SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1330

Karar No

2024/1245

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1330

KARAR NO: 2024/1245

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13/06/2024 tarihli ek karar.

NUMARASI: 2024/203 D.İş - 2024/211 K.

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 13.06.2024 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirket tarafından karşı taraf adına ... nolu, 07.03.2023 tarihli, 1.050.000,03USD bedelli fatura düzenlendiğini, bu ... 07.03.2023 günü karşı tarafa tebliğ edildiğini, 15.03.2023 günü karşı tarafça kabul edilerek kayıtlara alındığını, buna ilişkin ...sistem kayıtlarının bulunduğunu, müvekkilinin işbu alacağına karşılık karşı tarafça müvekkili şirket emrine keşide tarihi 28.02.2023 olan ... Bankası tarafından basılı,... no.lu çekler düzenlenerek teslim edildiğini, işbu çeklerden ...,... no.lu çeklere karşılık 500.000,00USD ödenmiş ise de, geri kalan 550.000,00USD tutarındaki alacağın henüz ödenmediğini, yine taraflar arasında 30.01.2024 tarihli hesap mutabakatı ile karşı tarafın müvekkili şirkete 550.000,00USD borcu olduğunu kabul ettiğini, bu mutabakat metninin aynı tarihte e-posta ile müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin alacağının vadesinin geldiğini ve alacağın ödenmediğinin gerek kabul edilen fatura, gerek hesap mutabakatı gerekse müvekkili şirket emrine düzenlenen çekler ile sabit olduğunu, çekler karşı tarafa olan güvene istinaden yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmemiş ise de, bu durumun ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/9608 Esas, 2013/13086 Karar sayılı ilamında "Çekin arkasının yazılı olmaması veya bir ödememe protestosu bulanmaması menfi tespit davasında ileri sürülebilse de ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir" denildiğini, yine İstanbul BAM 14. HD'nin 2020/378 Esas, 2020/396 Karar sayılı ve 2019/1096 Esas, 2019/822 Karar sayılı kararlarında da "Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek, İİK'nın 258. maddesi uyarınca temel ilişkideki alacağın varlığı ve miktarı yönünden yaklaşık kanaat oluşturmaya yeterlidir. İhtiyati haciz talebinin dayanağı belgenin kambiyo senedi niteliğinde olmaması, ancak yapılacak icra takibinin mahiyetine etkilidir." hükmü ile bunun ifade edildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yasal şartların gerçekleştiğini ileri sürerek, 550.000,00 USD alacağa ilişkin teminatsız, mümkün olmazsa uygun (%15) bir teminat karşılığında borçlunun borca yeter miktarda taşınır, taşınmaz ile banka hesapları başta olmak üzere üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, taşınırların muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 23.05.2024 tarihli değişik iş kararında; " ...Talebin %15 teminatla kabulü ile;Yukarıda hüviyeti yazılı alacaklının borçludan alacağı olan 550.000,00 USD'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İ.İ.K.'nın 257. maddesi 1. fıkrasına uygun bulunmuş ve alacak rehinle temin edilmemiş olduğundan; karşı taraf ile üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı tayin edilen teminatın yatırılması halinde adı geçen borçlunun yukarıda gösterilen malları ile alacaklarının; İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine ... " karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; genel yetki kuralları gereğince yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin iştigal yerinin Bursa ili olduğunu, ihtiyati haciz talebine dayanak olan çekin ödeme yerinin de Bursa ili olduğunu, ihtiyati haciz talebine konu çeklere dayalı olarak müvekkili şirketin ihtiyati haciz talep eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, çeklerin bankaya dahi ibraz edilmediğini, ibraz edilmiş olduğu halde bankaca ödenmeyen çeke dayanılarak ihtiyati haciz istenebileceğini, çeklerin ibraz süresi geçtiğinden kambiyo vasfının bulunmadığını ve bu nedenle ihtiyati hacze esas bir belge olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının somut dosya kapsamında oluşmadığını ve dosyaya sunulu mutabakat metnindeki imzanın müvekkili