SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1229

Karar No

2024/1305

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1229

KARAR NO:2024/1305

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/02/2021

NUMARASI:2015/67 E. - 2021/258 K.

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ve davalının ...A. Ş.'nin ortağı olduklarını, şirkette ....'nin %32,5, ...'ın %17,5 ve davalının da %50 hisseye sahip olduğunu, ...'nin fiili yönetiminin kurulduğu günden beri davalıda olduğunu, müvekkillerinin davalıya iş bağlantılarının kurulması, yeni yatırım alanlarına yönlendirme gibi hususlarda destek olduğunu, davalının şirkette maaş karşılığı profesyonel olarak görev yaptığını, aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ortaklara münferit imza yetkisi verildiğini, müvekkillerinden ...'nin uğraşları sonucu yüksek hacimli bir iş olan ... firmasının taşeronu olarak inşaat demirlerinin kesme ve bükme işinin de alındığını, işin ...'yi fiilen yöneten davalı ... tarafından sevk ve idare edildiğini, müvekkillerinin proje ve gidişat hakkında bilgi alamadıklarını, ancak profesyonel ilişkiden öte kuzen olmaları sebebi ile aksaklıkları hep iş temposuna bağladıklarını, proje devam ederken davalı hakkında bazı olumsuz duyumlar aldıklarını, ...'nin iş aldığı ... firmasından gelen tüm bedellerin hemen birkaç gün içerisinde .... firmasına aktarıldığını, yaptıkları araştırmalar sonucu ...firması ile ... arasında organik bağ bulunduğunu tespit ettiklerini, davalının müvekkillerinin katkısı ile alınan demir kesme ve bükme işini .... firmasına aktardığını, son derece karlı bir fiyatla alınmış bu işte zarar edildiğini, proje kârının direkt ya da imkanların kullandırılması suretiyle dolaylı olarak .... firmasına aktarıldığını, bazen ...i'den henüz ödeme alınmamışken dahi ....'e havaleler yapıldığını, bunun işveren-taşeron ilişkisine aykırı olduğunu, hiçbir firmanın ana firmadan hak ediş bedelini almadan kendi taşeronuna hak ediş yapmayacağını, ...'in işe başlama tarihinin SGK kayıtlarında 20.08.2013 olarak göründüğünü, henüz işe başlanmadığı halde haziran ayından itibaren ...'e yaklaşık 160.000-TL ödeme yapıldığını, davalının hukuka aykırı fiillerine usulsüzlükleri ortaya çıktıktan sonra da devam ettiğini, müvekkilinin 25.06.2014 tarihinde davalıyı .... şirket binasına çağırarak yüzüne karşı usulsüzlükleri söylediğini, bunun üzerine davalının yasal yollara başvurması hâlinde öldüreceğini söyleyerek müvekkilini açıkça tehdit ettiğini, davalı hakkında tehdit nedeniyle İstanbul 75. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/16 Esas sayılı dosyası ile tehdit suçundan kamu davası açıldığını, görüşmede müvekkili .. ile davalının ... A. Ş.'yi kapatma kararı aldıklarını, durumu 25.06.2014 tarihli protokolle prensip kararına bağladıklarını, davalının .... firması ile imzalanmış bir sözleşme olmadığını beyan ettiğini, bu beyanın da imza altına alındığını, sonrasında davalının protokolün tehdit ile imzalattırıldığı iddiası ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davalının daha sonraki ifadelerinde protokolü bilerek ve isteyerek imzaladığını açıkça ortaya koyduğunu, davalının .... Makine arasında 01.06.2013 tarihinde imzalanmış bir sözleşme bulunduğunu iddia ettiğini, ancak 0L06.2013 tarihinde .... A.Ş. adında bir şirket bulunmadığını, ...'nin 10.07.2013 tarihinde yayınlanan ilan ile anonim şirket haline dönüştüğünü, müvekkilleri ile davalının ortağı olduğu şirketin adının 01.06.2013 tarihinde ... Şirketi olduğunu, davalının imza yetkisini kötüye kullanarak sahtecilik yolu ile geriye dönük sözleşme ürettiğini, davalının ... Makine için son derece ağır şartlar içeren sözleşmeyi .... ile imzalarken üstlendiği risklerin hiçbirini ana taşeronuna aktarmadığını, ... Makine imkanlarını .... lehine kullandığını, ... Makine kurulurken şahsına ait gerçeğe aykırı bilgiler verdiğini, müvekkillerine beyan ettiği gibi ... Mühendisi mezunu olmadığını, tüm bunların ortaya çıkması ile davalının ... Makine'deki iş akdinin İş Kanunu m.25/2-II uyarınca haklı sebeple feshedildiğini, .... Makine arasındaki sözleşmenin 18.06.2014 tarihinde sona erdiğini, davalının müvekkillerine sözleşmenin sona erdiğine dair bir bilgi vermediğini,... Makine ekipman ve araçlarının şantiyeden geri çekilmeyip ...dırılmaya devam edildiğini, İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan 11.08.2014 tarihli tespitte ...in ... ekipman ve vincini kullandığının belirlendiğini, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı kasıtlı hareketleri ile şirketi zarara uğrattığını, ... firmasına yapılan ödemelere ilişkin talimatların davalı tarafından hazırlatıldığını, ... tarafından ...'ye kesilen faturaların malzemeli inşaat ve demir işçiliği olarak kesildiğini, İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında ise 3. Köprü inşaatının söz konusu işinde ... tarafından kullanılan bir inşaat malzemesinin bulunmadığının tespit edildiğini, gerçeğe aykırı faturalar düzenlenerek fatura miktarlarının yükseltildiğini, Üsküdar ... Noterliği'nin 29.08.2014 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu faturaların açıklanmasının talep edildiğini, davalı tarafından cevap verilmediğini, davalının ... makine, araç, gereç ve makinelerini hiçbir kiralama bedeli almaksızın ....'e kullandırttığmı, ... Makine'nin iki adet kule vinç kiraladığını, kule vinçlerin ... Makine'ye