Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/974
2024/1259
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/974
KARAR NO: 2024/1259
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29.12.2020
NUMARASI: 2018/20 Esas - 2020/720 Karar
DAVA: İstirdat
Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, 14/07/2015 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, ferilerine, imzaya ve yetkiye itiraz edildiğini, bu itirazların hem icra dairesine hemde icra hukuk mahkemesine yapıldığı halde, icra hukuk mahkemesine uyapta yaşanan sıkıntı nedeniyle ulaşmamış olduğunu, takibin kesinleştiğini, icra takibi kesinleştikten sonra yazılan talimat üzerine Isparta 3. Müdürlüğü dosyası ile fiili haciz tatbik edildiğini, fiili haczin müvekkilini ticari itibarını zedeleyeceğinden ötürü zorunlu olarak takibe geçilen borcu nakdi olarak ödenmek zorunda kalındığını, haksız ve yersiz icra takibinin hukuka aykırı bir şekilde kesinleşmesi nedeniyle müvekkilinin mağdur duruma düştüğünü belirterek ödenen meblağın istirdadını, yargılama masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; yetkili Mahkemenin Isparta Mahkemeleri değil, İstanbul Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemeninde Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla baktığı 2015/221 Esas sayılı dosyada davacı ...'in ... marka/ model fotokopi/ baskı makinası satın aldığını açıkça belirterek makinenin ayıplı olduğu gerekçesi ile davayı açtığını, açılan davada satılan makine karşılığı düzenlenen bonoların da iptalini istediğini; Satılan bu makinenin karşılığında düzenlenen 4 adet bononun zamanında ödenmemesinden dolayı davacıya karşı takibe geçildiğini, davacının istirdat davasını açabilmesi için borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olması gerektiğini, davacı yanın istirdat iddiasının asılsız ve gerçekten uzak olduğunu; Davacı tarafın Isparta Asliye Hukuk Mahkemesinin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla baktığı 2015/221 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde, fotokopi makinesini satın aldığını ve istirdat davasına konu bonoları bizzat kendisinin düzenleyip borcuna karşılık verdiğini ikrar etmiş olduğunu, şimdi ise alım satım karşılığında verdiği bonoları inkar etmekte olduğunu, bahsi geçen makinenin halen davacı elinde olduğunu, bahsi geçen davada ise satın alınan malın ayıplı olmadığına ilişkin bilirkişi raporu tanzim edildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak işbu istirdat davasını açtığını, amacının borçlu olduğu borcu ödemekten kaçınmak olduğunu savunmuş, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı vekilince her ne kadar davaya ve icra takibine konu 4 adet senetteki imzaların davacıya ait olmadığı ileri sürülmüş ve dosyamızdan alınan uzman bilirkişi raporuna göre de bu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de; 14.09.2013 tarihli satış sözleşmesi ile davacı ...'in, dava dışı ... firmasından ... marka/ model fotokopi/ baskı makinasını (550 Euro+KDV) ... bedel/taksitle satın aldığı, ödemelerin 20.01.2014 tarihinden başlayacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamda 48 adet 650 Euro bedelli sıralı senet verildiği ve davacı ...'in Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/221 Esas sayılı dosyasına sunduğu mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanları ile de bu hususların ve ayrıca ilk 12 adet senedin ödendiğinin teyit edildiği, yine ... müzekkere cevabına göre de ilk 11 senedin ödendiği anlaşılmakla, davacı yanın sözleşme kapsamında verdiğini kabul ettiği ve önceki tarihli olan bir kısmını ödediği sıralı senetlerden dava ve icra takip konusu olan 14, 15,16,17 sıra nolu bonolardaki imzalara itiraz etmesi ve bu senetler nedeniyle icra dosyasına ödediği bedelin istirdatını istemesinin, Türk Medeni Kanunun Dürüstlük ve İyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gibi aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve böyle bir durumu hukuk düzeninin korumayacağı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Her şeyden önce ayıplı malı müvekkiline satan davalı ... Ltd.