Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/684
2024/1242
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/684
KARAR NO: 2024/1242
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/01/2024
NUMARASI: 2023/513 E. - 2024/38 K.
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talepli davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinin ... vergi numarası ile Tuzla olduğunu, müvekkili şirketin muhasebe sorumlusu bilgisayardaki bozulmadan (teknik aksaklıktan) dolayı bazı dönem yevmiye e-defter ve kebir e-defter verilerini kaybettiklerini ve tüm çabalara rağmen nihai olarak geri döndüremediklerini, bu durumu 14.07.2023 tarihinde farkettiklerini, kaybolan e-defter dönemlerinin; 2019-1/2/3/4/5/6/7/8/9/10/11/12. aylar - 2020 yılı - 1/2/3/4/5/6/7/8/9/10/11/12. aylar - 2021-1/2/3. aylar şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin e-defter yedeklerinin GIB sisteminden şirkete yollanması talebini içerir mail gönderilmiş ise de TTK gereğince yasal süresi içinde bu başvurunun yapılması gerektiğinin söylendiğini, kayıtların müvekkili şirketin kusuru olmaksızın elektronik ortamda teknolojik nedenlerle yok olduğunu, zayi belgesi alınması hususunun hasıl olduğunu ileri sürerek, yevmiye ve kebir e-defterlerin belirtilen dönemlerle zayi olduğuna ilişkin zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, şirkete ait e-defter ve belgelerin kaybından kaynaklanan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Gelir İdaresi Başkanlığının 18.09.2023 tarihli müzekkere cevabında; davacı şirketin 01.01.2019 tarihinden itibaren e-defter uygulamasına dahil olduğu, en son 2023/05 dönemine ait e-defter ve beratlarının ikincil kopya olarak GİB sistemlerine yüklendiği belirtilmiştir. Davacının GİB sistemine yüklü e-defter ve berat dosyalarının zayi olması nedeniyle yeniden oluşturmak amacıyla Gelir İdaresine başvuruda bulunup bulunmadığı gelir idaresinden sorulmuş olup, 26.10.2023 tarihli müzekkere cevabında; 2020, 2021, 2022 yılı ve 2023/01-06 dönemlerine ait e-defter ve berat dosyalarının ikincil kopyalarının GİB saklama programına yüklendiğinin tespit edildiği, ancak davacı şirketin GİB sistemine yüklü e-defter ve berat dosyalarının zayi olması nedeniyle yeniden oluşturmak amacı ile başvuruda bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir. TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Elektronik Defter Genel Tebliğinde, elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir Öte yandan, aynı tebliğin 7.1. Maddesininde, e-defter tutanların, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilecekleri; Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verileceği düzenlenmiştir. Öncelikli olarak davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için; bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve belgelerin tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği yıl ve aylara ilişkin yevmiye e-defter ve kebir e-defterlerin şirket bilgisayarlarından teknik aksaklıklar nedeniyle kaybolduğunu beyan ettiği, teknik aksaklığın TTK.'da sayılan mücbir sebepler içerisinde yer almadığı, bu şekilde davacı vekilinin bir hatadan ve açıklanamayan irade dışı bir kayıptan bahsettiği, bu hata ve açıklanamayan zayi nedeniyle, kanunda tahdidi olarak sayılmamakla birlikte isteme konu ticari defterlerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucu yada bunlara benzer bir sebepten dolayı basiretli bir iş adamının göstereceği tüm dikkat ve özenin gösterilmesine rağmen önlenemeyen bir sebepten ötürü zıyaa uğradığı ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Yine yargılama aşamasında Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkere cavabından, davacının e-defter beratlarını GİB sistemine 01.01.2019 tarihinde yüklediği, GİB sistemine yüklü e- defter ve berat dosyalarının zayi olması nedeniyle yeniden oluşturmak amacı ile başvurusunun bulunmadığı, ayrıca şirketin 2020, 2021, 2022 yılı ve 2023/01-06 dönemlerine ait e-defter ve berat dosyalarının ikincil kopyalarının GİB saklama programına yüklendiğinin tespit edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz ettiği maillerin yapılan incelenmesinde davacı şirketin konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığına başvuruda bulunduğu hususu anlaşılamadığından ... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarının bulunduğu bilgisayardaki bozulmadan, virüs saldırısından ve teknik aksaklıktan dolayı bazı dönem yevmiye E-Defter ve kebir E-Defter verilerinin kaybolduğunu, tüm çabalara rağmen nihai olarak geri döndürülemediğini, bu durumun müvekkil şirket tarafından 14/07/2023 tarihinde fark edildiğini , kaybolan E-Defter dönemlerinin 2019/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ayları 2020/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12 ayları ve 2021/1-2-3 ayları şeklinde olduğunu, müvekkilinin muhasebe ve kanuni defter kayıtları yasal mevzuat gereğince elektronik ortamda tutulduğunu, mahkeme kararında şirket bilgisayarındaki teknik aksaklık nedeninin TTK'da sayılan mücbir sebepler içerisinde yer almadığının değerlendirildiğini, TTK maddelerinde bahsi geçen “gibi” ifadesiyle birlikte kanun maddelerinde anılan olayların benzeri durumlarında da aynı şekilde işlem yapılabileceği yorumlanabilmesi gerektiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin karşılaştığı söz konusu sorunun Türk Ticaret Kanununda mücbir sebep olarak yer alan olayların benzeri bir durum olduğunu, müvekkil şirketin bilgisayarındaki bozulmadan ve teknik aksaklıktan dolayı ilgili dönem yevmiye E-Defter ve kebir E-Defter verilerinin kaybolduğuna ve geri döndürülemediğine dair 29/03/2024 tarihli ... Bilgi İşlem Ltd.