yaklaşık olarak 203.500,00-TL'sına mal olduğunu, ... Makine demir kesme ve bükme işini ...'e taşere ettiğinden bu masrafların hepsinin ...'e ait olması gerektiğini, bu miktarın sadece 21.358,00-TL. lik kısmının ...'e fatura edildiğini, kule vinçlerdekine benzer bir durumun portal vinçlerde de yaşandığını, davalı tarafından sebebiyet verilen bu zararların tespiti gerektiğini, .... Makine tarafından alınan makinelerin sevk irsaliyeleri incelendiğinde birçoğunun ... çalışanları tarafından teslim alındığının anlaşıldığını, parası .... Makine tarafından ödenen ekipmanlarının ... Makine tarafından hiç kullanılmadan direkt olarak ... çalışanlarına gönderilmekte ve daha sonra şartlar uygunlaşınca mülkiyetlerinin ...'e geçirilmekte olduğunu, davalının şirket kasasından pek çok harcama yaptığını, davalının ... Makine'ye verdiği zararlardan sorumlu olduğunu, sadakat yükümlülüğüne aykırı, kasıtlı ve doğal olarak kusurlu fiilleri ile şirketi zarara uğrattığını iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ...'den şimdilik 400.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; ... Makine'nin zarar ettiği iddiasının asılsız olduğunu, zarar edilmediğinin ödenmesi gereken vergi ve dağıtılan kar payları ile kesinlik kazandığını, davacıların amaçlarının fevkalade karlı olan ... Makine'yi ele geçirmek ve müvekkilini sektörden uzaklaştırmak olduğunu, davacıların yapılan işlerle ilgilenmediklerini, yalnızca bu sene ne kadar para kazanıyoruz diye sorduklarını, müvekkilinin birçok projede tek başına görev aldığını, ... firmasının 3. Boğaz Köprüsü projesinde asıl iş konusu olan manşon işini yaptığını, demir kesme ve bükme işini ise ... firmasına taşere ettiğini, her iki işte de kar sağlandığını, ... firmasının demir kesme ve bükme işini 83,5 USD/ton birim fiyat ile almaya hak kazandığını, ... firması ile 70 USD/ton birim fiyattan anlaşıldığını, bu anlaşma ile ...'nin 13,5 USD/ton brüt kar elde ettiğini, davacıların 3. Köprü projesindeki tüm ticari ve mali konulardan haberdar olduklarını, ...'nin muhasebesinin ... merkez ofis bünyesinde tutulduğunu, davacıların sağlıklı bilgi alamadıkları yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, tüm muhasebe kayıtlarının kendileri tarafından takip edildiğini, satın alınan hizmet ve ürünlerin faturalı olduğunu, ....'e verilen ilk çekin 25 Temmuz 2013 tarihinde ... tarafından imzalandığını, davacıların ... firmasının yaptığı işten ve birim fiyattan haberdar olduğunu, müvekkilini ... firmasından uzaklaştırmak istediklerini, 24.06.2014 tarihinde müvekkilinden habersiz olarak alınan ortaklar kurulu kararı ile imza yetkisini çift imzaya çıkarttıklarını, bunun müvekkilini devre dışı bırakma isteklerinin kanıtı olduğunu, müvekkilinin ...mezunu olmadığının davacılar tarafından bilindiğini, mezuniyetin müvekkilini şirketten uzaklaştırmak için bahane olarak kullanıldığını, 25.05.2014 tarihinde davacı ... ....'nin müvekkilini kahvaltı için ... merkez ofise çağırdığını, müvekkilinin elinden cep telefonunu zorla aldığını, gasp edilen telefonun içindeki şahsi bilgilerin davacılar tarafından izinsiz olarak başka bir ortama kaydedildiğini düşündüklerini, ... firmasının 3. Köprü şantiyesinde manşon ve demir kesme işi olmak üzere iki farklı iş aldığını, ... firmasına yaptırılan işin demir kesme ve bükme işi olduğunu, bu iş için ... tarafından hiçbir yedek parça veya hizmet alınmadığını, alman tüm sarf malzemelerinin manşon işi için alındığını, bunun davacılarca da bilindiğini, 25.06.2014 tarihinde müvekkiline zorla imzalatılan protokol ile şirketin iş almasının engellendiğini, davacıların geriye dönük sözleşme yapıldığı yönündeki iddialarının doğru olmadığını, sözleşmenin 20/08/2013 tarihinde imzalandığını, sözleşme üzerindeki tarihi değiştirmeyi unuttuklarını sözleşme öncesi alınan tüm hizmetlerin faturalı olduğunu, ödeme için davacı ... tarafından çek hazırlandığını, ...'nin kule vinç kira ücretlerini ...'in ise operatör maaşlarını ödemesi konusunda taraflar arasında sözlü anlaşmaya varıldığını, kule vinçlerin manşon işi için gerekli olduğunu, davacıların durumu bildikleri halde kule vincin yalnızca demir kesme bükme işi için olduğu iddiasında bulunduklarını, demir kesme ve bükme makinelerinin ...'e satışı yapılarak masrafların geri alınması ve daha çok kar elde edilmesi amaçlandığını, kesme makinelerinin satışının ... tarafından sebepsiz yere durdurulduğunu, kullanılmayan bu makinelerin ... fabrikasında çürümekte olduğunu, Ekim 2014'ten sonra müvekkiline ...'deki işleyiş, cari hesaplar ve stoklar hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, 1 senelik demir kesme ve bükme işinin 18.06.2014 tarihinde fesh olduğunu, bu tarihten sonra ...'nin tüm makinelerini deposuna çektiğini, makinelerin ...'e kullandırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, makinelerin satışına engel olan ....'nin şirketi zarara uğrattığım, davacıların portal vinçlerin yalnızca .... firması tarafından kullanıldığını iddia ettiğini, portal vinçlerin satın alınmasının bizzat davacı ... ... tarafından yönetildiğini, portal vinçlerin manşon işi için önemli olduğunu, davacıların ...'nin sözleşmesi bittikten sonra da portal vinçlerin .... tarafından kullanılmasına müsaade ettiğini, davacıların iddialarının asılsız olduğunu, ...'nin alt yüklenici olarak gerçekleştirdiği manşon işinden hiç söz edilmediğini, .... firması ile ... vinç firmasının bakım faturalarının altında .... çalışanlarının imzasının bulunmasının şantiyede bu tamiratlar yapılırken ....'nin manşon işi imalatını durdurmamak için tamiratlarla ilgilenmemesinden kaynaklandığını, manşon işinde mutlaka vince ihtiyaç duyulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava dışı şirketin davalının organik bağının bulunduğu ... Şirketi'nde iş yaptırarak, kârını bu şirkete aktardığı iddia edilmektedir. Davacıların bir diğer iddiası da, ...'e ön ödeme yapılarak, dava dışı şirketin parasının kullandırıldığıdır. 