Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/912
2024/1268
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/912
KARAR NO: 2024/1268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19.01.2021
NUMARASI: 2017/1318 Esas - 2021/49 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat sigortasından kaynaklı rücu)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... AŞ tarafından bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı şirketin sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile davalı taşıyıcı ve davalı sigortacı aleyhine takip başlatıldığını, davalılar tarafından takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davacı sigorta şirketi nezdinde "Nakliyat Abonman Blok Sigorta Sözleşmesi" ile sigortalı ... Otomotiv Aş. Tarafından yurtiçindeki muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının taşıma esnasında hasarlandığını, hasarın davacı şirkete ihbar edilmesi üzerine ekspertiz yapıldığını, ekspertiz raporu ile hasarın nakliye esnasında gerçekleştiğinin somut bir şekilde ortaya konulduğunu, hasar tespit tutanağında da taşıma esnasında hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini ve imza altına alındığını, dava konusu hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı ... Aş.'ye %20 poliçe marjı ilavesiyle birlikte 09/12/2015 tarihinde 4.905,84 TL hasar tazminatı ödediğini, bu ödeme ile TTK 1472. Madde gereği sigortalının haklarına halef olduğunu, %20 poliçe tazminatı hariç olmak üzere 4.088,20 TL için rücu hakkı doğduğunu, dava konusu hasarlanma olayının nakliye sırasında meydana gelmesi nedeniyle taşıma işini üstlenen davalı ile taşıyıcının sorumluluk sigortacısı davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirtmiş, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyasında 4.088,20 TL asıl alacak ile asıl alacağın takip öncesi işlemiş faizine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, savunmasında özetle; davalı şirket nezdinde davalı sigortalı lehine davacı sigortacının taleplerine konu edebileceği (kabul anlamına gelmemek kaydıya) taşıyıcı mali sorumluluk poliçeleri düzenlendiğini, davacı tarafından sunulan hasar tespit tutanaklarında davalı şirket sigortalısının imzası ve onayı bulunmadığını, tek taraflı tutulan tutanakların da hiçbir delil niteliği bulunmadığını, okunaklı olmayan ve dosyaya sunulan birtakım hasar bildirim formlarının, tutanakların kim/kimler tarafından imzalandığı dahi belli olmadığını, rücu talebine dair davalı taşıyıcı ...’nun ve dolayısıyla sigortacı olarak davalının poliçe kapsamında sorumluluğunu gerektiren bir hasar bulunmadığını, TTK 878/1-b uyarınca ambalaj yetersizliği sebebiyle meydana gelen hasarlardan davalı sigortalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, davacının kendi poliçesi süresi ve teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi sayılabilecek (ex-gratıa) ödemeler yaptığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili, savunmasında özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusu hasarlara ilişkin tespit tutanaklarından, davalı şirketin ve davalı şirketin sorumluluğunu tazmin edecek sigortacısı diğer davalı ... Sigorta'nın yetkilerinin bulunup bulunmadığının açık olmadığını, sunulan tutanaklarda davalı şirketin onayının olmadığını, onayının olduğu tutanakların ise okunaklı olmadığını, hem hasarı gösterir hem de kusurlu yedek parçaların imha edildiğine dair herhangi bir belge/fotoğraf/video bulunmadığını, davacı şirketin ... şirketine ödemiş olduğu tutarın tamamı için davalı şirket ve davalı ...’ya rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda, dava dışı sigortalının yurtiçindeki muhtelif bayi ve servislerine gönderilecek yedek parça emtiasının taşıma işini davalı ... A.Ş.’nin gerçekleştirdiği ve bu taşıma işinin diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığı ihtilafsız olup, uyuşmazlık, sigortalı emtia hasarının taşıma sırasında meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır.TTK’nun 875. maddesine göre; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. Davacı tarafça, hasarlı emtiayaya ilişki hasar tespit tutanakları sunulmuş ise de, sevk irsaliyelerine göre, taşımaya konu emtiaların alıcısı olan bayiilere ve/veya servislere çekincesiz olarak teslim edildiği, teslim belgelerinde hasara ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı, hasarlanan emtialara ilişkin hasar tutanaklarının emtiaların gönderildiği alıcısı bayii ve servislerde değil, daha sonradan sigortalı ... A.Ş. tarafından kullanıldığı anlaşılan davalı ... A.Ş.’ne ait depoda bulunduğu sırada tanzim edildiği, hasar tespit tutanaklarında hasar ayrıntılarına ve hasarın ne zaman meydana geldiği konusunda ayrıntıya veya bilgiye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça söz konusu emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı ... A.Ş.’ne ait depoya götürüldüğü, sigortalı ile ... A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi yanında depolama sözleşmesi de olup olmadığı hususlarına açıklık getirilmediği gibi, emtianın alıcısına teslimi sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunda kabulünü içeren herhangi bir tutanak sunulmadığından davaya konu hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiğinin dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamamıştır. Dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bilirkişi raporuna mahkememizce de iştirak edilmiş, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı olarak davalılara ikame ettikleri ve birebir aynı mahiyette olan bir başka davada ilk derece mahkemesince verilen davanın ret kararının İstanbul BAM 12.Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğine ilişkin... dosya no , ... karar no ve 18.04.2019 tarihli kararı dilekçe ekinde sunduklarını, İş bu davada da dava konusu poliçenin özel şartlar 5.maddesindeki “yedek parçaların stok sahasına girdiği andan itibaren ilk 60 gün içinde tespit edilen hasarlar teminata dahildir” hükmü ile ekspertiz raporunda da bahsedilen dava konusu emtianın hasar tutanakları ve ambar çıkış fişlerini birlikte değerlendirildiğinde görüleceği üzere, hasar tespitinin poliçede belirtilen sürede yapıldığını ve böylece yapılan tazminat ödemesi teminat dahilinde kaldığını, hal böyle olunca davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesini istinaf konusu yaptıklarını, Dosyada mübrez olduğu üzere, davacı şirketin sigortalısı mal satıcısı/taşıtan ... Pazarlama A.Ş.ile (...) 1 nolu davalı taşıyan ... Lojistik A.Ş. (...) arasında delil sözleşmesi niteliğinde olan bir “Nakliye Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşmenin 7.maddesinin 6.paragrafı çerçevesinde hasarlı emtialar davalı taşıyan ... tarafından toplanarak kendisine ait ... Tuzla Tesisleri’ne (depoya) konulduğunu, bunun sebebinin ise yine 7.maddenin 6.paragrafı icabı davalı taşıyana mal alıcısı bayiler nezdinde hasara uğrayan bütün malları ekspertiz raporunun hazırlanması amacıyla toplama hakkına sahip oluşu olduğunu, dolayısıyla dava konusu emtianın hasara uğradığı, emtianın davalı taşıyanın depoya alınması ile belli olduğunu ve davalı taşıyanın, emtiayı deposunda tutması sebebiyle şüphesiz ki hasarı bildiğini, hasarlı emtianın davalı taşıyanın deposuna alınması, hasarın davalı taşıyanın sorumluluğunda gerçekleştiğinin açik delili olduğunu, hasarlı emtianın, davacı taşıyanın deposuna alınmasının başka izahı olmadığını, hal böyle olunca davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dava dışı sigortalıya ait emtiaların taşınması sırasında hasar gördüğü iddiasına dayalı olarak, dava dışı sigortalıya ödenen hasar tutarının davalı akdi taşıyıcı ve sigortacısı diğer davalıda tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından ileri sürülen itirazın haksız olduğu iddiasıyla, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılmış bir itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranına göre, hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle 5.880,00 TL'ye baliğ olmuştur. Davacı yanca davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde 4.905,84 TL asıl alacak ile 66,00 TL işlemiş faizi olmak üzere 4.971,84 TL' nin tahsili için takip başlatılmış, takipte kur karşılığı 5.628,29 TL gösterilmiş, itiraz üzerine duran takibin devamı için açılan eldeki itirazın iptali davasında ise dava değeri 4.088,20 TL olarak gösterilerek dava açılmıştır. Bu durumda dava değerinin, yasal kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak, aynı Kanun'un 352/1.b. maddesi gereğince istinaf mahkemesince karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-İlk derece mahkemesinin istinafa konu kararı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden kesin olduğundan, HMK'nın 346. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,2-Davacı tarfından istinaf istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde iadesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, başvuran üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 344 ve 352/1.b maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.09.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15