SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1240

Karar No

2024/1309

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1240

KARAR NO:2024/1309

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/04/2021

NUMARASI:2019/276 E. - 2021/444 K.

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul- kısmen reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; kullandırılan kredilerden kaynaklanan banka alacağının zamanında ödenmemesi üzerine davalılara ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelerin davalılara tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine borçlu aleyhine Büyükçekmece .... İcra Dairesi’nin ...esas sayılı dosyasından alacaklarının ödenmesi talebiyle takibe geçildiğini, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ,itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 25.12.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle; toplam 5.820.555,02 TL'Lik kısım yönünden davalı borçluların itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkillerinden .... firması ile diğer müvekkillere gönderilen ihtarname tarihinin aynı gün ve ard arda yevmiye numarası ile çekildiğini, ancak her halükarda tüm müvekkillerinin davacı bankaya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, çekilen kredi nedeniyle davacı bankaya teminat olarak çek ve senetler verildiğini, davacı banka tarafından da ilgili çek ve senetler hakkında işlemler yapılarak bir takım ödemelerin tahsil edildiğini, davacı bankanın yapmış olduğu tahsilatlar dikkate alınmadığı takdirde bankanın aynı miktarı iki kez tahsil etmiş olacağını, bu sebeple davacı bankanın kendisine teminat olarak verilen çek ve senetlere dair yapmış oldukları tahsilat bilgileri ile birlikte tüm bilgilerini mahkemeye sunması gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı kredi lehdarı şirketin davacı bankadan ...-.... kefalet teminatıyla nakdi kredi kullanmış olup, davacı bankaya 30/01/2020 tarihinde 1.264.020,07 TL olmak üzere ....AŞ tarafından tazminat ödemesi yapılmıştır. 4749 Sayılı Kamu Finansmanı Kanunu'nun Geçici 20.maddesinde .... alacakları kamu alacağı olarak tanımlanmış ve uygulanacak esasların düzenlenmesi yönünde Bakanlar Kurulu'na yetki verilmiştir. .... ile yapılan sözleşme ve ".... Kurumlarına Sağlanacak Hazine Desteğine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki " ..., ..., ... ve ... Sayılı Bakanlar Kurulu kararlarında, özellikle 31/10/2016 tarih ve... sayılı Bakanlar Kurulu kararının 6/4 maddesine göre "Kanuni takibe ilişkin işlemler kredi veren tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilatlar, tazmin edilen kefalet oranında kuruma aktarılır. Kanuni takip masrafları kredi veren ile kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaştırılır" hükmü bulunmaktadır. Neticeten ... adına, davacı bankanın bu bedeli davalılardan tahsil etmekle yetkili ve yükümlü olduğu anlaşılmakla bu tahsilatlar davalı borcundan mahsup edilmemiştir. Davacı bankanın çek bedeli tahsilatları tutarı mahsup edilmek suretiyle ıslah tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutar asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, ... 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL olup nakdi krediler yönünden (Takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nazara alınarak) ... sayılı dosyasında davalıların (25/12/2019 ISLAH TARİHİ İTİBARİYLE) asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, .... 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL’lik kısım yönünden itirazın iptaline takibin asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, BSMV 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL üzerinden devamına, asıl alacağa ıslah tarihi olan 25/12/2019 tarihinden itibaren yıllık % 40 temerrüt faizi ve % 5 .... işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 867.985,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı bankanın asıl borçluya verilen çeklerle ilgili hamiline ödemek zorunda kalacağı yasal sorumluluk bedelleri yönünden kefilden depo talebinde bulunabilmesi için taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerekmektedir. Somut olayda imzalanan genel kredi sözleşmesinde bulunan kefalete ilişkin hükümlerde davalı kefillerin gayrinakdi kredilerin deposuna ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 19.03.2018 tarih, 2016/16369 E. 2018/1334 K. Sayılı ilamı). Yargıtay 19.HD'nin 29/09/2015 tarih, 2015/7163 Esas ve 2015/11458 Karar sayılı ilamında da özetle; banka, taraflar arasındaki 2004 ve 2007 tarihli sözleşmelere istinaden verdiği çekler bakımından, sözleşmede hüküm bulunması nedeniyle, 3167 sayılı kanun uyarınca ödeme yapmamasına rağmen ödemekle yükümlü olduğu kısmın depo edilmesini talep edebilir. Ancak bu durumda davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmez şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Somut olay açısından, kredi sözleşmelerinde kefalete ilişkin hükümlerde kefilin gayri nakdi kredilerin deposuna ilişkin sorumluluğuna yönelik açık bir hüküm bulunmamakla, davalılar ..., ...., .... ve ....'a yönelik teminat mektubu tazmin ve gayrinakdi kredi tutarına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. 28/06/2012 tarihli .... no’lu, 300.000 TL bedelli, 30/09/2014 tarihli, .... no’lu, 200.000 TL bedelli teminat mektuplarının 28/09/2018 tarihinde tazmin edilerek bedellerinin ....'ne ödendiği, depo edilecek bedelin bulunmadığı anlaşılmakla 28/06/2012 tarihli ... no’lu, 300.000 TL bedelli, 30/09/2014 tarihli, .... no’lu, 200.000 TL bedelli teminat mektuplarının 28/09/2018 tarihinde tazmin edildikleri anlaşılmakla tanzim tarihinden itibaren işleyecek % 40 oranında temerrüt faizi ve % 5 oranında .... ile birlikte davalı.... Şti’den tahsili şeklinde takibin devamına karar verilmiştir. Dava konusu edilen 25 adet çek yaprağından doğan davacı bankanın sorumlu olduğu miktarın, 5941 Sayılı Çek Kanunu'nu 2. ve 3.maddesi hükümlerine göre bankaya ibraz ya da iade edilmeyen 25 adet çek yaprağı bedeli 40.000 TL'nin davalı kredi lehdarı tarafından depo edilmesi gerektiğinden bu yöndeki talebin kabulü 25 adet çek yaprağı tutarı 40.000 TL’nin davalı .... Şti tarafından davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine karar verilerek... " gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile (Takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nazara alınarak) .... sayılı dosyasında davalıların (25/12/2019 ıslah tarihi itibariyle) asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, ... 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL’lik kısım yönünden itirazının iptaline, takibin asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, ... 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL üzerinden devamına, asıl alacağa ıslah tarihi olan 25/12/2019 tarihinden itibaren yıllık % 40 temerrüt faizi ve % 5 .... işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 28/06/2012 tarihli ... no’lu, 300.000 TL bedelli, 30/09/2014 tarihli, .... no’lu, 200.000 TL bedelli teminat mektuplarının 28/09/2018 tarihinde tazmin edildikleri anlaşılmakla tanzim tarihinden itibaren işleyecek % 40 oranında temerrüt faizi ve % 5 oranında BSMV ile birlikte davalı .... Şti’den tahsili şeklinde takibin devamına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece takip tarihindeki alacak tutarlarındaki haklılıklarının nazara alınmadığını, aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca icra inkâr tazminatının daha yüksek olması gerektiğini, ıslah dilekçesinde açıklandığı üzere dava tarihi itibariyle toplam alacak için ıslah yapıldığını, takip tarihinden sonra gelen tahsilatlar için vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemenin takip tarihi itibariyle haklılığı ispat olunan alacak tutarları nazara alınarak itirazın haksızlığına kısmen iptaline ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar vermesi gerektiğini, itirazın haksız olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin sonradan tahsilatlar için dava açmakta hukuki yararın bulunmadığına dayanmasının yerinde olmadığını, tahsilatların düşürülmesi sonucunda kalan bakiye 4.339.926,80 TL üzerinden 867.995,36 TL hesaplanan icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, kanun gereğince tazminata itiraz tarihindeki alacak tutarı esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, kısmi tahsilatların hiçbirini davalıların ödemediğini, özetle davalılar yararına verilen vekalet ücretine ilişkin kısmın kaldırılmasını ve icra inkâr tazminatı yönünden ise takip tarihi itibariyle alacak miktarı üzerinden karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu hükmünün vekalet ücreti ve icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, genel kredi sözleşmesinin varlığı, davalıların kredi borcunun müşterisi ve müşterek borçlu müteselsil kefilleri oldukları konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Stinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davacı yararına hükmedilen icra inkâr tazminatının ve davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin miktarına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalılardan ... Şirketi ile davacı banka arasında 17.06.2013 tarihinde 500.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefilleri olduğu, ayrıca 11.07.2012 tarihinde 1.250.000,00 TL tutarında 22.03.2011 tarihinde 800.000,00 TL tutarında vb miktarlarda bankanın Hadımköy Şubesinde genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davacı banka tarafından 24.09.2018 tarihinde Büyükçekmece 14. Noterliğinde davalı müteselsil kefiller adına düzenlendiği ihtarnamenin düzenlendiği, ihtarnamede bankanın Hadımköy Şubesi tarafından Yılmazlar.... Ltd Şirketine çek karnesi, gayrinakdi kredi vb kredilerin açılıp kullandırıldığı, muhatapların borcun müteselsil kefili olduğu, kredi borçlusuna 24.09.2018 tarihli ihtarname ile kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği, ihtarnamenin sonuçsuz kaldığı, kredi hesabının 24.09.2018 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek toplam 5.380.555,02 TL nakdi borçlarının olduğu ayrıca 540.000,00 TL gayri nakdi borcun bulunduğu belirtilmek suretiyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde ödenmesinin talep edildiği, banka tarafından davalılardan kredi müşterisi ... Şirketine aynı tarih itibariyle Büyükçekmece .... Noterliğinde aynı nitelikte ihtarnameyi düzenleyerek gönderdiği, ihtarname sonrasında alacağın tahsili amacıyla davacı tarafça .... sayılı dosyasında davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, takip alacağı olarak 5.104.575,00 TL ana para, 139.628,00 TL işlemiş faiz, 6.786,49 TL ... olmak üzere toplam 5.380.555,02 TL gösterildiği, aynı talepte teminat mektupları toplamı olan 540.000,00 TL'nin depo edilmesinin talep edildiği, harca esas değerin 5.920.555,02 TL olarak belirtildiği davalıların itirazı üzerine, davacı vekili tarafından 17.04.2019 tarihinde İİK 67.maddesi gereğince itirazın iptali davasını açtığı, itirazın iptali davasının fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile 100.000,00 TL üzerinden kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekili yargılama aşamasında 25.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile takip talebinde alacak miktarlarının 5.920.555,02 TL olması ve banka alacağının takip tarihi itibariyle dava konusu olduğunu belirterek 5.820.555,02 TL bedel üzerinden ıslah ettiği anlaşılmıştır. Davalı borçluların icra takibine yapmış oldukları itirazlarına dair dilekçenin alacaklı borçluya tebliğine ilişkin dosyada tebligat parçasının bulunmaması ve ayrıca takip tarihi ve ıslah tarihi arasındaki geçen sürede dikkat edilerek ıslah tarihi itibariyle İİK'nın 67 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde ıslahın gerçekleştirilmiş olduğunun kabulü uygun görülmüştür (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1274 Esas, 2023/2273 Karar ve 08.06.2023 tarihli emsal kararı).10.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalılarda.... Şti. ne akdedilen sözleşme çerçevesinde kullandırılan kredilere diğer davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, sözleşme tutarları borç miktarını karşılamadığı, kullandırılan kredilerin cari hesaplara göre ihtarname tutarı ile örtüştüğünün görüldüğü, gönderilen ihtarnamelerin 25.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların tebliğ aldıkları ihtarnameye 26.09.2018 tarihinde cevabi ihtarname gönderdikleri, yapılan hesaplamada ... tutarının faiz komisyon toplamının %5 i kadar olması gerekirken daha yüksek çıktığı, bunun nedeninin; iskonto kredisinden peşin tahsil edilen faizin toplam tahakkuk eden faizden düşülmesi olduğunu, nitekim davacı bankanın icra takibinde talep ettiği ... tutarının da aynı nedenle işlemiş faizin %5 i olmadığı, davacı banka tarafından icra takibinde talep edilen rakamların dip toplamında maddi hatanın mevcut olduğu, toplam tutarın 5.380.555,02 TL değil 5.250.993,49 TL olduğu, anaparanın tespitinde davacı talebinden 141.885,88 TL fazla olduğu, talebe istinaden talep miktarının esas alındığı, davacının neden eksik talepte bulunduğunun anlaşılamadığı, davacı ile davalı arasında çeşitli tarihlerde 6 adet Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu, kefillerin kefalet miktarlarının yapılan takip için yeterli tutarlarda olduğu, davalıların kredi borçlarının tamamından sorumlu oldukları, davacının davalıdan nakit alacağının talebe bağlı olarak toplam 5.250.993,49 TL olduğu, talebe uyarlanan anapara alacak tutarı olan 5.104.579,00 TL ya takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümleri uyarınca %40 temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı bankanın teminat mektubundan 500.000,00 TL, çek taahhüt bedellerinden 40.000,00 TL olmak üzere 540.000,00 TL gayrinakdi alacağı olduğu ve banka nezdinde depo edilmesi gerektiği, takip tarihinden sonra 02.10.2018 tarihinden başlayarak 13.02.2019 tarihine kadar yapılan tahsilatın 2.863.252,69 TL olduğu, tahsil tarihleri de dikkate alınarak icra dosyasına bildirilmesi ve kapak hesabının tahsil tarihleri de dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, tahsildeki çeklerden yapılan 2.683.352,69 TL tahsilatın takip tarihi ile dava tarihi arasında olmasından kaynaklı ücreti vekâlet tayini hususunun mahkemenin takdiri olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 25.12.2019 tarihli ıslah rilekçesi ile neticei talebini artırmış ve takip talebindeki miktarın tamamı üzerinden harç ikmal etmiştir. Islah, dava dilekçesindeki100.000,00 TL'nin mahsubu sonucunda bakiye takip tutarı üzerinden gerçekleştirilmiştir. 05.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; nakdî alacak yönünden takip tarihi itibariyle talep edilmesi gereken toplam alacak miktarının 5.250.993,49 TL olduğu, gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo talebi yönünde ise 25 adet çek yaprağından dolayı toplam 40.000,00 TL'nin faiz getirmeyen bir hesapta davalı kredi lehtarı şirketin kefilleri hariç depo etmeleri gerektiği, dava tarihi itibariyle alacak miktarının ferileriyle birlikte toplam 3.970.549,75 TL olduğu, teminat mektupları tazmin bedellerinin toplam 500.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. 28.12.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı bankanın ıslah tarihi itibariyle toplam alacağının ferileriyle birlikte 4.415.423,80 TL olduğu, teminat mektupları bedellerinin ise 500.000,00 TL tutarında olduğu belirtilmiştir. Davalılar vekili tarafından ek bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunarak, davacı banka tarafından en az 2.683.352,69 TL alacağın tahsil edildiğinin dosyaya sunulan belgeler ve yapılan hesaplama ile sabit olduğunu, borcun tamamına itiraz edilmekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda iş bu rakamın gerçek takip değerinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan tahsilatlar dikkate alınmadan gerçekleştirilen ıslah talebinin haksız olduğunu belirterek ,dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının ıslah tarihi itibariyle asıl alacak miktarının ferileriyle toplam 4.339.926,80 TL olduğu, takipteki asıl alacak miktarının ise 3.143.824,80 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne ve takibin asıl alacak ve ferileri ile birlikte devamına ve toplam 4.339.926,80 TL üzerinden hesaplanan %20 oranındaki icra inkâr tazminatı olan 867.985.36 TL'nin davalıdan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir. Hükümde, davalılar yararına 88.121,99 TL vekalet ücreti takdir ve tayin edilmiştir. İtirazın iptali davasında itiraz tarihindeki haklılık durumuna göre icra inkar tazminatına hükmedilir. Ancak belirtmek gerekir ki itirazından sonra davadan önce takip konusu borcun ödenmesi halinde icra inkâr tazminatı için ayrı bir dava açılamaz. Zira ödeme ile icra takibi son bulacağından ve borçluda itirazından vazgeçmiş olacağından ortada itirazın iptali davasına konu yapılacak bir itiraz kalmaz. Bu durumda alacaklı itirazın iptali davası açamayacağından borçlunun itirazının haksızlığından bahisle aleyhine tazminata hükmedilemez. Somut davada, taraflarında kabulünde olduğu üzere, takip tarihi 28.09.2018 tarihinden sonra ve davadan önce 02.10.2018 tarihinden 13.02.2019 tarihine kadar toplam 2.683.352,69 TL tahsilat yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında, dava öncesinde gerçekleştirilen ödeme ile borçluların itirazlarından vazgeçmiş olduğu ve bu miktar üzerinden davanın açılmasında hukuki yararın olmayacağı dikkate alınarak bakiye alacak miktarı üzerinden dava açılması gerekirken takip tutarının tümü üzerinden dava açılmış olması isabetli görülmemiştir. Bu nedenle mahkeme tarafından yerinde olarak gerçekleştirilen tahsilatların mahsubu neticesinde kalan bakiye alacağı karar verilerek alacak miktarı üzerinden İİK'nın 67. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik mevcut değildir.Ancak takip sonrasında ve dava öncesinde tahsil edilen alacak miktarları yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile davalılar yararına AAÜT'nin 7/1. maddesi gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti gerekir iken nispi tarife üzerinden hesaplama yapılarak davalılar yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması isabetli görülmemiştir. Davacı vekilinin vekalet ücretine dair istinaf nedeni bu nedenle haklı bulunmuş ve hükmün bu bakımdan düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın vekalet ücreti yönüden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1-(Takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nazara alınarak).... sayılı dosyasında davalıların (25/12/2019 Islah tarihi itibariyle) asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, .... 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL’lik kısım yönünden itirazının iptaline, takibin asıl alacak 3.143.824,80 TL, işlemiş faiz 1.139.144,76 TL, BSMV 56.957,24 TL olmak üzere toplam 4.339.926,80 TL üzerinden devamına, asıl alacağa ıslah tarihi olan 25/12/2019 tarihinden itibaren yıllık % 40 temerrüt faizi ve % 5 .... işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 867.985,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-28.06.2012 tarihli .... no’lu, 300.000,00 TL bedelli, 30/09/2014 tarihli,.... no’lu 200.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının 28/09/2018 tarihinde tazmin edildikleri anlaşılmakla tanzim tarihinden itibaren işleyecek % 40 oranında temerrüt faizi ve % 5 oranında .... ile birlikte davalı .... Şti’den tahsili şeklinde takibin devamına, 4-25 adet çek yaprağı tutarı 40.000,00 TL’nin davalı .... Şti tarafından davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, 5-Davalılar ..., ...., .... ve...’a yönelik teminat mektubu tazmin ve gayrinakdi kredi tutarına ilişkin taleplerin reddine,6-Alınması gereken 296.460,39 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL ve ıslah harcı 71.400 TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 225.015,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 71.488,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan davetiye, müzekkere ve bilirkişi gideri 2.384,70 TL yargılama giderinin kabul- red oranına göre hesaplanan 1.748,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına takdir edilen 132.024,27 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, davalılar yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1 maddesi gereğince hesaplanan 17.9000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,12-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Hazine lehine gelir kaydına,13-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı gideri, 66,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 228,60 TL kanun yolu giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,14-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,15-Dosyanın, kara kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülentarafındankabul-taraflarınitibariylehükmeİptali(Genelözetisavunmalarınınistinafyargılamasıilamdadavacıreddinederecekaynaklı)Taraflargönderilmişarasındakikredikarşı,sonundaistanbulsözleşmesindenilkİtirazınkanunDairemizedüşünüldü.incelemeverileniptalibaşvurulmasıvekiliıslahincelendi,kararınınkısmendosyasıüzerinedavasınınmahkemesincegereğiolanileridavakonuşulupnedenlerletarihiiddiayapılanyazılımahkemesiyolunadairitirazın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim