Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/687
2024/1243
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/687
KARAR NO: 2024/1243
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/01/2024
NUMARASI: 2020/571E. - 2024/79 K.
DAVANIN KONUSU: Tapu iptali ve tescil (Şirket ortaklığından kaynaklı)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacıların murisi müteveffa ...'in ... Ticaret Ltd. Şti.'ni %50 - %50 ortaklık hissesiyle 28.01.2010 tarihinde kurduklarını, davalı ... ile ...'in ...'nın müşterek imza ile ilzama yetkili müdürleri olduklarını, arsa sahipleri ile ... arasında Beyoğlu ...Noterliğinin 24.09.2010 tarih ve ... yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ana sözleşmeye konu arsanın İstanbul İli, Sarıyer İlçesi (eski Şişli ilçesi) ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğunu, bu sözleşme ile ... yapının arsa sahiplerine ait ... ada ... parselin üzerine bir plaza inşa edeceği, karşılığında ... ada, ... parselin %54,5 hissesini bedel ödemeksizin devralacağının kararlaştırıldığını, ana sözleşme imzalanmadan önce arsa sahiplerinin daha önce başka bir müteahhit firma olan ... firmasıyla yaptıkları Beyoğlu ... Noterliğinin 29.03.2007 tarih ve ... yevmiye sayılı başka bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve bahse konu bu sözleşme sebebiyle ... ve/veya gösterdiği kişilere devredilen tapuların geri alınması için ödenmesi gereken bir meblağın ... tarafından arsa sahipleri yararına ödenmesinin kararlaştırıldığını, henüz ana sözleşme imzalanmadan önce bahse konu böyle bir ödemenin yapılabilmesi için davalı arsa sahiplerine ait olan ve ana sözleşmeye konu edilecek olan ... ada, ... parselin %54,5 hissesine mahsuben %12,22 (17/139 payı) hissesinin ... adına tapuda tescilinin kararlaştırıldığını, ana sözleşme imzasından sonra kalan %42,28 hissenin ana sözleşme şartlarına göre ...'ya peyderpey devredileceğini, ... ortağı davalı ...'in henüz ... firması ile kat karşılığı sözlemesinin feshedilmediğini ve ana sözleşmenin imzalanamamış olduğunu, ... firması ile sözleşme feshedilemezse ve/veya ana sözleşme imzalanmazsa yaptığı ödemenin teminatı olarak %12,22 hissenin ana sözleşme imzalanana kadar şimdilik şirket müdürü sıfatıyla kendi şahsı adına tapuda devrinin yapılmasını, ana sözleşme imzalandıktan sonra bu %12,22 hisseyi ...'ya devredeceğini beyan ettiğini, bu talebin haklı görülerek ana sözleşme imzalanmasından sonra ...'ya devretmek üzere %12,22 hisseyi emaneten ... müdürü de olan davalı ... adına 25.03.2010 tarihinde tapuda devir ve tescil edildiğini, Hoffmann firmasıyla kat karşılığı sözleşmenin 03.09.2010 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, akabinde üzerine arsa sahipleri ile ... arasında ana sözleşmenin 24.09.2010 tarihinde imzalandığını, sözleşmede davalı ...'in %12,22 hisseyi (17/139 payı) ...'ya bedel talep etmeksizin devredeceğinin ayrıca hüküm altına alındığını, fakat davalı ...'in %12,22 hissesini ...'ya devretmediğini, ...'yı ve davacıları zarara uğrattığını, ... ada, ... parselin bitişiği olan ... ada, ... parselin ... adına alınması gerekirken davalı ...'in bu taşınmazı da kendi adına devraldığını, ...'ya devretmeyerek müdürlük görevini suistimal ettiğini, 15.03.2010 tarihinde ... ile müteveffa ... arasında protokol imzalandığını, protokol gereği proje finansmanının ... tarafından karşılanacağının ve bunu temin için ... adına açılacak banka hesabına paranın ... tarafından yatırılacağının kararlaştırıldığını, fakat ana sözleşme imzalandıktan sonra davalı ... elde edilecek kârı ... %50 ortağı ... ile paylaşmak istemediğini, ana sözleşmeyi ortadan kaldırarak inşaatı tek başına yapmak istediğini, davalı ... ve arsa sahiplerinin muvazaalı olarak hareket ederek 07.04.2011 tarihinde ana sözleşmeyi feshettiklerini, feshettikten hemen sonra davalı ...'in %100'ünün sahibi olduğu yeni kurulan ... Sanayi Ve Ticaret AŞ ile derhal yeni bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bunun amacının ...'yı devre dışı bırakmak olduğunu, davalı ...'in ...'ya koyması gereken proje finansmanını kasten koymayarak firmasını gayri faal hale getirdiğini, sözleşme gereği 6 ay içinde alınması gereken inşaat ruhsatının alınamadığını, buna dayanarak arsa sahiplerinin ana sözleşmeyi feshettiklerini, bundaki amacın ise ...'yı ve diğer ortağı ...'i devre dışı bırakmak ve davalı ...'in inşaatı tek başına yapmasını sağlamak olduğunu, ...'in sözleşmeye konu inşaata başladığını ve bitmek üzere olduğunu, inşaat bitip tamamlanmasından sonra mahrum kalınan net kar ve uğranıla zararın ortaya çıkacağını, devam eden bir zarar olduğunu, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/158 Esas sayılı dosyası ile davacı ...'in ...'nın feshi ve tasfiyesi talepli dava açtığını, 10.10.2013 tarih, 2013/467 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/11752 Esas, 2014/20346 Karar sayılı 24.12.2014 tarihli ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015 / 4254 Esas, 2015/13812 Karar sayılı 23.12.2015 tarihli ilamı ile bozma kararına karşı tashihi karar isteminin reddine dair karar verildiğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/34 Esas 2016/385 Karar sayılı 16.06.2016 tarihli kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/11752 Esas, 2014/20346 Karar sayılı 24.12.2014 tarihli bozma ilamına uyulması suretiyle verilen ...'nın feshi talebinin reddi kararı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14644 Esas, 2018/5608 Karar sayılı 24.09.2018 tarihli ilamı ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/34 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararının onandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davasının kabulüne, davalılar adına kayıtlı İstanbul İli, Sarıyer İlçesi (eski Şişli ilçesi) ... Mah. ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine iyi niyetli üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konmasına, teminat istenecekse davalı ...'in ana sözleşmede bahsi geçen ve ...'ya devredeceği kararlaştırılan fakat devretmediği ... ada, ... parselin% 12,22 hissenin teminat olarak kabulü ile ilave teminat istenmesine yer olmadığına, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılan inşaat masraflarının %54,5 oranındaki hisseden düşülerek kalan hisse miktarının ... adına tesciline (yapılan/yapılacak inşaat masrafları toplamı ile ... ada, ... ve ... parsel üzerine yapılan inşaatın %54,5 hissesinden düşülmesi ancak yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağından fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutarak şimdilik 100.000TL), tapu iptali ve tescil talebinin kabul görmemesi durumunda davalıların muvazaalı olarak birlikte hareket etmeleri suretiyle, davalı ... açısından ayrıca müdürü ve ortağı olduğu şirketteki müdürlük görevini suiistimal etmesi ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle Beyoğlu ... Noterliğinin 24.09.2010 tarih ve ... yevmiyeli ana sözleşmeyi el birliği ile muvazaalı olarak fesheden davalılardan ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin ve müvekkillerinin uğradığı zararlara mahsuben, inşaat masraflarının %54,5 oranındaki inşaatı yapana devri gereken hisseden düşülerek kalan tapu hissesine karşılık gelen bedelin fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000.TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsili ile ...'ya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, savunmasında özetle; davacıların hukuki temelden yoksun, haksız ihtiyati tedbir taleplerinin ve davaya ilişkin şerh konulması istemlerinin reddine, davacıların terditli davada asli talepleri olan tapu iptali ve tescil davası bakımından belirsiz alacak davası açılamayacağı hususu gözetilerek dava konusu taşınmazın keşfen kıymetinin takdir edilerek, Harçlar Kanunu m. 30 uyarınca peşin ilâm harcının ikmâli gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... San. Tic. A.Ş. vekili savunmasında özetle; tüm maddi ve manevi tazminata ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla kesin hüküm ilamı ve dosyada sunulu deliller nazara alınarak haksız, kötü niyete dayalı hukuki ve fiili temelden yoksun usul ve yasaya aykırı tedbir talebinin reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, aktif ve pasif husumetin bulunmadığını, harç eksiğinin ikmali gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davanın görevsizlik kararı verilerek görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecine ...'ın dahil edilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davacıların dava açma sıfatının bulunmadığını, ... San.ve Tic. Ltd. Şti’nin ticari ikametgahının Zeytinburnu İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/3 Esas 2012/84 Karar sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine aynı konuda dava açıldığını, davanın 22/05/2012 tarihli gerekçeli kararla reddolunduğunu, kararın 04/12/2014 tarihinde kesinleştiğini, maddi vakıaların iş bu dava ile birebir aynı olduğunu, aynı davanın bir kez daha görülmesinin usule aykırı olduğunu, davacıların dava açma hakları TTK'nın 309.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, dava değerinin 100.000,00-TL olarak gösterildiğini, davacılar vekilinin aynen tazmine yönelik talepleri yönünden İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından alınan 13/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda iskan alınmadan önceki bina değeri 170.496.868,40-TL olduğunu, Harçlar Kanununun 30.maddesi uyarınca harç ikmali yapılmadan yargılama devam edilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizin 15/06/2023 tarihli celsesinde bilirkişi raporunda bildirilen bedel olan 303.357.000,00-TL üzerinden hesaplanan 5.180.579,16-TL peşin harcı mahkememiz veznesine yatırmak üzere davacı vekiline kesin süre verildiği, davacılar vekilinin 03/07/2023 tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği, mahkememizin 19/07/2023 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin itirazının kısmen kabulü ile, davacıların şirketteki pay oranının %54,5 olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda bildirilen bedel olan 303.357.000,00-TL üzerinden hesaplanan 2.823.415,65-TL peşin harcı mahkememiz veznesine yatırmak üzere davacılar vekiline kesin süre verildiği ve bu kesin süreye ilişkin verilen ara kararın kendisine tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı, mahkememizin 28/09/2023 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve harç yatırılmasını müteakip dosyanın yeniden işleme konulabileceğinin duruşmada hazır bulunan davacılar vekiline ihtar edildiği, davacılar vekilince belirtilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmadığı, davacılar vekilince 28/12/2023 tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunulduğu, mahkememizin 05/01/2024 tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin reddine dair karar verildiği, davacılar vekilince 16/01/2024 tarihli dilekçe ile karara itiraz edildiği, itiraz sonrasında dosyamızın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 tarih 2024/29 D. İş 2024/37 Karar sayılı kararı ile "İtiraza konu İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/571 Esas sayılı dosyasında 05/01/2024 tarihli ara kararı ile verilen adli yardım talebinin reddi kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan itirazın reddine," dair kesin olarak karar verildiği, kararın davacılar vekiline mahkememizce tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacılar tarafından eksik harcın yatırılmadığı, 28/09/2023 tarihinde HMK'nun 150. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, HMK 'nun 150/5 madde ve fıkrası uyarınca 3 ay içinde eksik harç yatırılıp dosyanın yenilenmemesi durumunda davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacılar vekiline ihtar edildiği ve eksik harcın tamamlanmamış olduğu, davacılar vekilince 28/12/2023 tarihli dilekçe ile dosyanın yenilenmesi ve adli yardım talebinde bulunulduğu, mahkememizin 05/01/2024 tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacılar vekilince karara itiraz edildiği, itiraz üzerine dosyanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 tarih 2024/29 D. İş 2024/37 Karar sayılı kararı ile "İtiraza konu İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/571 Esas sayılı dosyasında 05/01/2024 tarihli ara kararı ile verilen adli yardım talebinin reddi kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan itirazın reddine," dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla HMK nun 150. maddesi gereğince işbu davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HUAK Madde 18/A-13 : "Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve HUAK Madde 18/A-14 : " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00 TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek tarafların arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları gözetilerek ve HMK-331/3 fıkrası "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." hükmü uyarınca yargılama giderleri ise davacılar üzerine bırakılmıştır." gerekçesiyle, HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın terditli bir dava olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında tapu iptali ve tescil veya tazminat talep edildiğini, tazminat talebinin belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında talep ettikleri tazminat miktarı üzerinden davaya devam edilmesi gerekirken tapu iptali ve tescil talebi ile ilgili (gerekiyorsa) açılmamış sayılmasına ve fakat tazminat talebi hakkında olmlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken davanın tamamının açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil talebindeki dava değeri kadar tapu hissesinin iptali ile ... şirketi adına tescilini talep etmelerine rağmen bunun da kabul görmediğini, kısmi kabul veya red verilebilecekken davanın açılmamış sayılmasının hatalı olduğunu, adli yardım talebinin reddinin de hatalı olduğunu, mahkeme tarafından yapılan harç hesaplamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda binanın tamamının değerinin hesaplandığını, bu değer üzerinden harç yatırılmasının istendiğini, ancak müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, binanın %54,5 oranındaki hissesinin inşaat masrafları düşüldükten sonra kalan meblağa isabet eden tapusunun iptali ile tescilini talep ettiğini, dolayısıyla mahkemenin binanın tamamı üzerinden harç yatırılmasını istemesinin de açıkça hatalı olduğunu, dava dilekçesinin 3.maddesindeki taleplerinde '' Davaya konu inşaatın yapımı için davalı ... %100'üne sahip olduğu ... firmasına sağladığı proje finansmanını 15.03.2010 tarihli protokol gereği ...ya sağlamayı taahhüt etmiş olup, ... firması için sağladığı proje finansmanını ... için sağlasaydı ...'un yaptığı inşaatı aynı şekilde ... yapacak ve ...'un hakedeceği %54,5 hisseyi ...'nın hak edeceğini, bu sebeplerle ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılan inşaat masraflarının %54,5 oranındaki hisseden düşülerek kalan hisse miktarının ... adına tesciline karar verilmesini arz etmekteyiz, (yapılan/yapılacak inşaat masrafları toplamı ile ... ada ... ve ... parsel üzerine yapılan inşaatın %54,5 hissesininden düşülmesi ancak yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağından fazlaya ilişkin talep haklarımızı saklı tutarak şimdilik bu bedeli 100.000.TL olarak beyan etmekteyiz)" denildiğini, bu durumda yatırılması gereken harç miktarının yapılan binanın değerinin tamamı üzerinden değil, tapusunun iptali ve tescili talep edilen %54,5 oranındaki hissesinin bedeli üzerinden inşaatın tamamının yapımı masraflarının düşülmesinden sonra kalacak olan bedele isabet eden oranda tapu istendiğini ve bu değer üzerinden hesaplama yapılıp kesin süre verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, şirket ortaklığından kaynaklı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılan inşaat masraflarının %54,5 oranındaki hisseden düşülerek kalan hisse miktarının ... adına tesciline (yapılan/yapılacak inşaat masrafları toplamı ile ... ada, ... ve ... parsel üzerine yapılan inşaatın %54,5 hissesinden düşülmesi ancak yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağından fazlaya ilişkin talep haklarımızı saklı tutarak şimdilik 100.000TL), tapu iptali ve tescil talebinin kabul görmemesi durumunda davalıların muvazaalı olarak birlikte hareket etmeleri suretiyle, davalı ... açısından ayrıca müdürü ve ortağı olduğu şirketteki müdürlük görevini suiistimal etmesi ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle Beyoğlu ... Noterliği 24.09.2010 tarih ve ... yevmiyeli ana sözleşmeyi el birliği ile muvazaalı olarak fesheden davalılardan ... Ticaret Ltd.Şti'nin ve müvekkillerinin uğradığı zararlara mahsuben, inşaat masraflarının %54,5 oranındaki inşaatı yapana devri gereken hisseden düşülerek kalan tapu hissesine karşılık gelen bedelin fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000.TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsili ile ...'ya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen taşınmaz değeri üzerinden eksik harcın yatırılması için davacılara kesin süre verilmiş, davacılar tarafından süresinde harç ikmali yapılmadığından dosya işlemden kaldırılmış ve neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 111.maddesi, ''(1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilikferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.'' hükmünü içermektedir. Somut olayda davacıların asli talebi olan tapu iptal ve tescil yönünden eksik harcın tamamlanması için için verilen kesin sürede harcın tamamlanmaması sebebiyle HMK'nın 150. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, feri talep olan tazminat talebi yönünden karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülemiştir (Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 2016/18484 Esas, 2018/1696 Karar sayılı kararı). Mahkemece verilen 23.07.2019 tarihli ara kararda ''Davacıların şirketteki pay oranının %54,5 olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda bildirilen bedel olan 303.357.000,00.-TL üzerinden hesaplanan 2.823.415,65.-TL peşin harcı mahkememiz veznesine yatırmak üzere davacılar vekiline 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, verilen süre içerisinde EKSİK HARÇ ikmal edilmediği takdirde Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince davaya devam edilmeyeceği ve dosyanın HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılacağının, ancak belirtilen harç miktarının yatırılması halinde dosyanın yenilenebileceğinin İHTARINA'' karar verildiği, ara kararın davacı vekiline 29.07.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ancak eksik harcın yatırılmadığı, mahkemece harç yatırılmaması sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakta olup, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmuştur. Ayrıca, davacıların dava dışı şirketteki pay oranının %54,5 olduğuna göre bilirkişi raporunda tespit edilen taşınmaz değeri olan 303.357.000,00 TL üzerinden hesaplanan 2.823.415,65 TL peşin harç yerinde olup aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, davacılar, adli yardım taleplerinin reddi kararının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HMK'nın ''Adli yardım talebinin incelenmesi'' başlıklı 337/2 maddesi '' (2) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.'' hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacılar tarafından ilk derece mahkemesinden adli yardım talebinde bulunulduğu, talebin reddi üzerine bu ret kararına karşı davacılarca itiraz yoluna başvurulduğu, merci tarafından itirazın da reddine karar verildiği görülmektedir. HMK'nın 337/2 maddesine göre itiraz sonucu verilen karar kesin olup bu karar istinafı kabil bir karar olmadığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 19.09.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32