SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1257

Karar No

2024/1314

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1257

KARAR NO: 2024/1314

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/04/2021

NUMARASI: 2015/29 E. - 2021/189 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Konteyner demurajından kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava konusu emtiaların tam ve eksiksiz olarak taşındığını, yükleyicisi ... Ltd. Şti. Olan ve müvekkili şirket ... A.Ş.'ne ait 26/10/2012 tarih ve ... nolu konişmento kapsamında taşınan ... nolu 20'lik 1 adet konteyner muhteviyatı emtianın İstanbul'dan Cezayir Alger Limanı'na taşınarak 04/11/2012 tarihinde tam ve eksiksiz olarak limana tahliye edildiğini, taşınan malların alıcısı tarafından alınmadığını, davalının müvekkili şirketin alacaklarından sorumlu olduğunu, toplam 6.290 USD tutarında alacağının mevcut olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ,itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin uluslararası deniz taşımacılığında forwarder olarak çalıştığını, davaya konu olayda, davacının tam ve eksiksiz olarak taşındığını söylediği emtianın yükleyicisi, davacının iddiasının aksine müvekkili şirket olmadığını, malın alıcısının da ... olduğunu, davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememiz tarafından 02.11.2006 tarihinde Cezayir Mahkemesine gönderilen müzekkere ile "... no.lu konişmento kapsamında taşınan ... no.lu konteynerin limana boşaltma tarihi ve konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresince millileştirme kararı alınıp alınmadığı ve konteynerlerin ... tarafından teslim alınıp alınmadığı, alınmış ise teslim tarihinin bildirilmesinin " talep edildiği anlaşılmıştır. Cezayir makamlarınca hazırlanan cevap yazısında konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresince millileştirme kararı alınıp alınmadığı ve konteynerlerin ... tarafından teslim alınıp alınmadığı, alınmış ise teslim tarihinin bildirilmesine ilişkin bir bilginin olmadığını, Her ne kadar dosyaya Davacı ... tarafından 04.11.2020 tarihinde konteyner takip çizelgesinin sunmuş ise de bu belge Davacı Şirket tarafından hazırlanmış tek taraflı bir belge olmakla birlikte, dava konusu ... no.lu konteynerin 04.110012 tarihinde Cezayir'in Alger Limanı'na sadece tahliye edildiğini göstermektedir. Konteynerin akibeti hakkında bir bilgiye haiz değildir. İhtilaf konusu talep, konteynerin geç teslim edilmesi nedeniyle doğan konteyner işgaliye ücreti ve konteyner bedelidir. 26.10.2012 tarih ve ... nolu konişmentonun üzerinde alt kısmında bulunan ücretlerle alakalı bölümde; bir 20 lik konteynerin gemiden boşaltılmasından itibaren boş konteynerin iadesine kadar, pazar günleri ve tatillerde dahil 7 günlük ücretsiz süre (iree time) belirlendiği görülmektedir. Bunun anlamı, gönderilen tarafından konteynerin teslim alınmasından itibaren 7 gün içerisinde iade edilmesi halinde herhangi bir ücret ödenmeyeceğidir. 7 günlük bu süreden sonra alıcı, 8.günden 14. güne kadar 10 usd/gün, 15.günden 30.güne kadar 20 usd/gün, 31.günden itibaren 40 usd/gün demuraj ödemekle yükümlü olup, ayrıca konteyner teslim alındıktan sonra 90 gün içerisinde sahibinin deposuna iade edilmemesi halinde alıcının, 7 günlük (free time) ücretsiz süre olmaksızın 90.güne kadar tahakkuk eden demuraj ücretine ilave olarak her bir 20' konteyner için 3500 USD konteyner bedeli de ödemekle yükümlü olacağı hususunda şerh konulmuştur. Dolayısıyla, konteynerin geç teslimine ilişkin sayımın yapılabilmesi için konteynerin boşaltılıp iade edilip edilmediğinin veya iade edilmemiş ise, 90 günü geçmiş bir süre ile halen orada olduğunun belirlenmesinin yapılacak hesaplama için gerekliliği ortadadır. Davacının sunmuş olduğu belgelerde, konteynerin tahliye edildiği ancak talebin dayanağı sürelerin hesabında esas alınacak bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, konteynerin içi boşaltılamayarak 90 gün ve (varsa üzeri) limanda kaldığın ispata muhtaçtır.Tüm bu değerlendirmeler neticesinde, dava dosyasında konteynerin tahliye edildiğinin anlaşıldığı ancak talebin dayanağı sürelerin hesabında esas alınacak bilgi hususlarının açıklığa kavuşturulması için davacı tarafça yeterli delil sunulmadığından, iddia edilen alacağın varlığı ve miktarı konusunda mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığından.... " gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında konteynerin varma limanına tahliye edildiğinin anlaşıldığı, ancak limanda boşaltılmayarak 90 gün varsa üzeri kaldığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu konteynerin Cezayir Limanına tahliye edildiğini, yükün alıcısı tarafından teslim alınmadığını, boşaltılmayarak 90 gün limanda beklediğini, hatta söz konusu konteynerin hala limanda beklediğini, bu hususun ihtarnameler ile sabit olduğunu, davalının müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamelere itiraz etmediği gibi davada da yükün alıcısı tarafından teslim alınmadığı ve 90 gün Cezayir Limanında beklediği hususuna karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, davada taşıtan sıfatına sahip olan davalı şirketin dava konusu konteynerin alıcısı tarafından teslim alınmaması nedeniyle demuraj ve konteyner tazminat bedelinden sorumlu olduğunun tespit edildiğini, ancak devamında konteynerin varma limanına tahliye edildiğinin anlaşıldığı ancak limanda boşaltılmayarak 90 gün ve üzeri kaldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, dava konusu yükün İstanbul'dan Cezayir'in Alger Limanına tam ve sağlam olarak taşındığını, yükün konşimento üzerinde gösterilen alıcısı tarafından teslim alınmadığını, konteyner limanında boşaltılmayarak 90 gün beklediğini, halen beklemekte olduğunu, dosyadaki kök ve ek rapor ile tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerine sahip olduğu, davalı şirketin taşıtan konumunda olduğu, konteynerin teslim alınmaması nedeniyle oluşan huzurdaki davaya konu demuraj ve konteyner tazminat bedelini sorumlu olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen ret kararı verildiğini, kararın hatalı olduğunu, davacı şirketin taşıyan, davalı şirketin taşıtan konumunda olduğunun açıkça tespit edildiğini, dava konusu alacaklardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, 20'lik bir adet konteyner muhteviyati emtianın İstanbul'dan Cezayir Limanına taşınarak 04.11.2012 tarihinde tam ve eksiksiz olarak limana tahliye edildiğini, konşimento üzerinde gösterilen alıcısı şirket tarafından teslim alınmadığını, bu kapsamda taşımanın dayanağı olan konşimento hükümleri, TTK 1207 maddesi ve yerleşik içtihatlar uyarınca malların alıcısı tarafından teslim alınmaması halinde oluşacak masraflarda taşıtanın sorumlu olacağının kabul edilmiş olduğundan oluşan 2.790,00 USD demuraj ücreti, 3.500,00 USD konteyner bedeli tutarında olmak üzere 6.290,00 USD alacağından davalı tarafın sorumlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 1207. maddesi gereğince deniz taşımasından kaynaklanan demuraj ve konteyner bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı şirketin taşıyan, davalı şirketin yükleten/ihracatçı olduğu, yükün transformator parçalarından ibaret olup, yükleme limanının İstanbul, teslimat limanının Cezayir Alger olduğu, gemi yükleme tarihinin 26.10.2012 olduğu konularında herhangi bir ihtilaf mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı yükleten ihracatçı şirketin somut olayda demuraj ve konteyner ücretinden sorumlu olup olmadığı, davacının iddiasını ispat edip edemediği ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından ihraç edilen emtianın davacı taşıyan firma tarafından alıcı olan Cezayir'deki firmaya teslim edilmek üzere İstanbul Limanından geminin yüklenerek 26.10.2012 tarihinde taşıma eyleminin başladığı, yükün 04.11.2012 tarihinde boşaltma limanı olan Alger Limanına vardığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete 28.01.2013 tarihli ihtarnamenin düzenlendiği, ihtarnamede konteynerlerin yükleme ile şirketlerine ait acente tarafından Alger Limanına taşındığını, söz konusu konteyner ve yüklerin 04.11.2012 tarihinde boşaltma limanı Alger Limanına vardığını, ancak malların yazılı ve sözlü her türlü uyarılara rağmen alıcısı tarafından teslim alınmadığını, söz konusu yükün ihtarnamenin gönderilmesinden itibaren 15 gün içinde alıcısı tarafından teslim alınması gerektiği, aksi takdirde başkaca hiçbir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın firmanın yük ile ilgili hiçbir sorumluluğunun kalmayacağı, malın ihale ile satılması, imha edilmesi veya millileştirilmesi gibi kanuni yollarla ilgili yerel makamlara teslim edilmesi yolunda zımni kabulünün var olduğunun kabul edileceği, buna bağlı olarak bekleme ve ardiye ücretlerinden limanda oluşmuş ve oluşacak her türlü masraf vb sorumluluğun kabul edilmediğini belirtilerek 26.01.2013 kadar oluşan demuraj bedeli 2.550,00 USD, konteyner bedelinin ise 3.500,00 USD olduğunun belirtildiği, 09.11.2012 tarihli faturanın deniz ihracat navlun bedeline ilişkin olduğu, davalı şirket adına taşıyıcı davacı şirketin acentesi sıfatıyla tanzim edildiği, davacı şirket tarafından 2.790,00 USD demuraj ücreti ve 3.500,00 USD konteyner bedeli tazminat olmak üzere toplam 6.290,00 USD alacağın davalıdan tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 17.07.2013 tarihli ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, davacı şirketin ise İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, tarafların delilleri dosyaya ibraz ve celbinden sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 18.11.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu olayın 26.10.2012 tarihli konşimento tahtında 20'lik bir adet konteyner muhteviyatı emtianın İstanbul Cezayir taşımasının gerçekleştirilmiş olmasına rağmen varma limanında konteynerin gönderilen ... Şirketi tarafından teslim alınmaması nedeniyle doğan konteyner gecikme bedeli ile konteyner bedeli talep edildiğini, fiilen taşımayı gerçekleştirenin davacı olduğunu, aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, navlun sözleşmesinin taraflarının taşıyan ve taşıtan olduğunu, TTK 1207 maddesi uyarınca navlun ücreti ile genel olarak navlun teferruatı olarak masrafların borçlusunun taşıtan olduğu, konteyner gecikme ücretinin navlunun teferruatı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla borçlu sıfatının taşıtanın üzerinde olduğu, dosyadaki bilgi ve mail yazışmalarından gönderilen konteyner muhteviyatı malların boşaltma limanında teslim alınmadığının anlaşıldığını, dolayısıyla navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtan sıfatına haiz davalı şirketin söz konusu masraflardan sorumlu olduğu ve davada pasif dava ehliyetinin mevcut olduğunu, davalı şirketin 26.10.2012 tarihli konşimento tahtında taşıma işleri komisyoncusu sıfatına haiz olduğunu iddia etse de her iki konşimentonun 09.11.2012 tarihli navlun faturasının ve verilen hizmetlere ilişkin hazırlanan faturanın birlikte değerlendirmesi sonucunda davalı şirketin dava dışı ...'e karşı taşıma işini bizzat üstlenmiş olduğu ancak taşıma faaliyetini davacı alt taşıyana bırakmış olduğunun anlaşıldığı, konşimento tahtında davacının taşıyan, davalı şirketin taşıtan konumunda olduğu, talep dayanağı olan belgelerin bir başka ifade ile 20'lik konteynerin limana boşaltma tarihi ve konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresi tarafından millileştirme prosedürüne tabi tutulmuş ise ilgili belgelerin tutulmamış ise konteynerin akıbetine ilişkin belgelerin sunulması gerektiği, davacının taleplerinin ispata muhtaç olduğu bir başka ifadeyle konteynerin limana boşaltma tarihi ve boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresi tarafından millileştirme prosedürüne tabi tutulmuş ise ilgili belgelerin tutulmamış ise konteynerin akıbetine ilişkin belgelerin sunulması halinde değerlendirme yapılacağı belirtilmiştir. Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde; davalının davaya konuya tazminat bedelinden sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu konşimento üzerindeki klozlara göre taraflarınca 90 günlük süre karşılığı tahakkuk eden demuraj tutarının talep edilmiş olduğunun ortada olduğunu, bununla birlikte her ne kadar bilirkişilerce millileştirme prosedürüne ilişkin belgelerin sunulması istenmiş ise de konteynerin millileştirme sürecine girip girmemesi, huzurdaki davada demuraj ve konteyner tazminat bedeli taleplerini etki etmediğini, kaldı ki dava konusu konteynerin halen ilgili limanda dolu halde beklediğini, taraflarına teslim edilmediğini belirtilmiştir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde; raporun aleyhe hususlarına katılmanın mümkün olmadığını, taşıtanın müvekkili şirket olmayıp ... şirketi olduğunu, adı geçen şirkete davanın ihbarı gerektiğini, ayrıca yurt dışı liman bilgileri doğrultusunda limandan malın çekilip çekilmediği, sebepleri, bu bilginin taşıtana ihbar edilip edilmediği ya da emtia millileştirilmiş ise bu bilgilerin doğru olarak Cezayir Limanından gelmesi gerektiği belirterek ,davanın husumet yönünden, aksi halde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 22.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; mahkeme tarafından 02.11.2016 tarihinde Cezayir Mahkemesine gönderilen müzekkere ile “... no.lu konişmento kapsamında taşınan ... no.lu konteynerin limana boşaltma tarihi ve konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresince millileştirme kararı alınıp alınmadığı ve konteynerlerin ... tarafından teslim alınıp alınmadığı, alınmış ise teslim tarihinin bildirilmesinin “ talep edildiğinin görüldüğü, buna karşın, Cezayir makamlarınca hazırlanan cevap yazısında “konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresince millileştirme kararı alınıp alınmadığı ve konteynerlerin ... tarafından teslim alınıp alınmadığı, alınmış ise teslim tarihinin bildirilmesine ilişkin bir bilginin olmadığının görüldüğü, her ne kadar dosyaya davacı ... tarafından 04.11.2020 tarihinde konteyner takip çizelgesinin sunulmuş ise de bu belge davacı şirket tarafından hazırlanmış tek taraflı bir belge olmakla birlikte, dava konusu ... nolu konteynerin 04.11.2012 tarihinde Cezayir'in Alger Limanı'na sadece tahliye edildiğini gösterdiği, konteynerin akibeti hakkında bir bilgiye haiz olmadığı, dolayısıyla, konteynerin geç teslimine ilişkin sayımın yapılabilmesi için konteynerin boşaltılıp iade edilip edilmediğinin veya iade edilmemiş ise, 90 günü geçmiş bir süre ile halen orda olduğunun belirlenmesinin yukarıda yapılan hesaplama için gerekliliğinin ortada olduğu, davacının sunmuş olduğu belgelerde, konteynerin tahliye edildiği ancak talebin dayanağı sürelerin hesabında esas alınacak bilginin bulunmadığı, dolayısıyla, konteynerin içi boşaltılamayarak 90 gün ve (varsa üzeri) limanda kaldığının ispata muhtaç olduğu, davalının husumet itirazı bakımından ise, davalı şirketin, 26.10.2012 tarihli ... nolu konişmento tahtında taşıma işleri komisyoncusu sıfatına haiz olduğunu iddia etse de her iki konşimentonun 9.11.2012 tarihli ... nolu navlun ve yine 9.11.2012 tarihli ... nolu verilen hizmetlere ilişkin hazırlanan faturanın birlikte değerlendirilmesiyle davalı şirketin dava dışı ...'e karşı taşıma işini bizzat üstlenmiş olduğu ancak taşıma faaliyetini davacı alt taşıyana bırakmış olduğunun anlaşıldığı, bu durumda ... nolu konşimento tahtında davacı ...'ın taşıyan, davalı şirketin ise taşıtan konumunda olduğu, belirtilen gerekçelerle, dosyaya kök rapordaki görüşlerini değiştirecek yeni bir belge sunulmadığını belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 1200.maddesinde, navlunun borçlusunun taşıtan olduğu düzenlenmiştir. Taşıtan davacıdır. Ödeme yükümlülüğünün doğması başlığını taşıyan TTK'nın 1203. maddesi "(1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur" şeklindedir. TTK'nın 1207. maddesinin başlığı "Gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde"dir. Maddenin ilk fıkrasında, gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür düzenlemesine yer verilmiştir. Somut davada, davacı taşıyan , gönderilen eşyanın tahliye limanında tahliye edildikten sonra konteynerin boşaltılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin demuraj ücretine ve konteyner bedeline hak kazandığını iddia ederek söz konusu bedellerin tahsilini talep etmiştir. Ne var ki, bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere mahkemece istinabe yolu ile talep edilen bilgiler kapsamında Cezayir makamlarca hazırlanan cevap yazısında ,konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi nedeniyle liman idaresince millileştirme kararı alınıp alınmadığı ve konteynerin davacı tarafından alınıp alınmadığı, alınmış ise teslim tarihinin bildirilmesine ilişkin bir bilginin olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafça dava konusu konteynerin Cezayir Alger Limanına tahliye edildiği belirtilmiş olmakla birlikte konteynerin beklediği iddiasına dair hiçbir bilgi dosyaya ibraz edilememiştir. Bu sebeple davacı şirketin , davalı taraftan demuraj ücreti ile birlikte konteyner bedeline dair alacak iddiasını ispat etmiş olduğunun kabulü mümkün olmayacağından, davacının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınİptali(Konteynerözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebeplerikaynaklı)İtirazınincelemekararınınileriiddiamahkemesidemurajındanhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim