Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/981
2024/1264
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/981
KARAR NO: 2024/1264
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 09.12.2020
NUMARASI: 2018/606 Esas - 2020/858 Karar
DAVA: Alacak (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 08/06/2016 tarihli ... sayılı irsaliye ve aynı gün tarihli ... nolu fatura ile davalıya sattığı ve teslim ettiği su tasfiye ekipmanları karşılığında davalı tarafından 29/09/2016 vadeli ... nolu çekin ... Ümraniye Ticari Şubeden keşide edildiği, bu çekin vadesinde bankaya ibraz edildiği ancak ödenmediğini, bunun üzerine Bursa ... icra müdürlüğünün ... esas ile kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını, davalı şirketi satılan ve bedeli ödenmeyen maldan dolayı müvekkilin mağdur olduğunu belirterek davanın kabulüne, 8.024,00 USD nin hüküm altına alınarak davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirkete İstanbul Anadolu 2.Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/4284 D.İş sayılı kararı ile Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674 sayılı Kanunun Hükmünde Kararname’nin 13. ve 19. maddeleri ile CMK 133/I maddesi kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (“TMSF”) yetkililerinin kayyum olarak tayin edildiğini, müvekkil şirketin halihazırda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından yönetilmekte olduğunu belirterek davanın reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce kurulan ara karar uyarınca davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş fakat davalı tarafça defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden incelenememiştir. Davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarında 23.260,77 TL alacaklı olarak göründüğü tespit edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan keşidecisi davacı şirket olan ve dava dışı şirket olan 2 adet fatura mahkememizce incelenmiş olup davacı şirketin keşide ettiği faturanın altında teslim edildiğine dair teslim alan isim ve imzanın bulunmadığı ancak dava dışı şirket tarafından düzenlenen faturanın incelenmesinde davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan mallara dair olduğu ve teslim alan bölümünde ...'nun isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Akabinde mahkememizce davalının BA formları celbedilerek ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. Alınan ek rapor neticesinde davacının faturaya konu ettiği malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.595 USD'nin dava tarihinden itibaren işleycek 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizi ime birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşan istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hali hazırda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından atanan yöneticiler tarafından yönetildiğini, Huzurdaki davada salt KDV beyannamesi ile davacı yanın dava konusu faturaya ilişkin hizmeti müvekkili şirkete verildiğinin ispatlanamaz olduğunu, Dosyaya mübrez bilirkişi raporları düzenlenirken davacı yanın ticari defterlerinde yer alan faturalarına konu hizmetin ifa edilip edilmediği yönünde hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, Bilirkişi tarafından tanzim edilip dosyaya ibraz edilen ek rapor taraflar arasında ihtilaflı olan hususlara dair somut, açık ve şüpheden uzak çözümler getirmekten uzak nitelikte olduğunu, bu kapsamda dosyaya ibraz edilen ek raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunun izahtan vareste olduğunu, Yaşanan süreç içersinde müvekkili şirketin kayıtlarının bir kısmının bulunamaması, bir kısmına ise savcılıklar tarafından el konulması, eski şirket çalışanlarının/ yetkililerinin ise zorunlu veya bağlı olarak görevden ayrılmış olması karşısında, davacı-alacaklı tarafından başlatılan icra takibine itiraz edilmesi makul ve haklı bulunduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme olması davacı yanın iddia ettiği şekilde müvekkili şirkete hizmet sunduğu ve bu hizmetin gereği gibi ifa edildiği anlamı taşımadığını, müvekkili şirketin ulaşılabilen kayıtlarında davacı yana ilişkin herhangi bir alacak kaydı bulunmadığını, icra takibine dayanak olan ilişki müvekkili şirket içersinde kayıt, bilgi ve belgelerle teyit edilemediği için takibe de süresi içersinde itiraz edilmiş olup, benzer tüm takiplere aynı mantıktan hareketle itiraz edilmekte ve gerekli yasal itiraz hakları kullanıldığını, dolayısıyla somut olaya özgü koşullar muvacehesinde müvekkili şirketin itirazı haksız veya kötü niyetli olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlı alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalıya alacağa dayanak fatura kapsamında su tasfiye ekipmanı sattığını, karşılığında çek alındığını, çekin ibrazında ise karşılıksız kaldığını ileri sürerek , davalıdan alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı ise fatura konusu mal ve hizmetin teslim edildiğinin de kanıtlanması gerektiği ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. İlk derce mahekemesince deliler tolanarak taraf ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptırılarak bilirkişi kök ve ek raporu alınmış, alacağa 09.06.2016 tarih ... nolu 8.024,00 USD tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı yanca ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmadığı, faturada teslim alan imzası bulunmadığı ancak yine ilk derce mahkemesince celb olunan davalı Ba form kayıtlarından faturanın davalı yanca bildiriminin yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı yanca alacağa dayanak faturanın Ba formu ile alış kaydı olarak vergi dairesine bildiriminin yapıldığı gözetildiğinde, fatura konusu malların davalı yanca teslim alındığının karine olarak kabulü gerekir. Buna göre davacı yanca dava konusu fatura içeriğindeki mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğinin kabulü gerekeceğinden, davalı vekilinin davacı faturası kapsamında mal tesliminin kanıtlanması gerektiği, Ba form içeriği ile mal teslim edildiğinin kanıtlandığının kabul edilemeceği ve faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı nedeniyle davanın reddi gerektiği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusununu HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.737,46 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15