Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/1294
2024/1269
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1294
KARAR NO: 2024/1269
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10.07.2024 Tarihli Ek Karar
NUMARASI: 2024/579 D. İş - 2024/580 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkiline olan borcuna istinaden 28.12.2023 Keşide tarihli, 26.02.2024 Ödeme Tarihli Düzenleme Yeri Eşme- UŞAK olan 2.400.000 -TL bedelli senet verildiğini, ancak ilgili senedin vadesi üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen karşı taraf borçluların müvekkiline olan borcunu ödemediğini, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçluların borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zarureti hasıl olduğunu, borçlunun ve avalistin borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de borçlulara yüklenilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 07.06.2024 tarihli kararıyla; "...Talep , İİK: 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacze ilişkindir. İİK 257 maddesinde" Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder" hükmü bulunmaktadır. İhtiyati haciz talep dilekçesi ve ekli belgeler incelendiğinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının sunduğu bono asılının vadesinin geldiği anlaşılmakla; talep usul ve yasaya uygun bulunmuş ve talebin 2.400.000,00 TL üzerinden %15 teminat karşılığı kabulü..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne, karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlular vekili İİK'nın 265. maddesi uyarınca itiraz etmiştir. Borçlular vekili, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; davalı müvekkillerinin davacı şirkete borçlu olmadıklarını, henüz borçlu sıfatı dahi bulunmazken mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası ile esas takibe geçilmiş ise de müvekkilleri tarafından yapılan iş bu takibe İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/356 E. Sayılı dosyası ile takibin iptali davası ikame edildiğini ve iş bu dosya da takibin teminatsız durdurulmasına karar verildiğini, zira ortada vadesi gelmiş bir borç söz konusu olmadığı, söz konusu takibe konu senedin kambiyo vasfında olmadığı, açıklanan sebeplerden ve resen tespit edilecek nedenlerden ötürü ihtiyati haciz kararının ivedi olarak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 10.07.2024 tarihli ek kararıyla; "...incelenen tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki gerekçeler ile; ihtiyati haciz kararına itiraz nedenlerinin şekli ve sınırlı olarak İİK.nun 265.maddesinde düzenlenmiş olduğu; ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçluların; borçlarının bulunmadığı, söz konusu takibe konu senedin kambiyo vasfında olmadığı vb. ilişkin iddialarının ve itirazlarının menfi tespit yahut alacak davasına konu edilebileceği değerlendirilmiş, İİK'nun 265.maddesinde sayılan sebeplerden olmayan ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine..." karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğini, yasa hükmünün açık olduğunu ancak alacaklı tarafından isteme dayanak yapılan senetlerin teminat senedi olduğunu, itiraz dilekçesi ekinde de senedin teminat senedi olduğuna ilişkin sözleşmenin sunulduğunu, ayrıca buna ilişkin olarak İstanbul Anadolu 1. İcra Hukuk Mahkemesinde de dava açıldığını, iş bu davayı delil olarak mahkemeye sunduklarını, tüm bu hususlardan da anlaşılacağı üzere senedin teminat senedi olduğu aşikar iken alacağın olup olmadığı dahi yargılamayı gerektirmekle birlikte ki alacaklının alacağı müvekkilinden ve müvekkili şirketten bulunmazken ve alacaklının bu durumu biliyor olması da gözönünde bulundurularak verilen ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken istemin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birçok Yargıtay kararında da teminat senedine istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinin belirtildiğini, buna ilişkin Yargıtay kararlarının ekte olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine dair ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini, neticede ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep emiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına yöneltilen itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz talep eden alacaklının 28.12.2023 düzenleme tarihli ve 26.02.2024 vade tarihli, 2.400.000 TL tutarlı senede dayanarak alacağın vadesinde ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz talep ettiği, senette düzenleyenin ve aval verenin borçlu/karşı taraflar, lehtarın ise ihtiyati haciz isteyen/alacaklı olduğu, mahkemece ihtiyati haciz isteminin alacağın %15'i oranındaki teminat karşılığında kabulüne karar verildiği, bu karara borçlular vekili tarafından itirazı edilmesi üzerine , mahkemece murafaalı yapılan inceleme sonucu itirazın reddine karar verilmesi üzerine bu ek karara karşı istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Borçlular vekilince ihtiyati haciz talebine dayanak bononun teminat bonosu olduğu, iş bu hususun taraflar arasında imzalanan protokol ve çek/bono teslim tutanakları ile sabit olduğunu, bononun teminat bonosu olduğu da gözetildiğinde ihtiyati haciz kararının yasa ve usule aykırı olduğu ileri sürülmüştür. İhtiyati hacize dayanak bononun teminat bonosu olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Borçlular vekili, teminat senedi iddiasını "BORÇ PROTOKOLÜ" başlıklı belgeye dayandırmaktadır. Anılan protokolün III.e bendinde, senetlerin veriliş nedeni düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin taraflar bakımından esasa ilişkin değerlendirilmesi, esas hakkında açılacak bir davada yapılacaktır. Protokolün anılan bendinde, bonoların veriliş sebepleri arasında ödenmemiş önceki cari borçlarından da söz edildiği ve ayrıca bu bonoların herhangi bir ilama gerek olmaksızın icra takibine konu edilebileceğine dair kayıt düşüldüğü anlaşılmaktadır. Alacaklının talebi bonoya dayalı olup, borçluların teminat senedi savunmaları esas hakkında açılacak bir davada değerlendirilebilecek bir husustur. Bu aşamada, İİK'nın 258.maddesi uyarınca ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın sağlandığı, Protokol içeriği de dikkate alındığında teminat senedi iddiasının İİK'nın 265. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karar isabetli olup, borçlular vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde, oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verildi.
Muhalefet Şerhi: İtiraz edenler vekilinin itiraz dilekçesi kapsamında sunduğu protokol ve çek/bono teslim tutanakları dikkate alındığında, taraflar arasında mal alım satım protokolü düzenlendiği, protokol ve 28.12.2023 tarihli çek teslim tutanakları kapsamında alacaklı şirket tarafından borçlu şirketten 2024 yılında alınması kararlaştırılan ürünlerin bedeli için toplam 8.000.000 TL tutarlı çekler verildiği, protokolün "e" bendi uyarınca, bunun karşılığında ürünlerin gönderilmemesi ve alacaklı şirketin uğrayacağı zararlar kapsamında ve çeklerin teminatı olacak biçimde, borçlu şirketin keşidecisi, diğer borçlu gerçek kişinin avalist olduğu toplam 16.000.000 TL tutarlı 7 adet bononun verilmesinin kararlaştırıldığı, iş bu protokol hükmü uyarınca 28.12.2023 tarihli senet teslim tutanağı ile ihtiyati haciz talebine konu bononun da içinde yer aldığı 7 adet bononun ihtiyati haciz alacaklısı şirkete verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden alacaklının, davalıya karşı sözleşmeyle yüklendiği edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirilip getirilmediği, yine davalının protokol doğrultusunda edimlerini yerine getirip getirmediği, bu kapsamda ve bu surette teminat olarak verildiği anlaşılan bononun karşılıksız kalıp kalmadığı yargılama sonucu belirlenebileceğinden ve bu haliyle talep dayanağı bononun teminat bonosu niteliğinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacize itirazın reddi kararında isabet bulunmadığı düşünüldüğünden, saygın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15