2013 ve 2014 senelerinde ...Şirketi, dava dışı şirkete taşeron olarak KDV dahil 2.150.429,60 T.L. lık iş yapmıştır. Hesap hareketleri dava dışı şirketin kayıtlarında ... kod numaralı hesapta takip edilmiştir. Bu hesabın dökümüne göre dava dışı şirketin, ...'e borçlu olduğu dönemler daha fazladır. Bu nedenle dava dışı şirketin parasının kullandırıldığı hususu tespit edilememiştir. Dava dışı şirketin, davalının görev yaptığı dönemlerde elde ettiği kârlılık, inşaat sektöründe öngörülen kârlılığa göre düşük değildir. Keza, aynı dönemde dava dışı şirketin mali yapısı da güçlenme kaydetmiştir. Bunlara rağmen dava dışı şirketin daha fazla kâr elde etmesi gerektiği halde, bu kârlılığın ... Şirketine aktarıldığı iddiası nedeniyle dava dışı ... Şirketinin ticari defterlerinin incelenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmış ancak dava dışı şirket defterlerini ibraz etmemiştir, bu defe dava dışı .... , .... Şirketi'ne ait kurumlar vergisi beyannamesi celp edilmiş ve incelenmiştir. Dava dışı ... Şirketi; 2013 Senesinde 1.182.225,95 T.L. lık net satış yapmıştır. Brüt kârı 126.422,51 T.L. sı, net kârı ise 52.610,70 T.L. sidir. Bürüt kâr oranı % 10,69, net kâr oranı ise % 4,45 dir. 2014 Senesinde 7.023.863,39 T.L. lık net satış yapmıştır. Brüt kârı 893.664,73 T.L. sı, net kârı ise 316.002,82 T.L. sidir. Brüt kâr oranı % 12,72, net kâr oranı ise % 4,50 dir. Görüleceği üzere tarafların ortak oldukları ... A.Ş.'nin kârlılık oranları ... Şirketi'ne nazaran çok daha yüksektir. Bu veriler de davacının dava dışı...A.Ş.'den, diğer davalı ... Şirketi'ne kâr aktarımı olduğunu somut verilerle ispatlayamadığı görülmşütür. Yapılan incelemeler neticesinde, tarafların ortak oldukları dava dışı ... A.Ş.'den, diğer dava dışı ... Şirketi'ne kâr aktarımı ve para kullandırma iddialarının ispatlanamadığı belirlenmekle ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın hiçbir hukuki temeli bulunmadığı gibi usul ve esas yönünden hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ,çelişkili olduğunu ve eksik ve hatalı şekilde düzenlendiğini, bilirkişilerin ek raporda da objektif bir şekilde ele almadıklarını, delillerinin incelenmeye tabi tutulmadığını, iddia ve taleplerinin çok farklı yerlere çekilerek denetime elverişli olmayan rapor düzenlendiğini, mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak yeni heyet atanma taleplerini kabul etmediğini, hiçbir katkıda bulunmayan ve dosyayı yeterli şekilde incelemeyen bilirkişilere dosyanın yeniden gönderildiğini, tek bir heyetten rapor alınmasında ısrarcı olunduğunu, bu durumunda hukuken kabul edilebilir olmadığını, dosyaya sundukları 39 sayfalık bağımsız ve tarafsız uzman görüşünün yokmuş gibi mahkemece dikkate alınmaması, gerekçeli kararda adının dahi geçirilmemesi ve rapor ile uzman görüşü arasındaki çelişkiler giderilmeksizin karar verilmiş olmasının emsal Yargıtay kararlarına ve hukuka aykırı olduğunu, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, HMK 293.maddede düzenlenen uzman görüşü kapsamında mahkemece özellikle, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusu ile ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorunda olduğunu, uzman görüşü raporunda ayrıntılı şekilde açıklamaların yer aldığını, uzman görüşündeki hususlara yer verilmek suretiyle uzman görüşünün yazıldığı tarihe kadar müzekkerenin yazılmamış olması sebebiyle belgenin ulaşmamakla birlikte kaç işçi çalıştığının kesin bir şekilde tespiti mümkün olmamakla birlikte ....'nin demir kesme ve bükme işiyle birlikte gerçekleştirmiş olduğu manşon işinde çalıştırdığı işçi sayısının 104 olduğunu, maliyetinin belirlendiğini, ...'in ...'ye düzenlenmiş olduğu faturalar toplamı olan 1.822.397,97 TL'den tahmini hesaplanan işçilik maliyeti olan 334.125,85 TL düşüldüğünde davalının ...'ye uğrattığı zararın 1.488.272,15 TL olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, raporda bütün ayrıntılar ve gerekçeleri yazıldığı üzere. davalı ile ...'ün ...'e ... Şirketinde olduğu gibi %50'şer gizli ortak olduklarını, davalının ... arasında organik bir bağlantı olabileceği, davalının açıklamalar ve incelemeler neticesinde ...'yi zarara uğrattığının tespit edildiğini, ... Şirketinde %50 ortak olan davalının diğer ortağın ise ... iken ... Şirketinin tek bir ortağı olup bu kişinin ise ...'ün eşi olduğunu, davalının ve ...'ün akdetmiş olduğu 01.06.2013 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereği ortaya çıkacak menfaat çatışması olduğunu, böyle bir organik bağlantının gizli ortaklık ilişkisinin davacılar tarafından bilindiğini ve bu şekilde ticari ilişkiyi devam ettirdiklerinin ileri sürülmesinin ise ticari hayatın işleyişi ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını, ...'nin muhasebesinin ... Şirketi tarafından tutulmasının gizli ortaklık ilişkisini bildiklerini ispatlamak için yeterli olmadığını, ayrıca davacılar tarafından bu gizli ortaklık ilişkisinin bilindiğini davalıca ispatlamaya yarayacak hiçbir veriyi dosyaya sunmadığı belirtilerek 39 sayfalık uzman görüşü raporunun sonunda ... yönetim kurulu üyesi davalının ...dilmiş olan 01.06.2013 tarihli sözleşme dolayısıyla ...'yi toplamda 1.810.130,15 TL zarara uğrattığına kanaat getirildiğini, ... Firmasından dosyaya gelen yanıt ile .... firmasının... Firmasının feshiyle birlikte hemen söz konusu firma ile ayrı bir sözleşme yaptığının ortaya çıktığını, gelen cevabı yazının bilirkişilerce değerlendirilmediğini, delilerin değerlendirilmemesinin söz konusu olması durumunda dosyaya toplanmasının anlaşılamadığını, mahkemece dava dışı ... AŞ'nin zarar etmediğinin belirtildiğini, zaten ... AŞ'nin mali yapısının davacı müvekkillerinin sahibi bulunduğu ... Şirketleri sayesinde iyi konuma ulaşmaya çalıştığını, taraflarınca dava dışı ... AŞ'nin zarar yaptığı iddia edilmemişken ... AŞ'nin zarar etmemesinin hatta makul düzeyde kar etmesinin davanın akıbeti ile bir ilgisinin bulunmadığını, davadaki iddiaların davalı tarafça şirket kasasından yersiz pek çok harcama yapması, şirkete oldukça zarar vermesi, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmasına ilişkin olduğunu, bu iddiaların yeterince incelenmeden karar verilmek suretiyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 553 vd. maddeleri gereğince ... Şirket yönetim kurulu üyesinin şirkete vermiş olduğu zararın tazmini ile tazminatın şirkete ödetilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacılar ve davalının dava dış.... Şirketinin kurucu ortaklarından oldukları, şirketin 10.07.2013 tarihinde ana sözleşmesinin düzenlenerek tescil edildiği, davalının 22.10.2014 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, 10.07.2013 - 22.10.2014 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak bulunduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalının davacıların iddia etmiş olduğu gibi şirket kasasından yersiz harcamalar yapmasının, şirketi zarara uğratmasının, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmasının ispat edilip edilmediği, sübuta erip ermediği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve rapora itiraz üzerine düzenlenen ek raporların dosya kapsamına uygun yeterli ve gerekçeli olup olmadığı, yeni bir heyetten bilirkişi raporunun alınmamış olmasının ve davacı tarafça dosyaya ibraz edilen uzman görüşüne dair raporun değerlendirilmemiş olması ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, yukarıda belirtildiği üzere tarafların dava dışı ... ... Şirketinin kurucu ortaklarından olduğu, yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalının 22.10.2014 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dava dışı .... şirketinin 18.11.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile kar dağıtımı ve .... kaynaklarının başkaları tarafından kullanılma konusunun araştırılmasına dair toplantı düzenlendiği, toplantıda, yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın yer olduğu, toplantının 1.maddesinde, 2013 yılının karının dağıtımına karar verildiği, söz konusu kararda, ortaklardan davacı ...'nin hisse oranının %32,50, davacı ...'ın hisse oranını %17,50, davalı ... hisse oranının %50 olduğu belirtilerek dağıtım miktarlarına yer verildiği, yönetim kurulu toplantısının 2.maddesinde, ... kaynaklarının başka firmalar, başka kişiler alt yükleniciler tarafından kullanılmış olmasına ilişkin duyumlar alındığı belirtilerek konunun incelenmesi için 3 kişilik heyet oluşturulmasına dair karar verildiği, 08.12.2014 tarihli idari tahkikat sonuç raporu altında dava dışı .... kaynaklarının başkaları tarafından kullanılması konulu dava dışı gerçek kişiler tarafından rapor düzenlendiği, raporun sonucunda, konunun hukuki boyutunun tespitler ışığında .... firma zararına usulsüz kullanımların olduğu ve konunun adli boyutları itibariyle değerlendirilmesi gerektiği, idari açıdan ise önerilen tedbirler olarak firma zararına iyi niyetli olmadığı değerlendirilen kötü kullanımların o zaman yönetici ...'nin bilinçli yönlendirmesi ile yapıldığı kanaatinin oluştuğu, bu çerçevede gelecekte de kaynakların firma zararına ve kötü kullanımının önüne geçilebilmesi için iş ve dış denetleme mekanizmalarının daha etkin kullanılması gerektiğinin vb hususların değerlendirildiği ve yer verildiği, dava dışı ... .... Şirketi tarafından davalı ...'ye Üsküdar .... Noterliğinde düzenlenen 04.09.2014 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, Üsküdar .... Noterliğinin 28.08.2014 tarihli ihtarı ile taraflarından... Mühendisliğinden mezun olduğuna dair belgeleri istemeleri akabinde ... öğrenci işleri daire başkanlığından gönderilen bilgi sonucunda .... Mühendisliğinden 21.06.1997 tarihinde başarısızlık sebebiyle ilişiğin kesildiği ve söz konusu bölümden mezun olunmadığının öğrenildiği, şirkette sahip olunan münferit imza yetkisine dayanarak şirket aleyhine eski tarihli sözleşme düzenleyerek imza edilen ve bu sözleşmenin resmi kurumlara verildiğinin tespit edildiği,.... Şirketi ile taşeron sözleşmesi ile 01.06.2013 tarihinde .. Makine yetkilisi sıfatı ile imzalandığının iddia edildiği, sözleşme tarihinde söz konusu şirketin anonim şirket unvanını henüz almadığı, yapılan bu fiillerin açıkça güveni kötüye kullanarak doğrululuk ve bağlılığa uymayan nitelik arz ettiği iddiaları ile ... Makine ile iş akdinin İş Kanunun 25.maddeleri uyarınca fesih edildiğinin belirtildiği, ayrıca suç duyurusunda bulunulacağı ve tazminat davalı ile başka davaların açılacağının ifade edildiği, davalı ... tarafından 08.09.2014 tarihli dilekçe ile 2009 senesinden bugüne kadar şirketteki görevinden dolayı oluşan gelişmeler sebebiyle istifa ettiğini belirterek tüm kanuni hakları dikkate alınmak suretiyle çıkışının verilmesini talep ettiği, aynı tarihli mailde de bu hususun belirttiği ve kullandığı senelik izinleri gösterdiği, izin ücretini talep ettiği, 22.10.2014 tarihli Kadıköy .... