Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/1298
2024/1262
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1298
KARAR NO: 2024/1262
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:10.06.2024 tarihli ara karar
NUMARASI: 2024/414 Esas
DAVA: Ticari Ünvanın Korunması
Taraflar arasındaki ticari unvanın korunması davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile neredeyse birebir olan ticaret unvanını müvekkili şirket ile aynı sektörde kullandığını davalının bu ticaret unvanını kullanarak piyasada iş yaptığı süre boyunca müvekkili şirketin ticari itibarı ve güvenilirliğinden faydalanacağını bu nedenle dava sonuçlanıncaya kadar müvekkili şirketin zararının artmaması adına davalının ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 10.06.2024 tarihli ara kararıyla; "...Bu açıklamalar ışığında; dosyanın mevcut durumu itibariyle haksız rekabet koşullarının mevcudiyeti, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların sabit olup olmadığı, bu eylemlerin haksız rekabet veya iltibas oluşturup oluşturmadığı gibi konular ispata muhtaç olup, şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca doğrudan hüküm sonucunu doğuracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin amacına aykırı olacağı gibi tedbirde ölçülülük ilkesine de aykırı olacağı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öğretide belirtildiği üzere ihtiyati tedbirin kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma olduğunu, Yargıtay içtihatları ve öğretideki görüşte ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ve kesin ispat aranmamakta olup, yaklaşık ispat kuralına yer verildiğini, dava sisteminde genel olarak tam ispat ölçütü benimsenirken, geçici hukuki korumalarda bu ölçütün derecesi düşürüldüğünü, HMK'nın 389.madde hükmünden davanın konusu bakımından bir sınırlamaya tabi olmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin anlaşıldığını, keza yasa koyucu uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini belirtirken, davanın konusunu oluşturan alacağın, tazminatın ya da mal varlığının değeri ile sınırlı bir miktar hakkında tedbir kararı verilebileceğini anlatmak istediğini, bizzat müddeabihin kendisi hakkında tedbir kararı verilmesini şart koşmadığını, Davalının, müvekkili şirket ile neredeyse birebir olan ticaret unvanını müvekkili şirket ile aynı sektörde kullandığının açık olduğunu, davalının bu ticaret unvanını kullanarak piyasada iş yaptığı süre boyunca müvekkili şirketin ticari itibarı ve güvenilirliğinden faydalanacağının görüldüğünü, davalının ticaret unvanının müvekkili şirketinkiyle birebir aynı olduğu ilk bakışta göze çarpmakta olup iltibasın söz konusu olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunun görüleceğini, Açıklanan sebeple müvekkillerin dava konusu hak ve menfaatleri bakımından geçici hukuki koruma talebinde bulunmaktaki açık hukuki yararı ve davalının müvekkili şirketin unvanıyla neredeyse birebir aynı ticaret unvanını kullandığı gözle görülür şekilde net olduğundan ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olmasının geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin yöneldiği amaca aykırılık teşkil etmekte olup mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 50 maddesine göre usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının kullanılması nedeniyle aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince ticaret ünvanına davalı tecavüzünün tespiti ve davalının ticaret unvanının sicilden terkini istemine; istinaf başvurusu ise dava içinde talep edilen ihtiyati tedbirin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 52/1. maddesi uyarınca ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde, bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.İddiaya göre davacı şirketin davalı şirketten daha önceden ticaret sicil kaydının tescil edildiği ileri sürülmüştür. Ticaret unvanının korunmasına ilişkin düzenleme, TTK'nın 52 ve devamı maddelerinde yer almış, tacirler için büyük önemi haiz, ticari işletme devri ve ticari işletme rehnine konu olan ticaret unvanı, bu hâli ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur.Bu türden açılan davalarda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince, terkini talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususları incelenip değerlendirilmektedir. Buna göre davacı iddiaları kapsamında ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği aşama itibariyle ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispatın dosya kapsamında oluşmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki değişen delil durumuna göre her zaman ilk derece mahkemesince talep halinde ihtiyati tedbir hususu değerlendirilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15