Şti olmadığını, ticari ilişki olduğunu kabul eden mahkemenin öncelikle fatura ve irsaliye incelemesi yaparak bu ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı tarafından satışı yapılmış bir makine bulunmadığını, malın bedelinin davacının yetkili satış bayisine (...) ödendiğini, müvekkiline ait düzenlenmiş bonolardan ödenmeyen hiç bir bono bulunmadığını, tamamı süreleri içinde gerek davacı alt bayisine, gerekse bankalar kanalı (bayinin cirolaması ile) tahsil edildiğini, davalı firma ile müvekkilinin ticari bir ilişkisi bulunmadığını, Müvekkiline ait bonoların, davacının alt bayisi veya üçüncü kişilerle yaşadığı mali problemler/anlaşmazlıklar sebebi ile müvekkiline aitmiş gibi düzenlenmesinin müvekkiline ödeme yükümlülüğü getirmeyeceğini, zira takip kambiyo senedine özgü takip yolu olduğunu, bu sebeple imza incelemesi yapılması neticesinde çıkan sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, Davalının alacağı olduğundan bahisle bir sözleşme veya faturaya dayalı takip yapmadığını, mahkemenin gerekçesinde gösterdiği kararda takibin adeta fatura ve sözleşmeye dayanan takip yolunu seçtiği şeklinde hüküm tesis edildiğini, ticari ilişkinin varlığı sözleşme - fatura -irsaliye ile olacağını, ancak bunların hiç birinin davalı tarafça öne sürülemediğini, müvekkiline satılan malın faturası irsaliyesi de bulunmadığını, bu nedenle 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/221 E sayılı dosyası bayi tarafından satılan ve servis hizmeti sunulmayan, ayıplı malın tedarikçi -distribütör firmadan ayıbın giderilmesi talebi ile açılan bir dava olduğunu, müvekkilinin davalının alt bayisine (...) yaptığı ödemeleri ve kendi eliyle düzenlenmiş bonoların tamamını kabul ettiğini, Bu bonoların davalı ile alt bayisi ... firması arasında yaşanan ticari anlaşmazlıklar sebebi ile değiştirilmesinden, kendi el ürünü bononun tahsil edilerek, farklı şekilde yeni bonolar düzenlenerek müvekkilinden habersiz bir şekilde takibe konu edilen bonolara karşı müvekkilinin hak aramaya çalışmasında, hukuka aykırılık bulunmadığını, Satışı gerçekleştiren ... firması bonoları tahsil etmiş, müvekkile ait olmayan bilgileri dışında ki bonoları (imzası müvekkile ait olmayan bonolar) ise davalı şirkete yine ... firması borcuna karşılık gönderdiğini, davalının iddialarının ve yapamadığı tahsilatların sorumlusu ... firması olduğunu, müvekkiline ait olmayan bonoları müvekkili adına davalıya gönderen ... firması olduğunu, aralarında ki iç ilişki neticesinde bayiden alacaklarını alamayan davalı sahte imzalı bir bono ile müvekkilden tahsilatını gerçekleştirdiğini, davalının alacağını yönelteceği taraf bayisi olduğu gibi müvekkiline de cebri icra ile tahsil ettiği bedeli yasal faizi ile birlikte ödemek zorunda olduğunu, Müvekkilİ ile davalı arasında düzenlenmiş bir sözleşme, müvekkilİ adına kesilmiş bir fatura ve teslim irsaliyeleri olup olmadığı, bilirkişi raporları ile sabit olan imza örneklerinin tespiti raporları araştırılmadan tesis edilen hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında haciz baskısıyla ödediğini iddia ettiği tutarın takip alacaklısı davalıdan İİK'nın 72/7 maddesi uyarınca istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilince, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe dayanak bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı, sahte olduğu ileri sürülerek haciz baskısı altında ödenen 9.555,00 TL bedelin davalıdan istirdatı talep edilmiştir. Davalı yanca, davacının fotokopi makinesi satın almış olduğu, karşılığında sıralı senetler verdiği, davacının ilk 12 senedi ödemiş olduğu, dava ve icra takibi konusu 4 senedi ödemeyince hakkında icra takibi yapıldığı, satın almış olduğu makinenin ayıplı olduğu iddiası ile Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/221 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, bu dava dilekçesinde makine karşılığında sıralı senetler verdiğini, 12 senedin ödendiğini, 36 senedin ödenmediğini kabul ettiğini ve ödenen senetlerin tahsilini, ödenmeyen senetlerin iptalini talep ettiği, bu beyanların mahkeme içi ikrar olduğu, kaldı ki makinenin ayıplı olmadığının tespit edilmesi üzerine davanın reddine karar verildiği bu sebepler ile davacı iddiasının kötü niyetli olduğu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. İlk derce mahkemesince sunulu deliller ışığında, 14.09.2013 tarihli satış sözleşmesi ile Davacı ...'in, dava dışı ... firmasından ... marka/ model fotokopi/ baskı makinasını (550 Euro+KDV) X 48 AY bedel/taksitle satın aldığı, bu kapsamda 48 adet sıralı senet verildiği ve ödemelerin 20.01.2014 tarihinden başlayacağının kararlaştırıldığı, davacının Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/221 Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesindeki beyanları da göz önüne alındığında, davacının yukarıda açıklanan sözleşme ilişkisini, dava dışı şirketten fotokopi makinesi satın aldığını, ödemenin 20.01.2014 tarihinden başlamak üzere 48 adet 650 Euro bedelli senetler ile her ayın 20.sinde ödeneceği hususunda anlaşıldığı, bu senetlerden 12 tanesinin ödendiğini, 36 tanesinin ise ödenmediğini beyan ederek mahkeme içi ikrarda bulunduğu, Şekerbank müzekkere cevaplarından lehtarı dava dışı ... SAN. TİC. AŞ., borçlusu davacı olan 22.01.2014 tarihinden 22.12.2014 tarihine kadar sıralı Ekim ayı hariç OCAK, ŞUBAT, MART, NİSAN, MAYIS, HAZİRAN, TEMMUZ, AĞUSTOS, EYLÜL, KASIM, ARALIK aylarına ait senet ödemelerinin davacı tarafından yapılmış olduğunun anlaşıldığı, Davaya dayanak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... icra dosyasında takibe konu senetlerin ise 16/09/2013 tanzim ve 22/02/2015 vade tarihli 650,00 Euro miktarlı bono, 16/09/2013 tanzim ve 22/03/2015 vade tarihli 650,00 Euro miktarlı bono, 16/09/2013 tanzim ve 22/04/2015 vade tarihli 650,00 Euro miktarlı bono, 16/09/2013 tanzim ve 22/05/2015 vade tarihli 650,00 Euro miktarlı bonolar olduğu, bonoların sıralı bonolar olduğu(14,15,16,17), bonolarda keşideci borçlunun davacı olup, lehtarının ise dava dışı ... Malz. -... olduğu, lehtar cirosu ile bonoların davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, davacı yanca takip ve dava konusu bonolardaki imzanın davacı eli ürünü olmayıp sahte oldukları ileri sürülmüş ve alınan bilirkişi raporunda senetlerdeki imzanın eli ürünü olmadığı tespiti yapılmış ise de, yukarıda yer verilen bonolardaki lehtar durumunda olan dava dışı şirket ile davacı arasında imzalandığı ihtilafsız olan 14.09.2013 tarihli satış sözleşmesi içeriği ile davacı ...'in, dava dışı bono lehtarı ... şirketinden aldığı fotokopi makinesi karşılığı ödemelerin (550 Euro+KDV) X 48 ay bedel/taksitle yapılmasının ve ödemelerin 20.01.2014 tarihinden başlayacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamda 48 adet 650 Euro bedelli sıralı senet verildiği ve davacı ...'in Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/221 Esas sayılı dosyasına sunduğu mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanları ile de bu hususların ve ayrıca ilk 12 adet senedi ödediğinin teyit edildiği, yine Şekerbank müzekkere cevabına göre de ilk 11 senedin ödendiği anlaşılmakla, davacı yanın sözleşme kapsamında verdiğini kabul ettiği ve önceki tarihli olan bir kısmını ödediği sıralı senetlerden dava ve icra takip konusu olan 14, 15,16,17 sıra nolu bonolardaki imzalara itiraz etmesi ve bu senetler nedeniyle icra dosyasına ödediği bedelin istirdatını istemesinin ve imza sahteciliğini ileri sürmesinin çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu gibi, TMK 2 -3 maddesine de aykırı olup, hakkın kötüye kullanımı niteliği taşıdığı sonucuyla kurulan hüküm isabetli olup aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince dava dışı lehtar ... şirketine verilen bonoların ödendiği, dava ve takip konusu bonoların dava dışı lehtar ... şirketi ile yapılan sözleşme ve fotokopi alım ilişkisi kapsamında verilen bonolar olmadığı, dava dışı ... şirketine fotokopi alım sözleşmesi uyarınca verilen tüm bonoların ödendiği ileri sürülmüşse de, yargılama sürecinde bu hususta delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusununa HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32