SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/961

Karar No

2024/1261

Karar Tarihi

20 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/961

KARAR NO: 2024/1261

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 25.03.2021

NUMARASI: 2020/141 Esas - 2021/272 Karar

DAVA: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından kredi borçlusu ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Lehine davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabı 06/12/2018 tarihinde kat edildiğini, bunun üzerine borçluya Üsküdar ... Noterliğinin 06/12/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, borçluya gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine bu defa İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından borçlu aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun borcun anlaşmaması ve anlaşmama son tutanağının düzenlenmesi üzerine işbu itirazının iptali davası açılması zorunluluğu doğduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun haksız olarak takibe itiraz etmiş olması nedeniyle yasa gereği %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı yanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı süresinde itiraz ettiğini ve akabinde ise işbu davayı ikame ettiğini, söz konusu borç kati bir borç olmadığını, zira davacı yanın da dava dilekçesinde belirttiği üzere dava dışı borçlu olan ... Ltd. Şti. lehine bir kefaletten bahsedildiğini, dolayısı ile esasında müvekkilinin esas borcu doğuran kişi olmadığını, dava konusu icra takibinde süresi içerisinde itiraz edildiğini, geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadan kefalet ilişkisinin varlığından söz edilerek başlatılan haksız icra takibi ve akabinde itirazları sonucu açılan davanın reddini talep ettiklerini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve davalı ...'ın ise bu sözleşmede kefil sıfatı ile yer aldığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık anılan sözleşme uyarınca davalıların davacıya borçlu olup olmadığı ile bunun miktarı noktasındadır. Bunun tespiti için bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiştir. Bilirkişi raporunun incelenmesinden, asıl alacak ile bu alacağın temerrüt ve takip tarihine kadar olan hesaplaması ve gayri nakdi alacak yönünden yapılan tespitler yasaya ve denetime elverişli kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir. Davacı bilirkişi raporuna beyanlarında, ödendiği tespit edilen faize ilişkin kısım yönünden itirazda bulunmuş ise de bu ödemelerin dosyaya yansıyan dekontlar ile sabit olması nedine ile dinlenebilirliği bulunmamaktadır. Davalı bilirkişi raporuna, müvekkilinin kefaletinin yasal şartları taşımadığı dışında bir itirazda bulunmamış olmakla rapor hesap yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir. Genel kredi sözleşmesinde kefilin gayri nakdi alacaktan da sorumlu olacağı özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre davacının davalıdan, bilirkişi raporunda hesaplanan tutar kadar alacaklı olduğu mahkememizce de kabul edilmiştir. Davalı ... kefalet gereği takip tarihi itibari ile hüküm altına alınan borcun tamamından, yine takip sonrası borcundan da ödeninceye değin kefalet limiti olan 1000.000,00 TL ye kadar nakdi ve gayri nakdi alacaktan sorumludur. Kefilin kefaletinin incelenmesinden TBK' nun 589. Maddesinde yazılı şartların tamamına haiz olduğu belirlenmiştir. Bu bakımdan davalı itirazları yerinde görülmemiştir. Tespit edilen tutarın davalılar tarafından ödendiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi bu yönde bir savunmada da bulunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likit olması, borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur. Davalı yanca davacının kötü niyeti ispat edilememiştir. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapığı itirazın kısmen iptaline; takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, 2.639,00 ₺ asıl alacak, 511,96 ₺ takip öncesi işlemiş faiz, 25,60 ₺ BSMV olmak üzere yekun 3.176,56 ₺ üzerinden asıl alacağın takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen şartlar uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolan alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 635,31 ₺ İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayrinakdi alacak yönünden; tahsilde tekerrrür olmamak kaydı ile çek garanti tutarı olan 5.660,00 ₺'nin davalı tarafından davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde nakde dönüştüğü tarihten ödeninceye kadar yıllık %90 Temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile devamına, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin, hükmünün gerekçesinde 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporunu dayanak aldığını belirtmekle beraber 02.12.2020 tarihli raporun sonuç kısmında; "Dava konusu açıkta bulunan 3 adet çekin davacı bankaya iade edilmesi veya davacı banka tarafından garanti edilmiş olan güncel çek sorumluluk bedeli olan 6.050,00 TL'nin ve/veya takip talebinde depo edilmesi talep edilen sorumluluk bedeli olan 5.660,00 TL'nin bloke hesaplarda tutulmak üzere davacı banka hesaplarına yatırılması," Davalı ...'ın dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 3.5 maddeleri kapsamında söz konusu nakdi borçların ödenmesinden ve çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesineden, iş bu GKS kapsamındaki kefalet bedeli kadar mütelsesilen sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtilmesine rağmen çek sorumluluk bedellerine ilişkin hüküm kurulmadığını, çek sorumluluk bedellerine ilişkin hüküm kurulmadığı gibi, devamında müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de hukuka aykırı olduğunu, gerek çek sorumluluk bedelleri gerekse de vekalet ücretlerine ilişkin olarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandılan kredi borcunun davalı kefilden tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilince davaya dayanak icra takibinde gayri nakit alacak tutarı ( çek sorumluluk bedeli) 5.660 TL nin depo edilmesi talebi yönünden ilk derce mahkemesince hüküm kurulmadığı, devamında da müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince kurulan hükmün 3 nolu bendinde " gayrinakdi alacak yönünden; tahsilde tekerrrür olmamak kaydı ile çek garanti tutarı olan 5.660,00 ₺'nin davalı tarafından davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, takip sırasında nakde dönüştüğü takdirde nakde dönüştüğü tarihten ödeninceye kadar yıllık %90 Temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile devamına" şeklinde hüküm kurulup karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı vekilinin ilk derce mahkemesince kurulan hükümde gayrı nakdi alacak tutarı talebi bakımından karar verilmediği yönündeki istinafı yerinde değildir. Yine ilk derce mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve taleple bağlılık kuralı ışığında davanın kısmen kabulüne karar verilip, reddedilen tutar yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, kararda bu yönden de yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derce mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafdereceistanbulgerekçesebepleriİtirazınkanunincelemekararınınileriiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim