Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/918
2024/1266
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/918
KARAR NO: 2024/1266
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16.06.2020
NUMARASI: 2018/676 Esas - 2020/306 Karar
DAVA: İtirazın iptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında muhtelif inşaat malzemelerinin satışı üzerine ticari faaliyet gerçekleşmiş olduğunu, gerçekleşen bu ticari faaliyet neticesinde davalı borçlunun takibe konu alacak miktarı kadar olan borcunu ödemediğini, davacı müvekkilinin alacağını davalı borçludan tahsil edememiş olması sebebiyle Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı borçlunun üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde usul ve yasaya aykırı olarak haksız şekilde icra takibine geçmiş olduğunu, davacı tarafla ticari ilişkinin var olmasının davacı tarafın iddialarının doğru olduğu sonucunu doğurmayacağını, ayrıca taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmasının, davacı tarafla müvekkili şirket arasında bir hesap mutabakatı olduğu anlamına da gelmediğini, taraflarca imzalanmış bir hesap mutabakatının davacı tarafça delil olarak sunulamamış olduğunu, taraf firmaların hesap kayıtları arasında uyumsuzluk olduğundan dava konusu alacağın likit olmadığını, müvekkilinin davacıdan almış olduğu hizmetlerin karşılığının tamamını ödemiş olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla, davaya konu icra takibine geçilen bazı faturalara konu hizmetlerin müvekkili şirkete verilmemiş olduğunu, zaten satın alınan mallara ilişkin faturaların ödenmiş olduğunu, dava dilekçesi ekinde gönderilen fakat daha öncesinde kendilerine tebliğ edilmemiş ve dolayısıyla ticari defterlerine işlenmemiş olan bu iki fatura haricinde, dilekçe ekinde gönderilen tüm faturaların ve 28.06.2015 tarihli ... seri nolu 9.048,66 TL bedelli faturanın tamamının toplamda 95.122,46 TL olduğunu, müvekkilinin bu bedelin tamamını, hatta fazlasını davacı tarafa ödemiş olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa bu borcunu, 23.02.2015 tarihinde 5.000,00 TL 24.02.2015 tarihinde 5.500,00 TL 25.02.2015 tarihinde 5.250,00 TL 26.02.2015 tarihinde 4.750,00 TL 27.02.2015 tarihinde 5.500,00 TL ve 05.03.2015 tarihinde 5.140,00 TL olarak toplamda 31.140,00 TL nakit şekilde ödemiş olduğunu, 04.03.2015 tarihinde ise davacı tarafa müvekkili şirketin her biri 13.000,00 TL bedelli olan 3 adet toplamda 39.000,00 TL bedelli çek verdiğini, vadesi gelen tüm çeklerin de davacı tarafça tahsil edildiğini, bu ödemelerden hariç olarak müvekkili şirketin davacı şirket hesabına 26.06.2015 tarihinde 26.500,00 TL bankadan havale yaptığını, açıklamaya da "... Ada ... Parsel Demir ve Beton ücreti" olarak belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tüm bu ödemelerin toplamının 96.640,00 TL olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davacı tarafa olan 95.122,46 TL borcunu fazlasıyla ödemiş olduğunu, müvekkilinin hizmet alıp da ödediği faturalar dışında kalan özellikle davaya, icra takibine konu edilen iki adet faturadan ve faturaların içeriğine konu mallardan haberi olmadığını, faturaların müvekkili şirketin yetkilisine tebliğ edilmediğini, bunun dışında faturalara konu malların kime verildiğinin ispat edilmesi gerektiğini beyanla; davanın reddine, davacının %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya kapsamı ve toplanan deliller, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davanın fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibi itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olup, Davacının ve davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, taraflar arasındaki alacak farkının 28.03.2015 tarihli 2312,80 TL tutarlı ... fatura nolu ve 31.03.2015 tarihli ve 14655,60 TL tutarlı ... fatura nolu faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların davacı defterlerine kayıtlı, davalı defterlerine kayıtlı olmadığı, davacı iddiasına göre bu faturaların sevk irsaliyeleirinin olmamasının nedeninin dava dışı ... şirketi tarafından davalıya tesliminin yapılmış olmasından kaynaklandığının beyan edildiği ancak, dosyada bu faturalara konu malların tesliminin ... tarafından davalıya yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, incelenen BA ve BS kayıtlarında, dava konusu faturaların davacı tarafından BS bildirimlerinin bulunduğu ancak davalı BA kayıtlarında Mart ayı bildirimlerinin 3 adet fatura yönünden yapıldığı, uyuşmazlık kaynaklı 28.03.2015 tarihli 2312,80 TL tutarlı ... fatura nolu ve 31.03.2015 tarihli ve 14655,60 TL tutarlı ... fatura bildirimlerinin davalı BA kayıtlarında yapılmadığı, uyuşmazlık konusu faturalar dışındaki ...,...,... fatura nolu fatura bildirim toplamının 44.000,00 TL olup, davalı ticari defterlerindeki kayıtlarla uyumlu olduğu, ... ve ... nolu faturaların ise bildirimlerinin bulunmadığı, teslimin ve sevk irsaliyelerinin de bulunmadığı, davanın ispata muhtaç olduğu, yemin delilinin bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan 20.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda 'Sonuç' kısmı 1.ve 2. maddesinde; davacının 2015 takvim yılında davalıya KDV hariç 5.000,00 TL ve üzeri olan satışlarını BS formu (Mal ve Hizmet satışlarına ilişkin bildirim) ile 13 fatura adedi ve KDV hariç 92.291,00 TL tutarı olarak bildirdiği, davalının 2015 takvim yılında davalıya KDV hariç 5.000,00 TL ve üzeri olan alışlarını BA formu (Mal ve Hizmet alışlarına ilişkin bildirim) ile 13 fatura adedi ve KDV hariç 92.291,00 TL tutarı olarak bildirdiği, tespitinde bulunduğunu, davalının BA formları ile müvekkili davacının BS formları birbiri ile uyuşmakta aynı rakamların yer aldığını, bu hususun açıkça tespit edildiğini, Bilirkişi raporu ile davalının kötü niyetli olduğu, müvekkilinden satın aldığı ürünleri vergi dairesine beyan ettiği BA formu ile ortaya çıktığını, davalının bizzat kendi yazılı ikrarının ortada olduğunu, davanın bizzat davalıdan sadır belgelerle ispat edildiğini, Genelde hukuka ve özelde senet ile ispat ve ispat yükü kurallarına aykırı ilk derece mahkemesinin aleyhe kararını kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, Davalının vergi dairesine verdiği beyanın aksini HMK'nın 200 ve 201 maddesi gereği yazılı delillerle ispat edemediğini, bilirkişi tarafından müvekkilinin BS-davalı BA formlarının uyuşmuş olduğu tespit edilmesine rağmen, ilk derece mahkemesinin BA-BS formlarının uyumlu olmadığı gerekçesi ile hüküm tesis etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Bir yandan bizzat davalı elinden sadır bir bildirim ve diğer yandan bunun aksini ortaya koyan yazılı bir delil yok iken ve dahi kendileri için usulüne uygun tutulan defterlerinin de davalı bildirimi ile uyuşur iken huzurdaki davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddinin, hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşamayacağını, Mahkeme ayrıca 28.03.2015 tarihli 2312,80 TL tutarlı ... fatura nolu ve 31.03.2015 tarihli 14655,60 TL tutarlı ... No'lu faturaların teslimin ve sevk irsaliyesinin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, Oysa ki taraflarınca 12.02.2019 tarihli beyan dilekçesi ile davalıca beton ... firmasından alınmış bedeli davalıca müvekkili firmaya borçlanıldığını bu hususun .. A.Ş'nin kayıtlarının da celbinin taraflarınca talep edildiğini, mahkemece bu talepler dikkate almadan kayıtları celp etmeden doğrudan hukuka aykırı olarak karar verdiğini, Hâkimin davayı aydınlatma görevi bulunduğunu, şayet uyuşmazlığını aydınlanmadığını düşünüyor ise bildirdikleri ... kayıtlarını celp ile üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırabileceğini, bunun yapılmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava ticari satıma ilişkin faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı davalıya satıp teslim ettiği emtia( beton) nedeniyle cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu, borcun ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise davacıdan satın alınan betonların bedellerinin ödendiğini, alacağa dayanak olarak dava dilekçesi ekinde gösterilen 28.03.2015 tarihli ... seri nolu 2.312,80 TL tutarlı, 31.03.2015 tarih ... nolu 14.655,60 TL tutarlı faturalar konusu malların kendilerine teslim edilmediğini, davacıya borçlu bulunmadığını savunmuştur. İlk derce mahkemesince tarafların sunduğu deliller, tarafların BA-BS formlarının celbi ile taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. İlk derce mahkemesince alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında davacının davalıya keşide etmiş olduğu ve alacaklı olduğunu ileri sürdüğü 28.03.2015 tarihli ... seri nolu 2.312,80 TL tutarlı, 31.03.2015 tarih ... nolu 14.655,60 TL tutarlı faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, yine bu fatura konusu emtiaların davacı yanca davalıya tesliminin kanıtlanmadığı sonucuyla hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmayıp, fatura konusu mal ve hizmetin teslim edildiğinin da davacı yanca kanıtlanması gerekir. 28.03.2015 tarihli ... seri nolu 2.312,80 TL tutarlı, 31.03.2015 tarih ... nolu 14.655,60 TL tutarlı fatura konusu malların davalıya usule uygun delilerle tesliminin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacı vekilince iş bu faturalar konusu beton emtiasının dava dışı ... tarafından davalıya teslim edildiği, buna göre dava dışı ... firmasının defterlerinin incelenmesi gerektiği, ancak iş bu delil toplanmaksızın hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranıldığı ileri sürülmüş ise de, söz konusu faturaların davacı tarafından davalıya keşide edilip alacak olarak kayıtlandığı, ... firmasının ise üçüncü kişi firma olduğu dikkate alındığında, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derce mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15