şirkete/yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 13.06.2024 tarihli ek kararında; "...Talep; İİK 265. maddesi gereğince süresi içerisinde yapılmış, ihtiyati haciz kararına itiraz istemidir. İİK 265/1. maddesi gereğince borçlu; kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Görüldüğü üzere, ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz nedenleri yasada sınırlı olarak sayılmış olup, bu nedenler dışında ihtiyati haciz kararına yönelik başka bir itiraz nedeni bulunmamaktadır. Somut olayda, talep eden tarafça ibraz edilen ve borçlu tarafça itiraza uğramayan 30/01/2024 tarihli mutabakata göre borçlu tarafın alacaklı tarafa 550.000,00 USD borcunun bulunduğu, yine ibraz edilen toplam 550.000,00 USD bedelli 28/02/2023 keşide tarihli 2 adet çekin de keşide edilerek alacaklı tarafa verildiği, çeklerin bankaya ibraz edilmemesinin borcu sona erdirmeyeceği; bu durumda İİK'nın 258. maddesi gereğince alacaklı tarafça alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin yaklaşık olarak ispatlandığı ve borcun ödendiğine ya da borcun bulunmadığına ilişkin itiraz eden borçlu tarafından herhangi bir kanıt sunulmadığı; öte yandan, para borçlarının ifa yeri TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri olup, HMK'nın 10. maddesi hükmü ve alacaklı tarafın yerleşim yeri itibariyle ihtiyati haciz talebinin yetkili ve görevli mahkememizden istenildiği; tüm bunlara bağlı olarakmahkememizce daha önce verilen 23/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen itirazın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; İİK'nın 258.maddesine göre yetkili mahkemenin aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, müvekkilinin merkezinin de Bursa ili olduğunu, gerekçeli kararında her ne kadar TBK m.89'a göre para borçları için alacaklının yerleşim yerinin yetkili olduğunu gerekçe olarak gösterilmiş ise de somut olaydaki delil durumu gözetildiğinde TBK m.89 hükmünün uygulama alanı bulamayacağını, icraya konu yapılan ihtiyati haciz kararında ihtiyati hacze konu evraklar kısmında "28.02.2023 tarihli 300.000-USD bedelli ve 28.02.2023 tarihli 250.000-USD bedelli çek" şeklinde yalnızca çeklere yer verildiğini, dayanak olarak başkaca hiçbir açıklama yapılmadığını, işbu dosyanın ve ihtiyati haciz kararının salt para borcu olarak değerlendirilmesini hukuka aykırı olduğunu, her halükarda ihtiyati haciz talebine dayanak olan çek görselleri incelendiğinde çekin ödeme yerinin de Bursa ili olarak belirtildiğini, HMK'nın 6. maddesi uyarınca keşidecinin ikametgahının, HMK'nın 10. maddesi uyarınca ödeme yeri sayılan muhatap bankanın bulunduğu yerin Bursa olduğunu, ilgili çeklere dayalı olarak müvekkili şirketin ihtiyati haciz talep eden tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu çeklerin yaklaşık ispat aracı olarak esas alınmasının da hukuka aykırı olduğunu, çeklerin bankaya dahi ibraz edilmediğini, ibraz edilmesi gereken tarihin sonundan bu yana dahi bir buçuk yılı aşkın bir süreç geçtiğini, TTK'ya göre düzenlenmiş ve hamil tarafından muhatap bankaya ibraz müddeti içinde ibraz edilmiş olduğu halde bankaca ödenmeyen çeke dayanarak hamilin, keşideci hakkında ihtiyati haciz isteyebileceğini, çeklerin ibraz süresi geçtiğinden artık kambiyo vasfı bulunmadığından ihtiyati hacze esas bir belge olarak nitelendirilemeyeceğini, ihtiyati haczin şartlarının somut dosya kapsamında oluşmadığını, mutabakat metnindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, imzanın müvekkili şirketin tek imzaya yetkili kişisine ait olmadığını, bunun talepte bulunanın dosyaya ibraz ettiği çek görsellerindeki imzalar ile farklı olmasından dahi görülebildiğini, bu belgenin yasal bir mutabakat metni olarak değerlendirilmesi ve yaklaşık ispat aracı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çeklerin kabul anlamına gelmemekle beraber tüm itiraz ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme aracı olarak kabul edildiğini, dolayısıyla taraflar arasında çekle ödemenin yapıldığının kabulü gerekirken, alacaklı/talepte bulunan taraf ancak kambiyo senedine/çeke bağlı olarak haklarını