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile davalının davalı şirketteki 05.07.2013 tarihinden beri görevli olduğu yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin gereğinin yapılmasını belirttiği, aynı şekilde mail yazışmalarınında yer aldığı, ihtarnamede yer alan taşeron sözleşmesinin dava dışı ... Şirketi ile dava dışı . ... Adi ortaklığı işletmesi arasında imzalandığı, dava dışı limited şirketi adına 17.05.2013 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesinde davalının şirket unvanı altında genel müdür olarak yer aldığı, taşeronluk sözleşmesinde dava dışı şirketin sözleşmedeki işinin çubuk donatı kesme ve bükme işi olduğu, dava dışı şirket ile dava dışı .... Şirketi arasında alt taşeronluk sözleşmesinin kurulduğu, dava dışı...Şirketinin 16.05.2013 tarihinde tescil edildiği dava dışı şirketin kurucusunun .... olduğu, dava dışı ... Şirket ortaklarından birinin davalı olduğu, davacı ... 'nin davalı hakkında tehdide yönelik şikayeti üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma nolu dosyasında 24.12.2014 tarihinde asliye ceza mahkemesine hitaben iddianame düzenlendiği, söz konusu iddianamede, şirkete ortak oldukları, iddiaya göre şirket hesaplarındaki paraların taşeron ....'e aktarılması nedeniyle aralarında hukuki ve ailevi anlaşmazlıkların bulunduğu, ayrıca şüpheli tarafından ... firmasından bir kısım makinelerin satılması iddiası ile şüphelinin müşteki tarafından ofise çağrıldığı, söz konusu konuları sorduğu ve iddia edilen ifadelerin kullanıldığı belirtilmek suretiyle müteselsilen tehdit eyleminden cezalandırılmasının talep edildiği, davacı ... ve davalı arasında 25.06.2014 tarihli protokol başlıklı adli yazılı sözleşme düzenlendiği, sözleşmede, şirketin feshedilmesine karar verildiğine dair hususlara ve 2.8.maddede ise şuanda iş yapmakta olan .... Şirketi ile imzalanmış bir sözleşmenin olmadığı belirtilerek bu andan itibaren sözleşme imzalanmayacağına yer verildiği, davalı tarafça, davacılar ve dava dışı... ile .... hakkında 07.06.2014 tarihli dilekçe ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılğına yağma, yağmaya azmettirme, sahtecilik, şahsi hürriyeti tahdit suçlamaları ile şikayette bulunduğu, şuç tarihlerinin 24.06.2014 ve 25.06.2014 olarak gösterildiği, dilekçede şüpheliler tarafından önceden hazırlanmış olan protokolün zorla imzalatıldığı, şüphelilerin amacının.... Firmasını ele geçirmek ve müvekkilini dışarıda bırakmakta olduğunu, .... firmasının karlılığı iyi olan ve 3. Boğaz Köprüsünü alt taşeronluğunu yapan bir şirket olduğunu, müvekkilinin korkması nedeniyle aslında ...ile ... arasında 01.06.2013 tarihinde imzalanan ve 20.08.2013 tarihinde SGK'ya bildirilen taşeronluk sözleşmesi olmasına rağmen yoktur diye imzaladığı vb iddialara yer verildiği, 31.10.2014 tarihli İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/100428 Soruşturma nolu dosyasında, davalının şikayeti üzerine şüpheliler ile kuzen olduklarını, işler nedeniyle şirket ortaklıkları bulunduğunu ve diğer hususlara yer verilerek inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı tarafça dava dışı şirkete Kadıköy .... Noterliğinde düzenlenen 19.11.2014 tarihli ihtarname ile şirketin göndermiş olduğu 07.11.2014 tarihli ihtarnameye cevap verdiği, iki ortak hakkında savcılığa şikayette bulunduğunu, darp ve şiddet sonrası alınan yönetim kurulu kararlarında iki ortağın hareketi ile azınlık durumuna düşürüldüğünü, iş akdinin tek taraflı feshedildiğini, kendisinin 22.10.2014 tarihli dilekçe ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini belirttiği, davacı tarafça 19.08.2014 tarihli dilekçe ile davalılara karşı Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1233 Esas sayılı dosyasında TTK 640/3 maddesi uyarınca dava dışı şirketle ilgili ortakların yönetim haklarının kaldırılması, tedbir mahiyetinde kayyım atanması talepli davanın açılmış olduğu, davacılar tarafından dava dışı şirketin davalının eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası üzerine 15.01.2015 tarihinde 400.000,00 TL dava değeri üzerine HMK 107 maddesi gösterilmek suretiyle belirsiz alacak davasını açmış oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra bilirkişi raporu alınmıştır. 06.12.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava dışı ..... Şirketi,.... Müdürlüğü'nde .... sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, 06-04-2005 tarihinde limited şirket olarak kurulduğu, 05-07-2013 tarihinde tür değiştirerek anonim şirkete dönüştüğü, dava dışı şirketin sermayesinhin her biri 1.000.00 TL sı kıymetinde 1.300 adet hisseye ayrılmış olduğu, 1.300.000. TL olduğu, ana sözleşmenin 7. maddesi ile ..., .... ve ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, 8 inci maddeye göre de yönetim kurulu üyelerinden her birinin şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı, dava dışı şirketin ana sözleşmesinin 10-07-2013 tarihli ve 1094 sayılı ...Gazetesi'nde ilân edildiği, davalı ... Kadıköy .... Noterliğinin 22-10-2014 tarihli ve .... yevmiye numaralı istifanamesi ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, yönetim kurulu üyeliğinden istifasının kabulüne ve imza yetkisinin iptaline ilişkin yönetim kurulu kararının 20-11-2014 tarihinde tescil edildiği, 04-12-2017 tarihinde ... Ümraniye İstanbul adresine gidilerek dava dışı şirketin ibraz edilen belgelerinin incelendiği, daha detaylı diğer belgelerin İzmit Kartepe'de olduğunun bildirildiği, davalının 05-07-2013 tarihinde nev'i değiştirerek anonim şirkete dönüşen dava dışı şirkette 22-10-2014 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, dava dışı şirketin 2013 senesindeki net hasılatının 3.191.062,04 TL olduğu, yaptığı işlerin maliyetinin ise 2.549 976,48 TL olduğu, elde edilen brüt kârın 641.085,56 TL olduğu, satış kârlılığını gösteren rasyolardan ilki “brüt kâr marjı rasyosu” olduğu, dava dışı şirketin 2013 senesindeki brüt kâr marjı rasyosunun 0,20 olduğu, dava dışı şirketin 2014 senesinde 4.558.123,12 TL net satış yaptığı, satışlarının maliyetinin 3.192.643,87 TL olduğu, elde edilen brüt kârın 1.365.490,25 TL olduğu, bu bilgilere göre dava dışı şirketin 2014 senesindeki brüt kâr rasyosunun 0,30 olduğu, dava dışı şirketin 2013 senesinde %20, 2014 senesinde % 30 oranlarında brüt kâr elde ettiği, dava dışı şirketin 2013 senesinde elde ettiği 641.085,56 T.L. lık brüt kârdan, faaliyet ve finansman giderleri tenzil edildiğinde, geriye vergi öncesi 359.985,22 TL net kâr kaldığı, net kârlılık oranının da %11 olduğu, dava dışı şirketin 2014 senesinde elde ettiği 1.365.490,25 TL'lik brüt kârdan, faaliyet ve finansman giderleri tenzil edildiğinde, geriye kalan vergi öncesi net kârın 1.007.134,54 TL olduğu, buna göre de net kârlılık oranının %22 olduğu, açıklamalara göre, dava dışı şirketin vergi öncesi net kârlılık oranlarının 2013 senesinde %11, 2014 senesinde %22 olduğu, ... Bakanlığı'nca inşaat işlerinde öngörülen brüt kârlılık oranının % 25 olduğu, bunun %10 -13 arasındaki kısmının genel gider olacağı varsayıldığı, geriye %15 veya %12 arasında net kârlılık kaldığı, dava dışı şirketin iki yıla ilişkin brüt kârlılık ortalamasının % 25, net kârlılık ortalamasının ise % 16,5 olduğu, dava dışı şirketin kârlılık oranlarının, inşaat sektörünün kârlılık oranlarına uygun olup, düşüklük bulunmadığı, dava dışı şirketin 2013 senesinde 1.650.317,44 TL olan öz varlığının, 2014 senesinde 2.093.601,12 TL'ye yükselmiş oduğu, mali yapısını kuvvetlendirdiği, cari oranının da 2014 senesinde 1,5 'den 2'ye çıkardığı, bunun da ödemelerinde sorun yaşanmayacağı anlamına geldiği, davada; dava dışı şirketin davalının organik bağının bulunduğu .... Şirketi'nde iş yaptırarak, kârını bu şirkete aktardığı iddia edildiği, davacıların bir diğer iddiasının da, ...'e ön ödeme yapılarak, dava dışı şirketin parasının kullandırıldığı olduğunu, 2013 ve 2014 senelerinde ... Şirketinin dava dışı şirkete taşeron olarak KDV dahil 2.150.429,60 T'L lık iş yaptığı, hesap hareketlerinde dava dışı şirketin kayıtlarında 320.00.289 kod numaralı hesapta takip edildiği, bu hesabın dökümüne göre dava dışı şirketin ...'e borçlu olduğu dönemlerin daha fazla olduğu, bu nedenle dava dışı şirketin parasının kullandırıldığı izleniminin çıkmadığı, dava dışı şirketin, davalının görev yaptığı dönemlerde elde ettiği kârlılığın inşaat sektöründe öngörülen kârlılığa göre düşük olmadığı, keza, aynı dönemde dava dışı şirketin mali yapısının da güçlendiği, bunlara rağmen dava dışı şirketin daha fazla kâr elde etmesi gerektiği halde, bu kârlılığın.... Şirketine aktarıldığı iddia ediliyor ise, bunun kanıtlanması için.... Şirketi'nin de 2013 ve 2014 senelerine ait ticari defterleri ile bilânçolarının ve gelir tablolarının da incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde; raporun eksik ve hatalı inceleme sonucunda düzenlendiğini, 7 sayfasının dilekçe özetinden ibaret olduğunu, raporda dava dışı şirketin mali yapısının 2014 yılında kuvvetlendiğinin belirtildiğini, ... 'nin mali yapısının müvekkiller ve müvekkillerinin sahibi bulunduğu ...Şirketleri sayesinde iyi konuma ulaşmaya çalıştığını, bu şirketlerden ve müvekkillerinin prestejinden yararlandığını, davalının pek çok harcama yaptığını, şirkete çok zarar verdiğini, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dava dışı şirket .... Şirketine sürekli müvekkillerinin ortak olduğu şirketi borçlandırdığını, para aktarma işlemleri yaptığını iddia ederek, .... Şirketinin defterlerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmiştir. 09.08.2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; iddianın “dava dışı ....Şirketi'nin kârının başka bir dava dışı şirkete aktarıldığı” şeklinde olduğu, dava dışı .... Şirketinin, zarar etmediği, az kâr da etmediği, makul ve hatta yüksek kâr elde ettiği, buna rağmen, kârının başka bir şirkete aktarıldığı iddia ediliyorsa; bunun ortaya çıkarılması için diğer dava dışı şirketin söz konusu işle ilgili elde ettiği kazanca bakmanın gerektiği, davacılar vekilinin isteği gibi bir netice çıkarılması için, başka bir sağlam yöntem bulunmadığı, varsa böyle bir yöntemin, davacılar vekilinin soyut ve dayanaksız itirazlar yerine bu yöntemi açıklaması gerektiği, ancak, bundan sonra kale alınabilecek bir itirazdan söz edilebileceği, bilirkişi heyetinin kök raporunun sonuç kısmında; “.... Şirketi'nin de 2013 ve 2014 senelerine ait ticari defterleri ile bilânçolarının ve gelir tablolarının da incelenmesi gerektiğini” gündeme getirdiğini, davacılar vekilinin ... Şirketi'nin de 2013 ve 2014 senelerine ait defterlerinin, bilânçolarının ve gelir tablolarının incelenmesine karar verilmesini talep ettiğini, mahkemenin 24-01-2018 tarihli oturumunda dava dışı ..... Şirketi'nin 2013 - 2014 yıllarına ait tiçari defterleri üzerinde inceleme yapılması için Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, Bursa 1. Asliye Ticaret mahkemesin de 12-07-2018 tarihli inceleme gününde defterler ibraz edilmediği için inceleme yaptırılamadığı, dava dışı .... Şirketi'nin, dava dışı .... Şirketi'ne kestiği faturalarda bağlı bulunduğu vergi dairesi ve sicil numarasın belli olduğu, davacı yanın bunu bildirmesi halinde vergi dairesine müzekkere yazılarak; “.... Şirketi'nin 2013 ve 2014 senelerine ait bilânçolarının ve gelir tablolarının yer aldığı 2013 ve 2014 senelerine ait kurumlar vergisi beyannamelerinin tam takım olarak” celbinin sağlanması halinde, davanın aydınlatılması için önemli bir mesafe sağlanacağı, kök rapordaki görüşün korunduğu, bununla birlikte, önceki yazılı hususun sağlanması ve tekrar görev verilmesi halinde, davacılar vekilinin itirazlarının daha sağlıklı bir şekilde karşılanması olanağı ortaya çıkacağı belirtilmiştir.Davacılar vekili ek rapora karşı beyan dilekçelerinde; ek raporda kök rapordan hiçbir farklı inceleme, değerlendirme ve kanaat bulunmadığını, hiçbir temele dayanmadan kök rapordaki beyanların tekrarı niteliğinde bulunduğunu, davada çok kez belirtmiş oldukları üzere, davalı tarafın şirket kasasından yersiz pek çok harcama yapması, şirkete oldukça zarar vermesi ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmasının söz konusu olduğunu belirterek, bilirkişilerce ifade edildiği üzere dava dışı şirketin bulunduğu Vergi Dairesine müzekkere yazılarak cevapla birlikte dosyanın yeniden heyete tevdine karar verilmesini talep etmiştir.14.12.2020 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporunda; dava dışı ....Şirketinin Bakanlık tarafından inşaat şirketleri için öngörülen kârlılık oranlarını tutturduğu ve sektör ortalamasının üzerinde kârlılık oranlarına ulaştığı, dava dışı ... Şirketi'nin kârını aktardığı, parasını kullandırdığı iddia edilen diğer dava dışı şirketin ünvanının .... Şirketi olduğu, dava dışı ... Şirketinin diğer dava dışı .... Şirketi ile cari hesap ilişkisini kayıtlarında 320.00.289 kod numaralı hesapta izlediği, bu hesaba göre .... Şirketi'nin borçlu olduğu dönemlerin alacaklı olduğu dönemlere nazaran daha fazla olduğu, dolayısıyla, davacıların.... Şirketi'nin parasının kullandırıldığı iddiasının geçerli olmadığı, mahkemeye sunulan 06-12-2017 ve tarihli kök ve 09-08-2019 tarihli ek raporlarda, mevcut delillere ve dava dışı ... Şirketi'nin incelenen defter kayıtlarına göre yapılan inceleme sonucunda; dava dışı ... Şirketi'nin sektör ortalamasına uygun hatta daha üzerinde kâr elde ettiği, parasını kullandırmasının söz konusu olmadığının tespit edildiği, bununla birlikte, davacı yanın itirazlarının karşılanması açısından, diğer dava dışı ... Şirketi'nin kayıtları üzerinde inceleme yapılmasında yarar bulunduğu hususunda takdirlere sunulduğu, dava dışı .... Şirketi'nin, ...Vergi Dairesi'ndeki vergi sicil numarası .... olarak bildirildiği müzekkereye istinaden . Vergi Dairesi Müdürlüğü 13-07-2020 tarihli yazısının ekinde, .... sicil numaralı mükellefi diğer dava dışı ....Şirketi'nin 2013 ve 2014 senelerine ait kurumlar vergisi beyannamelerinin gönderildiği, beyannamelerde dava dışı .... Şirketi'nin bilânçoları ve kâr - zarar hesaplarının yer aldığı, bunların da gerekli tespitleri yapmaya yeterli olduğu, dava dışı... Şirketinin 2013 senesinde net kar oranının %4,45, 2014 senesinde ise %4,50 olduğu, dava dışı ... .. Şirketinin 2013 yılındaki net kar oranının %11,00, 2014 yılında ise %22,00 olduğunu, görüleceği üzere tarafların ortak oldukları şirketin karlılık oranının .... Şirketine nazaran daha yüksek olduğu, bu verilerinde dava dışı ... AŞ'den ... Şirketine kar aktarımı olmadığını ortaya koyduğu belirtilmiştir. Davacılar vekili ek rapora beyan dilekçelerinde; itirazlarının cevaplandırılmadığını iddia ederek, itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmişlerdir. Davacılar vekili tarafından dosyaya 18.01.2020 tarihli uzman görüşü ibraz edilmiştir. Davacılar vekili 24.02.2021 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; dosyada eksik inceleme yapıldığını, uzman görüşü sunduklarını, uzman görüşü ile bilirkişi raporlarının sonucunun tamamen farklı olduğunu, emsal Yargıtay kararları göz önüne alınarak çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmasını ve mahkemenin talebi halinde uzmanları bir daha ki celse dinlenilmek üzere hazır edeceklerini beyan etmiştir. Davalı vekili zapta geçen beyanında; yargılamanın 6 senedir devam ettiğini, davacıların iddialarını ispat edemediklerini, davacının bilirkişi raporu ve uzman görüşü arasındaki farklılık nedeniyle rapor alınmasına ilişkin talebi kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 293. maddesinde uzman görüşü düzenlenmiştir. Davacılar vekili, yasal düzenleme kapsamında uzman görüşünü dosyaya ibraz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4265 Esas, 2019/8115 Karar ve 11.12.2019 tarihli emsal kararında belirtildiği üzere, uzman görüşü takdiri delil niteliğindedir. Anılan emsal içtihatta, HMK'da 293. maddesi hükmü kapsamında tarafların aldığı uzman görüşünün takdiri delil niteliğinde olduğu, uzmanın duruşmada dinlenip dinlenilmemesine hâkimin takdir edilebileceği bir husus olduğuna yer verilmiştir. Mahkemece hukuki gerekçeleri ortaya konularak karar verilmiştir. Bu sebeplerle, davacılar vekilinin uzman görüşünün değerlendirilmediğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 266 vd. maddelerinde bilirkişi incelemesi üst başlığı ile bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâllere yer verilmiştir. Aynı Yasa'nın 281/2. maddesinde ise mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği belirtilmiştir. HMK'nın 282. maddesinde, hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği ifade edilmiştir. Somut olayda, davacılar vekili tarafından anonim şirket ortağının yapmış olduğu eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı iddiası üzerine eski yönetim kurulu üyesine karşı sorumluluk davası açılmıştır. Bilirkişiler kendilerine verilen görev kapsamında, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları ile birlikte yine dava dışı olup, davalı şirket yönetim kurulu üyesi tarafından para aktarılarak ortak olunan şirkete zarar verildiği iddia edilen.... Şirketine ait ilgili Vergi Dairesinden .... Vergisi Beyannameleri üzerinde incelemeler gerçekleştirerek rapor ve ek raporlar düzenlemişlerdir. ... Vergisi Beyannamelerinde, dava dışı şirketin bilançoları ve kar zarar hesapları yer almaktadır. Yasal düzenlemeler, raporun içeriği ile bilirkişi incelemesine esas olan bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacılar vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğine yönelik iddia ve istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun yeterli ve gerekçelidir.Davacılar, şirketin eski yönetim kurulu üyesi davalının yersiz harcama yaparak şirkete oldukça zarar verdiğini, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmasının söz konusu olduğunu iddia ederek, TTK'nın 553 vd. maddeleri kapsamında iş bu sorumluluk davasını açmışlardır. Eldeki dava, TTK'nın 553 vd. maddeleri uyarınca şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri tarafından eski yönetim kurulu üyesine karşı açılmış bir sorumluluk davasıdır. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davası, doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Yani davacıların tarafın ortağı olduğu şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı ortaklar açısından ise dolaylı zarar olup, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 555. (6762 sayılı TTK'nm 309.) maddesi hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Davacı ortaklarırn doğrudan bir zararı varsa bu zararın ortağa ödenmesi istenebilir. Somut olayda, davacı ortaklar hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesini talep etmişlerdir. Bu konuda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Diğer yandan, TTK'nın 553. maddesi hükmünde, yönetim kurulu üyelerinin kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin kusurları ile ihlal ettikleri takdirde verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir. Bu durumda, davacı ortakların, kusuru ve zararı ispat etmesi gerekir. Dava dilekçesi ile istinaf başvurusunda davacılar vekili, genel olarak şirketin kasasından davalı tarafça harcama yapıldığı, şirkete zarar verdiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasında bulunulmuştur. İddialarına konu edilen hususlarda yapılan inceleme sonucunda ve özellikle dava dışı ortağı oldukları şirketin ticari defter ve kayıtları ile davalının haksız para aktarımı yapıldığı iddia edilen dava dışı şirkete ait Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin incelenmesi neticesinde, dava dışı şirketin herhangi bir zararının olmadığı tespit edilmiştir. Aksine bilgi ve belgelerden dava dışı şirketin kuruluş aşamasından itibaren 2013 ve 2014 yıllarında kâr elde ettiği, 2014 yılındaki net kâr oranını bir önceki yıla göre yaklaşık iki katına çıkardığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, davalının ortak olduğu dava dışı şirketteki.... Şirketi'nin kuruluşu dava dışı şirketten daha önceki yıllara ilişkin olduğu gibi, yine para aktarıldığı iddia edilen .... Şirketi ile dava dışı şirket arasında gerçekleştirilen alt taşeronluk sözleşmesi mevcut olup söz konusu sözleşme kapsamında davalının sebep olduğu herhangi bir zarar ispat edilememektedir. Ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere, dava dışı şirketin 10.07.2013 tarihinde kuruluşu ile birlikte davacılar ve davalının her birinin yönetim kurulu üyesi olarak şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları tartışmasızdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 553 vd. maddeleri gereğince davacılar tarafından, davalının kusuru ve şirket zararına dair iddiaları yasal delillerle ispat edilememiştir. Bu nedenlerle, davacılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazneye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTazminattaraflarınözetisavunmalarınınistinafsorumluluğundandereceistanbulsebeplerikanunincelemekararınınyöneticisininileri(Şirketkaynaklanan)tarihiiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim