SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1232

Karar No

2024/1307

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1232

KARAR NO:2024/1307

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:20/04/2021

NUMARASI:2018/1178 E. - 2021/334 K.

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı ile davacı arasında oluşan güven ilişkisi nedeni ile davalının bir çok kez mal aldığını, fakat ödemesini yapmadığını, ticari defterlerde gözüken davalı tarafa satılan mallar nedeni ile düzenlenen faturalar ve irsaliyeler nedeni ile oluşan borçlardan fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 211.954,86TLlik bedelin davalı tarafından ödenmediğini, davalının ürünleri teslim almış olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı aleyhine öncelikle.... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının takibe yetki ve esas yönünden itiraz etmesi üzerine davalının yetki itirazının taraflarınca kabul edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini, fakat davalı tarafın icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın davacıdan aldığı malları teslim aldığına ilişkin belgeler, faturalar ve sevk irsaliyeleri ile sipariş sözleşmeleri bulunduğunu, buna rağmen borca itiraz eden davalının kötü niyetli olduğunu, takibe konu olan alacak nedeni ile kesilen faturaların davacının defterlerinde olduğunu, davalı tarafa icra takibi başlatılmadan önce vadesi geçen borçların 1 hafta içerisinde ödenmesi talebini içeren ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarnamenin davalıya 27/04/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalının borçlarını ödemediğini iddia ederek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile davalı arasında dava konusu olduğu iddia edilen faturalara dayandırılan ilişkiyi kabul etmediklerini, icra takibine konu edilen şekilde bir borçları bulunmadığını, davacı tarafla davalı arasında bir dönem ticari ilişki olduğunu, bununla ilgili ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacının sunduğu sevk irsaliyelerinden anlaşılacağı üzere, davalı firma tarafından teslim alınan kısmında teslime dair bunu kanıtlayacak hiçbir imza veya mal alındığını gösteren beyan da olmadığını, davacı tarafça akti ilişkiye dair sunulmuş hiçbir belge olmadığını, sipariş formları olarak sunulan belgeleri davalının kabul etmediğini, bu tür bir belgenin kabul edilebilmesi için ya şirket yetkililerince imza edilmesi gerektiğini, yada icabın kabul safhasında ne şekilde teyitleşmenin tarafları bağlayacağının açıkça kararlaştırılmış olması gerektiğini, sipariş formlarının tarafları bağlayabilmesi için ya faks numaraları ya da mail adresleri veya numarası belirlenmiş cep telefonundan gelen teyitlerin bağlayacağı olacağının akten kararlaştırılmış olması gerektiğini, davacının haksız olduğunu savunarak, haksız davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacı ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalı tarafa faturalar düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafa düzenlenen faturalar nedeniyle borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinde davalının itirazı noktasında toplandığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından davalı yana kesilen faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2017 yılında karşılıklı olarak 30 adet fatura ile KDV hariç toplam 866.375TL tutarında alış/satış yapıldığı, ilgili dönemlerin ... ve ... form bildirimleri ile vergi dairelerine beyan edildiği, davacının davalı tarafa toplam 937.284,03TL tutarında satış ve bu satışlara istinaden 735.650,30TL tahsilat yaptığı, takip tarihi olan 24/10/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 201.633,73TL alacaklı olduğu, davacı tarafın icra takibinden önce 24/04/2018 tarihinde davalıya ihtarname göndererek davalıyı temerrüde düşürdüğü dikkate alındığında, faiz tutarının 13.426,85TL olarak hesaplandığı, davacının icra takibinde faiz tutarı olarak 10.321,13TL talep ettiği, bu bağlamda davacının talebi ile bağlı kalınarak 201.633,73TL asıl alacak, 10.321,13TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 211.954,86TL alacağı bulunduğu, davalının işbu alacak yönünden icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, davalının ..... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarıyla devamına, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca takibin devamına karar verilen toplam 211.954,86TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ... " gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının .... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarıyla devamına, İİK'nIn 67/2. maddesi uyarınca takibin devamına, hükme konu toplam 211.954,86TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında temel ilişkinin var olmadığının savunulduğunu, davacı tarafça temel ilişkiye dair sunulan hiç bir belgenin bulunmadığını, sipariş formları olarak sunulan belgelerin müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, davacının taraflar arasındaki temel ilişkinin varlığını ispatlayamadığını, ayrıca fatura konusu malların teslim edilmediğinin savunulduğunu, mahkemece teslim edilip edilmediğine dair ispat yükünün davacıda olduğunun gözetilerek karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle karar verilmesinin doğru görülmediğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, ticari satıma ilişkin faturalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının takip konusu alacağından dolayı iddiasını ispat edip edemediği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında çok sayıda sipariş sözleşmelerinin mevcut olduğu, sipariş sözleşmelerinin davalı şirket kaşesi üzerine imzalanarak düzenlenmiş olduğu, ayrıca sözleşmelere istinaden çok sayıda 2017 yılına ilişkin faturaların düzenlendiği, ayrıca sevk irsaliyelerinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından .... sayılı dosyasında 05.09.2018 tarihinde 201.633,73 TL asıl alacak ve 10.321,13 TL avans faizi olmak üzere toplam 211.954,86 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine, takibin ... sayılı dosyasından devam ettirildiği, davalının icra takibine karşı itirazda bulunması üzerine davacı vekili tarafından İİK'nın 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece tarafların delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra, taraf şirketlere ait ... ve .... beyannameleri ilgili vergi dairelerinden dosya içerisine getirtilerek bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.Talimat yoluyla alınan 10.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda, dosya ve ekleri ile davacı ....Şti.'ne ait 2017 ve 2018 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davacı şirketin, 2017 ve 2018 yılları hesap dönemlerinde e-defter mükellefi olduğu; süresinde oluşturulmuş olan defter-i kebir ve yevmiye defteri beratlarının taraflarına ibraz edildiği; basılı defterleri olan envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırılmış olduğu; defterlerin kayıt nizamına ve usule uygun olarak tutulduğu; tüm defterlerin kayıtları yönünden birbirini doğrulayacak şekilde istikrarlı olduğu; incelemeye ibraz edilen ticari defterlerin delil niteliğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafın ve davalı tarafın, 2017 yılında karşılıklı olarak 30 adet fatura ile KDV hariç toplam 866.375,00 TL tutarında alış/satış yaptıklarını, ilgili dönemler Form... ve Form .... bildirimleri ile vergi dairelerine beyan etmiş oldukları, davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı tarafa toplam 937.284,03 TL tutarında satış ve bu satışlara istinaden 735.650,30 TL tahsilat yaptığını; takip tarihi olan 24.10.2018 itibarı ile davalı şirketten 201.633,73 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu; davacı taraf vekilince düzenlenmiş olan ihtarnamenin, 27.04.2018 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, iş bu ihtarname ile davalının temerrüde düşürülmüş olduğu yönünde kanaate varılması durumunda, TTK 1530 md. faiz tutarının 13.426,85 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. 15.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2017-2018 yılına ait ticari defterleri ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85md ve HMK'nın 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluştuğu, davalı şirketin 2017-2018 yılına ait Ticari Defterler VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanmadığı, davacı tarafından davalı yara kesilen faturaların davalı tarafırı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, davacı taraf ile davalı taraf arasında ki ticari ilişki incelendiğinde davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı tarafın ticari defterlerinde yer almadığından kaynaklandığı, arada ki farkın sebeplerinin, davacı tarafın ticari defterlerinde olan davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan 13.03.2018 tarihli ... Çek molu toplam 302.296,00TL tutarlı çeki davacı tarafın ters kayıt yaptığının görüldüğü, söz konusu bu çekin ödenip ödenmediğinin ispata muhtaç olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap bakiye konusu olduğu, davalı tarafın 2017-2018 yılı hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu ticari defterlerinin, kanuna uygun, eksiksiz olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yetkili makamlarca zamanında yapıldığının tespit edildiği, davalı tarafa ait .... formlarında 2017- yılına ait dava konusu faturanın .... formunda yer aldığı, 13.03.2018 tarihli .... Çek nolu toplam 302.296,00TL tutarlı çek haricinde çekişme olmadığı, huzurdaki davada iki farklı sonuca ulaşıldığı, birinci sonuca göre, davacı tarafın ticari defterlerinde olan davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan 13.03.2018 tarihli .... nolu toplam 302.296,00TL tutarlı çekin ödenip ödenmediğinin ispata muhtaç olduğu, mahkemece ödemenin kabul edilmemesi halinde, davacının davalıdan 201.633.73TL alacaklı olacağı, ikinci sonuca göre ise davacı tarafın ticari defterlerinde olan davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan 13.03.2018 tarihli .... Çek nolu toplam 302.296,00TL tutarlı çekin ödenip ödenmediğinin ispata muhtaç olduğu, mahkemece kabul edilmesi halinde davacının davalıdan 98.618,13TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, raporda iki farklı görüş belirtildiğini, raporda bahsi geçen ..... A.Ş. .... Şubesine ait 30.12.2017 keşide tarihli çekin 80.000,00 USD tutarlı olduğunu, davalı tarafından müvekkiline keşide edilerek verilen çekin müvekkili tarafından ihtarname ile iptal edilerek davalı tarafa iade edildiğini, raporda 302.296,00 TL olarak olarak görülmesinin ve ticari defterlere o şekilde belirtilmesinin sebebinin ise defterlere USD olarak değil TL olarak kayıt edilmesi zorunluluğundan kaynaklandığını, çekin iade edildiğine ilişkin hususun ihtarname ile mahkemeye sunulduğu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, raporda savunma noktalarında yer alan mal teslimi ve borcun doğumunun varlığına ilişkin itirazlarına değinilmediğini belirterek, aleyhe hususların tamamına itiraz ettiklerini, ek rapor alınması veya yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, talep miktarı da dikkate alınmak koşuluyla davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edildiği ve fatura konusu alacağa hak kazanıldığını ispat etmeye yeterli değildir. Ancak somut olayda, taraflar arasında davalı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı çok sayıdaki sipariş sözleşmeleri kapsamında, davacı satıcı şirket tarafından davalı alıcı şirkete ürünlerin teslim edildiği, buna dair faturaların ve sevk irsaliyelerinin düzenlendiği, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve delil niteliğine haiz olduğu ve özellikle faturalarla ilgili ... ve .... formlarının ilgili vergi dairesine bildirildiği ve faturaların davalı defterlerinde yer aldığı dikkate alındığında, davacı tarafın takibe konu etmiş olduğu alacak iddiasını ispat ettiğinin kabulü isabetli bulunmuştur. Karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 10.858,98 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenSatımdantaraflarınKaynaklanan)İptalisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(Ticariincelemekararınınileritarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim