Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1259
2024/1316
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1259
KARAR NO: 2024/1316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/02/2021
NUMARASI: 2018/296 E. - 2021/83 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Dava dışı ... Paz. San. Ltd. Şti'nin yurtdışında yerleşik ... Lti.'den ... esaslı olarak satın alıp ithal ettiği toplam 890 kutu 22695 kg çatı çivisi cinsi eşyayı ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi İle sigortaladığını, davalı ... Dış Tic. A.Ş.'nin. kendisinin temin edeceği ... numaralı konteyner içerisine yerleştirilecek eşyaları ... Ltd.'den teslim alıp deniz yolu ile Ambarlı İstanbul Limanına kadar taşımayı üstlendiğini, davalı'nın ...'a karşı taşıyan olduğunu, davalı taşıyanın ... numaralı konteyner içerisindeki eşyaların taşınmasının gerçekleştirilmesini bir fiili taşıyana bıraktığını ve eşyaların 20.02.2017 tarih ve ... sayılı konişmentoya kayıtlı olarak ... isimli gemi ile Qingdao Limanından Ambarlı Limanı'na taşındığını, söz konusu geminin 25.02.2017 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanına ulaşmasını müteakip davalı taşıyanın varış ihbarı gönderdiğini, gemiden tahliye edilen ve liman sahasına aktarılan ... numaralı konteynerin bilahare gümrük giriş işlemleri sırasında kırmızı hat muayenesine tabi tutulduğunu; gümrük memuru, liman memuru ve gümrük müşavirliği yetkilisi nezaretinde konteyner üzerindeki sağlam ve orijinal durumdaki ... sayılı mühürün açıldığını, konteynerın içerisinin görsel olarak kontrol edildikten sonra konteynerin ... numaralı mühür ile mühürlendiğini, serbest dolaşıma geçen konteynerin 02.03.2017 tarihinde Marport Limanından ... dorse plakalı tır aracına yüklendiğini, çıkış işlemlerinin yapılarak sigortalı ...'ın Zeytinburnu'ndaki deposuna sevk edildiğini; aynı gün saat 14.00 sularında sigortalı deposuna ulaşan konteynerin sağlam haldeki ... numaralı mührünün açıldığını ve içindeki eşyaların tahliyesine başlanacağı sırada konteynerin yarıya yakın kısmının boş olduğunun görüldüğünü, boşaltılamayan konteynerin TIR şoförü ile Gümrük Firması yetkilileri tarafından tarttırıldığını ve TIR ile üzerindeki konteynerin toplam ağırlığının 24.680.00 kg olarak, sayımı yapılarak boşaltılan eşyanın ise 400 karton 10.200 kg olduğunu dolayısıyla konşimento kaydına nazaran 490 karton 12.495 kg çatı çivisinin noksan olduğunun tespit edildiğini, taşıma konusu eşyaların davalının temin ettiği ... numaralı konteyner içerisine hiç boşluk kalmayacak şekilde yüklendiğinin yüklemede çekilen fotoğraflar ile sabit olduğunu, Uluslararası VGM (Doğrulanmış Brüt Ağırlık Bilgisi) prosedürü gereği konteynerin yükleme limanında tartıma tabi tutulduğunu ve konteynerde 890 karton 22.695 kg eşya olduğunun tespit edildiğini, 01.07.2016 tarihinden itibaren IMO kuralları kapsamında dünya genelinde yürürlüğe giren "... (...)" şartı gereğince taşıma konusu eşyanın doğrulanmış brüt ağırlık bilgisi doğrultusunda gemiye yüklendiğini ve fiili taşıyan tarafından da konşimentoya 890 karton 22695 kg eşyanın teslim alındığının şerh edilmiş olması karşısında davalı taşıyanın TTK md 1178 ve md. 1191/1 hükümleri gereğince alıcısına eksik teslim edilen eşya zararından sigortalı ...'a karşı sorumlu olduğunu, eksik eşya nedeniyle oluşan zararın 490 paket eşyanın Fob bedeli ve navlun bedeli toplamı olmak üzere toplanı 10.267,41 USD olduğunu, zarar miktarının I USD = 3.7162 TL poliçe kuru üzerinden (10.267,41 USD x 3.7162 TL) 38.155.75 TL olarak hesaplandığını ve bu miktarın sigorta tazminatı olarak 25.08.2017 tarihinde sigortalı Orallar'a ödendiğini, bu suretle ve TTK md. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu; davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını ve davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin takipteki koşullar ile devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacının halefiyet koşullarını sağladığını ispat edemediğinden dava açma ehliyetine haiz olmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti bakımından reddinin gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle de reddi gerektiğini, görevinin kendisinden taşıma organizasyonu talebinde bulunan davacı tarafından talep olunan taşıma işini organize etmekten ibaret olduğunu, bu kapsamda yükün fiili taşıyanı da olmadığından davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu m. 1246 hükmü uyarınca "1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden, konşimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle birlikle davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu yükün konteynere gönderici tarafından istiflenmesi akabinde, konteynerin mühürlenerek taşıyıcıya teslim edilmiş olduğunu, taşıyıcının kontrol yükümlülüğü ve imkanı bulunmayan konteyner içeriğinden mesul tutulmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda davalı gönderici/yükleyen tarafından mühürlü olarak teslim edilmiş olan konteyner içeriği hakkında denetleme yapmasının gerekli olmadığı gibi mümkün de olmadığını, konteynerin varış limanına hasarsız olarak aynen teslimi ile taşıyanın yükümlülüğünü ifa ettiğini, taşıyanın gönderici/yükleyen tarafından mühürlü olarak teslim edilen yükü kontrolünün, atıf yapılan kanuni düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda hukuken mümkün olmadığından, konteyner içeriğindeki yük muhtevasından da sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını, konteynerdeki mühürlerin orjinal olarak durduğunun ve herhangi bir darbeye maruz kalmadığının davacının bizzat kendi ikrarları ile sabit olduğunu, taşıyanın kontrol yükümlülüğü ve imkanı bulunmayan, davacının ikrarlarıyla da sabit olduğu üzere üzerindeki mührü açılmamış konteyner içeriğindeki eksiklikten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıma konusu malların eksik yüklenip yüklenmediği, dava dışı ...'ın deposunda bizzat dava dışı ... tarafından kötü niyetli olarak eksik gösterilip gösterilmediği veyahut hangi aşamada, kimler tarafından eksiltildiğinin tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı gibi böyle bir sorumluluğunun da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...TTK m. 1185/1’e göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Dosya içeriğinde hasarın TTK. 1185/1. maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine veya TTK. 1185/2. maddeye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından, bu durumda TTK m. 1185/4 hükmü gereğince, taşıyanın eşyayı deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği, eşyada bir zıya veya hasar meydana gelmiş ise, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklanmış olacağının kabul edileceği, ancak bu karinelerin aksinin ispat edilebileceği, dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan 20.02.2017 tarihli ... numaralı konişmentoda teslim alma yeri ile teslim etme yeri belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ile boşaltma limanı gösterildiğinden ve 20.01.2017 tarihli ... numaralı deniz yük senedinde yer alan "CY/CY" (Container Yard to Container Yard - konteyner sahasından konteyner sahasına) kaydından, dava konusu taşımanın yükleme liman sahasından boşaltma liman sahasına kadar olduğu ve ... numaralı konişmento uyarınca taşınan ... numaralı konteynerin Çin'in Qingdao Limanından Ambarlı Limanına kadar aktarmasız olarak taşındığı, dosyaya mevcut VGM belgesi üzerindeki kayıtlarından, ... numaralı konteynerin 16.01.2017 tarihinde... numaralı orijinal mühür ile mühürlü olduğu, konteynerin 3 gün sonra 20.01.2017 tarihinde ASL708277 numaralı konişmento uyarınca gemiye yüklendiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 28.02.2017 tarih ve ... numaralı Konteyner Açma-Kapama Tutanağı'na göre, ... numaralı konteyner üzerindeki ... numaralı orijinal mührün 01.03.2017 tarihinde "Tam Tespit" muayenesi için Gümrük Muayene Memuru, Liman Memuru ve Firma Yetkilisi tarafından söküldüğü ve resmi gümrük görevlileri tarafından konteynerde bulunan emtiada yapılan muayene sonrasında konteynerin kapılarının ... numaralı mühür ile tekrar mühürlenerek kapatıldığı, bu tutanak kapsamında, dava konusu ... numaralı konteynerin varış limanında açıldığı tarih olan 01.03.2017 tarihinde konteyner içersindeki emtiada bir eksikliğin olmadığı hususu ile birlikte alıcı ... şirketinin 06.03.2017 tarihinde ... ekspertiz firmasına gönderdiği e-postadaki "Konteyner Açma Kapama Tutanağında konteynerdeki yükün tam olduğu 4 adet imza ile kayıt altına alınmıştır" şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davalı taşıyanın ... numaralı orijinal mühürlü olarak teslim aldığı .. numaralı konteyneri teslim aldığı şekilde alıcıya teslim ettiği kanaatine varılmış, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesinin (SOLAS) VI. Bölümünün A Kısmının 2. Kuralına getirilen değişiklik gereğince 01.07.2016 tarihinden itibaren gemilere yüklenecek dolu konteynerlerin brüt ağırlıklarının yükleten tarafından tespit edilerek doğrulanmasının zorunlu hale geldiği, 16.01.2017 tarihli VGM belgesindeki Doğrulanmış Brüt Ağırlığın deniz konşimentosunda yükleten konumunda bulunan tarafından bildirildiği ve bu bilgilerin doğruluğundan yine (konşimentoda adı geçen) yükletenin sorumlu olduğu ve işbu VGM belgesinin yükleten/gönderen ... tarafından imzalandığı, içerisindeki bilgilerin doğruluğunun yükletenin sorumluluğunda olduğu ve taşıyanın yükletenin beyanı doğrultusunda konteyneri teslim aldığı, dosyada bulunan ekspertiz raporunda da yer alan "sunulan yükleme fotoğraflarına ve yükleme videosuna istinaden konteynerin yükleyici fabrika sahasında tam olarak yüklenmiş olduğu anlaşılmakta olup, mesleki bilgi ve tecrübelerimize istinaden eksik olan 490 Kutu (Net : 12.250,00 Kg.. Brüt : ¡2.495.00 Kg.) ağırlığındaki emtianın konteynerden başka bir taşıma aracına insan gücü ile aktarılmasının yaklaşık 3 saat süreceği ve böyle bir işlemin konteyner Oingdao Limanına giriş yaptıktan sonra limandaki gümrük ve güvenlik kontrolleri sebebiyle mümkün olmayacağı, bu sebeple eksikliğin muhtemelen konteynerin yükleyici firma tesisinden Qingdao Limanına kadar olan ara nakliyesi sırasında organize bir hırsızlık ekibi tarafından aslında yükleme alanında uygulanmayan ve/veya tam kapatılmayan mühürün açılarak gerçekleştirilmiş olabileceği kanaatine varılmıştır." ifadeleri de değerlendirildiğinde hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu eksikliğin deniz taşıması sırasında gerçekleşmediği; TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan ve eksikliğin taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususu ispatlanamamış bulunduğundan, davalı taşıyanın bu eksiklikten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı... " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının hem taşıma işleri komisyoncusu ve hem de taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmış olmakla taşıyanın TTK 921madde uyarınca hak ve yükümlülüklerine sahip olduğunu, gerekçeli kararda bu hususun kabul edilerek belirtildiğini, TTK 918.maddede, taşıma işleri komisyoncunun borçlarının sayıldığını, buna göre davalının diğer borçları yanında (d) bendi uyarınca gönderinin tazminat haklarını teminat altına almak borcununda müvekkili sigortalısına karşı üstlendiğini, müvekkilinin sigortalısının davaya konu eşyayı FOB teslim şekliyle satın aldığını, eşyanın yüklenmesi ile birlikte yarar ve zararının kendisine geçtiğini, FOB teslim şeklinde eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeyi alıcının yapacağını, olayda müvekkilinin sigortalısı olan alıcı firmanın taşıma işinin organize edilmesi eşyanın taşınması ve eşyanın zarar görmesi durumunda tazminat haklarının korunması için davalıyı görevlendirdiğini, davalının cevap dilekçesinin 2 nolu ekinde yer alan irsaliye belgesinin tüm itirazlarına rağmen bilirkişiler ve mahkemece dikkate alınmadığını, belge incelendiğinde davalı eşyanın yüklenmesi işini ... unvanlı bir firmaya yaptırdığını ve kendisini de aynı belgede alıcı olarak kaydettiğini, davalının söz konusu belgede kendisini alıcı olarak göstermesinin nedeninin eşyanın varış yerinde tahliye ve tesliminin kendisine yapılmasını temin etmek istemesi olduğunu, davalının müvekkili sigortalısına karşı eşyanın taşıma işini bütünüyle üstlendiğini ve bu kapsamda hem tahliye hem teslim almayı hem de yasa gereği eğer eşyada bir zarar ya da hasar söz konusu ise hasara ilişkin olarak müvekkilinin sigortalısının tazminat haklarını korumayı borçlandığını, davalının bu borcunu gereği gibi yerine getirmediğini, mahkemece davalının aynı zamanda taşıma işleri komisyoncusu olduğu, sigortalı olan alıcının dava konusu eşyayı FOB teslim şekliyle satın alması nedeniyle buna göre davalıya karşı gönderen sıfatına haiz olduğunu, TTK 918 madde uyarınca müvekkili sigortalısının tazminat haklarını teminat altına almak için tespit ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmesi gereken taraf olduğunu, bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, söz konusu zarardan sorumlu olması gerektiği dikkate alınmadan karar verildiğini, hükmün yasaya aykırı olduğunu, eşyanın tahliye ve tesliminin müvekkili sigortalısı adına hareket eden davalı tarafça yapıldığını, müvekkilinin dava konusu eşyanın emtia nakliyat sigortacısı olduğunu, müvekkili sigortalısı ... unvanlı firmanın dava konusu eşyayı yurt dışındaki yerleşik firmadan FOB teslim şeklinde satın aldığını, nakliye işinin organize edilmesi ve eşyanın taşınması için davalı firmayla anlaşmaya varıldığını, davalı firmanın taşıma işleri komisyoncusu olduğu, konşimento ve davalının cevap dilekçesinde ekli belgede yer alan 890 karton ve ağırlığında 22.695 kg olmasına rağmen sigortalının deposuna mühürlü konteyner için gelen eşyanın mührü söküldüğünden eşyanın 400 karton ve 10.200 kg olduğunun buna göre sigortalı firmaya 490 karton 12.590 kg eksik teslim edildiğinin tespit edildiğini, sigortalıya tazminat ödendiğini, temlikname alındığını, davalı şirketin taşımada iki sıfatı olduğunu, taşıma işleri komisyoncusu taşıtan sıfatına sahip olduğunu, eşyanın taşınmasını tahliye ve teslimini üstlendiğini, mühürlü konteynerde taşınan eşyanın sigortalı firmanın deposuna ulaştığında taşıma aracına inmeden araçla birlikte ölçüme tabi tutulduğunu, ölçümde eşyanın ağırlığının konşimentoda ve irsaliye belgesinde yazılı olandan az olduğunun tespit edildiğini, davalının kusurunun ise ispat edilemediği gerekçesiyle ret kararının doğru olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtea sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, dava dışı sigortalının ithal etmiş olduğu ürünlerin sayımı sırasında eksik olduğu gerekçesiyle davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalı taşıma işleri komisyoncusunun olayda sorumlu olup olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında yükleme tarihi 08.02.2017 olan nakliyat emtea sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigortalının ... Ltd Şirketi olduğu, sigortalı şirket tarafından Çin'de yerleşik şirketten 18.08.2016 tarihli fatura muhteviyatı 890 kutu 22.250 kg çatı çivisi emtiasını FOB Qindao olarak satın aldığı, satın alınan emtinanın satıcı firma tarafından satıcı firma elemanları tarafından bir adet 20 feetlik konteyner içerisine yüklemesinin yapılarak deniz yolu nakliyesinin gerçekleştirildiği limana sevk edileceği, emtianın çatı çivisi ,nakil vasıtasının gemi, Çin'den Türkiye'ye taşıma, varış yerinin Ambarlı Türkiye olarak belirtildiği, davalı şirket tarafından dava dışı sigortalıya 24.02.2017 tarihli navlun ücretine dair e-faturanın düzenlenmiş olduğu, 30.03.2017 tarihli Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne hitaben düzenlenen gümrük beyannamesinde gönderen şirketin dava dışı ... Şirketi, alıcı şirketin dava dışı sigortalı ... Şirketi olarak belirtildiği, davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı şirket adına varış ihbarının düzenlendiği, ihbarda kap adedinin 890, brüt kg 22.695 kg gösterildiği, emtinanı Qingdao Limanından Ambarlı Limanına kadar olan deniz yolu nakliyesinin 19.01.2017 tarihinde konşimento dahilinde sigortalı tarafından emtianın deniz yolu nakliyesi için görevlendirilen ... Firması sorumluluğunda ... isimli gemiye yüklenmek suretiyle gerçekleştirildiği, geminin 25.02.2017 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanına vardığı, 28.02.2017 tarihinde Gümrük Memuru, Liman Memuru ve sigortalı yetkilisi nezaretinde konteyner üzerindeki orjinal ve sağlam durumdaki mührün açılarak konteyner içerisindeki yükün incelendiği, kontrol sonrasında konteynerin mühür ile mühürlenerek işlemlerin tamamlandığı, 02.03.2017 tarihinde Marport Limanında ... dorse plakalı tır aracına yüklenen konteynerin çıkış işlemlerinin yapılarak sigortalının Zeytinburnu'da bulunan deposuna sevk edildiği, kara yolu nakliyesinin sigortalı tarafından görevlendirilen dava dışı ... Nakliyat tarafından gerçekleştirildiği, aynı gün sigortalı deposunda firma yetkilileri tarafından Liman Müdürlüğü tarafından konteyner üzerine uygulanan ve sağlam olan mührün açılarak konteyner içerisindeki yükün tahliye edilmek istendiği sırada konteynerin yarısının boş olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine sayımda 460 kutu emtianın eksik olduğunun tespitine dair 27.03.2017 tarihinde tutanak tutulduğu, söz konusu tutanağın altını gümrük ambar memuru, liman yetkilisi ve gümrük firma yetkilisinin imzalamış olduğu, davacı şirket tarafından dava dışı sigortalı şirkete hasar bedelinin ödendiği, dava dışı sigortalı ... Ltd Şirketi tarafından davalı şirkete 14.03.2017 tarihli ihtarname gönderildiği, ihtarnamede nakliye esnasında 490 kap 12.495 kg emtianın kayıp-zayi olduğu, söz konusu emtianın sigorta edilmiş olmakla birlikte navlun bedeli olan 10.155,20 TL gümrük vergi beyanından davalı firmanın sorumlu tutulacağının belirtildiği, davacı sigorta şirketi tarafından 25.08.2017 tarihinde 38.155,75 TL tazminat bedelinin dava dışı sigortalıya havale yolu ile ödendiği, davacı şirket tarafından davalı ve dava dışı ... Ltd Şirketi ile ... AŞ şirketi hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 26.02.2018 tarihinde 38.155,75 TL asıl alacak, 1.885,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.041,32 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından takibe ve borca itiraz edildiği, davacı tarafça İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. 18.06.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı tarafından dava dışı sigortalı alıcı adına düzenlenen 24.02.2017 tarihli faturada dava konusu taşımaya ilişkin konteynerin navlunun ücretinin toplam 1.550,00 USD olarak gösterildiğini, TTK 921.madde gereğince ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışsa taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak taşıyan hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, TTK 1185/1 madde uyarınca ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, ziya ve hasar haricen belli değilse bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak 3 gün içinde gönderilmesinin yeterli olduğu, TTK 1185/2 maddede eşyanın incelenmesinin tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığının hüküm altına alındığını, dosyada hasarın TTK 1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, dava konusu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen 20.02.2017 tarihli konşimentoda teslim alma yeri ile teslim etme yerinin belirtilmeksizin sadece yükleme limanı ve boşlatma limanı gösterildiğinden 20.01.2017 tarihli senette yer alan kayıttan dava konusu taşımanın yükleme limanı sahasından boşaltma limanı sahasına kadar olduğu, konşimento uyarınca taşınan konteynerin Çin'deki limanından Ambarlı Limanına kadar aktarmasız olarak taşındığının anlaşıldığı, kayıplarda konteynerin 16.01.2017 tarihinde orjinal mühür ile mühürlü vaziyette olduğu, 3 gün sonra konşimento uyarınca gemiye yüklendiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 28.02.2017 tarihli konteyner açma kapama tutanağına göre konteyner üzerindeki orjinal mührün 01.03.2017 tarihindeki tam tespit muayenesi için muayene memuru, liman memuru ve firma yetkilisi tarafından söküldüğü, resmi gümrük görevlileri tarafından konteynerde bulunan emtiada muayene sonrasında konteyner kapılarının tekrar mühürlenerek kapatıldığının anlaşıldığı, bu tutanak kapsamında konteynerin varış limanında açıldığı tarih olan 01.03.2017 tarihinde konteyner içerisindeki emtiada bir eksikliğin olmadığı hususu ile birlikte sigortalı firmanın 06.03.2017 tarihinde ekspertiz firmasına gönderdiği e-postadaki konteyner açma, kapama tutanağında konteynerdeki yükün tam olduğu, dört imza ile kayıt altına alındığı şekilde beyanı birlikte değerlendirdiğinde davalı taşıyanın orjinal mühürlü olarak teslim aldığı, konteyneri teslim aldığı şekilde alıcıya teslim etmiş olduğu sonucuna varıldığı, dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, davalının TTK 921 maddesi uyarınca taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, hasarın TTK 1185/1 maddeye uygun şekilde taşıyana ihbar edildiği yahut 1185/2 maddeye uygun olarak tarafların katılımı ile mahkemece inceleme yapıldığına dair bir bilgi ve belge bulunmadığından TTK 1185/4 maddesi uyarınca ispat yükünün yer değiştirdiği, dava konusu eksikliğin deniz taşıması sırasında gerçekleşmediği, TTK 1185/4 madde uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan ve eksikliğin taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususu ispatlanamamış bulunduğundan davalı taşıyanın bu eksiklikten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili sigorta şirketi bilirkişi raporuna itiraz ederek, TTK 1185/4 son cümle hükmüne göre ihbar yapılmaması nedeniyle taşıyan lehine oluşan karinenin aksinin her türlü delille ispatlanabileceğini, gümrük beyannamesi kayıtları ile eksik teslimin sabit olduğunu iddia ederek, ilgili yerlerden araştırmalar yapılarak yeni veya ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; konşimentodan anlaşılacağı üzere dava konusu yükün konteynere gönderici tarafından istiflendiğini ve mühürlenerek taşıyıcıya teslim edildiğini, taşıyanın konteyner içini kontrol etme imkan ve yükümlülüğün bulunmadığını, taşıma konusu yükün yüklemenin yapıldığı yer olan Çin'in iç hukuk kuralları uyarınca VGM Belgesi düzenlenmek suretiyle taşındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden bilgi ve belgeler dosyaya celp edilerek ek bilirkişi raporu düzenlettirilmiştir. 11.01.2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; ilk raporda açıklandığı üzere ilk karinenin yani eşyanın tam, eksiksiz ve hasarsız şekilde teslim edildiği karinesinin çürütüldüğü takdirde bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğine ilişkin 2. bir karine oluşturduğu, ilk raporun düzenlenmesinden önce ikinci karineyi çürütecek bir belge ya da bilgi sunulmadığını, rapordan sonra dosyaya sunulan tüm belgelerin incelendiğini, konteyner ağırlığına ilişkin belge, araç ağırlığına ilişkin belge, Gümrük Müdürlüğünün yazı ekindeki belgelerin gümrük Beyannamesinin incelendiğini, Gümrük Beyannamesinde yer alan koli adedinin 890 ile brüt ağırlığı 22.695 kg bilgisinin dava konusu emtiaya ya ilişkin ticari faturada ve konşimentoda yer alan miktarla uyuştuğunun görüldüğü, anılan belgelerde dava konusu eksiklik hasarının taşıyanın sorumlu olduğu bir sebeple gerçekleştiğini ortaya koyan bir belgenin tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Uyuşmazlık konusu deniz yolu ile gerçekleştirilen taşımadan dolayı ziya nedeniyle uğranılan hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirket taşıma işleri komisyoncusudur. TTK'nın 1178. maddesinde, taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetim ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, 2.fıkrasında, taşıyanın eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olmuş şartıyla sorumlu olduğu hususlarına yer verilmiştir. TTK'nın 1185. maddesinde ise bildirim başlığı ile ilk fıkrada, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu, ziya veya hasarın haricen belli olmaması halinde bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak 3 gün içinde gönderilmesinin yeterli olduğu, ihbarnamede ziya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerektiği, 2.fıkrada ,eşyanın incelenmesinin tarafların katılımı ile mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı, 4.fıkrada ise eşyanın ziya veya hasarı bildirilmemiş, tespit ettirilmemişse taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinden yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul olunacağı, bu karinenin aksinin ispat olunabileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davalının dava konusu emtianın deniz yolu ile taşıma işini yüklendiği, taşıma sonucunda dava dilekçesine ekli 27.02.2017 tarihli Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne hitaben sunulan beyanın altında el yazılı olarak eksik çıkan kutular ve zarara ilişkin ibarelere yer verilmiş ise de Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün dosyaya ibraz etmiş olduğu 11.02.2020 tarihli cevabı yazının ekinde yer alan 27.02.2017 tarihli Gümrük Beyannamesinde buna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, el yazılı notun yer almadığı, çivi olarak belirtilen eşyanın 890 kap kullanılmamış olarak ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı taşıyan tarafından taşıma işinin uygun şekilde yerine getirdiği, eşyanın varma limanına tam olarak teslim edildiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından zararın olduğuna dair ihbarın TTK'nın 1185. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediği, bu durumda 1185/4 hükmü gereğince zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği, karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilememiş olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15