kullanabileceğini, ancak talepte bulunanın bu hakkı kullanmadığını, çekleri ibraz dahi etmediğini, nitekim müvekkili şirketin çekler kapsamında karşı tarafa bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla davacının iddiası doğrultusunda mutabakat olsa idi bunun ticari defter ve kayıtlarla uyumlu biçimde çek ile ödeme olarak görünmesi gerekeceğini, hal böyle iken kabul anlamına gelmemekle birlikte borç ilişkisi kabul edildiğinde dahi çek ile yapılan ödemeler bakımından tarafların birbiri ile alacak/borç ilişkisi olduğundan söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati haciz kararına borçlu tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Alacaklı/ihtiyati haciz talep eden vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirket tarafından karşı taraf adına ... nolu, 07.03.2023 tarihli, 1.050.000,03USD bedelli fatura düzenlendiğini, bu .... 07.03.2023 günü karşı tarafa tebliğ edildiğini, 15.03.2023 günü karşı tarafça kabul edilerek kayıtlara alındığını, buna ilişkin e-fatura sistem kayıtlarının bulunduğunu, müvekkilinin işbu alacağına karşılık karşı tarafça müvekkili şirket emrine keşide tarihi 28.02.2023 olan ... Bankası tarafından basılı, ... no.lu çekler düzenlenerek teslim edildiğini, işbu çeklerden .. no.lu çeklere karşılık 500.000,00USD ödendiğini, ancak geri kalan 28.02.2023 keşide tarihli ... no.lu çeklere karşılık gelen 550.000,00USD tutarındaki alacağın henüz ödenmediğini, yine taraflar arasında 30.01.2024 tarihli hesap mutabakatı ile karşı tarafın müvekkili şirkete 550.000,00USD borcu olduğunu kabul ettiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdu'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Alacaklı taraf, aradaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği faturaya, hesap mutabakatına ve çeklere dayanarak, bir diğer deyişle temel ilişkiye dayanarak, ayrıca bu ilişkiye dair verildiğini iddia ettiği çeklere de dayanarak alacak iddiasında bulunup ihtiyati haciz talep etmiştir Söz konusu çeklerin 28.02.2023 keşide tarihli, 300.000 USD bedelli, 28.02.2023 keşide tarihli, 250.000 USD bedelli çekler olduğu, çeklerin ... tarafından alacaklı/ihtiyati haciz talep eden ... emrine keşide edildiği, çeklerin bankaya ibraz edilmediği, 30.01.2024 tarihli bir adet hesap mutabakatının ve e-mail görüntülerinin sunulduğu görülmektedir. İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Alacaklı tarafın, aradaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği faturaya, hesap mutabakatına ve çeklere dayanarak alacak iddiasında bulunup ihtiyati haciz talep ettiği nazara alındığında alacaklının alacağının para alacağı olduğu, HMK'nın 6.maddesindeki borçlunun yerleşim yeri mahkemesi yanında HMK'nın 10.maddesinin atfıyla TBK'nın 89/1 hükmü uyarınca, alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu ve somut olayda ihtiyati haciz kararının yetkili mahkemece verildiği anlaşıldığından borçlu vekilinin yetkiye ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu tarafından ihtiyati haciz konusu çekin süresinde ibraz edilmediğinden çek vasfı taşımadığı, borcun bulunmadığı, mutabakat belgesindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı itiraz sebebi olarak ileri sürülmüştür. İtiraz edenler tarafından ileri sürülen borcun bulunmadığı iddialarının açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabilecek nitelikte olup ayrıca ileri sürülen bu hususlar Yasada belirtilen sınırlı itiraz sebeplerinden değildir. İİK'nın 257/1 maddesi uyarınca vadesi gelmiş para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği, alacağın yaklaşık ispatının yeterli olduğu, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluştuğu, yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair verilen 13.06.2024 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Borçlu vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.09.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülentaraflarınözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulgerekçesebepleriincelemeHacizkararıİhtiyatiileritarihiiddianumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim