SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1286

Karar No

2024/1244

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1286

KARAR NO: 2024/1244

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05.07.2024 tarihli ara karar.

NUMARASI: 2024/359 E.

DAVANIN KONUSU: Yönetim Kurulu Kararının İptali İstemli

Taraflar arasında görülen yönetim kurulu kararının yokluğunun tespiti ve iptali talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 05.07.2024 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; dava konusu olan ve davacının kiracısı bulunduğu ve ... AVM ve İş Merkez olarak bilinen yapıların yıkılarak yerine konut yapılması konusunda mülk sahibi davalı ile dava dışı ... Sanayi ve Ticaret arasında bir sözleşme imzalandığını, bunun 06.01.2023 tarihinde kamuoyuna açıklandığını, 27.01.2023 tarihinde ... firması tarafından keşide edilen bir ihtarname ile ilgili yapılarda bulunan kiracıların ilgili işyerlerini tahliyesi amacıyla kiracılara noter marifetiyle ihtar çekildiğini, müvekkili davacı tarafından bu ihtara karşı olarak tahliye talebinin hukuki haklı bir sebebe dayanmaması sebebiyle karşı bir ihtar çekilerek müvekkili tarafından ilgili işyerinin tahliye edilmeyeceğinin karşı tarafa bildirildiğini, bu durum üzerine yaklaşık 6 ay süre geçtikten sonra davalı tarafından dava dışı ... İnş. Prj. Müh. ve Mim. Ltd. Şti.'ne başvurulduğunu, hazırlanan raporun bu firma tarafından 28.07.2023 tarihli bir dilekçe ile Şişli Belediyesine sunulduğunu, riskli yapı tespit raporu çıkarılmak suretiyle ilgili yapıların tahliye edilerek yıkılmak istendiğini, davacının ... AVM'de kiracı sıfatıyla bulunduğunu, halen davalı tarafa kira ödediğini, ilgili yapı için alınmış olan yıkım kararı sonrasında kiracıların tahliyeye zorlandığını, ilgili yapının kullanılamaz hale getirildiğini, müvekkilinin kira sözleşmesinden kaynaklanan haklarını kullanamadığını, zarar gördüğünü, ilgili yapının riskli yapı olduğuna dair alınmış olan raporun gerçeğe uygun olmadığını, yine gerçeğe uygun olmayan bu raporun dayanak olduğu yıkım kararı ve tahliye kararının da hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, riskli yapı kararına dayanılarak davalı tarafından ... AVM'nin yıkılmasına ilişkin olarak alınmış olan yönetim kurulu kararının dayanağının hukuka uygun olmaması ve gerçeği yansıtmaması sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline, riskli yapı olmadığı raporlarla sabit olmasına rağmen dava dışı ... İnş. Prj. Müh. ve Mim. Ltd. Şti.'ne başvurulmak suretiyle ilgili yapılar hakkında rapor alınmasına ilişkin alınan davalı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğununun tespiti ile iptaline, ... AVM'de kiracı olarak bulunan firmaların tahliyesini de içeren davalının 06.01.2023 tarihli yönetim kurulu kararının hukuka aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini, yıkım kararına neden teşkil eden dava dışı ... İnş. Prj. Müh. ve Mim. Ltd. Şti.'nin ... AVM''ye ilişkin olarak hazırlamış olduğu riskli yapı raporunun hukuka aykırı olması ve gerçeği yansıtmaması nedenleriyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilirkişi incelemesine kadar yapıya dair yıkım iş ve işlemlerinin durdurulması ve bina içindeki yıkıma ilişkin döküm işlemleri konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bilirkişi raporu ve keşif sonucunda yapının riskli yapı olmadığının tespiti halinde dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararının devam ettirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının müvekkiline ait taşınmazda 21.11.2018 tarihli kira sözleşmesine istinaden kiracı sıfatıyla oturmakta iken müvekkili tarafından 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, bakanlık tarafından lisanslandırılan ... İnş. Prj. Müh. ve Mim. Ltd. Şti.vasıtasıyla alınan riskli yapı raporlarının Şişli Belediyesi'nin teknik personeli tarafından kontrol edilerek söz konusu taşınmaz riskli yapı olarak değerlendirilmesi neticesinde 13.03.2023 tarihinde Şişli Tapu Müdürlüğü tarafından taşınmazın beyanlar hanesine 6306 SK 3/2 maddesi kapsamında riskli yapı şerhi işlendiğini, yine aynı Kanun kapsamında Şişli Belediyesi tarafından taşınmazın 60 günlük süre içinde yıkılması gerektiğinin müvekkiline tebliğ edildiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette pay sahibi olmadığını, bu sebeple iptal davası açma hakkı bulunmadığını, TTK'nın 460/5 maddesinde açıkça belirtildiği üzere yönetim kurulu kararları aleyhine, pay sahipleri ve yönetim kurulu üyelerince, 445 inci maddede öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabileceğini, davacı tarafın da belirttiği üzere müvekkilinin iptali talep edilen kararının 06.01.2023 tarihinde Kamuoyu Aydınlatma Platformunda yayınlandığını, davanın ise 06.12.2023 tarihinde açıldığını, bu kapsamda davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının halihazırda taşınmazı tahliye ettiğini, noter tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın kiracı olarak bulunduğunu ve kira bedellerini ödemeye devam ettiğini iddia ettiği taşınmazın boş ve kullanılmaz halde olduğunu, bundan başka riskli yapı olduğu tespit edilen taşınmazlarda kiracı olarak bulunan kişilerin hak ve yükümlülüklerinin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'da açıkça belirlendiğini, oysa davacı tarafın 6306 sayılı Yasadan kaynaklanan bir talebi olmadığı gibi 6306 sayılı Yasada kiracının, malikin mülkiyet hakkına müdahale edebilmesine olanak sağlayan herhangi bir düzenleme de bulunmadığını, bu sebeplerle davacının herhangi hukuki bir menfaatinin de bulunmadığını, nitekim davacının hukuki yararının bulunmadığının, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/173 D. İş sayılı dosyasından verilen "...delil tespitinde hukuki yararın bulunmasının gerektiği, AVM'ye ilişkin hazırlanan riskli yapı raporunun kesinleştiğinin belirtildiği, kesinleşen bir riskli yapı raporunun gerçeğe uygun olup olmadığının delil tespiti yolu ile tespit edilmesinin mümkün olmadığı, tespit isteyenin tespit talebinde hukuki yararının bulunmadığı..." kararıyla da tespit edildiğini, yönetim kurulu kararının iptalini talep hakkı olmayan davacının ayrıca müvekkilinin yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitini talep hakkı da olmadığını, davacının dava dilekçesinde butlan talebinde bulunmadığı halde, istinaf dilekçesinde talebini genişleterek bu sefer müvekkilinin yönetim kurul kararının "batıl olduğunun tespiti" talebinde de bulunduğunu, davacının talep sonucunu ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati ile genişletebileceğini, istinaf aşamasında ileri sürülen butlan talebinin incelenemeyeceğini, davacının istinaf dilekçesinde yine talebini genişleterek "maddi tazminat" ve manevi tazminat" yönünden alacaklı sıfatını taşıdığını iddia etmişse de, halihazırda taşınmazı tahliye eden davacı tarafın müvekkili şirketten maddi veya manevi tazminat alacağı olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine açılan herhangi bir dava dahi bulunmadığını, 6306 sayılı kanun 3. maddesine göre dava hakkı bulunmayan davacı tarafın riskli yapı raporuna itiraz hakkı hakkının da olmadığını, aynı yasanın 3/8-a-3 maddesine göre yapı maliki olmayan kişilerin riskli yapı tespiti yaptırabilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 05.07.2024 tarihli ara kararıyla; "...Dava , TTK'nın 391. maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulu kararlarının batıl (geçersiz) olduğunun tespiti talebine ilişkin olup tedbiren kararın uygulanmasının neden olduğu sonuçların durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının, davadaki talepleri bakımından haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmiş olması gerekir. Somut olayda davaya konu şirket yönetim kurulu kararlarının kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine ya da genel ahlaka aykırı olduğunu gösteren bir kanıt bulunmadığından, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği kanaatine varılmış ve davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasının somut olayda gerçekleştiğini, davacının kira sözleşmesinden kaynaklı edimlerin yerine getirilmesi husunda alacaklı sıfatına haiz olduğunu, an itibariyle yıkım işleminin uygulanması halinde müvekkilin maddi ve manevi yönden olumsuz olarak etkileneceğini, somut olayda, dava konusu taşınmazın ve eklentilerinin yıkımına fiilen başlandığını, müvekkilinin iş yerinin inşası ve onarımı için yapmış olduğu tüm masraf ve giderlerin tazmininin mümkün olmayacağını, yapının yıkımına devam edilmesi halinde müvekkilinin hakkının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, tedbir şartlarının oluştuğunu, davalının haksız fiil ve eylemleri sebebiyle tahliye edilmek zorunda bırakılan müvekkilinin ticari faaliyetinin bir müddet durduğunu, itibarının zarar gördüğünü, tüzel kişilik haklarının zedelendiğini, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi tarafından binaların depreme karşı dayanıklılık durumuna dair 21.10.2021 tarihli İTÜ teknik raporunun dosyaya kazandırılması sonrasında ortaya çıkan yeni bilimsel bulgular ve teknik uzman mütalaaları ışığında akılcı ve objektif bir yargılama adına dava konusu yapının yıkılarak davanın konusuz kalmaması için bir an önce yapı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinin somut olayda gerçekleştiğini, genel ahlaka, kamu düzenine aykırılığın somut olayda gerçekleştiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, iddianın ileri sürülüş biçimine göre TTK'nın 391. maddesi uyarınca davalı şirket yönetim kurulu kararlarının batıl (geçersiz) olduğunun tespiti talebine; istinaf, 05.07.2024 (07.07.2024) tarihli ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında yönetim kurulu kararı nedeniyle yapılan yıkım iş ve işlemlerinin durdurulması ve bina içindeki yıkıma ilişkin döküm işlemleri konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddine dair verilen 05.07.2024 (07.07.2024) tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesinde 06.12.2023 tarihinde davanın açılması üzerine mahkemenin 2023/795 Esas sayılı dosyası üzerinde yürütülen yargılama sırasında mahkemece 05.02.2024 tarihli ve 2023/848 Karar sayılı kararı ile dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın ihtiyati tedbir talepli olarak istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 02.05.2024 tarih ve 2024/601 Esas, 2024/690 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararı HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmış, davacının ihtiyati tedbir talebinin ise yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemece, 2024/359 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yeniden yargılamaya başlanmış, davacı vekilince yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş, mahkemece 05.07.2024 (07.07.2024) tarihli ara karar ile bu talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, riskli yapı kararına dayanılarak davalı tarafından ... AVM'nin yıkılmasına ilişkin olarak alınmış olan yönetim kurulu kararının dayanağının hukuka uygun olmaması ve gerçeği yansıtmaması sebebiyle yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline, riskli yapı olmadığı raporlarla sabit olmasına rağmen dava dışı ... İnş. Prj. Müh. ve Mim. Ltd. Şti.'ne başvurulmak suretiyle ilgili yapılar hakkında rapor alınmasına ilişkin alınan davalı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğununun tespiti ile iptaline, ... AVM'de kiracı olarak bulunan firmaların tahliyesini de içeren davalının 06.01.2023 tarihli yönetim kurulu kararının hukuka aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline, yıkım kararına neden teşkil eden dava dışı ... İnş. Prj. Müh. ve Mim. Ltd. Şti.'nin ... AVM''ye ilişkin olarak hazırlamış olduğu riskli yapı raporunun hukuka aykırı olması ve gerçeği yansıtmaması nedenleriyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca, bilirkişi incelemesine kadar yapıya dair yıkım iş ve işlemlerinin durdurulması ve bina içindeki yıkıma ilişkin döküm işlemleri konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bilirkişi raporu ve keşif sonucunda yapının riskli yapı olmadığının tespiti halinde dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararının devam ettirilmesine karar verilmesini istemiştir.HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. Dava, davalı şirket yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olup riskli yapı olmadığı raporlarla sabit olmasına rağmen yapılara ilişkin yıkım kararı alınmasına davalı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş ise de, dosya kapsamı itibariyle bu aşamada davacının iddialarının yaklaşık olarak ispatının sağlanamadığı anlaşıldığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 05.07.2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenKurulukonusutaraflarınKararınınİptaliözetisavunmalarınınkararistinafdereceistanbulYönetimgerekçesebepleriincelemekararıİstemliileritarihiiddiamahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim