SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1288

Karar No

2024/1254

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1288

KARAR NO: 2024/1254

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 10.06.2024

NUMARASI: 2024/538 Esas

DAVA: Şirket Ortaklığından Çıkma

Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkma davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; şirket ortaklığından çıkma talebiyle esas hakkında açmış oldukları dava sonuna kadar geçerli olmak üzere, şirket mal varlığına ait tüm taşınır, taşınmaz ve gayri maddi tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulması, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere davacının şirket ortağı olması nedeniyle yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumlulukların doğmaması yönünde borç ve yükümlülüklerin dondurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 10.06.2024 tarihli ara kararla; "...Somut olayda davacı vekili; dava sonuna kadar geçerli olmak üzere şirket mal varlığına ait tüm taşınır, taşınmaz ve gayri maddi tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulması, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere davacının şirket ortağı olması nedeniyle yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumlulukların doğmaması yönünde borç ve yükümlülüklerin dondurulması yönünde tedbir kararı verilmesi talebinin şirketin mal varlığı, taşınır taşınmaz ve gayri maddi varlıklarının mülkiyeti uyuşmazlık konusu olamadığı ve yine şirket yetkilisinin mal varlığını kaçırdığı iddiasına dair yaklaşık ispat ölçütünde ispat vasıtası da bulunmadığından ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, HMK'nın 391/3 maddesi uyarınca, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece iş bu hususta ilgili kurumlara müzekkereler yazılmasını ve uyap sistemi üzerinden şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz tüm aktif pasif sorgusunun yapılmasını talep edilmiş olup yapılacak aktif ve pasif sorgusu ile de şirket üzerine kayıtlı malvarlıklarının bu süreçte devredildiği ve açılan dava sonrasında da aynı şekilde devredilmeye devam edildiği tespit edilebilecekken hiç bir araştırma yapılmaksızın doğrudan tedbir talebinin reddine karar verildiğini, Üstelik mahkemeye gelinen aşamada, müvekkilinin %50 ortağı olduğu şirkette artık yabancı olduğu, şirket yetkili müdürü ... tarafından şirket malvarlıklarının kaçırıldığı ve halen dahi kaçırılmaya çalışıldığı, şirketi zarara sokucu iş ve eylemlerde bulunulduğu dikkate alınarak şirket malvarlığına ait tüm taşınır, taşınmaz ve gayri maddi tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulması talebinin adeta hiç bir araştırma yapılmaksızın doğrudan reddedilerek hatalı karar verildiğini, söz konusu malvarlıklarının devri durumunda müvekkilinin yasal haklarına ulaşamayacağını ve mağdur olacağını, Üstelik dava konusu şirket ortaklığının karar kesinleşinceye kadar devam edeceği dikkate alındığında, davanın devamı sırasında malvarlıklarının el değiştirmesi ve yargılama sonucunda verilecek kararın etkisiz kılınmaya çalışılacağı dikkate alınarak şirket malvarlığına ait tüm taşınır, taşınmaz ve gayri maddi tüm malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulması gerektiğinin açık olduğunu, huzurdaki dava neticesinde verilecek karara değin, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verilmemesi de aynı şekilde müvekkilinin büyük mağduriyetler yaşamasına neden olacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 636/2. maddesi uyarınca, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili, aksi halde şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. İstinaf başvurusu ise esas dava içinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.. Davacı, davalı şirkette %50 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin diğer ortağı ve yöneticisinin şirketi zarara uğrattığını, şirketin mali durumu hakkında bilgi almasının diğer ortakça engellendiğini ileri sürerek, TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca, şirketin tasfiyesi ile tasfiye sonrasında hesaplanacak katılma alacağının davalıdan tahsilini istemiş, ayrıca davalı şirketin malvarlığına ait tüm taşınmaz, taşınır ve gayri maddi mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını yine dava sonuna kadar yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumlulukların doğmaması için borç ve yükümlülüklerin dondurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. TTK'nın 636.maddenin 3.ve 4.fıkrasında "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmünü içermektedir. TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, davacı taraf, davalı şirkette %50 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin diğer ortağı ve yöneticisinin şirketi zarara uğrattığını, şirketin mali durumu hakkında bilgi almasının diğer ortakça engellendiğini , şirketin mali durumunun gizlendiğini ileri sürerek, şirketin tasfiyesi ve ortaklıktan çıkma payının ödenmesini talep etmiş, ayrıca TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca, dava dilekçesinde davalı şirketin malvarlığına ait tüm taşınmaz, taşınır ve gayri maddi mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını yine dava sonuna kadar yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumlulukların doğmaması için borç ve yükümlülüklerin dondurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın açılmasından sonra 10.06.2024 tarihili ara kararla ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir.Davacı, şirketle ilgili bilgi alamadığını, şirket yöneticisi ortak tarafından şirketin kötü yönetildiğini ve mal varlığının azaltıldığını ileri sürmüştür. Şirketin feshi olmadığı takdirde çıkma payını talep eden davacının haklarının da TTK'nın 638. maddesi uyarınca korunması gerekmektedir. Şirket malvarlığının muhafazası için davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulması talebi dava konusuna ilişkin olup, istenilen talep sonucuyla sıkı sıkıya bağlantısı bulunmaktadır. Bu nedenle şirkete ait mal varlığının dava konusu olmadığından söz edilemez. Ancak somut olayda, davacının ileri sürdüğü hususlar, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle henüz yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlanamamış, ihtiyati tedbir şartları oluşmamıştır. Bu durumda ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, değişen durumlara göre ilk derece mahkemesinde yeniden tedbir talep edilmesi de mümkün olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 10.06.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1, 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınŞirketözetisavunmalarınınkararistinafdereceÇıkmaistanbulgerekçesebepleriincelemekararınınileriOrtaklığındaniddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim