günü incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belge ibraz etmediği anlaşılmıştır. 09.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda; 6102 sayılı TTK 64-65 ve 66 maddeleri hükümlerine göre; 2017 ve 2018 senelerine ait, Yevmiye ve Kebir defterleri E-Defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, E-Defter beratlarının kanuni süresi içinde E-Defter sistemine yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğunun görüldüğü, davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliği taşıdığı, davacının grup iştiraklerinden ... şirketinden, davalının 20.11.2015 tarihli sözleşme ile inşaat asansörü kiraladığını ve ... şirketi tarafından davalıya kira faturası kesildiği, davacının diğer bir grup iştiraki olan ... kiralanan inşaat asansörünün; teknik servis, montaj, demontaj hizmetlerini yerine getirildiği, kiralama konusu olan asansörün kullanımından kaynaklanan ve değişimi gerektiren parçaları ile ilgili raporlar tanzim edildiği, ... şirketinin, davalıya vermiş olduğu teknik servis, montaj ve demontaj hizmetlerinden kaynaklanan işçilik bedellerini fatura ettiği, ... şirketinin düzenlemiş olduğu servis formlarında kiralanan asansörün kullanımından kaynaklanan ve değişmesi gereken parçalar tespit edildiği ve tespit edilen bu malzemeler ile kiralık asansörün nakliyesi sözleşme gereği (5.1. madde) davacı ...tarafından tedarik edilmek suretiyle davalıya fatura edildiği, anlaşmazlık konusu faturaların ise davacı tarafından 3 adet fatura kesildiği, bu faturalardan 1 ve 2'ncisi 27.12.2017 tarihli .. ve ... numaralı faturalar olduğu, 3.304,00 TL tutarında nakliye + sigorta bedeli fatura edildiği, 3. Faturanın ise 12.02.2018 tarihli 151 numaralı 5.929,50 TL tutarındaki fatura olduğu, kiralanan asansöre ait değişen parçaların fatura edildiği, davalının 27.12.2017 tarihinde kesmiş olduğu iade faturası ile davacının 27.12.2017 tarihli ... nolu faturasını kabul etmediği ve iade faturası ile iade ettiği, bu iade faturanın kesilmesinden sonra davacının davalıdan 2 (iki) adet fatura bedeli alacağı bulunduğu, bu faturaların 27.12.2017 tarihli ... nolu 3.304,00 TL tutarlı kiralanan asansörün davalının şantiyesinden teslim alınması ve davacının Karasu/Adapazarı'ndaki deposuna teslim edilmesine ait nakliye bedeli faturası, diğer faturanın 12.02.2018 tarihli 151 no.lu 5.929,50 TL KDV dahil bedelli fatura olduğu, bu faturanın teslim alınan asansörün ... şirketi tarafından bakım onarım işlemleri neticesinde tespit edilen kullanımdan kaynaklanan değişmesi gereken parçaların fatura edildiğini, davalıya, davacı tarafından düzenlenen bu 2 (iki) fatura bedeli toplamı olan 3.304,00 TL + 5.929,50 TL = 9.233,50 TL davalıdan alacağı bulunduğu, davacının kesmiş olduğu faturaların ekinde sunulan fatura talimatları, servis formları ile uyumlu olduğu, servis formlarında davalının çalışanlarından ... tarafından servis talebinde bulundukları ve imzaladıklarının görüldüğü belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça, bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi sunulmamıştır. Defterlerinin incelenmesine dair herhangi bir mazeret veya talep dilekçesi de dosya içerisinde mevcut değildir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir davada ispat yükü HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesine göre ileri sürülen vakıadan kendi lehine hak ve menfaat çıkaran tarafa aittir. Somut davada, davacı şirket tarafından faturalardan kaynaklanan takip konusu cari hesap alacağının varlığı, ticari ve defter ve kayıtlar ile birlikte taraf şirketlere ait ilgili vergi dairelerinden dosya içerisine celp ve ibraz edilen ... ve ...Formları ile ispat edilmiştir. Davalı vekili, yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere defter incelemesine dair duruşma ara kararının açıklamalı şekilde tebliğ edilmesine rağmen incelemeye katılmadığı gibi ticari ve defter ve belgelerde ibraz edilmemiştir. Yargılama aşamasında davalı vekili tarafından defterlerin ibraz edilmemesine yönelik herhangi bir açıklama ve mazeret de bildirmemiştir. Ayrıca, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı da beyanda bulunulmamıştır. Bu durumda davalı vekilinin müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenmeksizin düzenlenen rapora göre karar verildiği ve kararın usul ve yasaya uygun bulunmadığına dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir.Diğer taraftan, alacak faturadan kaynaklanan açık hesap alacağı olup taraflarca bilinen ve likit bir alacak olduğundan İİK'nın 67. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde de de bir isabetsizlik mevcut değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 473,06 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15