Şti.tarafından düzenlenen uzman raporunu sunduklarını, rapordada anlaşıldığı üzere müvekkilinin yapılması gereken tüm tedbirleri almış olmasına rağmen söz konusu virüs saldırısı nedeniyle kayıtlarını kurtaramadığını, vergi kanunlarına göre herhangi bir vergi kayıp ve kaçağı söz konusu olmadığını, zayi belgesi verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği ve E-Defter Uygulama Klavuzunda belirtildiği üzere mükelleflerin e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi hallerinde mükelleflerin öncelikli olarak ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istenmesi, Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ve Özel Amaçlı YMM Raporu ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin e-Defter ve berat dosyalarının e-Defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için söz konusu yasal mevzuat gereğince öncelikli olarak zayi belgesi alması gerektiğini, ancak istinafa konu mahkeme kararında mükellefin Gelir İdaresi Başkanlığına başvurusunun olmaması nedeniyle talebinin reddedildiğini, müvekkili şirketin yasal mevzuatta belirtilen prosedürü takip ettiğini, zayi belgesi alındıktan sonra Gelir İdaresine Başkanlığına başvurulması gerekmesi nedeniyle ilgili Başkanlığa başvurulmadığını, ancak istinafa konu mahkeme kararında başvuru yapılmaması nedeniyle davanın reddedilmesi nedeniyle 29/03/2024 tarihli dilekçe ile Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulduğunu, söz konusu kurumdan cevap gelmesi halinde cevabın ayrıca sunulacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7.maddesi uyarınca, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir. TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 19/10/2019 tarih 30923 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğle; elektronik ortamda tutulan defterlerin, vergi güvenliğini sağlamak ve virüs, siber saldırısı vb. diğer teknolojik ataklara karşı tedbir almak amacıyla ikincil kopyalarının gizliliği ve güvenliği sağlanmış şekilde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde ya da Başkanlıktan izin alabilen güvenli saklamacı kuruluşlar bünyesinde de saklanması zorunluluğu getirilmiştir (Bkz. Tebliğ m.4.4.1-e).Öte yandan, aynı tebliğin 7.1 maddesininde, e-defter tutanların, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemeye başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini isteyebilecekleri; Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 82/7. maddesine uygun şekilde düzenleme yapılan anılan tebliğde e-defter veya beratlarına ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren 15 gün içinde yetkili mahkemeden zayi belgesi verilmesini istemesi gerektiği belirtilmiştir. TTK'nın 82. maddesi düzenlenmesi anılan Tebliğ hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, maddenin, e-defter veya beratlarına ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi hallerini de kapsadığını kabul etmek gerekir. Bu durumda, bahsi geçen Tebliğ'de belirtildiği şekilde elektronik defterlerin yedeklemesi için gereken alt yapının kurulup kurulmadığı Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan sorularak, davacının e-defterlerinin muhafazası için mevzuatta öngörülen kurallara riayet edip etmediği ve basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında gerekli önlemleri alıp almadığının tespiti gerekir.Bu bilgiler ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde, bilgisayardaki bozulma ve teknik arız sebebiyle 2019-1/2/3/4/5/6/7/8/9/10/11/12. aylar - 2020 yılı - 1/2/3/4/5/6/7/8/9/10/11/12. aylar - 2021-1/2/3 aylara ilişkin yevmiye e-defter ve kebir e-defter verilerini kaybettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemenin yargılama aşamasında Gelir İdaresi Başkanlığına yazdığı müzekkereye verilen 26.10.2023 ve 18.09.2023 tarihli cevaplarda; davacının 01.01.2019 tarihinden itibaren e defter uygulamasına dahil olduğu, en son 2023/05 dönemine ait e defter ve beratlarının ikincil kopyalarını GİB sistemlerine yüklendiği, davacının 2020, 2021, 2022 yılı ve 2023/01-06 dönemlerine ait e-defter ve berat dosyalarının ikincil kopyalarının GİB saklama programına yüklendiğinin tespit edildiği, davacının GİB sistemine yüklü e defter ve berat dosyalarının zayi olması sebebiyle yeniden oluşturmak amacıyla Başkanlık sisteminde başvurusunun bulunmadığının belirtildiği, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen maillerin incelenmesinde davacı şirketin konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığına başvuruda bulunduğunun anlaşılamadığı, nitekim davacı vekilinin istinaf dilekçesinde dava tarihinden önce başvuru yapılmadığı ancak karardan sonra 29/03/2024 tarihli dilekçe ile Gelir İdaresi Başkanlığına başvuru yapıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır. GİB yazı cevabı kapsamında, dava dilekçesinde belirtilen hâle göre davacının e defter ve berat dosyalarının ikincil örneklerinin GİB saklama programına yüklendiği, davacının Tebliğin 7.maddesine göre Başkanlıktan defterlerin ikincil örneklerinin temin edilmesi için gerekli başvuruyu dava açılmadan önce yapmadığı, mahkeme kararından sonra yapıldığı, başvurunun henüz sonuçlanmadığı, ikincil örneklere ulaşılamadığının ispatlanmadığı da gözetildiğinde, davanın reddi yerinde olmuştur. Mahkemece, davacı bilgisayarlarındaki bozulmanın ve teknik aksaklığın TTK'nın ilgili maddesinde sayılan mücbir sebeplerden olmadığı belirtilmiş ise de, maddede defterlerin zayi olmasına sebep olan haller sınırlı sayılmamış olduğundan bu yöndeki gerekçesi doğru olmamış ise de, davacının yedekleri GİB'de bulunan ticari defterlerin bir kopyasını temin etmek için başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.09.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32